28.10.18

Hedef Bir Milyon Çinli Turist-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Hedef Bir Milyon Çinli Turist



HEDEF BİR MİLYON ÇİNLİ TURİST

2019 Çin’de Türk yılı ilan edilmesiyle birlikde tüm gözler Çin’den gelebilecek öngürülü hedef turist sayısı bir milyona çevrildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Ortadoğu Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği (OTSAD), Peter Pan Travel iş birliğiyle, Çin'den Türkiye'ye 1 milyon turist getirilmesi projesi kapsamında 26 Ekim 2018 Cuma günü Sait Halim Paşa yalısında  basın toplantısı düzenlendi.


Basın Toplantısına, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Çoşkun Yılmaz, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Zeki Güvercin, OTSAD Yönetim KuruluBaşkanı Hüseyin Kırk, Çin Tüekiye iş adamları derneği başkanı,  Çinli turizm sektörü temsilcisleri katıldılar.


İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Çoşkun Yılmaz, “Türkiye ve Çin arasındaki başta ticaret ve teknoloji olmak üzere birçok alanda ilişkiler hızla ilerlemektedir.
Artan ilişkilerin turistik seyahatlerle desteklenmesi her iki devletin ve toplumun karşılıklı kazanımı olacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu turistik değerler açısından dünyadaki birçok ülkenin önünde yer almaktadır. Türkiye ve Çin, dünyanın en eski medeniyetleri arasındadır. Son yıllarda Türkiye ve Çin arasındaki başta ticaret ve teknoloji olmak üzere birçok alandaki ilişkiler hızla ilerliyor. Artan ilişkilerin turistik seyahatlerle desteklenmesi, her iki devletin ve toplumun karşılıklı kazanımı olacaktır. İstanbul, kongre turizmi, mutfak kültürü, mimari eserler gibi birçok alana ilişkin farklı medeniyetlere ait değerleri sunar." Dedi.


Çin Temsilcisi “Çinlilerin beslenme alışkanlıkları farklı. Çin yemeklerinin yapıldığı restoran sayısı artmalıdır. İstanbul sonrası bir çok destinasyonlara daha uğrıyacağız. Ayrıca Hava yolu direk uşuşlar olmalı”şeklinde ön planda olması gerekenleri sıraladı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Zeki Güvercin “Çin Türkiye için çok önemli bir yere sahip.  İki ülke değişen dünya dengelerinde önemli iş birlikleri yaptı.  Bu yıl Türkiye'de turizmde ve yatak doluluk oranında artış yaşandı. Bu yıl turist sayımız ciddi rakamlara ulaştı. Hedefimiz 50-60 milyon turist. Çin de bizim açımızdan çok önemli bir ülke. Çinlilerin hem gezmek hem ticaret yapmak için Türkiye'ye gelmesini önemsiyoruz. Umarım turizm alanında Çinli misafir sayımız hızla artar." Açıklamalarında bulundu.



OTSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kırk “Çin'den nüfusuna oranla Türkiye'ye çok az turist geliyor. Getirdiğimiz ülkeler Katar, Dubai nufuslarına oranla Çin’den çok sayıda turist gelemekde. Çin'den gelen turist sayısını gelecek yıl artıracağına inanıyorum. Türkiye  sağlık ve kongre turizmi alanında son dönemde çok ilerledi. 2019'da 1 milyon Çinli turisti ağırlamayı hedeflemekteyiz. THY başta olmak üzere diğer havayollarının Çin'e sefer sayılarını artırmalarını talep ettik. 
Hüseyin Kırk kendisine verilen hatıra çin porselen tabağı alırken, şartlı olarak kabul etdi. “1 Milyon Çin Turist getireceğinize söz veriyormusunuz.” şeklinde Çin Seyahat acenta sahibinden söz aldı.
yilmazparlar@yahoo.com

5.Türk Tıp Dünyası Kurultayı-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
5.Türk Tıp Dünyası Kurultayı-

 5.Türk Tıp Dünyası Kurultayı

“5.Türk Tıp Dünyası Kurultayı” Türk tıp dünyasının önde gelen isimlerini İstanbul’da buluşturuyor.

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) öncülüğünde, Cumhurbaşkanlığının himayesinde, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) işbirliğinde gerçekleştirilen “5.Türk Tıp Dünyası Kurultayı” 27 Ekim Cumartesi günü, Intercontinental İstanbul Otel’de başladı.

Dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları, sağlık bakanları, akademisyenler ve sağlık sektörü paydaşlarını buluşturan kurultayda bu yıl; diyabet, obezite, kalp damar hastalıkları, kanserler ve solunum yolu hastalıkları gibi toplum sağlığını önemli şekilde ilgilendiren bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların önlenmesi, kontrolü ve yönetilmesi ele alınıyor.




Türkiye’de ölümlerin %90’ına yakını kronik hastalıklardan kaynaklanıyor




Devletin bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle yaptığı sağlık harcamaları engellilik ödemeleriyle birlikte 24.6 milyar TL’yi buluyor. Hastalıkların neden olduğu erken ölüm ve iş gücü kayıplarıyla birlikte toplamda 45.1 milyar TL’lik bir ekonomik kayıp yaşanıyor. 


5.Türk Tıp Dünyası Kurultayı, diyabet, obezite, kalp damar ve solunum yolu rahatsızlıkları gibi bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar hakkında kamu tarafında ve toplumda farkındalık yaratarak; önlenmesi, denetimi ve kontrolünü amaçlıyor. TÜSEB tarafından organize edilen Kurultay, Cumhurbaşkanlığı himayesi ve Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü’nün işbirliğinde uluslararası boyutta gerçekleştiriliyor. 53 ülkeden sağlık bakanları, bilim insanları, tıp alanında uzman akademisyenler kronik hastalıkların sebepleri, olumsuz sonuçlarının azaltılması gibi güncel sorunları, yeni bilimsel araştırmalar ışığında ele alıyor. 

Dünyaca ünlü bilim insanları katılıyor
Kurultaya başta ABD, Avrupa ve Türk Cumhuriyetlerinde yaşayan bilim insanları olmak üzere dünyanın dört yanından bilim insanları katılım gösteriyor. ABD Michigan, Yale, Cleveland, Harvard üniversitesinin yanı sıra İstanbul, Ege, Yeditepe, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Hacettepe, KTÜ ve Gazi gibi pek çok saygın üniversiteden bilim insanları panellerde görev alıyor. 
Tuomilehto: Haftada 4 saat fiziksel aktivite, diyabet riskini yüzde 65 azaltıyor.
Halk sağlığı ve özellikle kronik hastalıkların önlenmesi alanında dünyaca ünlü bilim insanı Profesör Dr. Jaakko Tuomilehto, Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na katılan isimler arasında yer alıyor. Finlandiyalı Profesör kurultayın ilk günü gerçekleştirdiği sunumda, diyabetin önlenmesi ile diyabet riskinin azaltılması konusunda yapılan çalışmaları ve sonuçlarını paylaştı. Diyabetin önlenmesinin hayalden gerçeğe dönüşebileceğine dikkat çeken Dr. Tuomilehto; kilo kontrolü, yağ alımının azaltılması, yeterli lif alımı ve fiziksel aktivitenin bu anlamda hayati önem taşıdığını söyledi. Dr. Tuomilehto: “Özellikle fiziksel aktivite ile ilgili çok detaylı veriler topladık. Haftada en az 4 saat egzersiz yapan bir kişinin diyabete yakalanma riskinin yapmayana oranla yüzde 65 azaldığını görüyoruz” dedi.  Obezite ve diyabetin birbiriyle doğrudan ilişkili olduğunu da belirten Tuomilehto, beden ağırlığının azalmasına paralel olarak diyabet riskinin de düşeceğini söyledi.



Dr. Rifat Atun yeni sağlık sistemini anlatıyor

Harvard Üniversitesi’nden Kıbrıslı Türk Bilim insanı Prof. Rifat Atun, sağlık sisteminde bütüncül bireysel sağlığa odaklanan yeni sağlık sistemi hakkında bilgiler verdi.  Dünyada insan ölümlerinin yüzde 70’inin bulaşıcı olmayan kronik hastalıklardan kaynaklandığını belirten Atun, küresel sağlık sisteminin bu konuda büyük bir başarısızlık gösterdiğini söyledi. Dr.Atun, sağlık sisteminin sadece hastalıkları tedavi eden bir anlayıştan kurtulup, hastalıkları önlemeyi esas alan ve sağlıklı yaşama teşvik eden bir sistem olarak yeniden düşünülüp keşfedilmesi gerektiğini vurguladı. Verimli, etkin, eşit ve cevap verebilir yeni bir sistemin gerekliliğine dikkat çeken Atun, 21.yüzyılın ihtiyaç duyduğu birincil sağlık hizmetleri için; insana yatırım, kamu, özel sektör ve vakıfların işbirliği, gözlem ve verinin kullanılması ile güçlü bir devlet iradesi şart olduğuna vurgu yaptı.



Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni modelleme aracı: Prime

DSÖ’nün yeni modelleme aracı PRIME hakkında bilgi veren Dr. Kremlin Wickramasinghe: “DSÖ tarafından ücretsiz sunulan bu sistemde, ülkelerden risk faktörlerine göre istatistiki bilgiler toplayıp uygulanabilir senaryolar oluşturuyoruz. Kronik olmayan hastalıkları tetikleyen ve kurultayda ısrarla vurgulanan; doğru beslenme, fiziksel aktivite, tütün kullanımı, alkol tüketimi gibi bazı faktörler var. Bu faktörler üzerinde kontrol sağlanması ve buna bağlı hastalıkların azaltılabilmesi için ülke yönetimlerine, uygulanabilecekleri planlar sunuyoruz. Örneğin Rusya’da alkol vergilendirilmesi üzerine çalışıldı. Ülkedeki tüketim oluşturacağımız plan ile ne kadar değişebilir ve ‘Prime’ sistemi bu şekilde kaç hayatı kurtarabilir diye bakıyoruz. ‘Prime’ sisteminin uygulandığı bir diğer örnek ülke ise Portekiz. Kronik bulaşıcı olmayan hastalıkların azaltılması maksadıyla toplumda tuz ve şeker kullanımını 2021 yılına kadar azaltma yönünde hedef koyan Portekiz, özellikle şekerli içeceklerin tüketimi de kontrol altına almak istiyor” dedi.
Dünya ve Türkiye’de sağlık öncelikleri ele alınıyor
Kurultay Bilimsel Sekreteri, İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlhan Satman, “Her yıl 29 Ekim haftasında düzenlenen bu Kurultay; yurt dışında ismi öne çıkan bilim insanlarıyla, aynı konularda çalışmalar yapan Türkiye’deki bilim insanlarını buluşturuyor. Türkiye’deki sağlık önceliklerini tartışmak ve birlikte projeler ortaya koymak amacıyla düzenleniyor” dedi.
Her 10 kişiden 7’sinde kronik hastalık var
Satman şöyle devam etti;  “Yaptığımız bir hesaba göre 55 milyon nüfusun 38 milyonu yani her 10 kişiden 7’sinin en az bir tane kronik, bulaşıcı olmayan hastalığı var. Bunlar toplumda çok önemli yer tutan hastalıklar. Kalp damar hastalıkları; yani kalp krizine, inmelere bağlı ayak, bacak kesilmesine yol açan hastalıklar, damar sertliği ve diğerleri gibi. Bunun dışında şişmanlık ve aşırı kiloların körüklediği hastalıklar; diyabet ön planda olmak üzere, karaciğer yağlanması, insülin direnci, metabolik sendrom dediğimiz hastalıklar, yüksek kan basıncı yani hipertansiyon ve kanser türleri. Birçoğu hareketsizlikle, yaşam tarzıyla ve beslenme ile ilgili olan hastalıklar. Bunlar dünyanın sorunu, Türkiye’de de hızlı bir şekilde artıyor. 
Türkiye, diyabetin en hızlı yayıldığı ülke
Örneğin Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında diyabet hastalığının en hızlı artış gösterdiği ülke konumunda. Ayrıca bu ülkeler arasında diyabet nüfusunun en yoğun olduğu ülkelerden biriyiz. 20 yaş üzeri erişkin nüfusun yüzde 15’i, yani her 7 kişiden biri diyabetli.
DSÖ’den Türkiye’ye ödül
Türkiye sağlık alanında önemli başarılara imza atıyor. Geçtiğimiz ay, Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı için New York’a giden Cumhurbaşkanımıza, Türkiye’nin bulaşıcı olmayan hastalıklarla mücadeledeki başarılarından dolayı BM tarafından özel bir ödül verildi. Dünya Sağlık Örgütü de Türkiye’yi aday ülke olarak göstermişti.” Benzer oranların kanser, yüksek tansiyon ve böbrek hastalıklarında da görüldüğünü belirten Satman bu rakamların ülke ekonomisine çok ciddi bir yük oluşturduğuna dikkat çekti ve bu yönüyle Kurultayın ayrı bir önemi ve aciliyeti olduğunu belirtti. 
yilmazparlar@yahoo.com

