25.5.18

46. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ -YILMAZ PARLAR


PARLAR MEDYA  
46. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ

46. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda  düzenlenen 46. İstanbul Müzik Festivali, 23 Mayıs Çarşamba akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen Açılış Töreni ve Konseri’yle başladı.


46 yıldır farklı kuşakları müzikle buluşturan İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “aile bağları” teması etrafında oluşturulan programıyla müzikseverleri aile ilişkileri arasındaki müziğin izini sürmeye, müziğe dair anılarını yeniden hatırlamaya ve keşfetmeye davet ediyor. 12 Haziran tarihine kadar, 17 farklı mekânda gerçekleştirilecek 25 konserde 500’e yakın sanatçıyı ağırlayacak 46. İstanbul Müzik Festivali kapsamında ücretsiz hafta sonu konserlerinin yanı sıra

19 konsere doğru konuşması ile çocuk atölyeleri de düzenlenecek.

Sunuculuğunu Ceylan Saner’in üstlendiği 46. İstanbul Müzik Festivali Açılış Töreni, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın açış konuşmasıyla başladı.


İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı konuşmasında, “Sanatçıların özgün yaratıcı güçlerini ortaya koydukları önemli bir uluslararası platform olan festivalimizde yine önde gelen solist ve orkestralar, prömiyerler, disiplinlerarası konserler, söyleşiler, her yaştan müzikseverin katılımına açık ücretsiz etkinlikler yer alıyor. Eser siparişlerimizle kültür-sanat üretiminde etkin bir rol oynamaya da devam ediyoruz. Ayrıca gençlere yönelik çalışmalarımızla, klasik müziğin geleceğine katkıda bulunuyoruz. Festival bu yıl “Aile Bağları” teması çerçevesinde şekillenen bir program sunuyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak, kültür ve sanatın gücüyle birbirine bağlanan geniş ailemizin tüm üyelerine, burada bir kez daha teşekkür ediyoruz. İstanbul Müzik Festivali’nin bu yıl da hayatımızda yeni keşif pencereleri açacağına inanıyor, hepinize renkli ve keyifli bir festival dönemi diliyorum,” dedi.


Festival sponsoru E.C.A Presdöküm Sanayii A.Ş. adına teşekkür plaketini alan Elginkan Topluluğu İcra Meclisi Başkanı ve E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Akçen konuşmasında “Elginkan Topluluğu olarak, İstanbul Müzik Festivali’nin sponsorluğunu, bu yıl 3’üncü kez üstleniyoruz. Topluluğumuz adına; sanatla, sanatçılarla ve sanatseverlerle bir arada olacağımız bu değerli sanat etkinliğinin parçası olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyduğumu belirtmek isterim… Biliyoruz ki her şey ailede başlar! Ebedi Başkanımız Merhum Hüseyin Ekrem Elginkan’ın sanata ve özellikle klasik müziğe karşı duyduğu büyük ilgi de Elginkan ailesi için besleyici olmuştur. Bugün; ülkemizin en saygın ve en köklü klasik müzik etkinliklerinden biri olan İstanbul Müzik Festivali’nde yer alarak, ondan öğrendiklerimizi, aile olmanın gereğini, sanatın değerini bir kez daha sizlerle paylaşma şansını bulduğum için çok mutluyum. Topluluğumuzun kıymetli felsefesi “Aile Bağları” festivalimizin de bu yılki teması… Elginkan Topluluğu olarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve İstanbul Müzik Festivali ile bu güçlü bağımızı, sloganımızda da söylediğimiz gibi, “Yıllarca Beraber” devam ettireceğiz,” dedi.


Törende İstanbul Müzik Festivali’ne desteklerinden dolayı TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve festivale mekân desteği veren Kadıköy Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İş Sanat temsilcilerine teşekkür plaketleri verildi.


46. İstanbul Müzik Festivali’nin gerçekleştirilmesinde büyük katkısı bulunan gösteri sponsorları Türkiye İş Bankası,  Tekfen Vakfı, Mercedes-Benz Türk A.Ş., Yapı Kredi ve Borusan Holding’e ve İstanbul Müzik Festivali’nin yerleşik orkestra sponsorluğunu üstlenen Borusan Sanat’a da teşekkür plaketleri takdim edildi.




 İstanbul Müzik Festivali’nin her yıl, Türkiye’de klasik müziğin gelişimine katkıda bulunmuş sanatçılara verdiği Onur Ödülü’ne bu yıl 1980'den başlayarak 35 yıl süreyle İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde solist sanatçı, baş dramaturg ve başrejisör olarak kesintisiz çalışan Yekta Kara layık görüldü. Yekta Kara’ya ödülünü İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı verdi.


İstanbul Belediye Konservatuvarı piyano bölümünde müziğe başlayan Yekta Kara, Alman Lisesi’ni bitirdikten sonra yükseköğrenim için gittiği Almanya’da Münih Devlet Müzik ve Tiyatro Akademisi Opera ve Şan Bölümü'ne girdi. 1973 yılında başladığı opera rejisi öğrenimini beş yıl süreyle Prof. Günther Rennert ile sürdürüp 1978’de Münih Devlet Müzik ve Tiyatro Akademisi Opera Rejisi Bölümü'nü bitirirken İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden de mezun oldu. 1978-1980 yılları arasında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde solist sanatçı ve dramaturg olarak çalıştığı dönemde ilk rejisini gerçekleştirdi. 35 yıl boyunca İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde kesintisiz çalışan Kara, 1992-2000 yılları arasında İstanbul Devlet Opera ve Balesi müdürlüğü ve genel sanat yönetmenliği görevlerini üstlendi, 2010-2015 yılları arasında ise Uluslararası İstanbul Opera Festivali'nin sanat yönetmenliğini yaptı. 1983'ten bu yana Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyeliğini sürdüren Kara, önemli uluslararası opera yarışmalarının da jüri üyesidir.

 Törenin ardından İstanbul Müzik Festivali, Festivalin Yerleşik Orkestrası, Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile 28 yaşındaki genç piyanist Yekwon Sunwoo’nun konseriyle başladı. Yekwon Sunwoo, 2017 XV. Uluslararası Van Cliburn Piyano Yarışması’nda ona Altın Madalya kazandıran, Rachmaninov’un 3. Piyano Konçertosu’nu yorumlarken Goetzel yönetimindeki BİFO, konserin ikinci yarısında Çaykovski’nin 49 Opus numaralı 1812 Üvertür’ünü seslendirdi.

yilmazparlar@yahoo.com






17.5.18

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik  

Bianet’in projesi kapsamında, İstanbul Cezayir Toplantı Salonu’nda “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik” paneli düzenlendi. Oturumun, Müderatörlüğü Yıldız Tar üstlenirken İsveç’den Anna- Klara Bratt ile Prof. Dr. Sevda Alankuş panelist olarak katıldılar. 



Açılış konuşması proje koordinatörü Öznur Subaşı tarafından yapıldı. Işın Eliçin Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Kütüphanesi'nin tanıtımını yaptı.

“Kadınlar medyada ne kadar ve nasıl yer alıyor, Haberlerde nasıl bir dil kullanılıyor, Kadın odaklı haberler nasıl yapılmalı?” konularını içeren panel içeriğine bakıldığında söylenecek ön sözler


Toplumda cinsiyet eşitsizlik sorunu aslında “Tüm insanlığın sorunudur”
Toplumsal cinsiyet eşitsizlik sorunu, asla kadının sorunun değildir. Bütün toplumun, insan haklarının, tüm insanlığın sorunudur. Ekonomide kadın elinin olması, kadının ekonomik yaşama kavuşması şarttır.

Yapılan araştırmalara göre, kadın çalıştıran patronların %28 oranında daha karlı çıktıklarını Yaşamın içinde denge kurabilmek için, kadınların iş hayatında daha fazla yer alması gerektiği Türkiye’nin, G20 ülkeleri arasında, kadın istihdamında, sondan 3.’cü olduğuna dikkat edildiğinde farkındalık yaratmak toplum algısını değişirmenin şart olduğu günümüzde;  Bianet’in bu projesinin önemini vurguluyor.

Girişimcilikte kadın olmakla, erkek olmak arasında bir farkın  olmadığı muhakkak, Bu farkındalığı yerleştirmek gerekir. İşini iyi yapandan öte, işini farklı yapan ve risk alabilen kişi girişimcidir. Sabretmek ve uyum sağlamak önemlidir. İyi eğitim alan, işini iyi yapan, ceo olmayı isteyen ve kendi işini kurmak isteyen kadınlarımız bulunuyor. 

Gazetecilikte, televizyonda, Film endüstrisinde, bilgisayar oyun endüstrisinde ve reklamcılığında kadın ve erkeklere yönelik olarak kullanılabilirliklerini kim karar veriyor? Hangi konular önemlidir? ve haberlerde kimin aklı ön plandadır? Metinler, fotoğraflar, bilgisayar oyunları, reklam filmleri ve filmlerde kadınlar ve erkekler nasıldır?

Medya, hemcins eşitliğini geliştirmeyi engelleyebilir veya hızlandırabilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği sonuçları hakkında iletişim kurabilir, ancak aynı zamanda cinsiyet stereo tiplerinin üretimine de katkıda bulunabilirler.
Medyada kadınların medya endüstrisine erişimini sağlamak ve toplumsal cinsiyet klişelerini ele almak için adım adım ilerlemek ve katılımları arttırmak şart. Aslında bu yönünde baskılarda giderek artmaktadır.


Prof. Dr. Sevda Alankuş Türkiye’de erkek egemen haber merkezleri görüldüğünü, Hak arayan kadınlara hak etmedikleri sıfatlarla marjinal pozisyona getirilip dışlanmalarını dile getirdi.

Anna- Klara Bratt cinsiyet eşitliği, Kuzey ülkeleri için yıllardır önemli bir yer tuttuğunu, gerçekleştirilen Toplumsal Cinsiyet Açıklığı Endeksinde ilk sıralarda olduklarını ifade etdi.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından. Toplumun hem erkeklerin hem de kadınların aynı haklara, yükümlülüklere ve olanaklara sahip olmasının sağlaması için toplumun siyasi bir mutabakatı olması gerektiğini söylerken, bununla birlikte medya sektöründe erkek egemenliği, hem sanayinin kendisinde hem de çıktısı alanlarda devam ediyor.

