4.4.18

Türk Kanser Dernegi-1-7 nisan kanser haftası-2018-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Türk Kanser Dernegi-1-7 nisan kanser haftası-2018


PARLAR MEDYA  
Türk Kanser Dernegi-1-7 nisan kanser haftası

10 NUMARA DERNEK

Türk Kanser Derneği yaptığı, fedakar başarılı çalışmalarla, Her 3 dakikada bir kişiye kanser teşhisi konulduğu günümüzde, “Kansere Dur” diyerek, hastalar korku yerine adeta kanserle dans ediyorlar.


Hiç bütçesi olmayan, sıfır bütçe bağışlarla hizmet verebilen Türk Kanser Derneği farkındalık yaratarak, erken teşhis ve tanı sayesinde meme kanseri olma riskinden uzak tutmak, ve projeleriyle “Türkiye'de meme kanserinden hiçbir kadının hayatını kaybetmemesi" şeklinde misyona sahipler.

Dünya Sağlık Örgütün “Kanserde Erken Teşhis Rehberi” raporunda bildirilen “Kanserden ölümlerin ana nedeni teşhiste yaşanan gecikme” göz önünde tutulduğunda; “Her sekiz kadından birinin meme kanseri” olduğu günümüzde, erken teşhis ve tanı sayesinde meme kanseri olma riskinin yüzde 10 oranında gerilediğini, yüzde 100 tedavisi olan meme kanserinde erken teşhis çok önemli ama bunun için farkındalık yaratmak olduğunu her platformda dile getiren Türk Kanser Derneği 1-7 nisan Kanser haftası kapsamında Yeniköy Sait Halim Paşa yalısında 03 Nisan 2018 Salı günü “Kanserden korkma geç kalkmakdan kork” temalı toplantı gerçekleşti.



Toplantıya Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Başkan yardımcısı Asuman Dayı, Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, Florence Nightingale Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Refik Killi, Türk Kanser Derneği Genel Kurul Üyesi Op. Dr. Zeynep Çaynak, Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Murat Atay,  Ses sanatçısı Safiye Soyman, Ses sanatcısı, tiyatro ve sinema oyuncusu Betül Demir, Japon oyuncu Ayumi Takano, Türk Kanser Derneği üyeleri, Kanser tedavisi gören iyileşen, tedavi görmekde olan hastalar, sanat ve cemiyet hayatının seçkin isimleri katıldılar.




Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Kadınların kansere karşı mücadelesine dikkat çekecek, farkındalık yaratacak, Tarama, tanı ve tedavi süreçlerine destek sunacak projeleri hakkında bilgiler verdi. Dünyada her iki dakikada bir kadın rahim kanserinden hayatını kaybetdiğini, kadınların taramalarını düzenli olarak yaptırmaları gerektiğini bildirdi. Duruman ayrıca dernekte erken tanı, tedavi, tedavi takip programları, psikolojik destek, hasta hakları, onkoloji koçluğu gibi birçok hizmeti ücretsiz olarak verdiklerini açıkladı.


Başkan Burak Duruman, Basının ilgisini aracılar koyarak çekebildiğini, yayın organlarını biraz daha tetiklemek gerekdiğini, sadece kanser haftasında farkındalık yaratmak yeterli olmadığını, ekranda birçok dizinin varlığını, bunların senaryosuna minik eklemeler yapılmasının mümkün olabileciğini, diyaloglarda “Mamografi randevuna gittin mi kızım? ” gibi cümlelerle farkındalığa katkı sağlanabilirliğini söyledi.


