ECE DORSAY’DA SİNEMADAN KOPAMIYOR Dünyamın Haritası albümüyle zirve yolculuğundaki Ece Dorsay, Babasının izinde sinema-tiyatro tutkusundan kopamıyor. Her fırsatda filme tiyatroya müzik yapıyor. Jingle Tasarımı ve Performansı Ece Dorsay tarafından yapılan 3-28 Mayıs tarihleri arasında yapılacak İstanbul Tiyatro Festivali'nin öne çıkan oyunlardan “E-Mülteci.com” Üsküdar stüdyo sahnede tiyatro sever izleyicileriyle buluşacak Duayen Sinema yazarı Atilla Dorsay’dan ozanlık ve Annesi Leman Dorsay’dan da müzik sevgisi alarak, kendi müziğinin ve sesinin peşinde, ozan-şarkıcı-müzisyen olarak 90’lı yıllardan beri sanat dünyasına adım atan sanatcı pek çok festival ve müzik mekanlarında, sözlerinide kendisinin yazdığı kendi şakılarını icra ediyor
2010 yılı Kırmızı Karanlık albümüyle, ruhundaki evrim ve devrimleri, farklı renkleri cesurca bize sunmuş olan genç sanatçı, şarkılarını yazan, besteleyen, çalan ve özel stüdyosunda kayıt yapan çok yönlü sanatcı her fırsatda yaptığı film müziklerinden büyük keyif alıyor. İstanbul Tiyatro Festivalinde 9 Mayıs 10 mayıs 2016 tarihlerinde Üsküdar Stüdyo Sahne de gösterimi yapılacak ortak yapım tiyatronun kimliği; Ortak Yapımcılar: Compagnie Sur le seuil, Istanbul Theatre Festival, Théâtre du Peuple, Médiathèque Françoise Sagan, MEO, L'Avant-Scène Théâtre Yazan ve Yöneten: Sedef Ecer Müzik Tasarımı ve Canlı Performans: Richard Dubelski Jingle Tasarımı ve Performans: Ece Dorsay Video Tasarımı: François Roman, Mümin Güven Işık Tasarımı: Yüksel Aymaz Kostüm Tasarımı: Bahar Korçan Yapım Müdürü: Barbara Thoma Oynayanlar: Meltem Cumbul, Fehmi Karaarslan Ekrandaki Oyuncular (alfabetik sırayla): Ahu Türkpençe, Ece Dizdar, Fırat Tanış, Gizem Soysaldı, Mathilda May, Okan Bayülgen, Tilbe Saran yilmazparlar@yahoo.com
ERANSAN’IN ÇALIŞMALARI ÖRNEK OLMALI İstanbul Fuar Merkezi'nde 27-29 Nisan 2016 tarihlerinde gerçekleşen, Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı kapsamında Kazan ve Basınçlı Kap sektörünün öncü yenilikçi firmalarından Erensan basın toplantısı düzenledi. Toplantıya üst düzey yöneticileri ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Eren katıldı. Firmaları ve dünyadaki gelişen enerji hakkında gelişmeleri basın mensuplarına aktardı. Ayhan Eren “Sıcak su kazanları ile başlayan hikayemiz, daha sonra endüstriyel kazanlar alanında gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle ihracata dönüştü. Enerji kazanları alanındaki bu çalışmalarla önce iç piyasalarda oluşan pazar, ihracatla da gelişti” sözleriyle başladı. Ülkemizdeki enerji kullanımı ve fiyatları ile ilgili olarak Eren, “Enerji, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de en çok önemsediği konuların başında geliyor. Enerji kaynaklarının belirli bölgelerde olması, enerjinin dağılımı ve maliyetini etkileyen başlıca faktörler. Bölgede Rusya, bir çok Avrupa ülkesi ile Türkiye’nin gaz tedarikini yapan büyük bir oyuncu. Ülkemizle de politik bir takım problemleri var. İran da o bölgede bir gaz tedarikçisi ki İran da bir ambargo ülkesiydi. Ambargoyu kaldırdılar fakat henüz neler olacağı konusu net değil. Amerika’nın Shale Gas kaynaklarına sahip olması dünyadaki gaz fiyatlarını ucuzlattı. Bu da fiyatların düşmesine neden oldu. Bu açıdan bakıldığında, eskiden yükselme eğiliminde olan fiyatlar, bugün düşme eğiliminde. Enerji fiyatlarındaki düşüş cari açığı da olumlu yönde etkiledi. Cari açığı düşürmekle beraber elektrik fiyatlarının tüketici nezdinde artmamasını sağladı” açıklamalarında bulundu. Türkiye’de 2023 hedefleri doğrultusunda kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte 6–7 milyon civarında konut ve ticari bina inşası gerçekleştirilmesi planlandığını bunu olumlu ve fırsat olarak değerlendirdiğini, yıkılıp tekrar yapılacak olan binaların gerek altyapısı gerekse ısıtma-soğutma-havalandırma konusunda yapılacak doğru uygulamalarla gerek merkezi sistem ısıtmalarla gerek yenilenebilir yoğuşma teknolojisi ile veya yenilenebilir enerji kaynaklarıyla akıllı yerleşkeler kurulabilileceğini merkezi sistemle ısıyı enerji kontrol alına alınabileceği ve enerji verimliliği sağlaması yönünden son derece önemli olduğuna işaret etdi. “Su, güneş enerjisi, kazan, kazanların baca gazı vs. Buralar, elektriğini kendi üreten şehirler olabilir. Bu şekilde bir düzenleme yapılırsa çok ciddi tasarruf sağlanabilir. Kombilerin tekrar merkezi sisteme dönmesi, dolayısıyla atık ısıların tekrar geri kazanılması, yoğuşmalı kazanlara geçilerek enerjinin daha verimli kullanılması, tüketicinin daha az gaz ücreti ödemesi ve ülkenin enerji ithalatının düşmesi yoluyla sağlanan tasarruf çok ciddi. Sadece konutlar bazında bakacak olursak, yoğuşmalı ve merkezi sistemle birlikte senede 2–3 milyar metreküp gazdan tasarruf edilebilir” Şeklinde ifade etdi.
Eren, Group Atlantic ile gerçekleştirdikleri ortaklığın güzel bir sinerjiye dönüştüğünü pozitif meyvelerini almaya başladıkları anlamında “Geçen sene itibariyle Erensan, Group Atlantic’in kazan alanındaki Ar-Ge merkezi oldu. Konum olarak faaliyetlerimiz Yozgat’ta gerçekleşiyor. Test stantlarının yenilenmesi ile yeni ürünler geliştirilmeye başlandı. Ortaklığımız güzel bir sinerji hedefiyle başladı. Erensan markalı endüstriyel kazanlar, grup bünyesindeki şirketlerde, Erensan markası ile 2017 yılında pazarlanmaya başlanacak. Biz onlara gidip, bu işin nasıl olması gerektiği yönünde brief ve eğitim vereceğiz. Çünkü onlar, bayi ve diğer satış kanalları yoluyla daha evsel ürünlerin pazarlanması ile ilgileniyorlar. Bizim ürünlerimiz ise, müşterinin ihtiyacına çözüm sunabilecek mühendislik hizmetlerini içeriyor. Sinerjinin bir basamağını da bu çalışma oluşturuyor. Amacımız, pazarımızı gün geçtikçe genişletmek” vizyonları geniş tuttuklarının altın çizdi. Elbetde gerçek olan, Dünyada nüfus artışı, kentleşme, olguları, sanayileşme ve küreselleşme sonucu artan ticaret olanakları enerjiye ve doğal kaynaklara olan talebi artırmıştır. Bu yüzden enerji kaynaklarının tüketicilere yeterli, kaliteli, düşük maliyetli, güvenli bir şekilde ve çevre konusunda da azami ölçüde duyarlılık gösterilerek sunulması gerekmektedir. Doğal kaynakların rasyonel kullanımı, maliyet, arz talep açısından gerekliliği, yer seçimi, teknik gereklilikler ve benzeri tüm yanları, Enerji, özellikle de elektrik enerjisi, insan yaşamında tartışılmaz önceliğe sahiptir. Enerjisiz bir yaşam, günümüz koşullarında mümkün olmadığı gerçeğiyle, gelişen teknoloji ve artan enerji açığı tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yeni enerji kaynaklarına yönelmemizi alternatiflerin üretilmesini gerekliğini ortaya koymuştur.
Yeryüzünde fosil yakıtların neden olduğu sera gazlarının küresel ısınma ve iklim değişiklerine yol açması, diğer yandan nükleer enerji kaynaklarının toplumsal, çevresel ve ekonomik açıdan oldukça maliyetli olması, ülkelerin öz kaynaklarını daha etkin biçimde kullanımının önemini artırmıştır. Basın mensupların projeler hakkındaki sorusu üzerine “Geçtiğimiz yıl enerjide gerçekleştirdiğimiz projeler, Türkiye için mihenk taşı konumunda; Ankara’da Bilkent Hastanesi projesi. 3600 yataklı olacak proje, dünyanın 2’inci büyük hastane projesi. 60 MW’lık bir tesis. Bu gibi kampüsler merkezi sistem kullanarak tüm enerji sistemlerini bir noktada çözüyorlar. Projenin ısıtma çözümü için sıcak su kazanları Erensan tarafından üretildi. Aynı zamanda buranın elektrik enerjisini temin eden doğalgaz motorları var. Bu motorların arkasında 2 adet 4,3 MW, toplam 8.6 MW olan geri dönüşüm kazanlarımız var. Bu gibi yerlerin enerjiyi verimli kullanması ekstra önem arz ediyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı binası da bu kompleksin içerisinde yer alacak.” Yurt dışındaki proje örneğinide vererek “Bir diğer projenin de Basra Körfezi’nde bulunan bir mobil enerji santrali projesi. Kazanlarını yaptığımız en son mobil santral projesi buydu. En son yaptığımız gemi projesinde, 24 tane kazan ve 18 MW’lık motorlar var. Kıbrıs’ın komple elektrik ihtiyacını tek başına sağlayabilen bir gemi olacak. Bu sabah itibariyle arkadaşlarımız Endonezya’da 12 kazanlı ve 12 motorlu santrala start verdiler. Geçen ay Gana’daki santrali bitirmiştik. Önümüzdeki ay Tunus ve Afrika’daki yeni santrallardaki atık ısı projelerini hayata geçireceğiz. Bu projeleri internet üzerinden kendi yazdığımız programlarla takip edebiliyoruz. Yazılımla ilgili herhangi bir müdahale yapılması gerektiğinde, buradan müdahale edilebiliyor” şeklinde cevapladı. Yine diğer bir gerçek şu ki; Enerji sektörü, ülkelerin kalkınma politikaları içinde hayati önem taşıyan stratejik bir alan niteliğinde olması, ve fosil yakıtların hızla tükenir olması, alternatif enerji kaynaklarının artan talebi karşılayacak ticari olgunluğa henüz erişememiş olması, artan enerji fiyatları ve küresel ısınma gibi sorunların da ortaya çıkması, kaygıları beraberinde getiriyor. Fosil yakıt kaynaklarının sınırlı olması, çevresel problemlere neden olması ve ülkeleri dışa bağımlı kılmaları gibi bazı etkenler Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgiyi ve talebi artırmaktadır. Sürdürülebilir bir gelecek için yeni fikirlere ve eylem programlarına ihtiyaç vardır. Enerjiye ucuz, güvenilir, kaliteli, yeterli ve sürdürülebilir şekilde erişim en temel insan hakkıdır. Dünya ölçeğinde enerji sorununun çözümü için işbirliğinin artması ve çözümler geliştirilmesi enerjinin verimli kullanımı gerklidir. Eransan’ın çalışmaları model ve örnek olmalı. yilmazparlar@yahoo.com PARLAR MEDYA
LOJİSTİKDE KURUMSALLAŞMAK ŞART Katmerli sohbetlerde lojistik duayenlerinden Ali Avcı başarı için neler dedi? Faruk Güllüoğlu Şirinevler Şubesi’nde Faruk Güllüoğlu ev sahipliğinde her ay gerçekleşmekte olan Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, Gazeteci Fikri Türkel ve Faruk Güllüoğlu tarafından yürütülen Katmerli Sohbetler toplantının nisan ayı konuk konuşmacısı, bünyesinde Ceynak, Ceysan, Ceyport, Ceymar, Samsunport gibi şirketleri bulunduran Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı’ydı. Ali Avcı “ Lojistikde verimli ve optimal başarı için hizmet alan hizmet veren her firma kurumsallaşmak zorundadır”
27 nisan 2016 tarihinde geleneksel olarak düzenlenen Katmerli Sohbetler toplantının yönetimini yapan Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve YAPDER yeni arayışlar Platformu Derneği Başkanı Celal Toprak, ay içerisinde gerçekleşen etkinliklerinin bilgilerini paylaştıkdan sonra ALLFOREX Başkanından finans gelişmeleri hakkında kısa bilgi vermesi için firma ilgilerini davet etdi. İlgililer forex ve dünya son finansal gelişmeleri hakkında bilgilendirdiler. Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı ile söyleşinin moderatörlüğünü onur plaket ödüllü Gözlem gazetesi ekonomi yazarı Metiner Sezer üstlendi. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak konuşmanın konusunu lojistiğin ülkemizdeki gelişimini ve başarı öyküsü ana hatlarıyla temalandırdı.
