15.5.16

İTO 19. Dönem 40. Meclis toplantısı-12 Mayıs 2016-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
İTO 19. Dönem 40. Meclis toplantısı-

BANK OF CHİNA TÜRKİYE'YE GELİYOR.

19. Dönem 40. Meclis toplantısı 12 Mayıs 2016 Perşembe günü İTO toplantı salonunda gerçekleşti. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, önemli şu başlıklar altında konuşmasını sürdürdü.


Dünyanın yedinci büyük bankası, Bank of China Türkiye'ye geliyor, Club of Chambers İstanbul'da, TOBB 72. Genel Kurulu'nda buluştu, Çözüm odaklı hareket ediyoru, Biz ülkemize ve ekonomimize güveniyoruz, Turizmde yeni pazarlar, yeni anlayış "Bir Tane İstanbul Var", Yol ayrımında olan biz değiliz Avrupa Birliği’nin kendisidir, İş dünyamızı küresel arenaya taşıyoruz, Küresel kültür dünyasına uzanıyoruz, İstanbul Ticaret Odası, Bir buçuk asra yaklaşan deneyimin adresi, Girişimciliğe tam destek, Meslek Komitelerinden gelen; Toplam 23 talebin 21'ine olumlu cevap verdik, İş dünyası Halk, muhalefet etme görevini iş dünyasına vermemiştir, Üretimde, Ticarette Hizmette Genel Ticari Faaliyet Endeksi,19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı


İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Şekib Avdagiç,40.meclis toplantısını açtıkdan “Dünya küreselleşiyor. Ticaretin önündeki engeller kalkıyor”dedi.

Avdagiç, “Küresel hesaplaşmalar, bölgedeki milyonlarca insanı yerinden yurdundan etti” diyerek, dünyanın insanlık ve kalkınma sınavı ile karşı karşıya. Mazluma el verirken bereketi paylaşmak.  İşte Türkiye; iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve tüm kurumlarıyla bunu yapıyor. Üç milyon Suriyeli’nin Türkiye’deki varlığına da bu noktadan bakmak gerekiyor. Böylelikle hem insanlık kazanıyor hem de ekonomi kazanıyor.” ifadelerinde bulundu.
Avdagiç, 19 Mayıs Spor gençlık Bayramı hakkında “Malumunuz, Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeğinin atıldığı 19 Mayıs 1919 gününün seneyi devriyesi. Biliyoruz ki, 97 yıl önce milletin yüreğinde yanan hürriyet meşalesi, bugün de tüm gücüyle yanmaya devam ediyor. Bu münasebetle, milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum” dedi.
Gündem maddeleri okunduktan sonra Konuşmasını yapması için İstanbul Ticaret Odası Yönetim kurul Başkanı İbrahim çağları kürsüye davet etdi.
İTO Başkanı İbrahim çağlar, sermaye büyüklüğü açısından dünyanın 7. büyük bankası olan Bank of China Türkiye'ye geleceğini söyledi.  “Bankanın merkezi İstanbul'da olacak. Önümüzdeki dokuz ay içinde de faaliyetlerine başlayacak. Sadece bu yatırım dahi, başlı başına Türkiye'ye ve ülke ekonomisine yönelik küresel çaplı bir yatırım iştahının göstergelerinden biridir."açıklamalarında bulundu.
Çağlar, Avrupa Birliği'nin vize muafiyeti için terör kanununda değişiklik talep etmesine yönelik "Yurt dışındaki algı yönetimi çabaları adeta bir turnusol kâğıdı gibi Türkiye'ye karşı uygulanan çifte standartları da gösteriyor. Vize serbestisi meselesinde de durum böyle. Ya Avrupa sözünde duracak, ya da sözünde durmayacak ve yıllardır söylene gelen medeni̇ Avrupa fikri̇ yerle bir olacaktır. Bu anlamda yol ayrımında olan biz değil, Avrupa Birliği’nin (AB) kendisidir. Yarım yüzyılı aşkın zamandır ülkemizi oyalayan AB politikaları sonunda gelip AB’yi köşeye sıkıştırmıştır." Şeklinde ifade etdi.
Başkan Çağlar, Ak Parti'nin yapacağı kongre sonrasında 65. Hükümetin kurulması hakkında  "Başbakan kim olursa olsun, kabinede kimler yer alırsa alsın, önemli olan Türkiye’nin ekonomisini güçlendirecek, yatırım ve atılımlara hız verecek, özellikle son yıllarda kazandığımız ekonomik bağımsızlığımızı her noktada savunarak ileri noktalara taşıyacak, bizimle aynı dili konuşacak, yapılan işlerin kozmetiğiyle değil özüyle ilgilenecek nitelikleri taşımalarını bekliyoruz. Yeni kabineden Türkiye’nin ilerleme ve gelişme hızını artırmalarını bekliyoruz. Aksi halde o meşhur sözdeki gibi, 'durursak düşeriz’. Bizim yeni kabineden ilk beklediğimiz iş Türkiye'nin önünü açan yeni bir Anayasanın ivedilikle ortaya konmasıdır.” Beklentilerini bildirdi.
İTO Başkanı İbrahim Çağlar,  19 ve 20 Mayıs tarihlerinde Avrupa Ticaret Odaları Kulübü’nün (Club of Chambers) İTO’da toplanacağını organizasyon hakkında  “Organizasyonun AB üyesi olmayan tek üyesiyiz. İstanbul’daki bu buluşma, Türkiye ekonomisini ve İstanbul iş dünyasını Avrupalı muhataplarımıza doğrudan aktarmak için önemli bir platform vazifesi görecek.” Turizmle ilgili olarak “2016’nın ilk üç ayında yüzde yirmi turist  Ortadoğu’dan geldi. Bu oran, beş yıl önce yüzde onbir düzeyindeydi. İstanbul Shopping Fest de önceki yıllarda olduğu gibi Körfez bölgesinden turistlerin İstanbul’a yönelmesinde etkili oluyor” şeklinde İstanbul Shopping Fest’in olumlu katkısına atıfda bulundu.
Meclis üyelerinden söz alanlar komitelerinin isteklerini aksayan yönlerini beklentileri dile getirdiler. Grup No 32 Basım Basım-Yayın Meslek Komitesinden Erhan Erken, Hırvatistan’da ülkenin İslam’ı resmi dinler arasında kabul etmesinin yüzüncü yıl kutlamalarında bulunduğunu, gözlemlerini tesbitlerini dile getirerek yurt dışı faaliyetler diplomasisine önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Grup No 61 Teknik Hırdavat Meslek Komitesinden Mehmet Güney, İTO bütçesi hakkında Bütçenin yaklaşık 261 milyon TL. İki dönem tahmini bütçe hiç aşılmadığını ve ayrıntılarıyla yeni meclis üyelerini bilgilendirdi.

Grup No 48 İnşaat Malzemeleri Meslek Komitesinden İbrahim Dumankaya
“Biz her zaman devletimizin milletimizin yanında olduk. Hiçbir zaman terörist olamayız. Ben 34 senedir İTO Meclisi’nde her iyi şeyde imza attım, parmak kaldırdım. Bir yanlış anlaşılma var. Kardeşim Halit Dumankaya yolsuzluk komisyonu başkanı seçilmişti. Biz inşaat yapıyoruz, işini iyi yapmayanların işine son veriyoruz. Bir yanlışlık olduğunu düşünüyorum. Biz Allah’tan başka menfaat beklemiyoruz. Vakıflar kurduk, burs veriyoruz, derneklere, okullara, engellilere yardım yapıyoruz. Hayatımızı bu işlere vakfettik. Hayatımız boyunca da hayır işlerimizi sürdüreceğiz. Çocuklar büyüyünce işlerimizi ayırdık. Vakıflara ve üniversitelere yardım ediyoruz, engellilere yardım ediyoruz. Bu işlere devam ediyoruz ve hayatımız boyunca devam edeceğiz”dedi

Grup No 57 Döküm ve metal İşleme Meslek Komitesinden Levent Taş, Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan hocaların eğitim verdiği 220 çocuğa basket eğitimi verdiğini Milli takımlara oyuncu vermeye başladıklarını söyledi.  


Grup No 17 Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesinden  Turan Kuytak “Ramazan’ın yaklaşmasıyla et fiyatlarında da haftalık artışlar başlayacak. Umarım Bakanlık tekrar mevcut kanunla devam edilmesi için yardımcı olur. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın birbirinden ayrılması gerektiğini düşünüyorum. İkisi bir arada yürümüyor.”ifadesinde bulundu.


Grup No 24  Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesinden Tamer Dinçşahin İTO istatistik-lerine göre ulaşılamayan, kapandığı var sayılan şirket sayısında yüzde 11.4’le sektörümüz ilk sırada. Lojistiği perakende, şehir içi ulaşım ve restoranlar takip ediyor. Bu dört komitenin üye sayısı, 21 komitenin üye sayısından daha fazla. Neden ortak akıl olamıyoruz? Çözüm istiyorsak katılımcı olmalıyız. Bize bu sorumluluk yüklendi. İş hukuku konusunda iş davaları, arabuluculuk, bilirkişilik ile ilgili özverili çalışmaların sonuçlarını yavaş yavaş alıyoruz.” dedi

 Grup No 17 Restaurant ve yiyecek işletmeler Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesinden Ali Tatlıdil, “Akıllı ve istikrarlı bir politikanın devreye girmesine ihtiyacımız var. Milli bir sanayi hamlesi başlatmalı ve bunun için çok çalışmalıyız.” Enflasyona en çok etki eden sektör olarak görünüyoruz. Sektörümüzün kullandığı hammadde fiyatlarının artması sektörümüzü zorluyor. Sorunumuz, büyük şehirlerdeki yüksek kiralar. Yapısal sorunlarımız var, harçlar önemli bir maliyet artışına neden oluyor. Sektörümüzdeki SGK ve vergi oranlarının indirilmesini istiyoruz.”şeklinde özet sorunlarını dile getirdi.
Grup No 7 Kozmetik Meslek Komitesinden Mücahit Yıldız İslam dünyasının bugünkü duruma nasıl düştüğünü iyi tespit edildiğinde, geleceğe doğru şekil verebileceğini, kaynakları planlamayı bilmediğimizi, Sistem eksikliği hakkında uzunca bir konuşma gerçekleştirdi.
Salih Sami Atılgan Grup No 54 Motorlu Araçlar Tamir Bakım ve İmalatı  Motorlu Araçlar Tamir, Bakım ve İmalatı Meslek Komitesinden Salih Sami Atılgan lokomotif sektör olan, diğer sektörlere oldukça yüksek katma değer sağlayan otomotiv sektörünün önemininden pazardaki uygulama olumsuzluklardan bahsetdi.
 İlaç ve Tıbbi Cihaz Meslek Komitesinden Veysi Cengiz Balçık, Sağlık sektöründe  Teşvik yasasındaki yanlışlıklar sebebiyle Güneydoğu’daki iplik fabrikaları kapandığını, sigorta firmalarının yüzde sekseninin bölgede sigorta yapmadıklarını, finansmana ulaşmada da zorluk yaşadıklarını, devlet bankalarından finans alamadıklarını söyledi.
Emlak Müşavirleri Meslek Komitesinden Karabet Hemengül, “Bir yabancının aldığı gayrimenkulde neden bayram havası yaşıyoruz. Devlet bir vergi kazanmıyor. Para inşaatçıya gidiyor. Yabancılar kiraya veriyor ya da tekrar satıyor. Bunu yine biz alıyoruz kârı yabancının cebine koyuyoruz. Mütekabiliyet yasası öncesi Avrupalılar ülkemizden konut satın alırdı. Şimdi Körfez ülkelerinin alımı artıyor. Bu da akıllara ‘Gittikçe Araplaşıyor muyuz?’ sorusunu getiriyor. Arap kökenli nüfus Türkiye nüfusunun yüzde 4’ü. Sosyal, kültürel, demografik yapımızda sıkıntılar oluşacak ilerde”
 yilmazparlar@yahoo.com

12.5.16

15. GYODER Gayrimenkul Zirvesi-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
15. GYODER Gayrimenkul Zirvesi

15. GYODER Gayrimenkul Zirvesi,
Türkiye’nin Gayrimenkul Platformu GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) tarafından 2000 yılından bu yana düzenlenen ve sektörün en önemli organizasyonlarından biri olan Gayrimenkul Zirvesi, 10 Mayıs 2016 tarihinde Raffles Hotel İstanbul’da gerçekleştirildi.

“İşimiz MeTRekare” teması ile sektör liderlerini 15. kez aynı çatı altında toplanan Gayrimenkul Zirvesi, zengin içeriği, sektörü yakından ilgilendiren konu başlıkları ve önemli konuklarıyla dikkat çekti.


Zirve’nin en ilginç ve dikkat çekici isimlerinden biri ise “Farkında mısınız?” başlıklı sunumu ile yazar Metin Hara oldu. Uygulamalı performansla katılımcıları büyüledi.


