30.5.17

NDS Edebiyat Ödülü 2017-Moskova Defteri-Bahar Aslan-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
NDS Edebiyat Ödülü 2017

Moskova Defteri


Bu yıl 9’uncusu düzenlenen NDS Edebiyat Ödül Töreni 29 Mayıs 2017 Pazartesi akşamı Fransız Sarayı’nda, Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Ekselansları Charles Fries’nin yüksek himayelerinde ve Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu  Bertrand Buchwalter’in katılımıyla gerçekleşti. Törene, Başta Şişli Belediye Başkanı Erdal İnönü eşi Nazlı İnönü olmak üzere siyaset, iş dünyasının önemli isimleri, akedemisyenler, Konsolosluk temsilcileri, Öğretim görevlileri, NDS Dernek üyelerinden oluşan yoğun bir katılım oldu.

Törenin sunumunu Mireille Sadege üstlendi.

Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi ile Notre-Dame de Sion'lular Derneği tarafından 2008 yılından itibaren düzenlenen NDS Edebiyat Ödülü Jüri Üyeleri; Tomris Alpay (Jüri Başkanı), Yazgülü Aldoğan, Liz Behmoaras, Emel Kefeli, Arzu Öztürkmen, Mayda Saris, Zeynep Sabuncu, Özlem Yüzak, Mine Haksal.tarafından ödüle layık görülen Moskova Defteri adlı öykü kitabıyla Bahar Aslan 2017 NDS Edebiyat Ödülü'nü kazandı,


Kitap, Can Yayınları tarafından Ocak 2015'te yayınlandı. Yazar Melisa Kesmez ise Sel Yayınlarından çıkan  Bazen Bahar  adlı romanıyla, Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.


İstanbul Başkonsolosu  Bertrand Buchwalter yaptığı konuşmasında ev sahipliği yapmakdan memnuniyet duyduğu Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi edebiyat etkinliği edebiyatın gelişmesine başarının trendinin yükselmesine vesile olduğu anlamda kısa bir konuşma gerçekleştirdi.


 Törende konuşan  Jüri Başkanı Tomris Alpay ödül alan eserler hakkında;   “Bu yıl, NDS Edebiyat Ödülü’nü kazanan Bahar Aslan’ın  Moskova Defteri  adlı eserinde, bir umutla, Moskova’ya inşaat sektöründe çalışmaya giden emekçilerin yaşamlarından kesitleri, Nazım Hikmet şiirlerinin dizelerinde vurgulanan özlem, hasret ve gurbet ellerdeki yalnızlığı, soyut desenler eşliğinde bizlere sunuyor.

Öyküleri birbirleriyle ilişkilendirerek okuduğumuzda, soğuk ve karanlık bu şehirde çaycıdan mühendise, kahramanların acılar, yalnızlık ve hasretle nasıl bir dönüşüm geçirdiklerine şahit oluyoruz.
Hepimize dair, insana dair, kadına dair dudağımızın kenarında, kalbimizin derinliklerinde bazen hüzünlü, bazen mutlu bir tebessüm bırakan, adının da vurguladığı gibi « Bazen Bahar », adlı eseriyle Melisa Kesmez NDS Edebiyat Ödülü ilkeleri kapsamında Mansiyona layık bulunmuştur. Melisa Kesmez, üzerine bir örtü çektiğimiz, başa çıkamadığımız insana dair dertlerimizle bizi yüzleştiriyor, içtenlikle düşündürüyor.”dedi

Bahar Aslan: 1975 yılında İskenderun'da doğdu. ODTÜ Mimarlık Bölümü mezunu. Derin Uyku  adlı öykü kitabı 2003'te yayımlandı. 1993-1999 yılları arasında İzlek dergisinin kurucuları arasında yer aldı.


Melisa Kesmez: Eylül 1980’de İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi’nde Sosyoloji okudu. Bir dönem Londra’da yaşadı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları ve söyleşileri yayımlandı. Çeviriler yaptı. İstanbul’da yaşıyor. Ayrıca Sabitfikir dergisinde yazmaktadır.


