12.5.16

Forum İstanbul 2016-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Forum İstanbul 2016

Forum İstanbul 2016
Forum İstanbul 2016 Swiss Hotel^de gerçekleşti. Forum’da beklenen en göze çarpan Ekonimiden sorumlu Bakan Başbakan Yardımcısı Ekonomi bakanı Mehmet Şimşek’in konuşmasıydı.
Ekonomi bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ve dünya için çok temel sorunlar olduğunu ifade ederek, “Biz geçici bir bahar havası yaşıyoruz. Bu geçici bahar havasına aldanmamak lazım çünkü bunlar gelip geçicidir. Asil olan bizim yapısal sorunlara çözüm üretmemizdir. Hükümetlerimizin de aslında uzun bir süredir çabası bu noktadadır. Aslında 2000’li yılların başında itibaren Türkiye’nin bir çok yapısal sorunu masaya yatırıldı bir kısmına çözümler üretildi. Ama bu reform süreci dinamik bir süreçtir, süreklilik arz eder ve çözüm üretmeyi gerektirir” dedi.


 Şimşek, “Bu seneye ilişkin büyüme esas itibariyle iç talebin bir miktar güçlü seyredeceğine dayalıdır. Fakat orta vadeli yüksek büyüme hedefleriniz tutturmamız için mutlaka bir süredir üzerinde konuştuğumuz, kamuoyuyla paylaştığımız yol haritasını çok net olarak belirlediğimiz yapısal reformların güçlü bir şekilde uygulanması koşuluna bağlıdır. Bu varsayımlar yapılırken, bu tahminler yapılırken model kurmanız gerekiyor. Modellerin varsayımları lazım. Yüzde 5’lik büyümeyi bugünkü çabayla yakalayamayız. Ancak reform sürecini hızlandırarak başarabiliriz. Orta vadeli programın ön koşullarından bir tanesi verimliliği artıracak, rekabet gücünü artıracak, Türkiye’yi katma değer zincirinde yukarılara çıkartacak yapısal reformların uygulanması varsayımı vardır. Bölgemizde jeopolitik gerginlikler var. Bu gerginlikler daha da artarsa bu büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Reformlarda kısmi ya da hiç ilerleme olmazsa bu da büyümeyi tabi ki olumsuz etkiler. Olur da şartlar küresel para politikasındaki normalleşmeyi hızlandırırsa o da Türkiye’deki büyümeyi olumsuz etkiler” diye konuştu.
 Mehmet Şimşek, hükümetleri döneminde enflasyonu tek haneye düşürdüklerini ifade ederek, “Fakat düşük tek haneye henüz düşüremedik. Yüzde 9 son derece yüksek bir enflasyondur. Diyebilirsiniz ki, ‘daha yeni açıklandı yüzde 6.6’. Doğru. Ama çekirdek enflasyon yüzde 9.4 yani henüz enflasyonda biz kalıcı bir şekilde yüzde 5’e doğru, daha sonrasında yüzde 5’in altına doğru bir gidiş içerisindeyiz demek için gerçekten erken. Enflasyon Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan bir tanesidir ve enflasyonu aşağı çekmenin yolu da yine reformdur” diye konuştu.
 Mehmet Şimşek, “Cari açığı aslında biz bu sene yüzde 4’ün altına çekmeyi hedefliyorduk ve gerçekçi bir hedefti. Fakat maalesef turizm sektöründeki son gelişmeler bunu sınırlayabilir. Buradaki iyileşmeyi sınırlayabilir” dedi.
Mehmet Şimşek, tasarrufların düşük olduğunu belirterek, “Türkiye henüz erken aşama sayılabilecek yükseliş döneminde. Türkiye’nin yatırıma ihtiyacı var. Bu yatırımları iç tasarruflarla finanse etmeli Türkiye. Yarını güçlü bir şekilde kurgulayacaksak, biz başkasının parasıyla uzun süreli büyüyemeyiz. Büyüyebilmemiz için bizim iç tasarrufları artırmamız lazım. Bunun içinde reform gerekiyor. Aslında çok güzel çalışmalar yaptık. Bireysel Emeklilik Sistemini uygulamaya koyduk, büyük bir başarı. Yüksek bütçe maliyetine rağmen başarılı bir şekilde uyguladık. Bu gün 6 milyondan fazla katılımcı, 50 milyardan fazla bir kaynak oluştu. Şimdi bunu güçlendirme zamanı. Tasarrufları artıracağız ki daha çok yatırım yapalım, daha çok yatırım, daha çok verimlilik demek. Bu kadar basit, bu kadar net. Ama yatırımlarda üretken alanlarda olacak. O nedenle de teşvik sistemi var, vergi sistemi var. Fazla kapasite olan alanlara kesinlikle bizim girmememiz gerekiyor. Sektör ismi zikretmek istemiyorum çünkü sektörler biraz alıngan oluyorlar. Nerede en çok fiyat düşüşü yaşanıyorsa onlar zaten biliyorlar” şeklinde konuştu.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Bizim nüfusumuzun önemli bir kısmı kadın, genç. Kadınlarımızda, gençlerimizde, öğrencilerimizde tam zamanlı çalışamıyor. Veya çalışmak istemiyor. Kısmi zamanlı çalışmanın önünü açmak doğru değil miydi? Allah’a şükürler olsun, doğru ve yaptık. Dün gece bildiğim kadarıyla, iş gücü piyasasına bir miktar esneklik kazandıran, kısmı süreli çalışmanın önünü açan çok önemli bir reform, son halini bilmiyorum çünkü uçaktaydım. Ama eğer orijinal haliyle geçtiyse, önemli bir çaba, önemli bir reform, bu dönemin en önemli adımlarından bir tanesi. İstediğimiz kadar radikal değil maalesef. Yani İngiltere normlarında değil. Ama yine de önemli bir çaba, önemli bir başarı, değerli bakanımızı tebrik ediyorum. Nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturuyor. Ama kadınların 3’te biri dahi iş gücü piyasasında yok. Tek kanatla uçamayız. O nedenle de mutlaka kadınların iş gücüne katılımını artıracak teşvik ve diğer politikaları güçlü bir şekilde uygulamaya devam etmemiz lazım” dedi.