 Türkiye’nin Gayrimenkul Platformu GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) tarafından 2000 yılından bu yana gerçekleştirilen ve sektörün en önemli organizasyonu olarak nitelendirilen Gayrimenkul Zirvesi’nin 15.’si sektörün liderlerini ve kanaat önderlerini bir araya getirdi. “İşimiz Metrekare” teması ile düzenlenen Zirve’de sektöre ilişkin güncel ve önemli konular masaya yatırıldı.


Zirvenin açılış konuşmasını yapan GYODER Başkanı Aziz Torun, gayrimenkul sektörünün lokomotif sektör olduğunu vurgulayarak, sektörün stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledi. Sektörün sorunlarına da değinen Aziz Torun, kentsel dönüşüm stratejisinin geniş kapsamlı bir imar reformu ile planlanması gerektiğinin önemine dikkat çekti.

 Türkiye’nin Gayrimenkul Platformu GYODER tarafından bu sene 15.'si gerçekleştirilen Gayrimenkul Zirvesi, sektörün liderlerini, profesyonelleri ve alanında uzman kişileri İstanbul 'da bir araya getirdi. "İşimiz Metrekare" temasıyla düzenlenen zirvede metrekarenin yaşamımızın her alanında olduğu dile getirilirken, bu yıl gayrimenkul sektörünün geleceğine yön verecek konular tartışıldı.
1000’e yakın kişinin katıldığı zirvenin açılış konuşmalarını GYODER Başkanı Aziz Torun ve Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan yaptı. Zirvenin öğleden sonraki açılış konuşmasını ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı gerçekleştirdi.
 Konusunda uzman yabancı konuşmacılara ev sahipliği yapan zirvede önemli konu başlıkları tartışıldı. AMSTAR Türkiye Kıdemli Başkan Yardımcısı Zafer Baysal'ın yönettiği panelde yabancı yatırımcıların Türkiye'deki gayrimenkul sektörüne bakışı "Yabancı Yatırımcılar Gözüyle Türkiye’de Gayrimenkul Sektörü" başlıklı oturumda tartışıldı.
PricewaterhouseCoopers Şirket Ortağı Ersun Bayraktaroğlu ve Soyak Holding CEO’su Dr. Emre Çamlıbel’in katıldığı oturumda ise gayrimenkul yatırım fonu "Gayrimenkul İçin Yeni Bir Enstrüman: Gayrimenkul Yatırım Fonu" başlıklı panelde tartışıldı. FYP Proje Geliştirme Kurucusu Anthony Phillipson'un yönettiği "Metrekare ve Yeni Jenerasyon İlişkisi" başlıklı oturumda ise yeni kuşağın beklentileri ve dünyadaki trendleri ele alındı. Eva ve Epos'un katkılarıyla hazırlanan “Rakamlar Bize Ne Söylüyor?” sunumunda sektör rakamlarla tartışılırken, JLL Türkiye Başkanı Avi Alkaş'ın yönettiği "Metrekarenin Evrimi ve Yönetimi" oturumunda proje planlama aşaması ve gayrimenkulün tüketiciye teslimine kadar olan süreç irdelendi.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, hükümetin inşaat sektörünü desteklemeye ve sorunları beraber çözmek için çaba göstermeye devam edeceklerini söyledi. Ceylan sözlerine şöyle devam etti: "Son 14 senede gösterdiğimiz atılımı sürdürerek ekonomiye katkılarımızı sürdüreceğiz. Gayrimenkul sektörü bizim için vazgeçilemeyecek bir sektördür. Kentsel dönüşümün tüm hızıyla devam ettiği bir ortamda imarla ilgili düzenlemeleri de hızlıca meclisten geçireceğiz."
Açılış konuşmasında söz alan GYODER Başkanı Aziz Torun ise gayrimenkul sektörünün ekonomi için stratejik bir sektör olduğunun altını çizerken sektörün yaşadığı sorunlara da dikkat çekti. Kentsel dönüşüm stratejisinin geniş kapsamlı bir imar reformu ile planlanması gerektiğini söyleyen Torun, sözlerine şöyle devam etti: "Çok önemli bir kısmı deprem kuşağında olan ve yapı stokunun %75'i deprem riski taşıyan bir ülke olarak, kentsel dönüşüm stratejisinin geniş kapsamlı bir imar reformu ile planlanması gerekiyor. Şehirlerimizin geleceğiniz talep ve ihtiyaçlara göre planlamalı, geliştirmeli, değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz."
 Sektörün yapısal sorunlarının çözülmesi için hükümete de çağrıda bulunan Aziz Torun, imar yasasının bir an önce çıkması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "İmar yasasıyla birlikte sektörün üzerindeki yüzde 14'e kadar varan vergi ve harç yükü hafifletilmeli. Bunun yanında sektörde haksız uygulamalara sebebiyet veren KDV uygulamaları çözümlenmeli, tüketiciyi koruma kanunun getirdiği cayma hakkının oluşturduğu risk düzeltilmeli."