Duruman "Teknoloji güzel bir şekilde ilerliyor. Yeni ilaçlar, teknolojik bilgiler, görüntüleme ve ameliyat teknikleriyle de bu hastalığı yenmemiz artık çok daha kolay oluyor. Onun için topyekun farkında olmamız lazım. Kanserden korkmayıp geç kalmaktan korkmamız lazım. 2017 senesinde tarama programlarımızda yüzde 50 artış oldu, bu sevindirici. Her yerde yapıyoruz ama özellikle 2017'de  İstanbul,  İzmir,  Giresun,  Konya,  Diyarbakır, Kocaeli, Samsun, Ankara,  Van, Adana, Zonguldak, Tekirdağ, Rize, Gaziantep gibi şehirlerimizde daha ağırlıklı yaptık. 2018'de de diğer şehirlerimize ağırlık vermeyi düşünüyoruz." Dedi.


En değerli hazinemiz bedenimizin hastalıklardan, kanserden korumak için kanserde erken tanının hayati önemine dikkat çekmek adına alanında uzman hekimlerden Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp: “Mikrobik kanser nedenleriyle savaşacağız. Hepatit B aşılarımızı çocuklarımızda yapacağız, kendimizi kontrol edeceğiz. Bazı durumlarda ilaçlar da bizi koruyor. Örneğin aspirin kolon kanserinden koruyor” dedi


Prof. Dr. Eralp, Safra yolları, karaciğer kanseri, rahim kanseri ve ciddi bir cilt hastalığı melanom kanserlerin bilgisini vererek, bunları bilmek, dolayısıyla bireye özgü tarama programlarını yapmak, kanserde erken tanıda daha başarılı olmamızı sağlayacak önce farkındalık olduğunu söyledi. Uyarıcı belirtiler olarak, “Vücudumuzdaki her değişiklik, süregelen baş ağrıları, nefes darlığı, seste kabalaşma, iştah ve kilo kaybı, kapanmayan yaralar, vücutta morluklar, idrar ve dışkıda kan, cilt üzerinde yeni gelişen kitlelerin hepsi bizim için uyarıcı olabilir.” Şeklinde sıraladı.

Florence Nightingale Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Refik Killi, etik olmayan incelemeler, radyolojide inceleme kirliliği, gereksiz tetkiklerin kullanılması konularında bilgilendirdi.
Ses sanatçısı Safiye Soyman’da kansere sebeb olabilecek radyasyon riski taşıyan aletlerde test yaptırmaları örnekliyerek soru ve yorumlarda bulundu.

Op. Dr. Zeynep Çaynak, Op. Dr. Murat Atay yine konularında bilgiler verdiler.

Kanserden ölümlerin ana nedeni teşhiste yaşanan gecikme bilgisine yer verilen Dünya sağlık örgütü raporunda, kanserde erken teşhiste, toplum bilincinin artırılması, kanser tedavisi için sağlık çalışanlarına ve sağlık merkezlerine yatırım yapılması ile kanser hastalarının güvenli ve etkili tedaviden yararlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan meme hücrelerinde başlayan kanser türü Meme kanseri bilgilendirme toplantılarının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

İlçe belediyelerine emzirme kabinleri kurduklarını, toplantılar yaptıklarını,   muhtarlıklarla da çalıştıklarını, söyleyen Türk Kanser Derneği “Çağrı merkezi 7 gün 24 saat boyunca 0 850 611 0 853 numaralı danışma hattı hizmeti vermektedir.Telefonla kayıt yaptırıldığı gibi, ikamet ettikleri illerde bulunan anlaşmalı sağlık kurumlarınada yönlendirme yapılabiliyorlar.


yilmazparlar@yahoo.com

1.4.18

7. Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali -Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
7. Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali

MİSYON, HAVLUDA DÜNYA MARKASI  

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) ev sahipliğinde Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) ile Türk Havlu ve Bornozu Dünya markası yapmak kapsamında Sultanhamam’da festival düzenlendi. 
Giderek zorlaşan, yeni dönemin rekabet dünyasında ayakta kalmak için olmazsa olmaz koşulu başarılı markalar yaratmak.  Böyle bir misyonla yola çıkan TETSİAD ve DETGİS, beş kıtada dünya’nın 180 den fazla ülkesine, Türk Havlusu olarak ihraç edilen katma değeri yüksek ürünümüzün hammaddesi pamuğun organik-naturel ve GDO’suz (Genetiği Değiştirilmiş Organizma ) tohumundan olduğunu dünyaya duyuracaklar.