Türkmenistan’ın 27. Bağımsızlık günü-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Türkmenistan’ın 27. Bağımsızlık günü

2019 “Barış ve Refah Yılı”


Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow, Türkmenistan’ın 27. Bağımsızlık günü kapsamında 26 Ekim 2018 cuma gecesi Hilton Boshorus Hotelde verdiği resepsiyon konuşmasında,  Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov’un BM 73. Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlatarak, Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov’un 2019 yılını ‘Barış ve Refah Yılı’ olarak ilan etmeyi önermiştir. Bu teklifin hayata geçirilmesi dünyada barışın, güvenliğin ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasında önemli faktör olacaktır.” dedi




Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow, 27. Bağımsızlık günü kapsamındaki resepsiyondaki konuşmasının büyük bir kısmını Türkiye-Türkmenistan ilişkileri başda olmak üzere Türkmenistan’ın önemli olayları oluşturdu.

Gerçekleşen resepsiyona, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Konsolos temsilcileri, Belediye dış ekonomik ilişkiler temsilcileri, iş sanat dünyası önemli isimleri, Türkiye’de bulunan Türkmenistan vatandaşları, öğrenciler, Akademideki subaylar şeklinde geniş elit bir katılım oldu.



Resepsiyon öncesi, Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow, konsolos yardımcıları ile birlikde konukları karşıladı. İki Ülkenin milli marşların çalınması sonrası. Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow açılış konuşması yaparak, sevinçli günü paylaşmalarından dolayı konuklara teşekkürlerini sundu.


Başkonsolus Myratgeldi Seyitmammedow, “Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov 25 Eylül 2018 tarihinde düzenlenen Türkmenistan Halk Konseyi toplantısında yaptığı tarihi konuşmada ülkemizin bugün geldiği safhayı ve kazanımlarını net bir şekilde ifade etmiştir. Bu bağlamda, Bağımsızlık yıllarında, Türkmenistan'da toplumsal yaşamın tüm alanlarında büyük gelişmeler kaydedildiği belirtilmiştir. Ekonomi alanı çeşitlendirme ilkelerine dayalı olarak gelişiyor. 27 yılda ekonomi alanına yapılan yatırımlar 350 kat artmış olup, bu 2600-den fazla üretim-teknik ve sosyal-kültürel amaçlı tesisleri kurma imkanı sağlamıştır.”dedi


Sonuçta ülkelerinde çok yönlü ekonominin ortaya çıktığını, ekonominin, çeşitli alanlarını, elektrik enerjisi, petrol-gaz, makine sanayisi, metallurji, kimya, inşaat, elektron, tekstil ve gıda sanayi alanları ve diğer sanayi dallarından oluştuğunu ifade ederek,

düzenli makroekonomik politikanın uygulanması ile gayri safi yurtiçi hâsıla hacminin  artığını, bu durum ülkenin uzun vadede gelişimine yönelik stratejik programların uygulanması sonucunda kazanıldığını dile getirdi.