 "Dünya ve Türkiye Ekonomisi" başlıklı oturumda konuşan Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, Türkiye'de bir konut balonundan söz edilemeyeceğinden bahsetti. Türkiye'nin G-20 ülkeleri arasındaki büyük projeleri hayata geçiren ender ülkelerden biri olduğuna değinen Alkin, bankalarda Türk Lirası mevduatının artmasının konut dâhil birçok alanda finansman olanaklarını artıracağını ve çeşitlendireceğini söyledi.
 "Yabancı Yatırımcılar Gözüyle Türkiye’de Gayrimenkul Sektörü" panelinde ise Türkiye'ye hâlihazırda milyar dolarlar mertebesinde yatırımları olan ve yeni yatırımlar yapmayı planlayan uluslararası gayrimenkul yatırımcıları ve fonları, Singapur ülke varlık fonu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası gibi toplamda trilyon doları aşan gayrimenkul varlıklarını tüm dünya genelinde yüzlerce ülkede yöneten uluslararası kurumsal yatırımcılar bir araya geldi.
 Oturumda yatırımcıların Türkiye'deki mevcut yatırımlarından memnuniyet ve sıkıntı duydukları noktalar, yatırım yapmaya devam etmek için Türkiye'den beklentileri, yatırım yaptıkları diğer ülkeler ile kıyasladıklarında geliştirilmesi gereken yönler, mevzuat değişikliği önerileri, Türkiye'nin yatırım ikliminin geliştirilmesi için tavsiyeler ve revizyon önerileri tartışıldı.
 “Gayrimenkul İçin Yeni Bir Enstrüman: Gayrimenkul Yatırım Fonu” panelinde ise %20’lik vergi istisnaları GYO’larda olduğu gibi GYF’lerde de var olduğu vurgulandı. Gayrimenkul sektörünün ihtiyaç duyduğu sermaye oluşumunu gerçekleştirmek için gayrimenkul yatırım fonunun kurulmasının şart olduğu söylenirken, maliyenin ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun bu konudaki düzenlemeyi biraz daha geniş çerçevede yapması gerektiğine değinildi.
"Metrekare ve Yeni Jenerasyon İlişkisi" panelinde ise yeni kuşağın beklentileri ve dünyadaki trendleri tartışıldı. Yeni trendlerden “Servis Ofis" ve onun getirdiği değişim tanımlanırken turizm sektöründeki yeni gezginlerin beklentileri ve otel tercihleri irdelendi. Teknolojinin gelişimiyle değişen alışveriş trendi de dünya örnekleriyle anlatıldı.
 "Metrekarenin Evrimi ve Yönetimi" panelinde ise proje planlama aşaması ve gayrimenkulün tüketiciye teslimine kadar olan süreç irdelendi. Sektörün büyümesi ve yeni konseptlerin planlanması ile birlikte projelerin yaşama geçişindeki sorunlar, yapılması gerekenler ve yönetimin hukuki boyutu da panelde tartışıldı.
 Eva Gayrimenkul Değerleme ve Epos Gayrimenkul Danışmanlık ve Değerleme'nin katkılarıyla hazırlanan “Rakamlar Bize Ne Söylüyor?” sunumunda ise sektör rakamlarla tartışıldı. Sunumda GYODER’in hazırladığı "GYODER Gösterge Türkiye Gayrimenkul Sektörü Çeyrek 2016 Raporu" da katılımcılarla paylaşıldı. Gazeteci Emin Çapa ise "Yeni Hikayemiz Ne?" başlıklı konuşmasında sektörle yeni hikayemizin ne olması gerektiğini paylaştı.
 Bu sene zirvede farklı ve eğlenceli konular da işlendi. "Farkında mısınız?" başlıklı konuşmasıyla Yol kitabının yazarı Metin Hara farkındalık yaratmaya ve düşünmeye yönelik gayrimenkul sektörüne mesajlar verdi. Oyuncular Ceyhun Fersoy ve Begüm Öner, site hayatının zorlukları ile ilgili bir performans sergilediler ve site yönetimi ile yaşanan problemlere mizahi dokunuşlar yaparak farkındalık yarattılar. Zirve ayrıca Düşler Akademisi Social Inclusion Band'ın verdiği müzik ziyafetiyle de katılımcılara keyifli dakikalar yaşattı.
GYODER Başkan Yardımcısı ve Organizasyon ve İletişim Komitesi Başkanı Füsun Yılmaz Phillipson ise zirvenin bu yılki konseptini gayrimenkul sektörünün geleceğini şekillendiren önemli konulardan yola çıkarak planladıklarını belirterek şunları söyledi: "GYODER olarak 15. Gayrimenkul Zirvesi'nde sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek geniş bir network oluşturuyoruz. Zirvede sektörün geleceği, yabancı yatırımcı, yabancı yatırımcıya ulaşmamızı sağlayan yeni finans enstrümanlarını, yeni tüketicilerimiz 'Millenials,' yeni trendlerin Türkiye'deki uygulamalarını, gayrimenkulün yaşama geçiş sürecini ve tüketicinin sorunlarını tartıştık."
 Zirve’nin Stratejik Ortağı Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Zirve Ev Sahibi Zorlu Gayrimenkul, Sürdürülebilir Gelecek Sponsoru Tahincioğlu Gayrimenkul, İnovasyon Sponsoru Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oldu.
yilmazparlar@yahoo.com

Forum İstanbul 2016-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Forum İstanbul 2016

Forum İstanbul 2016
Forum İstanbul 2016 Swiss Hotel^de gerçekleşti. Forum’da beklenen en göze çarpan Ekonimiden sorumlu Bakan Başbakan Yardımcısı Ekonomi bakanı Mehmet Şimşek’in konuşmasıydı.
Ekonomi bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ve dünya için çok temel sorunlar olduğunu ifade ederek, “Biz geçici bir bahar havası yaşıyoruz. Bu geçici bahar havasına aldanmamak lazım çünkü bunlar gelip geçicidir. Asil olan bizim yapısal sorunlara çözüm üretmemizdir. Hükümetlerimizin de aslında uzun bir süredir çabası bu noktadadır. Aslında 2000’li yılların başında itibaren Türkiye’nin bir çok yapısal sorunu masaya yatırıldı bir kısmına çözümler üretildi. Ama bu reform süreci dinamik bir süreçtir, süreklilik arz eder ve çözüm üretmeyi gerektirir” dedi.


 Şimşek, “Bu seneye ilişkin büyüme esas itibariyle iç talebin bir miktar güçlü seyredeceğine dayalıdır. Fakat orta vadeli yüksek büyüme hedefleriniz tutturmamız için mutlaka bir süredir üzerinde konuştuğumuz, kamuoyuyla paylaştığımız yol haritasını çok net olarak belirlediğimiz yapısal reformların güçlü bir şekilde uygulanması koşuluna bağlıdır. Bu varsayımlar yapılırken, bu tahminler yapılırken model kurmanız gerekiyor. Modellerin varsayımları lazım. Yüzde 5’lik büyümeyi bugünkü çabayla yakalayamayız. Ancak reform sürecini hızlandırarak başarabiliriz. Orta vadeli programın ön koşullarından bir tanesi verimliliği artıracak, rekabet gücünü artıracak, Türkiye’yi katma değer zincirinde yukarılara çıkartacak yapısal reformların uygulanması varsayımı vardır. Bölgemizde jeopolitik gerginlikler var. Bu gerginlikler daha da artarsa bu büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Reformlarda kısmi ya da hiç ilerleme olmazsa bu da büyümeyi tabi ki olumsuz etkiler. Olur da şartlar küresel para politikasındaki normalleşmeyi hızlandırırsa o da Türkiye’deki büyümeyi olumsuz etkiler” diye konuştu.
 Mehmet Şimşek, hükümetleri döneminde enflasyonu tek haneye düşürdüklerini ifade ederek, “Fakat düşük tek haneye henüz düşüremedik. Yüzde 9 son derece yüksek bir enflasyondur. Diyebilirsiniz ki, ‘daha yeni açıklandı yüzde 6.6’. Doğru. Ama çekirdek enflasyon yüzde 9.4 yani henüz enflasyonda biz kalıcı bir şekilde yüzde 5’e doğru, daha sonrasında yüzde 5’in altına doğru bir gidiş içerisindeyiz demek için gerçekten erken. Enflasyon Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan bir tanesidir ve enflasyonu aşağı çekmenin yolu da yine reformdur” diye konuştu.
 Mehmet Şimşek, “Cari açığı aslında biz bu sene yüzde 4’ün altına çekmeyi hedefliyorduk ve gerçekçi bir hedefti. Fakat maalesef turizm sektöründeki son gelişmeler bunu sınırlayabilir. Buradaki iyileşmeyi sınırlayabilir” dedi.
Mehmet Şimşek, tasarrufların düşük olduğunu belirterek, “Türkiye henüz erken aşama sayılabilecek yükseliş döneminde. Türkiye’nin yatırıma ihtiyacı var. Bu yatırımları iç tasarruflarla finanse etmeli Türkiye. Yarını güçlü bir şekilde kurgulayacaksak, biz başkasının parasıyla uzun süreli büyüyemeyiz. Büyüyebilmemiz için bizim iç tasarrufları artırmamız lazım. Bunun içinde reform gerekiyor. Aslında çok güzel çalışmalar yaptık. Bireysel Emeklilik Sistemini uygulamaya koyduk, büyük bir başarı. Yüksek bütçe maliyetine rağmen başarılı bir şekilde uyguladık. Bu gün 6 milyondan fazla katılımcı, 50 milyardan fazla bir kaynak oluştu. Şimdi bunu güçlendirme zamanı. Tasarrufları artıracağız ki daha çok yatırım yapalım, daha çok yatırım, daha çok verimlilik demek. Bu kadar basit, bu kadar net. Ama yatırımlarda üretken alanlarda olacak. O nedenle de teşvik sistemi var, vergi sistemi var. Fazla kapasite olan alanlara kesinlikle bizim girmememiz gerekiyor. Sektör ismi zikretmek istemiyorum çünkü sektörler biraz alıngan oluyorlar. Nerede en çok fiyat düşüşü yaşanıyorsa onlar zaten biliyorlar” şeklinde konuştu.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Bizim nüfusumuzun önemli bir kısmı kadın, genç. Kadınlarımızda, gençlerimizde, öğrencilerimizde tam zamanlı çalışamıyor. Veya çalışmak istemiyor. Kısmi zamanlı çalışmanın önünü açmak doğru değil miydi? Allah’a şükürler olsun, doğru ve yaptık. Dün gece bildiğim kadarıyla, iş gücü piyasasına bir miktar esneklik kazandıran, kısmı süreli çalışmanın önünü açan çok önemli bir reform, son halini bilmiyorum çünkü uçaktaydım. Ama eğer orijinal haliyle geçtiyse, önemli bir çaba, önemli bir reform, bu dönemin en önemli adımlarından bir tanesi. İstediğimiz kadar radikal değil maalesef. Yani İngiltere normlarında değil. Ama yine de önemli bir çaba, önemli bir başarı, değerli bakanımızı tebrik ediyorum. Nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturuyor. Ama kadınların 3’te biri dahi iş gücü piyasasında yok. Tek kanatla uçamayız. O nedenle de mutlaka kadınların iş gücüne katılımını artıracak teşvik ve diğer politikaları güçlü bir şekilde uygulamaya devam etmemiz lazım” dedi.
Şimşek, “Avrupa Birliği tek başına aslında en büyük reform projesidir. Avrupa birliği sürecini canlı tutabilirsek tek başına Türkiye’yi yüksek gelir grubuna sokacak bileşendir” diye konuştu.
Diğer bir duymak istenilen güncel bilgilerden Havalimanı hakkında konuşmaydı.
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve İGA Yönetim Kurulu üyesi Nihat Özdemir, 3. Havalimanını yaptıklarını, buraya gelecek yolcu ve araç sayısının belli olduğunu belirterek, "Ancak bunu taşıyacak karayolu, demiryolu, metro 2 yıl önce söylememize rağmen ihalelerini bile yapmaya muvaffak olamadık. Bunları yapmazsak limanlarımız, havalimanlarımızın hepsi açıldığında İstanbul'un başına bela olacak yatırımlar haline gelecek" dedi.
Özdemir, "Forum İstanbul 2016"nın ikinci gününde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hem avantajları hem de dezavantajlarının bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin coğrafi anlamdaki avantajlarını anlattı.
İstanbul havalimanından geçen yolcu sayısının yüzde 60'ının transit geçen yolcu olduğunu ifade eden Özdemir, şunları kaydetti:
"Bizim yeni yapacağımız 3. Havalimanı'nda da bu özellikleri kapsayan bir havalimanı yapmaya çalışıyoruz. Büyük bir çalışma var ve bu çalışmayı bu şekilde sürdürür ve herhangi bir aksilik olmazsa 2018'in ilk çeyreğinde bu havalimanımızı 90 milyon yolcu kapasitesi ile açıp havacılık sektörüne sunacağız. Dünyada ve Türkiye'de havacılık sektörü yüzde 10'lar seviyesinde büyüme gösteriyor. Türkiye'de de bu rakam daha yukarıda çıkmaktadır."
Özdemir, Türkiye'nin petrolü, doğal gazı olmadığını, ama katma değeri yüksek olan ürünlere yönelerek 2023 hedeflerine ulaşabileceğini aktararak, ihracat kilogram fiyatlarına dikkati çekti.
 3. Havalimanı'nın Karadeniz sahilinde bir liman yapmayı planladıklarını belirten Özdemir, "Kargo işletmeciliğimizde, akaryakıtın tüketimiyle ilgili kesinlikle Karadeniz sahilinde bir liman yapma ihtiyacımız olduğu gözükmektedir. Bu çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çok büyük olmasa da küçük bir konteyner koymayı hedeflemiş durumdayız. Orada limana uygun arazi bulduk. Çalışmalarımızı yapıyoruz. Bir mendirek ile rıhtım ile ortasını tarayarak konteyner gemilerinin yanaşacağı bir liman haline getireceğiz. Oraya yaklaşan akaryakıt temini yapacak gemilerin 60 bin tondan aşağıda olmaması gerekiyor" diye konuştu.
Haziran ayının sonunda ince işlere başlayacakları için çalışan sayısını 30 bine yükselteceklerini ifade eden Özdemir, "Bizim 3. Havalimanı'ndaki hedeflerimizden biri de 15 dakikada yolcularımızın uçaktan indiği andan itibaren taksiye bindirmektir" şeklinde konuştu.
Özdemir, Türkiye'nin geleceğine, büyümesine güvenerek İskenderun Limanını aldıklarını anlatarak, "Liman değeri olmayan bir liman halindeydi, hemen hemen sıfır kapasite ile çalışıyordu. Aldığımızda çeşitli şartlar vardı, yaptık. Rahatlıkla 300 metre uzunluğunda konteyner gemileri gelip bizim oradan yük alıp, boşaltıp, öyle çalışıyorlar. Şu anda çalışma kapasitesi yüzde 40'lar civarında bulunuyor" diye konuştu.
Liman ve havalimanını yapıp entegre sistem tamamlanmazsa yapılan yatırımların hepsinin boşa çıkacağını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"3. Havalimanını yapıyoruz, buraya gelecek yolcu sayısı belli, araç sayısı da belli. Ancak bunu taşıyacak karayolu, demiryolu, metro 2 yıl önce söylememize rağmen ihalelerini bile yapmaya muvaffak olamadık. İskenderun Limanını almışız. Biz Gaziantep-Şanlıurfa otoyolunu yaptık. Hizmete açılalı 10 yıl oldu. Ana hedef Şanlıurfa'da biten yolu Habur Sınır Kapısına ulaştırmaktı. Bir taraftan da İran'a bağlamaktı. Proje var ama bir türlü yapılamadı.
Ayrıca bu yapılan yolların çoğu demiryolları hariç yap-işlet-devret ile yapılan yatırımlar. Cizre'de olaylar yaşandı. Çimento fabrikalarım var, Irak'ta şantiyelerim var, çimentoyu 2 ay yollayamadım. Bu otoyollar yapılsaydı bu aksilikler olmayacaktı. Tek yol var Cizre'nin ortasından geçiyor, zaten olaylar orda meydana geldi. Şimdi bunları yapmazsak limanlarımız, havalimanlarımızın hepsi açıldığında İstanbul'un başına bela olacak yatırımlar haline gelecek."
yilmazparlar@yahoo.com