Sultanhamam Hatice Turhan Valide Sultan Sebili’nde TETSİAD ve DETGİS tarafından EGD Ekonomi Gazeteciler Derneği üyeleri Gazetecilerle 30 mart 2018 Cuma günü Basın toplantısı gerçekleşti..
Basın Toplantısına, TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sami Aydın, DETGİS Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koltuksuz, TETSİAD ve DETGİS yönetim kurulu üyeleri, sektörün lider temsilcileri, Haliç Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü öğrencileri öğretim görevlileri ve EGD Yönetim Kurul Başkanı Celal Toprak katıldılar.  
Yedi yıl önce başlatılan ve her yıl mart ayı içerisinde Denizli, Buldan, Babadağ ve İstanbul’da düzenlenen festivalin amacı; Türk havlusunu ve bornozunu markalaştırmak, kalitesinin üstünlüğünü duyurmak, bilinirliğini arttırmak. 

Bu amaçla Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali düzenleniyor. Kısa adı TETSİAD olan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin ev sahipliğinde İstanbul’da kutlanan 7.Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali sektörün merkezi sayılan yüzyıllardır süregelen dinamik pazar yapısı olan Sultanhamam’da kutlandı.
Basın toplantısında, TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın “Bildiğiniz gibi Türk adının tüm dünyada gururla anılmasını sağlayan ve önce ülke markasına, ardından da Türk ekonomisine değer katan pek çok ürünümüz bulunmakta. Türk Gülü, Türk Kahvesi gibi. Bunlardan biri de temelinde binlerce yıllık bir dokuma geleneğinin, yine bin yıldan fazla temizlik, SPA ve şifa uzmanlığının olduğu Türk Hamamının en önemli parçalarından biri olan Türk Havlusu. Özellikle 1700’lü yıllarda peştamal ve sonrasında havlu, Osmanlılar sayesinde dünyaya yayıldı ve kalitesi üzerindeki algı, hep olumlu şekilde ilerledi. Günümüzde Türk Havlusu, iyi su çekmesi, kolay kuruması, antibakteriyel kalitesi gibi özellikleriyle tüm dünyada gerçek havlu tüketicisin tercihinde ilk sırada yer almayı başarmıştır.”dedi.
Başkan Ali Sami Aydın ürünün ekonomiye önemli  katkıda bulunduğunu, 2017 yılı itibari ile 103 bin tona yaklaşan havlu ve bornoz üretimi olduğunu , 841 bin dolarlık girdi sağladığını, 2016 yılına göre kilogram bazında % 3, dolar bazında % 4 dolar artış sağladığını söyledi.  
Aydın “2017 yılında 3 milyar dolar civarındaki ev tekstili sektöründe havlu-bornoz grubu en çok ciro yapan ürün haline geldi. Dünyaya Denizli, Bursa ve İstanbul üzerinden ulaşan Türk Havlusu, hem dünya tüketicisinin zihnindeki imajı koruyup geliştirmeli hem de ekonomimize olan katkısını sürdürmeli. Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali Denizli’den İstanbul’a kadar tüm üretim ve ihracat yapan kurumların ve markaların büyümeleri, seslerini hem ülke içinde hem ülke dışında daha çok duyurmaları için büyük değer taşıyor. Daha geniş pazarlara ulaşmak için tasarım, inovasyon ve doğru sunum tekniklerini geliştirmeli; ürün kalitesine tasarım ve koleksiyon ekleyerek markalı ihracatı arttırmanın koşullarını yaratmalıyız. Bu festival de bu başarının sesi olmaya devam edeceğiz.”şeklinde olması gerekenleri özetledi.
Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koltuksuz “ 7 yıl önce basit bir fikir ile yola çıkmıştık fakat bugün başta Denizli olmak üzere Türkiye’miz için önemli bir festival kazandırdık. Mart ayı içinde ilk olarak Babadağ’da daha sonra Denizli’de kortejimizi gerçekleştirdik. Bugün de festivalin son organizasyonunda TETSİAD ev sahipliğinde Sultanhamam’da kortejimizi gerçekleştirmekteyiz.”dedi ve  TETSİAD’a teşekkürlerini sundu. 
Basın toplantısının ardından, bornozlar giyildi.   bando eşliğinde Hatice Turhan Valide Sultan Sebili’nden Sultanhamam Meydanı’ndaki Manifaturacı Heykeli’ne kadar çok ilgi çeken yürüyüş yapıldı.  
1991 yılında kurulan, 1025 üyesi bulunan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği, TETSİAD,  sektörümüzün korunması, yerli üretimin korunması ve desteklenmesi amacıyla, çalışmalar yürütmektedir. 24 yıldır EVTEKS Uluslararası İstanbul Ev Tekstili Fuarı, 5 yıldır Home-Tex Ev tekstili ve Dekorasyon Fuarı TETSİAD tarafından düzenlenmektedir. Hedef Türk ev tekstili sektöründe ihracatı arttırarak 2023 yılı 5 milyar dolar ihracata ulaşmak.

