#YerliÜretim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#YerliÜretim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.9.26

5. Güvenilir Ürün Zirvesi-Yılmaz Parlar

 

Güvenilir gıda, yerli üretim ve sürdürülebilirlik İstanbul’da aynı masada buluştu

Bazen bir ürünün hikâyesi rafta başlamaz.

Toprağın altında başlar.

Üreticinin emeğinde, suyun korunmasında, fabrikadaki üretim hattında, laboratuvardaki kontrolde, ihracat kapısında ve sonunda tüketicinin sofrasında devam eder.

İşte 5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi ve Feed the Future, tam da bu zincirin bütün halkalarını İstanbul’da aynı çatı altında buluşturdu.

29 Eylül 2026 Salı günü Florya Crowne Plaza Hotel’de gerçekleştirilen zirvede; güvenilir gıda, yerli ve milli üretim, ürün güvenliği, sürdürülebilirlik, ihracat, dijital dönüşüm, gıda israfı, geri dönüşüm, fonksiyonel gıdalar ve gastronominin geleceği ele alındı.

Güvenilir Ürün Platformu tarafından düzenlenen zirvenin ana teması ise “Yerli ve Milli Kahramanlar” oldu.

Celal Toprak’tan zirveye güçlü vurgu

Gıda Platformu Başkanı ve TGRT Haber Ekonomi Müdürü - Türkiye'de İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak, açılış konuşmasında güvenilir gıdaya duyulan ihtiyacın ve toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.

Toprak, organizasyonun oluşmasında büyük emeği bulunan isimlerden Gıda Mühendisi Yardımcısı Elif Aşlamacı Attepe’nin katkısının altını çizerek zirvenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Ali Kopuz: “Yerli iş birlikleri ve somut kazanımlar”

Zirvenin önemli konuşmalarından birini İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz yaptı.

Kopuz, konuşmasında öncelikle zirvenin gerçekleşmesinde emeği bulunan Celal Toprak ve arkadaşlarını, Elif Hanım’ı tebrik etti.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere organizasyona katkı sağlayan kurumlara teşekkür eden Kopuz, sivil kuruluşları ve iş dünyasını da kutladı.

Kopuz’un konuşmasındaki en dikkat çekici mesajlardan biri, zirvenin yalnızca bir buluşma olarak kalmaması gerektiğine ilişkin vurgusuydu.

“Gün boyunca gerçekleştirilecek toplantıların yerli iş birliklerine ve somut kazanımlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

Kopuz, buluşmaların ülke, sektör ve bütün paydaşlar açısından hayırlı sonuçlar doğurması temennisinde bulunarak konuşmasını tamamladı.

Bu mesaj, zirvenin temel yaklaşımını da özetliyordu:

Konuşmak değil, konuşulanları üretime, iş birliğine ve somut sonuca dönüştürmek.

Hakkı Karabörklü: Ürün güvenliği artık uluslararası rekabetin de anahtarı

Zirvede dikkat çeken konuşmalardan biri de Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği Genel Müdürü Hakkı Karabörklü tarafından gerçekleştirildi.

Karabörklü, konuşmasında ürün güvenliğinin yalnızca vatandaşın sağlığını korumaya yönelik bir kamu görevi olmadığını; aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası ticaretteki konumu açısından da önemli bir başlık olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Avrupa Birliği teknik düzenlemeleriyle uyumlu üretim sürecine dikkat çeken Karabörklü; tarım ürünlerinden gıdaya, sanayi ürünlerinden farklı ürün gruplarına kadar güvenilir ve mevzuata uygun üretimin önemini anlattı.

Konuşmasının merkezinde ise iki temel hedef bulunuyordu:

Vatandaşın sağlığını korumak ve güvenilir üretim yapan işletmelerin önünü açmak.

Karabörklü, ürün güvenliğine ilişkin düzenlemelerin yalnızca devletin denetim mekanizması olarak görülmemesi gerektiğine işaret ederek, üreticiden satıcıya kadar uzanan zincirin tamamında güvenilirliğin sağlanmasının önemini ortaya koydu.

Türk ürününün dünyadaki itibarı

Karabörklü’nün konuşmasında öne çıkan bir başka başlık ise Türk ürünlerinin uluslararası itibarı oldu.

Güvenilir üretimin yalnızca Türkiye'deki tüketici açısından değil, Türk ürünlerinin başka ülkelerdeki algısı ve Türkiye’nin dış ticaret kapasitesi açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

Bu noktada ürün güvenliği; sağlık, kalite, çevre ve uluslararası mevzuatla birlikte değerlendirilen daha geniş bir çerçeveye taşındı.

Türkiye’nin dünyanın farklı pazarlarına ürün gönderebilmesi için üretim standartlarının ve güvenilirliğin uluslararası ölçekte karşılık bulması gerektiği mesajı öne çıktı.

Güvenilir ürünün sınırı artık ülke sınırları değil

Konuşmanın dikkat çekici taraflarından biri de güvenilirliğin artık yalnızca ulusal pazardaki bir mesele olarak görülmemesi oldu.

Ürün nerede üretiliyor?

Hangi standartlara göre üretiliyor?

Hangi pazara gönderiliyor?

Tüketici o ürüne ne kadar güveniyor?