İlk olarak, 2009 yılı NDS Edebiyat Ödülü'ne  Kalenderiye  romanı ile Gürsel Korat layık görülmüştü.

Şehper Dehlizdeki Kuş adlı öykü kitabıyla Ayşegül Çelik, mansiyon kazanmıştı.

2010 yılı NDS Edebiyat Ödülü, Türkçeye çevirisi Yıldız Ademoğlu Atlan tarafından yapılan  Magnus   adlı romanıyla Fransız yazar Sylvie Germain'e verilmişti.



2011 NDS Edebiyat Ödülü'nü Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler adlı kitabıyla Yalçın Tosun kazanmıştı. Gaye Boralıoğlu  Aksak Ritim adlı kitabıyla mansiyona layık görülmüştü.

2012 NDS Edebiyat Ödülü’nü, Aysel Bora’nın Türkçeye çevirdiği   Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara   adlı romanıyla Mathias Énard kazanmış, Jean-Louis Fournier ise Nereye Gidiyoruz Baba? adlı anlatı kitabıyla mansiyon almıştı.


2013 NDS Edebiyat Ödülü’nü  Baba, Oğul ve Kutsal Roman  romanıyla Murat Gülsoy kazanmıştı.


2014 NDS Edebiyat Ödülü’nü Türkçeye çevirisi Ebru Erbaş tarafından yapılan   Kahrolsun Dostoyevski  adlı romanıyla yazar Atiq Rahimi kazanmıştı.

2015 NDS Edebiyat Ödülü'nü Venüs adlı romanıyla Şebnem İşigüzel alırken ve  Musa’nın Uykusu  adlı romanıyla Tuğba Doğan mansiyon kazanmıştı.

2016 NDS Edebiyat Ödülü'nü, Türkçeye çevirisi Ebru Erbaş tarafından yapılan  Yaşayanı Onarmak  adlı romanıyla Maylis de Kerangal almıştı.


yilmazparlar@yahoo.com

Uluslararası Yatırımcılardan Genişbant Hedeflerine Ulaşabilmek İçin 72 Öneri-Yılmaz parlar


PARLAR MEDYA  
Uluslararası Yatırımcılardan Genişbant Hedeflerine Ulaşabilmek İçin 72 Öneri



Uluslararası Yatırımcılardan Genişbant Hedeflerine Ulaşabilmek İçin 72 Öneri

Uluslararası Yatırımcılar Derneği – YASED’in Bilgi ve İletişim Teknolojileri Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin “ulusal genişbant hedeflerine” ulaşması için atılması gereken adımlara yönelik 72 öneri içeren “Ulusal Genişbant Planı” başlıklı rapor 30 Mayıs’ta, İstanbul’da açıklandı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey, Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç, YASED Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Erdem, YASED Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kansu, Vodafone Genel Müdürü Colman Deegan ve Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıyla açıklanan rapor, kısa bir süre içinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile düzenleyici kuruluşların katkısıyla, kamu tarafından hazırlanıp kamuoyuna duyurulması beklenen “Türkiye Ulusal Genişbant Stratejisi”ne girdi sağlamayı amaçlıyor.

Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç, konuşmasında, Türkiye’nin Ulusal Genişbant Strateji Planı’nın kısa süre içinde kamuoyuna açıklanacağına dikkat çekerek “Vatandaşlarımızdan, kurum ve kuruluşlardan, şirketlerden bu konuda bize gelen tüm önerileri titizlikle inceledik. Bu çalışmaya görüş ve önerileriyle katkı sağladığı için YASED’e de özellikle teşekkür etmek istiyorum. Genişbant pazarının gelişmesi ve yatırımların artması yönünde bir bakış açımız var” dedi.  

UDHB Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey de en önemli hedeflerinin sektörün daha fazla istihdam sağlamasını mümkün kılacak bir ortam oluşturmak olduğunu belirterek, “Sektör nasıl büyüyebilir, yatırımlar nasıl hızlanabilir bu konular üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalara YASED üyesi Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone’nin ciddi katkıları oldu. YASED çatısı altında hazırladıkları bu rapor için kendilerine teşekkür ediyorum. Yatıırım ortamının iyileşmesine yönelik işbirliğimizin devam etmesini diliyorum” şeklinde konuştu. 



YASED Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Erdem, toplantıda yaptığı konuşmada, “Türkiye’deki uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 75’in fazlasını temsil eden YASED olarak, Hükümetin, ülkemizdeki genişbant internet arz ve talebini artırmaya yönelik perspektifini destekliyoruz. Bu raporu hazırlamaktaki temel amacımız, Kalkınma Bakanlığı tarafından 2015 yılında yayınlanan 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı’ndaki ulusal genişbant hedeflerine ulaşabilmek için önümüzdeki dönemde hazırlanması öngörülen ‘Türkiye Ulusal Genişbant Stratejisi’ne girdi sağlamaktır” dedi.



YASED Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kansu ise “Ülkemizde 2018 hedeflerine ulaşma yolunda genişbant arz ve talebini arttırmaya yönelik çeşitli gelişim alanları bulunuyor. Pazardaki mevcut rekabet ortamının sektörün dinamik yapısına uygun olarak yatırımları ve inovasyonu teşvik edecek, yatırımların sürdürülebilirliğini ve makul bir zamanda geri dönüşünü sağlayacak bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Genişbant pazarını büyütmenin iki yolu var: Birincisi yatırımları artırmak, ikincisi ise son tüketicinin bu teknolojiye ulaşmasını zorlaştıran engelleri ortadan kaldırmak” şeklinde konuştu.

YASED’in Ulusal Genişbant Planı başlıklı raporu, pazarın gelişmesine ve yatırımların artmasına yönelik toplam 72 öneriyi “arz” ve “talep” tarafına yönelik olmak üzere iki ana grup altında sıralıyor. Arz tarafına ilişkin öneriler “Rekabet”, “İnovasyon”, “Yatırım Maliyetleri”; talep tarafındaki artışı sağlayacak olan öneriler ise “Erişim Ücretleri”, Cihaz Erişilebilirliği ve “Talep Artırıcı Diğer Önlemler” olmak üzere toplam 6 başlık altında toplanıyor.



 yilmazparlar@yahoo.com

27.5.17

Arp Art Gallery-Hoşgörü Yaprakları-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Arp Art Gallery-Hoşgörü Yaprakları