yilmazparlar@yahoo.com


Türkiye Restorant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği-Global Gastroekonomi Zirvesi -Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Türkiye Restorant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği-Global Gastroekonomi Zirvesi

Global Gastroekonomi Zirvesi Ardından

Türkiye Restorant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) tarafından 29 Mart 2018 Perşembe günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Salonu’nda Global Gastroekonomi Zirvesi’ni düzenlendi.

Anadolunun birçok medeniyete evsahipliği yapmasından dolayı çok geniş bir mutfak kültürüne sahibiz. Altıyüze yakın endemik olmak üzere üç bine yakın bitki çeşidi olan ülkemizde, gastronomi turizmi olarak hak etdiğimiz yerlerde değiliz.
Sadece birçok uygarlık ve kültürün etkisiyle asırlar boyu oluşmuş yemek zenginliğiyle değil, beşyüz yıllık bir mirası barındıran gelenekselleşmiş rakı kültürüyle, gelişme gösteren şaraplarımızla, meyve ve bitkisel aroma zenginliğin kokteylerde kullanılmasıyla da ön plana çıkmalıyız. 
Yoğun katılımla gerçekleşen zirveye Kültür ve Turizm Bakanı Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kalkınma Bakanı Yardımcısı Yusuf Coşkun’da katıldılar.
Zirve sunuculuğunu gazeteci Hande Demirel’in yaptığı zirvenin açılış konuşmasında, TURYİD Yönetim kurul Başkanı Kaya Demirer, “Gastronomi hikayemizi 29 Mart’ta başlattık, umuyoruz ki bugün Türk gastronomisi için milat olacak”derken ekonomi açısından gastronominin önemine dikkat çeken bir sunu gerşekleştirdi. İki ülke İspanya ve Peru örneğinden yola çıkan konuşmasında; “İspanya bundan 20 yıl önce deniz güneş kum üçgeninden uzaklaşmanın vaktinin geldiğini düşündü. Biz bunu büyütemiyoruz dediler. Nerede daha kalifiye, harcama eğilimi yüksek turisti yakalarız deyip, ülkelerinin zaten yaşam tutkusu olan yeme içmeye, gastronomiye yatırım yaptılar. Sonucunda da ne kadar kişi başı turist harcamasına ulaştıklarını gördük, Araştırma geliştirme ve eğitimle birlikte şeflere yatırımla yaptı. Peru ise önce dünyanın önemli metropollerine restoranlarını ihraç etti. 

Restoran ihracatı yüzünden üzerinden gastronomiyi önemli kitlelerin merkezine oturtturdu. Her ikisi de doğru. Biz her ikisini birlikte yapmalıyız. İki ülkede de yaşam tutkusu olan gastronomiye ayırdıkları bütçe milli ekonomilerinin İspanya’da yüzde 8’ini, Peru’da yüzde 11’ine denk geliyor. Biz yüzde 2’deyiz. Çok gerideyiz ama bir o kadar da demek ki potansiyel sahibiyiz.” Dedi.

Demirer “Amerika’nın yiyecek içecek sektörü büyüklüğü 782 milyar dolar. İspanya ve İtalya’yı önemsiyorum çünkü Akdeniz  turizmde rekabet eden iki ülkeyiz. 100’er milyar dolarlardalar. Biz 15 milyar dolardayız. İspanya’nın turist başına harcamasına bakarsanız 1.150 doları görüyorsunuz. Bizim 680 dolar.
50 milyon turisti yakaladığımız zaman 57.5 milyar dolar hasılat elde ederiz. İkisi arasındaki 23 milyar 500 bin dolar da 2023 İhracatçılar Meclisi Türkiye cari açık öngörüsü olan 80 milyar doların yüzde 30’unu tek başına kapatır. İşte gastronominin ekonomisinin potansiyeli burada yatıyor.”
Akdeniz ülkeleri İspanya, İtalya ve Fransa’nın peynir, şarap ve zeytinyağı ihracat rakamlarını örnekleyen Demirer, Peynir ihracatında ülkemizin 150 milyon dolarla 24. sırada, Fransa ve İtalya’nın peynirlerini 3 milyar dolarlık ihracatı  olduğunu hatırlatarak sebebleri gastronomiye getirdi.
Şarap konusunu gündeme taşıdı. “Fransa şarapda 10 milyar dolarlık ihracatı var. İtalya 6 milyar dolar, İspanya ise 3 milyar dolar. Biz 10 milyon dolarlık ihracattayız.” Zeytinyağında İspanya ve İtalya 200 bin tonun üzerinde ihraç ediyor. Tunus bir alt ihracatçı. Tunus’ta üretilen yağlar İspanya ve İtalya’ya gidiyor, markalaşıyor, dünyaya tekrardan bir ihracat ürünü olarak çıkıyor. Türkiye’nin 50 bin tonunun içinde de dökme yağ, açık yağ dediğimiz bir yağ ihracatı var. Markalaşmayı henüz istediğimiz noktada başaramadığımız için yağlarımızı İspanya’ya, İtalya’ya gönderiyoruz, etiketlerini koyup dünyaya tekrar ihracat yapıyorlar.” Şeklinde acı gerçekleri dile getirdi.

Demirer istihdam açısından ele aldığında açıklamaları şöyle yaptı. “Geçen yılki işsizlik oranı yüzde 10.9.  15-24 arası yaşlarda işsizlik oranı yüzde 20. Sektörümüzün istihdamdaki payı yüzde 8. Ekonomideki payı yüzde 2. Turizmde istihdamın etkin silahı gastronomi.”           
Kalkınma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, “Gastronomi günden güne popüler hale gelmeye başladı. Sektörün ekonomiye katkısı çok büyük. Katma değeri yüksek, turizme katkı sağlayan önemli bir kalkınma aracı olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda 10. Kalkınma Planı’nda gastronomi turizmine de yer verdik. Geçtiğimiz yılın verilerine göre 27 milyar dolarlık gelirin yüzde 22’lik harcamaların yeme içme olduğunu biliyoruz. Bu anlamda yurt dışı tanıtımlar da çok önemli. Artık zaman gastronomi turizminde harekete geçme zamanıdır.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, “Türkiye’de ilk defa gastronomi turizmi Şura’da bir ana başlık olarak gündeme geldi. 50 milyon turist, 50 milyar dolar hedeflerimizde gastronomiyi bir kaldıraç olarak kullanmak istiyoruz.
Turizmde ve gastronomide birkaç önemli unsura dikkat çekmek isterim ki, standardizasyon, markalaşma, destinasyon odaklı tanıtım ve kamusal farkındalık oluşturmak çok değerli. İnsanların bir hikaye peşinde koştuğu bu dönemde Türkiye’nin hikayesini büyütmek istiyoruz. Gastronomiyle GSMH’nin yüzde 12’si, istihdamın yüzde 10’unu temin eden, dolaylı olarak 50’ye yakın başka sektörler aktif hale getiren bir alandan bahsediyoruz.Bu nedenle gastronomi ve gastrodiplomasi çok önemli.” Dedi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Ticaret Konferansı Yaratıcı Ekonomiler Bölüm Şefi Marisa Henderson, Çağdaş Türk Mutfağı tanımının yaratıcılarından, girişimci ve şef Vedat Başaran,  Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Ali Temurci, Promperu’nun İmaj ve İletişim Direktörü Isabella Falco, Bask Bölgesi Danışmanı Tangible Consulting Direktörü-Ortağı Iñaki Gaztelumendi, FOOD’un direktörü Pelle Oby Andersen, Le Cordon Bleu Japonya Temsilci Direktörü ve Le Cordon Bleu Kore Genel Müdürü Ilyoung Hong zirvenin dikkat çeken konuşmacılarıydı.

Aynı değerde yoğun ilgi gören zirvenin diğer konuşmacıları;  Visit Napa Valley’in başkanı ve CEO’su Clay Gregory. Yamabahçe’nin kurucusu Alan Yau. Aldersgate Partners’in ortağı Sebastian Nokes, Gastronomi Okulu kurucusu Joxe Maria Aizega. Le Cordon Bleu Japonya Temsilci Direktörü ve Le Cordon Bleu Kore Genel Müdürü Ilyoung Hong. (Food Ethical Council-UK) üyesi Geoff Tansey.  Dünya Kimchi Enstitüsü Başkanı Jaeho Ha. Manchester Üniversitesi akademisyenlerinden ve Cultura Kurucu Ortağı İsmail Ertürk. D-REAM Doğuş Restaurant Entertainment and Management CEO’su Levent Veziroğlu. The Abraaj Group Managing Director Mehmet Kalay. Big Chefs Kurucu Ortağı ve CEO’su Gamze Cizreli, Midpoint Kurucu Ortağı Ayhan Çarıkçılar, Metro Grosmarket Satınalma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç. Unilever Food Solutions Türkiye, Orta Asya ve İran Bölge Genel Müdürü Önder Arsan, Zennup1844 Kurucusu, yemek kültürü yazarı ve şef Ömür Akkor, Mutfak Sanatları Akademisi Kurucusu ve Yöneticisi Mehmet Aksel, Şans Restaurant Yönetim Kurulu Başkanı Niso Adato, Diageo Türkiye Genel Müdürü Levent Kömür, Anadolu Efes Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Ağırbaş, Kavaklıdere Şarapları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman, WWF Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli, Le Cordon Bleu, Özyeğin Üniversitesi Türkiye Direktörü Defne Ertan Tüysüzoğlu, Contemporary İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Köktürk Koralı, İstanbul Yiyecek İçecek Grubu (İYİG) Kurucu Ortağı Mehmet Gürs, Maça Kızı, Bodrum Kurucu Ortağı Sahir Erozan, Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök, gibi isimlerdi. 

TURYİD -Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği, Global Gastro Ekonomi Zirvesinde katılımcıların düşüncelerinide öğrenelim istedik.  

İstanbul Bilgi Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Zeynep Bilge Balaban’dan “İstanbul 'un gastronomi kenti olmasına katkı sağlayacağına inandığım zirve bir yanda  dünya'da açlık sürerken diğer yandan gıda ve su kaynaklarının sınırsız tüketimine vurgulayan konuşmacıların olmasını ve konuşmaların yapılmasını gıda sektörünün önde gelen iş adamlarının da hem fikirde olmasını sevindirici buldum.”şeklinde cevap aldık.
Zirve Toplu foto çekilmesi ve hadiye çekilişleriyle son buldu.
 yilmazparlar@yahoo.com