Bu soruların tamamı, günümüz ticaretinde ürün güvenliğinin neden stratejik bir başlık hâline geldiğini gösteriyor.

Zirvede verilen mesajlardan biri de bu nedenle oldukça açıktı:

Türkiye’de güvenilir üretilen ürün, Türkiye’nin dünya pazarlarındaki itibarıyla birlikte değerlendirilmek zorunda.

Güvenilir ürün, üretimden ihracata uzanan zincir

Zirvenin açılışında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Umut Yiğit ve Gıda Platformu Başkanı Celal Toprak gibi isimler yer aldı.

Bu geniş katılım, güvenilir ürün konusunun yalnızca gıda sektörünün değil; kamu, özel sektör, üretici, ticaret ve tüketici zincirinin ortak konusu olduğunu ortaya koydu.

Davut Gül: Güvenilir ürün, sürdürülebilir sistemin parçası

İstanbul Valisi Davut Gül, güvenilir ürün konusunun hayatın her alanına dokunduğuna dikkat çekti.

Pandemi döneminde bazı ürünlere ulaşımda ve tedarik zincirlerinde yaşanan sorunları hatırlatan Gül; kaynakların verimli kullanılması, atıkların azaltılması, geri dönüşüm, toprağın ve suyun korunması gibi başlıkların birlikte düşünülmesi gerektiğini belirtti.

Gül ayrıca yerli ve milli üretimin, ülkelerin kendi temel ihtiyaçlarını karşılayabilme kapasitesi açısından önemini vurguladı.

16 iş insanına “Yerli ve Milli Kahraman” ödülü

Zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri “Yerli ve Milli Kahramanlar” ödül töreni oldu.

Üretim, sanayi, gıda ve perakende sektörlerinde Türkiye ekonomisine katkı sağlayan 16 iş insanı ödüllendirildi.

Ödül alan isimler arasında Bülent Eczacıbaşı, Tuncay Özilhan, Murat Yalçıntaş, İbrahim Erdemoğlu, Hulusi Oğuz, Kenan Demirtaş, Dr. Eren Günhan Ulusoy, Cem Şenocak, Davud Doğan, Ozan Turan, Hacı Mustafa Aydoğdu, Galip Aykaç, Mustafa Kürlek, Hakan Şişik, Turgay Terzi ve Veysel Memiş yer aldı.

Ekonomi ve iş dünyasının gündemi

Zirve, yalnızca gıda güvenliğiyle sınırlı kalmadı.

“Kaynaklar ve Kaynak Yaratanlar”, “Dijital Dünyada Yeni İş Modelleri”, “Dijital Dönüşümle Sınırları Aşanlar”, “Yerel Perakendede Rafa Girmek Ne Kadar Kolay?”, “Tasarımın Gücü ile Markalaşma Yolculuğu” ve “İhracatın Başkanları Anlatıyor: Dünyaya Satmanın Şifreleri” başlıklı oturumlarla iş dünyasının farklı alanları da masaya yatırıldı.
Böylece güvenilir ürün kavramı; üretimden markalaşmaya, perakendeden ihracata, dijitalleşmeden sürdürülebilirliğe kadar geniş bir ekonomik çerçevede ele alındı.

Gastronomi dünyası da zirvedeydi

Zirvenin gastronomi ayağında sürdürülebilir mutfak, fonksiyonel gıdalar, sağlıklı yaşam ve farklı gastronomi başlıklarında workshoplar gerçekleştirildi.

TURGİD tarafından düzenlenen etkinliklerde Yunus Emre Akkor, Asuman Kerkez, Nermin Öztürk, Süleyman Tarakçı, Cüneyt Asan, Fatih Sarp, Murat Tarhan, Tolgahan Tabak ve Uğur Gömeç gibi gastronomi dünyasından isimler yer aldı.

Balkan Kupası’nda Türkiye ikinci

Zirve kapsamında gerçekleştirilen özel söyleşide AGAFED Milli Takım Direktörü Chef Ceyda Özdemirli ile Türkiye’nin gastronomideki uluslararası başarısı konuştuk.

3. Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali kapsamında düzenlenen Uluslararası Balkan Kupası’nda Türkiye ikinci oldu.

Romanya’nın birinci, Türkiye’nin ikinci, Arnavutluk’un üçüncü olduğu yarışmada Türkiye’yi AGAFED Milli Takımı temsil etti.

Milli takımda Direktör Chef Ceyda Özdemirli, Kaptan Chef Esra Yılmaz, takım üyeleri Chef Ümit Özdemir ve Chef Musa Can yer aldı.

Kadim Süryani lezzeti geleceğe taşınıyor

Yine Zirvede özel söyleşi yaptığımız  TA’MO Kadim Süryani Tatları ile Ayda Yılmaz  oldu.

Süryani kurabiyesiyle ödüle layık görülen Yılmaz, ürünün kendine özgü yapısını ve kültürel geçmişini anlattı.

TA’MO’nun Mardin kültüründen, hibiskusun karakterinden ve nesiller boyunca sofralarda yer bulan Süryani çöreğinden ilham aldığı belirti.

Böylece güvenilir ürün kavramının bir başka boyutu da

Geçmişten gelen bir lezzeti, güvenilir üretim anlayışıyla geleceğe taşımak.