Şimşek, “Avrupa Birliği tek başına aslında en büyük reform projesidir. Avrupa birliği sürecini canlı tutabilirsek tek başına Türkiye’yi yüksek gelir grubuna sokacak bileşendir” diye konuştu.
Diğer bir duymak istenilen güncel bilgilerden Havalimanı hakkında konuşmaydı.
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve İGA Yönetim Kurulu üyesi Nihat Özdemir, 3. Havalimanını yaptıklarını, buraya gelecek yolcu ve araç sayısının belli olduğunu belirterek, "Ancak bunu taşıyacak karayolu, demiryolu, metro 2 yıl önce söylememize rağmen ihalelerini bile yapmaya muvaffak olamadık. Bunları yapmazsak limanlarımız, havalimanlarımızın hepsi açıldığında İstanbul'un başına bela olacak yatırımlar haline gelecek" dedi.
Özdemir, "Forum İstanbul 2016"nın ikinci gününde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hem avantajları hem de dezavantajlarının bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin coğrafi anlamdaki avantajlarını anlattı.
İstanbul havalimanından geçen yolcu sayısının yüzde 60'ının transit geçen yolcu olduğunu ifade eden Özdemir, şunları kaydetti:
"Bizim yeni yapacağımız 3. Havalimanı'nda da bu özellikleri kapsayan bir havalimanı yapmaya çalışıyoruz. Büyük bir çalışma var ve bu çalışmayı bu şekilde sürdürür ve herhangi bir aksilik olmazsa 2018'in ilk çeyreğinde bu havalimanımızı 90 milyon yolcu kapasitesi ile açıp havacılık sektörüne sunacağız. Dünyada ve Türkiye'de havacılık sektörü yüzde 10'lar seviyesinde büyüme gösteriyor. Türkiye'de de bu rakam daha yukarıda çıkmaktadır."
Özdemir, Türkiye'nin petrolü, doğal gazı olmadığını, ama katma değeri yüksek olan ürünlere yönelerek 2023 hedeflerine ulaşabileceğini aktararak, ihracat kilogram fiyatlarına dikkati çekti.
 3. Havalimanı'nın Karadeniz sahilinde bir liman yapmayı planladıklarını belirten Özdemir, "Kargo işletmeciliğimizde, akaryakıtın tüketimiyle ilgili kesinlikle Karadeniz sahilinde bir liman yapma ihtiyacımız olduğu gözükmektedir. Bu çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çok büyük olmasa da küçük bir konteyner koymayı hedeflemiş durumdayız. Orada limana uygun arazi bulduk. Çalışmalarımızı yapıyoruz. Bir mendirek ile rıhtım ile ortasını tarayarak konteyner gemilerinin yanaşacağı bir liman haline getireceğiz. Oraya yaklaşan akaryakıt temini yapacak gemilerin 60 bin tondan aşağıda olmaması gerekiyor" diye konuştu.
Haziran ayının sonunda ince işlere başlayacakları için çalışan sayısını 30 bine yükselteceklerini ifade eden Özdemir, "Bizim 3. Havalimanı'ndaki hedeflerimizden biri de 15 dakikada yolcularımızın uçaktan indiği andan itibaren taksiye bindirmektir" şeklinde konuştu.
Özdemir, Türkiye'nin geleceğine, büyümesine güvenerek İskenderun Limanını aldıklarını anlatarak, "Liman değeri olmayan bir liman halindeydi, hemen hemen sıfır kapasite ile çalışıyordu. Aldığımızda çeşitli şartlar vardı, yaptık. Rahatlıkla 300 metre uzunluğunda konteyner gemileri gelip bizim oradan yük alıp, boşaltıp, öyle çalışıyorlar. Şu anda çalışma kapasitesi yüzde 40'lar civarında bulunuyor" diye konuştu.
Liman ve havalimanını yapıp entegre sistem tamamlanmazsa yapılan yatırımların hepsinin boşa çıkacağını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"3. Havalimanını yapıyoruz, buraya gelecek yolcu sayısı belli, araç sayısı da belli. Ancak bunu taşıyacak karayolu, demiryolu, metro 2 yıl önce söylememize rağmen ihalelerini bile yapmaya muvaffak olamadık. İskenderun Limanını almışız. Biz Gaziantep-Şanlıurfa otoyolunu yaptık. Hizmete açılalı 10 yıl oldu. Ana hedef Şanlıurfa'da biten yolu Habur Sınır Kapısına ulaştırmaktı. Bir taraftan da İran'a bağlamaktı. Proje var ama bir türlü yapılamadı.
Ayrıca bu yapılan yolların çoğu demiryolları hariç yap-işlet-devret ile yapılan yatırımlar. Cizre'de olaylar yaşandı. Çimento fabrikalarım var, Irak'ta şantiyelerim var, çimentoyu 2 ay yollayamadım. Bu otoyollar yapılsaydı bu aksilikler olmayacaktı. Tek yol var Cizre'nin ortasından geçiyor, zaten olaylar orda meydana geldi. Şimdi bunları yapmazsak limanlarımız, havalimanlarımızın hepsi açıldığında İstanbul'un başına bela olacak yatırımlar haline gelecek."
yilmazparlar@yahoo.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder