Daraya : Bombalar altındaki kütüphane Suriye dramından bir kesit. Daraya : Bombalar altındaki kütüphane belgeseli bir kere daha gösterdi ki; mülteci ve sığınmacılara karşı empatiyle yanaşalım, Nefret algısını kıralım. 19 Mart 2019 Salı günü Fransız Kültür merkezinde Fransa İstanbul Başkonsolos yardımcısı Aurélien Maillet ve Fransız Kültür Merkezi müdürü Matthieu Bardıaux’nun da katılımıyla Delphine Minoui’nin “Daraya kitap pasörleri : Suriye’de gizli bir kütüphane” belgeseli gösterildi.
Yoğun seyircinin izlediği, Daraya kitap pasörleri : Suriye’de gizli bir kütüphane” kitabının devamı olarak tanımlayabileceğimiz “Daraya: Bombaların altındaki kütüphane” belgesel sonrası, Le Figaro gazetesinin Orta-Doğu uzmanı İstanbul muhabiri, yönetmen Delphine Minoui ve Suriyeli belgesel kahramanları ile söyleşi gerçekleşti. Suriye’deki siyasal olaylarla ülkelerindeki çıkan iç savaş üzerine ailelerini korumak adına 7 yıl önce başlayan zorunlu göç sonucunda, bugün 3 milyon 600 bin civarında ülkemizde bulunan mültecilere ön yargılı yerine empati kurarak yanaşalım. Geçmişle bugün arasında bu film, 2011 Suriye devrimi esnasında yolları kesişen üç genç Suriyelinin hikayesini anlatıyor.
Bu belgesel ile birlikde hatırlamamız gereken mültecilerin dünya çapında zorlu yaşam şartlarına karşı uluslararası duyarlılığın artması gerektiğidir. Dünya genelindeki mültecilerin yüzde 55'i Suriye, Afganistan ve Güney Sudan'dan geliyor. UNHCR verilerine göre Türkiye'de her 28 kişiden birinin mülteci olduğu, Türkiye en fazla sayıda mülteci ağırlayan ülke, mültecilerin yüzde 51'ini 18 yaş altı çocuklar oluşturuyor. Habitat Derneği’nin, Suriyelilerin Türkiye ekonomisine artı değer katmaları için Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile birlikte hayata geçirdiği İMECE Programı devam etmektedir. Belgesel konusu, Şehrin sürekli bombalanmasına rağmen, Esad karşıtı ayaklanmaların beşiklerinden biri olan Daraya’da, üç arkadaş molozlar arasından kitapları toplayıp, yasadışı bir kütüphane kurarlar. Dört yıl boyunca devam eden kuşatma (2012-2016) süresinde, bu kütüphane barış ve özgürlüğün sığınağına dönüşür. Bugün savaş sebebiyle yolları ayrılan ve bazıları Türkiye'ye sürgün edilenler, Daraya'nın demokratikleşme rüyasını gerçekleştirmek üzere ellerinden geleni yapıyorlar. Söyleşide izleyicilerin soruları cevaplandırıldı. Zeynep Peker Fransızca-Türkçe tecümanlğını üstlendi. Delphine Minoui 2006 yılında İran ve Irak'ta yaptığı röportajları için Albert Londres gazetecilik ödülüne layık görülmüştü. Son yirmi yılın Arap-Müslüman dünyasındaki önemli olayları gündeme taşımıştı. “Daraya: Bombaların altındaki kütüphane” belgeseli, “Daraya kitap pasörleri : Suriye'de gizli bir kütüphane” adlı kitabının devamı niteliğindedir (Le Seuil yayınları, 2017, ELLE 2018 Belge kategorisinde okuyucu büyük ödülü). yilmazparlar@yahoo.com
Maratona Sahip Çıkalım İstanbul’un global bir marka olmasına katkıda bulunuyor. 7 Nisan 2019 Pazar günü koşulacak. İstanbul Yarı Maratonu Dünyanın en iyi 10 maratonundan biri olarak gösterilirken, neden ilk sırada değiliz, kriter nedir sorumuzun cevabı..
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul tarafından düzenlenen 7 Nisan 2019 Pazar günü koşulacak olan İstanbul Yarı Maratonun Basın toplantısı 19 mart 2019 Selı günü Sepetciler Kasrı’nda gerçekleşti. Basın toplantısına İBB Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ, Spor İstanbul Genel Müdürü Abdulhalim Aksu, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintımar ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy katıldı
Basın Toplantısında şimdiye kadar kayıt yaptıran sporcu sorumuza 8 bin ancak 10 bini aşmasını bekliyoruz cevabını, aldık. Neden Dünyanın ilk birinci sırada anılan maroton değiliz. Organizasyon niteliğimi belirliyor, Yıldız sporcuların katılım yüzdesimi, koşan sporcu sayısımı, sorumuza, her bir faktöre ilave başlama bitirme sayısı ve seyirci yani halkın marauona olan ilgisi büyük avantal kazandırdığı önemli yaptığı, halkın rolünün altı çizildi. “Gel Beraber Koşalım” sloganı ile koşulacak maratona “Gel Beraber Seyredelim “ Maratonumuza sahip çıkalım eklemek gerekiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ, “İlkbahardan yaza girerken böyle güzel bir mevsimde, güzel bir havada herkesi yarı maratona bekliyoruz. Her sene daha fazla sporcu, daha fazla katılımcı görmek istiyoruz Şehir maratonları, tüm dünyada gelişmiş ülkelerde şehrin vizyonu ve dünyaya tanıtımı anlamında elçilik görevi üstlenen ve spor, sağlık ve turizm kültürüne katkıda bulunan önemli bir araç. Bizim organizasyonlarımız da aynı misyona hizmet ediyor. Vodafone İstanbul Yarı Maratonu bu sene ‘Gel Beraber Koşalım’ söylemiyle tüm İstanbulluları harekete, spora, sağlığa davet ediyor. Yarı Maraton birkaç yıldır ‘Sağlık İçin Koş’ temasını destekleyerek devam ediyor” dedi Spor İstanbul Genel Müdürü Abdulhalim Aksu, “Maraton 40’a yakın kuruluşla yaklaşık 3 bin personel ve 500 gönüllüyle birlikte aylar süren çalışmaların sonunda gerçekleştirilen bir organizasyon. İstanbul’un marka bir organizasyonu. İnşallah önümüzdeki senelerde bunu daha yukarılara taşıyacağız. Bu sene 100’e yakın ülkeden 10 bin sporcuyla parkura çıkıyor olacağız. Son 10 günlük kayıt süremiz devam ediyor. Beşiktaş Meydanı ve Bağdat Caddesi’ndeki stantlarımızın yanı sıra web sitemiz üzerinden de vatandaşlarımız kayıtlarını gerçekleştirebilir” bilgilerini verdi.
Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, “Vodafone İstanbul Yarı Maratonu, Vodafone İstanbul Maratonu ile birlikte yeni açıklanan olimpiyat kotalarındaki yeni sisteme göre dünyada olimpiyat kotasına en yüksek puanı veren yarışlardan birisi konumuna geldi. Vodafone İstanbul Yarı Maratonu, ülkemizin güçlü bir şekilde ilerleyen spor markalarından biri.” Olduğunu belirtdi. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy “Şehir maratonları sadece bir spor aktivitesi değil aynı zamanda kentlerin tanıtımına, global marka olmasına ve kültürel değere çok önemli katkı sağlıyor. Aynı zamanda şehirlerin bilinirliğini de dünya çapında artırıyor. Biz de Vodafone İstanbul Yarı Maratonu ile birlikte İstanbul’un global bir marka olmasına katkıda bulunuyor olmaktan mutluyuz” dedi. Basın mensupların soruların cevaplanmasıyla toplantı son buldu. yilmazparlar@yahoo.com
32. Uluslararası Tüketici Zirvesi 15 mart 2019 Cuma günü Çırağan Palace Kempinski Hotelde gerçekleşen 32. Uluslararası Tüketici Zirvesi’nde tüketicinin yerelden globale doğru giden tüketim eğilimleri, dijitalleşme, marka yönetimi, global marka olma yolunda sosyal medya ve yeni trend tüketici konuları ele alındı.
Bilindiği gibi 1985 Yılında Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı, 15 Mart’ı Dünya Tüketiciler Günü olarak kabul etmiştir. 1988 yılında dönemin Maliye Bakanı Adnan Kahveci’nin enformasyon desteği ile başlayan Uluslararası Tüketici Zirvesi, Dünya Tüketici Hakları Günü 15 martda gerçekleşiyor. Lobin İnternational Başkanı Fahri Ustaoğlu’nun açılış konuşmasından sonra Dijital Ekonomi ve Bilişim Çağında Bilinçli Tüketici konulu ilk oturuma geçildi.
DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkan Yardımcısı Moderatör: Musa Karademir Dijitalleşmenin tetiklediği değişim sürecinde keşfedilen geliştirilen bilgi teknolojileri, operasyon süreçlerinin dijitalleştirilmesi, müşteri deneyimi ve servis tasarımı, online satış ve pazarlama, dijital kanalların tasarımı gibi tüm olgularında tüketici tarafından uyumun önemi hakkında özet giriş yaparak panelistlere sorular yöneltdi. Türkiye ekonomisinin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için hayati konuma sahip "dijital dönüşüm" birçok sektörün olduğu gibi sağlık sektörünün de ana gündem maddesi. Sağlıklı ve gelişmiş toplum hedefine ulaşabilmek ancak iyi örgütlenmiş bir sağlık sistemi ile mümkündür. İyi örgütlenmiş bir sağlık sisteminin oluşturulmasında sağlık bilişim sistemlerinin önemi oldukça büyüktür.
Nesnelerin interneti, makineler arası iletişim, bulut bilişim, büyük veri, giyilebilir ve taşınabilir teknolojiler gibi dijital dönüşümün yapı taşları sağlık sistemini derinden etkiliyor. Viyana Eyalet Sağlık Bakanlığı BM Dünya Sağlık Örgütü Temsilcisi Safile Usul Dünya Sağlık Örgütü'nün, Dünya çapındaki ağ üyelerin derinlemesine incelelendiğinde bilgi, bilgi ve tecrübe alışverişini kolaylaştırmak için dünya çapındaki şehirleri ve toplulukları birbirine bağlamak; ve uygun yenilikçi ve kanıta dayalı çözümler bulmak için şehirleri ve toplulukları desteklemek adına dijitalleşmenin önemime dokunarak, iyi ruh toplumları olma gereğine değindi. Yaşamda çağdaş tüketici kültürüne ve iyi yaşamın arzu memnuniyetine dayalı olarak iyi ruh toplumu Türkiye’sinde saygın statü, hakları olan tüketiciyi tanımladıkdan sonra, dijitaleşme ile her bilgiye erişimin kolaylığından, takip edilmesiyle neticeye çok çabuk gidilebileceği ve hasta sorunun çözüm avantajlarını sundu.
Workcube Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Turhan, Ticaretin doğasının değişmesinden dijitalleşme ile yeni bir paradiğma dijital dönüşümü sürükleyen teknoloji değil strateji olduğunu ticaretde krallığın, gücün topluluklara geçtiğini vurguladı. Üç yeni ve yararlı kavramı doğru şekilde kullanmaları durumunda onların gelecekteki başarılarını belirleyecek. Müşterinin yaptığı iş, Müşterinin deneyimi, Müşteri ile temas. Detaylarıyla açıklandı. Yeni dünyanın dijital rakipleri şubesiz bankalar, otelsiz konaklama şirketleri, araçsız lojistikler, deposuz tüccarlar şeklinde örnekler gibi şirketlerin, iş yapış şekillerindeki dönüşümleri, dijital teknolojileri bütünleştirme detayları ile kontrol ederek hızlı büyüme sağlayabilirler. Dijital dönüşüm stratejisibe sahip olmaları gereğini belirtdi.
Dünyada Dijitalleşme Ve Elektronik Ticaret Gelişmeleri –Türkiye Yansımaları konulu diğer oturumda; Esas Holding’den Berrak Kutsoy, Girişimcilik olgusunun gelişmesinde rol alan önemli isimlerden. Girişimcilikde Risk alma cesaret ile birlikde yetenek ve bilgi özelliği kazandıran yol haritalarını empoze eden uzun yıllar Genç Girişimciler Kurulu Danışmanlığını yürütmektedir. Özellikle Kadın ve genç girişimcilerle ilgili bilgi verdikden sonra, Türkiye’nin en dijital ulaştırma şirketi olma başarısını gösterdiği söylenen, firması Pegasus Hava Yollarının dijitalleşmesini örnekledi. Sabiha Gökcen Hava Limanında valiz kontrolundan-Uçuş bilet –Biniş kartı vs. her işlemlerin yapıldığı dijitaller noktalarını olduğu bilgileri verdi.
Ekonomi Gazetecileri Dernek Başkanı ve TGRT Ekonomi Haber Müdürü Celal Toprak girişimcilere sermaye, zaman, bilgi ve network sağlamanın yanı sıra sisteme inovatif çözümler üzerine yoğunlaşmış girişimcilerin önünün açılmasının ve günümüzün dijital bağlantılı yeni dünya düzeninde Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin yaşamsal rol oynadığına dikkat çekti. Yatırımda, girişimcilikda, inovasyonla dijitalleşen birey ve kurumlar dijital dönüşümünde önemli ekonomik gelişim fırsatlarını da beraberinde getirdiğini dile getirdi. Dijitalleşme alanındaki bu inovatif girişimleri, ekonomimize kazandırmak ve özellikle inovatif projeleri fikir aşamasından büyüme aşamasına kadar değerlendirerek altyapı, pazarlama, mentorluk, finansman ve eğitim desteği girişimcilerin başarılı iş fikirlerinin ekonomiye kazandırılmasını ve onlar için sürdürülebilir bir gelir kapısı yaratılması gereğinin altını çizdi. 32. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi kapsamında ödül törenide gerçekleştirildi.Ödül töreninin açılış konuşmasını, zirveyi düzenleyen Lob'in Turkey Başkanı Fahri Ustaoğlu yaptı. Gecede, ekonomi, marka ve medya alanında başarı gösterenlere ödüller takdim edildi. yilmazparlar@yahoo.com