İstatistik olmadan, sorunun ne olduğunu ve nereye gidildiğini bilmek mümkü değil, İstatistiklerle hazinemizi ölçebiliriz. Hem ajanslar hem de endüstri için geçerlidir. Kantitatif olarak, cinsiyet eşitliği kadın ve erkeklerin eşit dağılımını ifade eder. Medya istatistikleriyle bir temel oluşturmak, kadın ve erkeklerin toplumu şekillendirmek için eşit fırsatlara sahip olmalarını sağlamakdır.

Medya özgürlüğü dışlayıcı özgürlük ve eşitlik birbiriyle ilişkilidir. Toplumsal eşitlik insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Temel hak olarak ifade özgürlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği ile el ele gider. Her ülke kendi özel medya pazarına sahip olduğu için, kendi ülkelerini toplamaktan çok ülke sorumlu olmalıdır. Ancak, genel bakış açıları oluşturmak için veri kolektörleri arasında bir diyalog olması gerekiyor.

Medyadaki değişimin değiştirilmesi ve sınırlayıcı normların değiştirilmesi, tek bir projeyle ilgili değildir veya bir mevzuat veya öz-düzenleme her şeyi değiştiremez. Ancak herkes kendi yazısından katkıda bulunabilir, bilgi ve iyi uygulamaları paylaşabilir ve değişiklik yapabilir. 

Bu kadar az sayıda haber medyasının kadınları işe alma konusunda neden kasıtlı politikalara sahip olduğu bir gizem olmaya devam ediyor. Nüfusun yarısının kadın olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Onlar da medyayı özgürce paylaşıyorlar ve medyada özgürlüğü ve gazeteleri yayıyorlar, bildiğimiz gibi, yönetimde 50 / 50'lik bir temsilin sadece haber odasının kültürünü değil, aynı zamanda bir farklılık yaratabilecek bir şeyler yarattığını da açıkça görüyoruz.

yilmazparlar@yahoo.com 

BAŞKANDAN DİPLOMATİK EŞLERE TÜRK MUTFAĞI-YILMAZ PARLAR


PARLAR MEDYA  
Başkandan Diplomatik Eşlere Türk Mutfağı

BAŞKANDAN DİPLOMATİK EŞLERE TÜRK MUTFAĞI..

Uluslar arası Sağlık Derneği Başkanı Dr.Fulya Sağlık tarafından tertip edilen, Türk Mutfağının en leziz yemeklerinin demonstrasyonu diplomatik misyon eşlerince ilgiyle izlendi.


15 Mayıs 2018 Salı günü Ramazan öncesi Uluslar arası Sağlık Derneği Başkanı Dr.Fulya Sağlık tarafından zengin çeşitliliği ve lezzetlerin buluşma noktası olan Türk Mutfağımızdan Hünkar Beğendi Kebap, Yayla Çorbası ve Gavurdağı Salatası yapımı TBB Litai Konukevinde Chef Murat Akbaş'ın sunumunda gerçekleşti.


Dr.Fulya Sağlık; Dünya mutfağında Türk Mutfağının yeri ve öneminin büyük olduğu , bunu daha iyi tanıtabilmek için bu tip etkinlikler düzenlediğini , Türkiye'nin her farklı bölgesinde ,yöresel lezzetlerin yer aldığı Osmanlı mutfağından günümüze çok değişik ve çeşitte lezzetlerin biraraya geldiği Türk Mutfağının dünyada daha iyi tanınmasını sağlamak için Ankara'da bulunan yabancı diplomatik misyon eşlerinin bizim yemek kültürümüzü öğrenmeleri için çalışmalarımıza devam edeceğiz dedi.


 Hünkar Beğendi Kebap hazırlanırken ve pişirilirken önemli püf noktalarına dikkat çeken Chef Murat Akbaş, yemeklerin tadılmasında  yabancı diplomatik misyondan çok beğeni aldı. Yabancı konuklar görsel olarak yapım aşamasını izlerken, tarifler yazılı olarak da kendilerine verildi. Ülkelerine gittiklerinde bu leziz yemeklerimizi mutlaka yapacaklarını ifade ettiler.


Etkinliğe katılan ülkeler; Kazakistan, Hindistan, Pakistan, Hollanda, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Malezya, Endonezya, Afganistan, Japonya, Bangladeş,Tunus, Meksika...


Yemeğin finalinde üzerinde Türk bayrağı bulunan özel olarak hazırlanmış beyaz pasta  görev süresi dolan ülkelerine dönecek olan diplomatik eşlerle beraber Dr.Fulya Sağlık tarafından kesildi.


Fulya Sağlık konuşmasında; Uluslar arası dostluğun, arkadaşlığın, kültürel ve sosyal alışverişin çok önemli olduğunu vurgulayarak ,etkinliğe katılan diplomatik misyona teşekkür etti.


yilmazparlar@yahoo.com