Gıda israfı ve geri dönüşüm

Zirvede sürdürülebilirlik de önemli başlıklardan biri oldu.

29 Eylül’ün Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü olarak kabul edilmesi nedeniyle gerçekleştirilen workshoplarda gıda israfına karşı çözüm önerileri, fonksiyonel gıdalar ve ambalaj atıklarının geri dönüşümü ele alındı.

Döngüsel ekonomi konusunda farkındalık oluşturulmasına yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi.

750 başvuru, 120 jüri üyesi, 36 kategori

Zirvenin “geleceği besleyenler” başlığını ise Feed the Future ödülleri oluşturdu.

Türkiye genelinden yaklaşık 750 başvuru değerlendirilirken, 120 jüri üyesi 36 kategoride kazananları belirledi.

Kazananlar zirvenin akşamında düzenlenen ödül töreninde açıklandı.

Ve zirvenin geride bıraktığı soru…

İstanbul’daki zirve sona erdi.

Salon boşaldı.

Paneller tamamlandı.

Ödüller sahiplerini buldu.

Ancak geriye yalnızca fotoğraflar ve ödüller kalmadı.

Bir soru da masada kaldı:

Geleceğin dünyasında güvenilir ürünü nasıl üreteceğiz?

Çünkü artık mesele sadece daha fazla üretmek değil.

Toprağı koruyarak üretmek.

Suyu koruyarak üretmek.

Üreticiyi koruyarak üretmek.

Tüketicinin güvenini kazanarak üretmek.

Dünya pazarlarının standartlarını karşılayarak üretmek.

Ve bütün bunları sürdürülebilir bir sistem içerisinde yapmak.

5.Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nin verdiği mesaj, tam da bu noktada anlam kazanıyor:

Geleceği beslemek istiyorsak, önce güvenilir üretimi büyütmek gerekiyor.

“Yerli ve Milli Kahramanlar” temasıyla gerçekleştirilen zirve; kamu, iş dünyası, üretici, gastronomi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek güvenilir ürün kavramının Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğindeki yerini yeniden gündeme taşıdı

yilmazparlar@yahoo.com

The Future of Food Discussed at the 5th International Reliable Product Summit

Reliable food, local production and sustainability brought together in Istanbul

Sometimes the story of a product does not begin on the shelf.

It begins beneath the soil.

It continues through the producer’s labor, the protection of water resources, the production line in the factory, quality controls in the laboratory, the export gate and, ultimately, the consumer’s table.

The 5th International Reliable Product Summit and Feed the Future brought all these links of the chain together under one roof in Istanbul.

Held on Tuesday, September 29, 2026, at the Florya Crowne Plaza Hotel, the summit addressed reliable food, local and national production, product safety, sustainability, exports, digital transformation, food waste, recycling, functional foods and the future of gastronomy.

Organized by the Reliable Product Platform, the main theme of the summit was “Local and National Heroes.”

Celal Toprak highlights the importance of reliable food

Celal Toprak, President of the Food Platform and Editor-in-Chief of Türkiye'de İş Dünyası magazine, emphasized in his opening remarks the need to increase awareness of reliable food and its importance for society.

Toprak also highlighted the major contribution of Food Engineer Assistant Elif Aşlamacı Attepe to the organization and thanked everyone who contributed to the preparation of the summit.

Ali Kopuz: “Local cooperation and concrete achievements”

One of the important opening speeches was delivered by Ali Kopuz, Chairman of the Board of the Istanbul Commodity Exchange.

Kopuz congratulated Celal Toprak and his colleagues, as well as Elif Aşlamacı Attepe, for their efforts in organizing the event.

He also thanked the Ministry of Agriculture and Forestry, the Ministry of Trade and the institutions contributing to the organization, while congratulating civil society organizations and the business community.

Kopuz emphasized that the meetings held throughout the day should go beyond discussion and create tangible outcomes.

“I hope the meetings held throughout the day will lead to local cooperation and concrete achievements.”

He expressed his hope that the summit would produce beneficial results for Türkiye, the sector and all stakeholders.

Hakkı Karabörklü: Product safety is also a key to international competitiveness

Another important speech at the summit came from Hakkı Karabörklü, General Director of Product Safety at the Ministry of Trade.

Karabörklü emphasized that product safety is not only a public responsibility aimed at protecting citizens’ health, but also an important factor in Türkiye’s position in international trade.

He drew attention to Türkiye’s alignment with European Union technical regulations and stressed the importance of reliable and legally compliant production across agricultural products, food, industrial goods and other product groups.

At the center of his remarks were two fundamental objectives: protecting public health and supporting businesses that produce safely and in compliance with regulations.

He also emphasized that product safety should not be viewed solely as a government inspection mechanism. Reliability must be maintained throughout the entire chain, from producer to seller.

The international reputation of Turkish products

Another important theme in Karabörklü’s remarks was the international reputation of Turkish products.

Reliable production matters not only for consumers in Türkiye, but also for the perception of Turkish products in international markets and the country’s foreign trade capacity.

Product safety therefore extends beyond health and quality to include environmental considerations and international regulations.

For Turkish products to reach markets around the world, production standards and reliability must have international recognition.