Hoşgörü Yaprakları

ki sanatcı-girişimci iş kadını Pınar Kanber ve Yulia Ergene’nin yeni sanat galerileri “Arp Art Gallery” ilk sergisine merhaba dedi.
Hilton İstanbul Bosphorus’un ev sahipliği yaptığı yeni sanat galerisi Arp Art Gallery, Kuratörlüğünü Pınar Kanber ve Yulia Ergene’nin yaptığı Nick Merdenyan’ın ‘’Hoşgörü Yaprakları’’isimli sergisiyle kapılarını sanatseverlere açtı.
30 Haziran 2017 tarihine kadar açık olacak sergiye sanatseverler, Akademisyenler iş ve siyaset dünyasının önemli isimleri ile basın mensuplarının katıldılar.
Sergi açılışında isme uygun arp sanatcısı Melis Çom’un verdiği muhteşem  resital ile konuklar eserlerle adeta bütünleştiler derin duygu içinde keyifli zaman geçirdiler.
Serginin ilgileri ile yaptığımız söyleşide sergi hakkında;
“Yapraklar geçmiş çağlardan günümüze ulaşan sevgiyi ve barışı simgeleyen en önemli semboldü. Ünlü Roma imparatoru  Julius Caesar’ın barışı simgeleyen yapraklarla bezeli zeytin dalı tacı buna ait güzel örnektir. Hatta bugün bile elimizde tuttuğumuz demir paramızın arkasında bulunan defne yaprağı hiç dikkat etmesek de barış anlamı taşıyor. 
İnsanoğlu yeşille iç içe yaşamak ister. Çünkü yeşil, enerjiyi, doğallığı ve huzuru temsil eder. Ne var ki sonbahar gelir, yavaş yavaş sararıp solan yapraklar birer birer dallarından kopup süzülmeye yüz tutar. İnsanoğlunun içinde ister istemez bir hüzün belirir, bir daha ki mevsime kadar asla yeşillenmeyecek yapraklar Nick Merdenyan’ın hünerli ellerinde yeniden hayat bulur.
Bu misyon ve anlayışı farklı bir açıdan sanata döken hoşgörü  ve birliği çok anlamlı bir biçimde ilk defa işleyen Nick Merdenyan’dır.
Nick Merdenyan sürekliliğin enerjisini bulmuş yapraklarda. Rüzgârın ılık esintisiyle dalından kopan yaprakların  yok olmalarını istemiyor adeta. Kuruyan, solan yaprakları yeniden hayata döndürüyor fikir ve tasarımlarıyla. Nick Merdenyan’da sanatla bütünleşen öylesi bir yeşil tutkusu var ki, bunu kendisi bile farkında değilken içinde yeşeren bir duyguyla keşfediyor.” Açıklamalarında bulunuyorlar
Sevgi ve Hoşgörü Yaprakları ile ilgili olarak Nick Merdenyan 1968 yılından beri İstanbul Kapalıçarşı esnafı olarak çalıştığını, oğlunun vaftiz töreninde hediye olarak gelen bir saksı bitkisinin solan yapraklarını içinden gelen bir duyguyla koparıp kitap sayfaları arasına koyduğunu, o dakika içten gelen bir duygu olduğunu söylüyor.  
Hikayesine devam edem Nick Merdenyan Aradan geçen bir iki yıl sonra kütüphanesinde bir konuda araştırma yaparken tesadüfen kitap arasına koyduğu o iki yaprağı görüyor. Karşısında ipek gibi duran yapraklar Merdenyan’ın içinde bir heyecan duygusu uyandırıyor, pek de sebebini bilmediği bu heyecanla, karşısında duran ipeksi kurumuş yaprakların görüntüsü aklından bir türlü çıkmıyor. Kapalıçarşı’da komşusunun dükkânına gelen bir hat sanatçısının farklı malzemeler üzerine yaptığı çalışmalar dikkatini çekiyor ve elindeki kurutulmuş yapraklardan bahsederek, daha önce yaprak kullanıp kullanmadığını soruyor, hayır cevabını alınca birlikte bir çalışma yapmalarını teklif ediyor.
Epeyce uzun bir süreden sonra birlikte kararlaştırdıkları iki konu üzerinde anlaştıkları eserleri tamamlıyorlar, yaprakların birinde Kanuni’nin Tuğrası diğerinde ise Yunus Emre’nin sözlerinden “SEV SENİ SEVENİ’’ kufi yazı tekniği ile tamamlanıyor.
Eserlerin bittiği gün, yaptıkları eserlerini dükkânına gelen bir Amerikalı müşterisi ısrarla satın almak istiyor ve oldukça iyi bir fiyat teklif ediyor ve satın alıyor. Ve böylece macera başlıyor.
Dünyanın hiçbir yerinde örneğine rastlanmayan bir çalışmayı sürdürüyor Merdenyan. Görenlerin hayranlıkla karşıladıkları eserlerini çerçeveler içinde korumaya almış. Merdenyan çalışmalarının her geçen gün ülkemizde ve dünyada çok popüler olduğunu ve birçok müşterisinin koleksiyon amacı ile satın aldığını belirtiyor.
Çalışma başlayacağı zaman konuya uygun yapraklar seçiliyor. Bu konular genellikle üç semavi dinden İslam, Musevi, Hristiyan ancak dini içermeyen evrensel söz ve dileklerde çalışmalarının içinde yerini alıyor. Konuların içeriğinde yöntemlerle kendi öz suyu giderilene kadar kurutuluyor. Bir yıl boyunca kitapların arasında uyuyan yapraklar, uyandıklarında her biri farklı kültürlere ait mesajlar içeren kıyafetlerini giyiniyorlar ve gelen misafirlere kendilerini beğendirme yarışına giriyorlar.
yilmazparlar@yahoo.com