Ekonomi yazarı Metiner Sezer kısa biyoğrafisini yaptıkdan sonra “Ali Avcı Türkiye ekonomisinin önemli aktörlerinden Ali Avcı seneler önce tanıdığım, ticari ve insani zekâsına hayran kaldığım bir iş adamı. Başarıdan başarıya koşan bir müteşebbis.” Dedikden sonra Sezer Türkiye’nin en büyük tahıl ve likit yağ lojistik firması Ceynak onun amiral gemisi olduğunu Ceyhan’da faaliyet gösteren bir nakliyat şirketi olarak kurduğu Ceynak’ın Ceyhan’da başlayan,Mersin ve daha sonra da İstanbul’a uzanan başarı öyküsünü anlatmasını istedi. Samsunport Limanı’nı devraldıktan sonra çok yoğun bir çalışma gerçekleştirerek çok kısa sürede limanı baştan yaratan Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı Daima profesyonellerle çalışmış olmanın firmasına kazandırdığı değerlere temas ederken Ceyhan’ın “Cey”i ile nakliyatın “Nak”ını bileştirip “Ceynak” logosunu bulma hikâyesine temas etti. İşi gereği Türkiye’nin hemen her limanında “likit yağ deposu” ve “tahıl silosu” kuran Ceynak’ın liman işletmeciliği öyküsünü de anlatan Ali Avcı; Samsun Limanı’nı Özelleştirme İdaresi’nden alma nedenini şöyle açıkladı: “Biz lojistik yapıyorduk ama işlerimizin çoğu limanlardaydı. Liman lojistiği yapıyorduk yani. Seneler içinde liman işletmeciliğini öğrenmiştik. Samsun Limanı’nı hantallaşmış ve zarar eder duruma gelmişti. 2010 yılında, Özelleştirme İdaresi tarafından ihaleye çıkardı. İhaleyi kazandık ve limanın 36 yıllık işletme hakkını 125 milyon dolar karşılığında satın aldık. 40 milyon dolara yakın yatırım yapıp limanı kısa sürede modern bir yapıya kavuşturarak kâr eder hale getirdik. Samsun Limanı bugün Türkiye’nin en stratejik limanlarından biri oldu.”
Oldukça sade bir iş prensibi olduğunun altını çizen Avcı, başarı sırrını açıklarken, “Bildiğin işi yap ve tüm enerjinle işine odaklan” fikriyle hareket ettiğini söyledi. Lojistik sektörün kurumsallaşmasında önemli rol üstlenen lojistik sektörünün ekonomiyle birlikte büyümesi gerektiğine dikkat çekti. “Lojistik sektörü stratejik bir sektördür. Lojistik olmadan ekonomi olmaz. Türkiye jeopolitik konumu önem arz eden bir coğrafyada yer alıyor. Lojistik sektörü için ideal bir coğrafya. Altyapı eksikleri giderildiği ve sektör kayıt altına alındığı takdirde Türk lojistik sektörü ekonomiye önemli katkı sağlar ve her sene bu artan katkı.”dedi. Şimdi lojistiğin ülkemizdeki gelişimine ve rekabet vizyonuna bakalım. Türkiye, lokasyon olarak Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa arasında bir aktarma merkezi oluşumu avantajlı konumuyla adeta lojistik üssü gibidir. Lojistik, uzun dönemde toplumun genel refah düzeyini artırmaya yardım amacıyla, ürünlerin kaynağından nihai kullanıcılarına ulaşmalarını planlamak, organize etmek, taşıma ve depolama işlemlerini gerçekleştirmek ve bu süreci verimli ve optimal bir şekilde yapması gerekir.
Küreselleşme süreciyle birlikte teknoloji, iletişim ve ticaret alanında birbirine giderek yakınlaşan ekonomiler, aynı zamanda üretim ve pazarlamanın uluslararasılaşması arenasında, firmaları yurtiçi yurtdışı zorlu rekabet, ekonomik koşulların değişkenliği, belirsizliği kriz dönemlerinde farklı yönlerden etkilenmektedir. Daha kaliteli ürünleri daha ucuza üretebilmenin ve pazarlayabilmenin yollarını arayan firmalar teknoloji, iletişim ve ticaret alanında ekonomilerin birbirlerine giderek yakınlaşmaları, herhangi bir bölgesinden diğerine mal, hizmet ve bilgi alışverişi hızlı ve etkin erişim olanakları sayesinde kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmek zorunluluğunu taşımaktalar. Artık dünyanın Küresel rekabet ortamında başarılı olabilmek için üretilen ürünlerin dünya üzerindeki farklı yerlerde bulunan ve birbirlerinden farklı olan müşterilerin isteklerini karşılaması koşulu giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu durum; tüm işletmecilik etkinliklerinde lojistik sektörünün önemini giderek artırmaktadır. Bilişim teknolojileri kullanımıyla performans artısı sağlanmaktadır. Bilişim sistemleri kullanan lojistik isletmelerde fonksiyonel birimler ve yöneticileri coğrafi olarak nerede konumlandıkları önemli olmaksızın ağlar aracılığıyla birbirine bağlı proje lojistik sektöründe de, sektörel birtakım özellikler de dikkate alındığında bilişim teknolojileri etkin bir biçimde kullanıldığında genel işletme performansına önemli katkılar sağlayacaktır. Bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler maliyet, zaman, kalite ve hizmet konularında işletme faaliyetlerini sürekli olarak etkilemekte ve değiştirmektedir. Kurumsallaşmak şart Şimdi bizdeki lojistik sektöründeki firma türlerine bakalım; Küçük firmalar, Daha çok spot işler yapan geleneksel biçimde çalışmakta ve modern iş anlayışından uzak, Kalıcı politikaları, ilkeleri ve pazarlama stratejileri yoktur. Kobiler, kökeni taşımacılık sektörüne dayanan, piyasa koşullarını bilen, bir global olmaya çalışan firmalardır. Büyük firmalar, Bir holding bünyesinde olan, uluslararası boyutta iş yapabilme yeteneğinde olan ve global partneri olan veya olmayan bu firmalar katma değere önem veren firmalardır. Yabancı firmaların Türkiye Şubeleri, Uluslararası marka olma avantajını kullanarak güven sağlayan ve kendi standartlarında hizmet veren firmalardır. Kuruluşu kargo şirketi statüsünde olan ve daha sonra aynı isimle bir lojistik firması kuran firmalar.
Bir dönem İstikrarlı ekonomik büyüme, ülkelerin yatırım rejimlerinde devam eden liberalleşme, finansman koşullarında yaşanan elverişli ortam, emtia fiyatlarındaki yükselmelerin uluslararası şirket birleşmeleri ve değerlerini arttırması sonucunda çok uluslu işletmelerin uluslararası stratejilerini devam ettiren sektörün bu dönemdeki faktörlerin başında dijital dönüşüme geçmeleri gerekiyor. Trendleri, iletişimi, iyi kullanabilen firmalar ön plana çıkacaktır. Eski dönemde 75 yıl ortalama ayakda kalabilen firmalar bu dönemde 15 yıl kadar ortalama ayakta kalma süresine sahip. Ancak teknolojik platformları değerlendirebilen süresini uzatabilecekdir. yilmazparlar@yahoo.com