Reliable products: From production to exports

The summit brought together Deputy Minister of Agriculture and Forestry Prof. Dr. Ahmet Gümen, Istanbul Governor Davut Gül, Istanbul Commodity Exchange Chairman Ali Kopuz, İş Bank Agriculture Banking Marketing Department Manager Umut Yiğit and Food Platform President Celal Toprak, among other representatives.

The broad participation demonstrated that reliable products are not merely a concern for the food sector. They are a shared responsibility involving the public sector, private sector, producers, trade and consumers.

Davut Gül: Reliable products are part of a sustainable system

Istanbul Governor Davut Gül underlined that reliable products affect every aspect of daily life.

Referring to supply-chain difficulties experienced during the pandemic, Gül emphasized the need to consider efficient use of resources, waste reduction, recycling, and the protection of soil and water together.

He also highlighted the importance of local and national production in enabling countries to meet their essential needs.

16 business leaders honored as “Local and National Heroes”

One of the most notable sections of the summit was the “Local and National Heroes” award ceremony.

Sixteen business leaders contributing to Türkiye’s economy in production, industry, food and retail received awards.

The award recipients included Bülent Eczacıbaşı, Tuncay Özilhan, Murat Yalçıntaş, İbrahim Erdemoğlu, Hulusi Oğuz, Kenan Demirtaş, Dr. Eren Günhan Ulusoy, Cem Şenocak, Davud Doğan, Ozan Turan, Hacı Mustafa Aydoğdu, Galip Aykaç, Mustafa Kürlek, Hakan Şişik, Turgay Terzi and Veysel Memiş.

Business and the new economy

The summit went far beyond food safety.

Sessions titled “Resources and Those Who Create Resources,” “New Business Models in the Digital World,” “Breaking Borders Through Digital Transformation,” “How Easy Is It to Get on the Shelf in Local Retail?,” “The Journey of Branding Through the Power of Design,” and “Export Leaders Explain: The Secrets of Selling to the World” addressed different dimensions of the business world.

Reliable products were therefore discussed within a broader economic framework covering production, branding, retail, exports, digitalization and sustainability.

Gastronomy takes the stage

The gastronomy program featured workshops on sustainable kitchens, functional foods, healthy living and different aspects of gastronomy.

Events organized by TURGİD featured prominent gastronomy professionals including Yunus Emre Akkor, Asuman Kerkez, Nermin Öztürk, Süleyman Tarakçı, Cüneyt Asan, Fatih Sarp, Murat Tarhan, Tolgahan Tabak and Uğur Gömeç.

Türkiye finishes second in the Balkan Cup

As part of the summit, I personally interviewed AGAFED National Team Director Chef Ceyda Özdemirli about Türkiye’s international achievements in gastronomy.

At the International Balkan Cup, held during the 3rd From Soil to Table Edirne Gastronomy Festival, Türkiye finished second, behind Romania and ahead of Albania.

The Turkish national team was represented by Director Chef Ceyda Özdemirli, Captain Chef Esra Yılmaz, Chef Ümit Özdemir and Chef Musa Can.

An ancient Syriac flavor carried into the future

I also conducted a special interview with Ayda Yılmaz of TA’MO Ancient Syriac Flavors at the summit.

Yılmaz, whose Syriac cookie received an award, spoke about the product’s distinctive character and cultural heritage.

TA’MO draws inspiration from the culture of Mardin, the character of hibiscus and the traditional Syriac pastry that has been part of family tables for generations.

In this sense, reliable products also represent the preservation of cultural heritage: carrying a flavor from the past into the future through reliable production.

Food waste and recycling

Sustainability was another major theme of the summit.

As September 29 is recognized by the United Nations as International Day of Awareness of Food Loss and Waste, workshops focused on solutions to food waste, functional foods and the recycling of packaging waste.

Practical activities were also organized to raise awareness of the circular economy.

750 applications, 120 jury members and 36 categories

The Feed the Future Awards formed the “future-feeding” dimension of the summit.

Approximately 750 applications from across Türkiye were evaluated, while 120 jury members selected winners in 36 categories.

The winners were announced at the award ceremony held in the evening.

And the question left behind by the summit…

The summit in Istanbul came to an end.

The panels concluded.

The awards were presented.

The photographs were taken.

But the event left behind more than awards and memories.

It left a question:

How will we produce reliable products in the world of tomorrow?

Because the issue is no longer simply producing more.

Producing while protecting the soil.

Producing while protecting water.

Producing while protecting producers.

Producing while earning consumers’ trust.

Producing according to the standards of global markets.

And doing all of this within a sustainable system.

The message of the 5th International Reliable Product Summit is clear:

If we want to feed the future, we must first strengthen reliable production.

Under the theme of “Local and National Heroes,” the summit brought together representatives from government, business, production, gastronomy and civil society, placing the role of reliable products in Türkiye’s economic and social future once again at the center of the agenda

yilmazparlar@yahoo.com

18.3.26

Turizm ve Tekstil Buluşması-Yılmaz Parlar

 Turizm ve Tekstil Buluşması

Türk İş İnsanlarından Ortadoğu Pazarına Yönelik Güçlü İş Birliği Mesajı


Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri turizm ve tekstil, Ortadoğu pazarına yönelik güçlü bir iş birliği mesajıyla yeniden canlanma sinyali verdi.



Mako VIP ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen iftar programında bir araya gelen Türkiye'nin önde gelen turizm acenteleri ve yatırımcıları, bölgedeki jeopolitik gerilimlere rağmen Ortadoğulu misafirleri ağırlamaya hazır olduklarını vurguladı.

Türk iş insanları, turizmdeki hareketliliğin tekstil ve yan sektörleri de canlandıracağı konusunda fikir birliğine varırken, bu tür istişare toplantılarının ekonomik iş birliklerini güçlendirmedeki rolüne dikkat çekti.



Turizmde Yeni Stratejiler ve Tekstile Yansımaları
Ortadoğu'da artan jeopolitik gerilim ve İran-ABD-İsrail hattındaki savaş turizm sektörünü yakından etkilerken, sektör temsilcileri önemli bir organizasyonda bir araya geldi.



Mako VIP ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında, Türk turizm sektörünün önde gelen firmaları buluştu.

Toplantıda, turizmdeki kriz yönetiminin yanı sıra, Türk tekstilinin Ortadoğu'daki tanıtımı ve turist alışveriş alışkanlıkları da masaya yatırıldı.



Programda konuşan OTSAD Kurucu Başkanı Hüseyin Kırk, Ortadoğu'daki turizm hareketliliğinin doğrudan tekstil ve perakende sektörünü de etkilediğini belirterek, "Ortadoğulu misafirler sadece tatil için değil, aynı zamanda kaliteli Türk tekstili ve alışveriş için de ülkemizi tercih ediyor. Savaş biter bitmez Arap turistler yeniden İstanbul'u tercih edecek. Bu da hem turizm hem de tekstil sektörümüz için büyük bir kazanım olacak" dedi.

Turizm sektörünün kriz dönemlerinde daha proaktif olması gerektiğini vurgulayan Kırk, tanıtım ve pazarlama çalışmalarının önemine değindi. "Bugün bekleme zamanı değil, strateji üretme zamanıdır. Özellikle Körfez ülkelerine yönelik güçlü, güven veren ve duygusal bağ kuran tanıtım kampanyaları hazırlamalıyız" ifadelerini kullandı.

İş Dünyasından Stratejik İş Birliği Mesajları
İftar programında bir araya gelen sektör temsilcileri, alternatif pazar arayışları, dijital tanıtım stratejileri ve iş birliklerinin artırılması konularında fikir alışverişinde bulundu.


Mako Vip yönetim kurulu üyesi Hanbey Bozdemir, Elsade Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Alya, Blue Travel Yönetim Kurulu Başkanı Erol Korkmaz, Mevlana Bazaar Yönetim Kurulu üyesi Vahap Polat, Nesir Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Cabbar Kayacan, Turknaj Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Karadeniz, acente sahibi Aziz Evdi ve Enes Yaşar gibi isimlerin katıldığı toplantıda, Ortadoğu pazarındaki son trendler değerlendirildi. Katılımcılar, turizm ve tekstil sektörlerinde Körfez ülkeleriyle mevcut iş birliklerini geliştirme konusunda mutabık kaldı.

Mako Cola'dan Yerli Üretim Vurgusu
İftar sofrasında, Mako markasını taşıyan içecekler katılımcılara ikram edilirken, Mako Cola yetkilisi Bayram Hasar ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Hasar, Türkiye'nin yerli ve milli gücünü yansıtan bir marka olarak doğduklarını belirterek, tekstil ve turizmde olduğu gibi gıda sektöründe de yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.



Bayram Hasar yaptığı açıklamada, "Mako Cola, 2025 yılında Türkiye'nin yerli ve milli gücünü yansıtan bir marka olarak doğdu. İzmir ve Denizli'deki modern üretim tesislerinde, kalite ve doğallığı merkeze alan bir anlayışla üretim yapmaktayız.

Ürünlerimizde yapay tatlandırıcıya asla yer vermiyor; lezzetini %100 şeker pancarından alıyoruz. Gelenekten gelen doğal hammaddeleri, çağdaş üretim teknolojileriyle buluşturan Mako Cola, ülkemizin damak tadına uygun, güvenilir ve karakterli bir kola deneyimi sunuyor.

Yerli üretimi destekleyen vizyonumuz ve tavizsiz kalite anlayışımızla, sadece bir içecek değil, bir duruş ortaya koyuyoruz. Mako Cola; doğallığı savunan, yerli üretime değer veren ve geleceğe güçlü adımlarla ilerleyenlerin tercihidir." şeklinde konuştu.



Sanatla Renklenen Buluşma
İş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği gecede, başarılı müzisyenler Kanun sanatçısı Ramazan Açıkgöz ve Keman sanatçısı Aykut Açıkgöz ikilisi, verdikleri mini konserle iftar programına renk kattı. Geleneksel Türk müziğinin güzel örneklerinin seslendirildiği program, iş insanlarına keyifli anlar yaşattı.

Bu anlamlı buluşma, turizm ve tekstil sektörlerinin Ortadoğu pazarındaki geleceğine dair umutları artırırken, Türk iş insanlarının bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunmasının sektörler arası sinerjiyi güçlendirdiği bir kez daha gözler önüne serdi.

yilmazparlar@yahoo.com

18.2.26

Yerli Üretim Scudo Kamyonet Tanıtıldı-Yılmaz Parlar



PARLAR MEDYA: Haziran 2012 Otomotiv sektörünün en büyük şovu başlıyor  Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv sektörü Lin Photo, free website template, XHTML CSS layout

  

 FIAT Professional'dan Ticari Araç Pazarında Tarihi Hamle

Rahmi Koç Müzesi'nde gerçekleştirilen görkemli lansmanda, Scudo ailesinin dördüncü ve son gövde tipi olan kamyonet versiyonu satışa sunuldu.

FIAT Marka Direktörü Altan Aytaç, 2026 hedeflerini ve yeni modelin pazarda yaratacağı etkiyi anlattı.

"Bu Segmentte Hiç Oyuncu Kalmadı, İlk Biz Giriyoruz"

FIAT Professional, 18 Şubat Çarşamba günü Rahmi Koç Müzesi'nde düzenlediği lansmanla yerli üretim Scudo'nun kamyonet versiyonunu tanıttı.

FIAT Marka Direktörü Altan Aytaç ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, Scudo ailesinin tamamlandığı müjdelenirken, markanın 2025 yılı değerlendirmesi ve 2026 hedefleri de paylaşıldı.

Altan Aytaç, yaptığı açılış konuşmasında Scudo ailesinin bir yıllık serüvenini özetledi:

"Skudo ailesinin yaklaşık bir sene önce üretimine başlamıştık. Bugün o ailenin dördüncü ve son gövde tipinin lansmanını yapıyoruz.

Kasım 2024'te yerli üretim başladı, önce Van, sonra 5+1 kombi, yıl sonunda 8+1 Hulise modellerini tanıttık. Şimdi de daha önce hiç satışını yapmadığımız kamyonet gövdesiyle Türkiye pazarında ilk defa yer alıyoruz."*

2025'te 118 Bin Satış, 2026'da Hedef Büyüme

Aytaç, FIAT markasının 2025 yılı performansını da şu sözlerle değerlendirdi:

"118 bin adetin üzerinde bir satışla yılı tamamladık. Bunun yaklaşık 47 bini hafif ticari araç. Otomobil tarafında 71 bin adedi geçtik. Pazar payımız geçen seneye göre düşük olsa da, yüksek hacimlerle gitmeye devam ediyoruz. Perakende-filo dengesini doğru tutarak, ürün gamımızın en iyisini sunmaya çalışıyoruz."*

Türkiye'nin, FIAT için stratejik önemine vurgu yapan Aytaç, "Türkiye, Brezilya ve İtalya ile birlikte FIAT'ın en güçlü olduğu ilk üç pazardan biri. Doblo'nun dünyada en çok satıldığı ülke Türkiye. Aynı şekilde Scudo'da da en çok Türkiye'de satılıyor" dedi.

Orta Sınıf Kamyonette Tek Oyuncu, Scudo

Sunumunda Türkiye kamyonet pazarını segmentlere ayıran Aytaç, orta sınıfta büyük bir boşluk olduğuna dikkat çekti:

"Üç sınıfa ayırabiliyoruz pazarı. Büyük sınıf, orta sınıf ve küçük sınıf. Orta kısımda son iki yıla kadar belli bir arz vardı ancak bu arz tamamen yok oldu. 2025 yılında orta sınıfta kamyonet satışı olmadı. Şimdi biz bu boşluğu görerek buraya yöneldik. Bu sene itibariyle bu segmente giren ilk marka oluyoruz."

Aytaç, pazar büyüklüğünün 25-30 bin adet civarında olduğunu belirterek, "Bunun dörtte biri belki daha fazla potansiyeli var. Bir sene sonra bu segmentin büyüdüğünü hep birlikte göreceğiz" diye konuştu.

Teknik Özellikler: 150 Beygir Gücü, 5.1 Metrekare Taşıma Alanı

FIAT Ticari Araçlar Yöneticisi, Scudo Kamyonet'in teknik detaylarını paylaştı:

Motor: 2.2 litre Multijet 4 dizel motor, 150 beygir güç, 370 Nm tork
Boyutlar: 5.47 metre uzunluk, 1.92 metre yükseklik
Dönüş Çapı: 12.4 metre Yakıt Tüketimi: 8.3 litre/100 km
Kasa: 2.75 metre uzunluk, 4 Euro palet kapasitesi, 5.1 metrekare taşıma alanı
Taşıma Kapasitesi: 1.2 ton

Aracın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise alüminyum kasa kanatları. Yönetici, bu konuda şunları söyledi:

"Normalde bu segmentte saç kasalar kullanılıyor. Alüminyum kasa daha maliyetli olabiliyor. Ancak biz dayanıklılık ve taşıma hacmi anlamında ürünümüzü bir seviyeye taşımak için alüminyum tercih ettik. Karartılmış camlı ara bölme standart olarak geliyor, bu da sızdırmazlık ve yalıtım açısından büyük önem taşıyor."

Pratik Çözümler: 220 Litre Saklama Alanı

Müşteri ihtiyaçlarından yola çıkılarak tasarlanan Scudo Kamyonet'te, kasa altında 220 litreye kadar ek saklama bölmesi bulunuyor. Yönetici, "Aracınızın lastiği patladı, nereye koyacaksınız? Bu alana koyabilirsiniz ve kilitli. Güvenli bir şekilde başka eşyanızı da burada saklayabilirsiniz" dedi.

Ayrıca:

Geri görüş kamerası

Sis farları

Katlanır yan aynalar

Elektronik fren sistemi

Şerit takip sistemi

Gelişmiş yorgunluk tespit sistemi (kameralı)

standart olarak sunuluyor.

Üstyapı Çözümleri: Her İhtiyaca Cevap

Scudo Kamyonet, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına göre çeşitli üstyapı seçenekleriyle geliyor:

Brandalı çözüm (uzun yükler için)

Tekli ve çiftli koruma demirleri

Kutu kasa

Soğuk zincir taşımacılığı için izoleli kasa

İlerleyen dönemde triko (branda) ve kutu kasa seçeneklerinin de satışa sunulacağı belirtildi.

Yerli Üretim Gücü: Bursa'dan Türkiye'ye

FIAT Ticari Araçlar Pazarlama Direktörü, Scudo Kamyonet'in Tofaş Bursa fabrikasında üretildiğini vurguladı:

"1968'den bu yana milyonlarca müşteri ve on binlerce ticari işletmeyle güvene dayalı bir ilişkimiz var. Türkiye'nin dört bir yanında 71 bayimiz, 130 servis noktamız var. Türkiye'nin yüzde 96'sını kapsıyoruz. Ticari hayatta işin kesintiye uğramaması çok önemli, biz müşterilerimizin her an yanındayız."

Araç için 2 yıl garanti sunulurken, bu garantinin üstyapı için de geçerli olduğu açıklandı.

Fiyatlandırma: Lansmana Özel Avantajlar

Pazarlama Direktörü, merakla beklenen fiyatları şu şekilde duyurdu:

Liste Fiyatı: 1.649.000 TL 

Lansmana Özel Fiyat: 1.549.000 TL
Kredi Desteği: 1.000.000 TL'ye 6 ay sıfır faiz
Peşin Alıma Özel: 1.449.000 TL (100.000 TL ek indirim)

"Bir müşterimiz ikinci el aracını değerlendirip, bizden 1 milyon sıfır faizli kredi alarak aracını direkt showroom'dan evine götürebilir" diyen Pazarlama Direktörü, fiyatların öğle saatlerinden itibaren web sitesinde yayınlanacağını duyurdu.

"Bu Yolların Yükünü Biliyoruz"

Lansmanın kapanışında Pazarlama Direktörü, duygusal bir mesaj verdi:

"Kamyonet, bu yolların yükünü bilen demek. FIAT markası olarak bayi teşkilatımızla, müşterilerimizle bu yolların yükünü çok iyi biliyoruz. Türkiye yollarını çok iyi tanıyoruz. Scudo Kamyonet ile FIAT Professional ailemiz tamamlanıyor, markamızın gücüne güç katıyor."

Scudo Kamyonet Pazarın Kurallarını Yeniden Yazacak

FIAT'ın stratejik hamlesiyle, uzun süredir boş olan orta sınıf kamyonet segmentine güçlü bir giriş yapılıyor. Alüminyum kasa, geniş taşıma hacmi, 150 beygirlik güçlü motor ve cazip fiyatlandırma ile Scudo Kamyonet'in, ticari araç pazarında yeni bir dönem başlatması bekleniyor.

FIAT Scudo Kamyonet, Şubat ayı itibarıyla tüm FIAT bayilerinde test sürüşü ve satışa hazır olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

FIAT Professional Makes Historic Move in Commercial Vehicle Market

Locally Produced Scudo Pickup Launched

The magnificent launch held at the Rahmi Koç Museum introduced the fourth and final body type of the Scudo family – the pickup version. FIAT Brand Director Altan Aytaç shared the 2026 targets and the impact the new model will create in the market.

"No Players Left In Thıs Segment, We Are The Fırst To Enter"

FIAT Professional introduced the pickup version of the locally produced Scudo at a launch event held at the Rahmi Koç Museum on Wednesday, February 18th. Hosted by FIAT Brand Director Altan Aytaç, the event announced the completion of the Scudo family while sharing the brand's 2025 evaluation and 2026 targets.

Altan Aytaç summarized the one-year journey of the Scudo family in his opening speech:

"We started production of the Scudo family about a year ago. Today, we are launching the fourth and final body type of that family. Local production began in November 2024. We first introduced the Van, then the 5+1 combi in mid-year, and at the end of the year, we launched the 8+1 model known as Hulise. Now, with the pickup body that we have never sold before, we are entering the Turkish market for the first time."*

118 Thousand Sales In 2025, Growth Target For 2026

Aytaç evaluated FIAT brand's 2025 performance with these words:

"We completed the year with sales exceeding 118 thousand units. Approximately 47 thousand of these were light commercial vehicles. On the passenger car side, we exceeded 71 thousand units. Although our market share is lower than last year, we continue with high volumes. By maintaining the right retail-fleet balance, we strive to offer the best of our product range."*

Emphasizing Turkey's strategic importance for FIAT, Aytaç stated, "Turkey is one of the top three markets where FIAT is strongest, along with Brazil and Italy. Turkey is the country where Doblo is sold the most in the world. Similarly, Scudo sells the most in Turkey."

The Only Player In The Mıd-Sıze Pıckup Segment: Scudo

Dividing the Turkish pickup market into segments during his presentation, Aytaç drew attention to a significant gap in the mid-size segment:

"We can divide the market into three classes: large class, mid class, and small class. In the mid segment, there was a certain supply until the last two years, but this supply has completely disappeared. In 2025, there were no pickup sales in the mid class. Now, seeing this gap, we have directed our efforts here. As of this year, we are becoming the first brand to enter this segment."

Aytaç stated that the market size is around 25-30 thousand units, adding, "There is potential for a quarter of this, perhaps more. We will all see this segment grow together in a year's time."

Technıcal Specıfıcatıons: 150 Horsepower, 5.1 Square Meters Loadıng Area

The FIAT Commercial Vehicles Manager shared the technical details of the Scudo Pickup:

 Engine: 2.2-liter Multijet 4 diesel engine, 150 horsepower, 370 Nm torque

 Dimensions: 5.47 meters length, 1.92 meters height

 Turning Circle: 12.4 meters

 Fuel Consumption: 8.3 liters/100 km

 Cargo Bed: 2.75 meters length, 4 Euro pallet capacity, 5.1 square meters loading area

 Payload Capacity: 1.2 tons

One of the most striking features of the vehicle is the aluminum cargo bed wings. The manager commented on this feature:

"Normally, steel cargo beds are used in this segment. Aluminum beds can be more costly. However, we preferred aluminum to elevate our product in terms of durability and loading volume. The tinted glass partition is standard, which is of great importance for sealing and insulation."

Practıcal Solutıons: 220 Lıters Storage Space

Designed based on customer needs, the Scudo Pickup features an additional storage compartment of up to 220 liters under the cargo bed. The manager stated, "Your tire is punctured, where will you put it? You can put it in this area, and it's lockable. You can also safely store other items here."

Additionally, the following features come as standard:

Rear view camera

Fog lights

Foldable side mirrors

Electronic braking system

Lane keeping system

Advanced driver drowsiness detection system (with camera)

Superstructure Solutıons: Meetıng Every Need

The Scudo Pickup comes with various superstructure options according to different sector needs:

Tarpaulin solution (for long loads)

Single and double protective bars

Box body

Insulated body for cold chain transportation

It was stated that tarpaulin and box body options will also be available for sale in the coming period.

Local Productıon Power: From Bursa To Turkey

The FIAT Commercial Vehicles Marketing Director emphasized that the Scudo Pickup is produced at the Tofaş Bursa factory:

"Since 1968, we have had a trust-based relationship with millions of customers and tens of thousands of commercial businesses. We have 71 dealers and 130 service points across Turkey. We cover 96 percent of Turkey. In commercial life, uninterrupted business is very important, and we are always by our customers' side."*

The vehicle comes with a 2-year warranty, and it was announced that this warranty also applies to the superstructure.

Prıcıng: Specıal Launch Advantages

The Marketing Director announced the eagerly awaited prices as follows:

 List Price: 1,649,000 TL

 Launch Special Price: 1,549,000 TL

 Loan Support: 1,000,000 TL with 6 months zero interest
Special Cash Purchase Price: 1,449,000 TL (100,000 TL additional discount)

Stating, *"A customer can trade in their second-hand vehicle and take their new vehicle directly from the showroom by getting a 1 million TL zero-interest loan from us"*, the Marketing Director announced that the prices would be published on the website as of noon hours.

"We Know The Burden Of These Roads"

At the closing of the launch, the Marketing Director gave an emotional message:

"Pickup means knowing the burden of these roads. As the FIAT brand, together with our dealer organization and customers, we know the burden of these roads very well. We know the roads of Turkey very well. With the Scudo Pickup, the FIAT Professional family is completed, adding strength to our brand's power."

Scudo Pıckup To Rewrıte The Market Rules

With FIAT's strategic move, a strong entry is being made into the long-vacant mid-size pickup segment. With its aluminum cargo bed, spacious loading volume, powerful 150-horsepower engine, and attractive pricing, the Scudo Pickup is expected to usher in a new era in the commercial vehicle market.

The FIAT Scudo Pickup will be available for test drives and sale at all FIAT dealers starting February.

yilmazparlar@yahoo.com

#FIAT, #FIATProfessional, #Scudo, #ScudoKamyonet, #YerliÜretim, #Tofaş, #TicariAraç, #Kamyonet, #Lansman, #RahmiKoçMüzesi, #Otomotiv, #2026Hedefleri, #AltanAytaç, #FIATTürkiye, #Multijet, #YerliMalı, #TürkiyeOtomotiv, #Kobi, #FiloAraçları, #HafifTicari, #FIAT, #FIATProfessional, #Scudo, #ScudoPickup, #LocalProduction, #Tofas, #CommercialVehicle, #Pickup, #Launch, #RahmiKocMuseum, #Automotive, #2026Targets, #AltanAytac, #FIATTurkey, #Multijet, #MadeInTurkey, #TurkishAutomotive, #SME, #FleetVehicles, #LightCommercialVehicle,