Seyitmammedow, “Ülke nüfusunun sosyal güvenliğini yükseltmek Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov'un devlet politikasının öncelikli yönlerinden biridir. Devlet bütçesinin büyük kısmı eğitim, sağlık, spor ve diğer sosyal alanlar için tahsis ediliyor.

Aynı zamanda Türkmen halkının zengin kültürel mirasının geliştirilmesi konusuna büyük önem veriliyor. Ülkede uygulanan manevi-kültürel kalkınma politikası eğitim, bilim, kültür ve sanat düzeyinin daha da yükseltilmesini hedefliyor.”şeklinde kültürel ve kalkınma politika olduğunu vurguladı.
Sağlık alanında da devlet tarafından büyük çalışmalar yapıldığını söyleyerek, “Aşkabat'ta ve çeşitli illerimizde yapılan modern sağlık merkezleri ve sağlık kuruluşları bunun bir göstergesidir.
Beden eğitimi ve spor alanında uygulanan devlet politikası da pozitif sonuçlar veriyor. Geçen sene Aşkabat'ta Kapalı salon ve savaş sanatı 5. Asya Oyunları, geçen Eylül ayında Amul-Hazar Uluslararası oto rallisi başarıyla düzenlenmiştir. “Türkmenistan – Büyük İpek Yolu’nun Kalbi” olarak ilan edilen 2018 yılında yanı Kasım ayında Uluslararası Halter Şampiyonası yine başkent Aşkabat’ta yapılacaktır. Türkmen sporcuları yarışmalarda büyük başarı göstermiştir.” Başarıyla sonuçlandığını işaretledi.



Bağımsız ve tarafsız Türkmenistan’ın, ekonomi ve sosyal hayatın tüm alanlarında uygulanan büyük yenilikler yolunda güvenle ilerlediğini kaydeden Konsolos Seyitmammedow “Bunun yanında devletimizin modern dünyanın gelişmiş ülkeleri safına yükselmesiyle ilgili konular da başarılıyla çözümleniyor.


Türkmenistan daimi tarafsızlık hukuk statüsüne sahip bir ülkedir. Türkmenistan’ın tarafsızlığı 12 Aralık 1995’te BM Genel Kurulu tarafından onaylanmıştır. Olumlu tarafsızlık politikasının önemini vurgulayan Türkmenistan’ın girişimleri ile BM Genel Kurulu 12 Aralık gününü Uluslararası Tarafsızlık Günü olarak ilan etmiştir.

Bugün Türkmenistan’ın izlediği barış politikası güven duyma, şeffaflık ve güvenlik gibi üç ana ilkeye dayanıyor. Bu politika bölgesel ve küresel sorunların yapıcı bir çözüme kavuşturulmasını hedefliyor.
Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov BM 73.Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada 2019 yılını ‘Barış ve Refah Yılı’ olarak ilan etmeyi önermiştir. Bu teklifin hayata geçirilmesi dünyada barışın, güvenliğin ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasında önemli faktör olacaktır.”dedi



Türkiye ilişkilerine değinen Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow “Türkmenistan dostane ve karşılıklı yarara dayalı devletlerarası ilişkilerin ve işbirliğinin pekiştirilmesine büyük önem veriyor. Bağımsızlık döneminde Türkmen-Türk ilişkileri yüksek boyutlara erişmiştir.

Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimiz son yıllarda yeni seviyeye çıkmıştır. İki ülkenin halklarını birleştiren sağlam dostane ilişkiler ve kökleri yüzyılların derinliklerine dayanan ortak tarihi-kültürel değerlerimiz Türkmen-türk işbirliğinin gelişmesinin önemli koşulunu oluşturmaktadır.”şeklinde ilişkilerimizin sürdürebilirliğini vurguladı.



Vali yardımcısı İsmail Gültekin, iki ülkenin tarihin derinliklerinden gelen köklerimizin ortaklığı, her platforma taşıyabileceğimiz bu unsurun kuvvetli bir bağ olduğunu kültürel, iki ülkeninde sosyal, ekonomik ilişkileri dahada ileriye- yüksek seviyelere çekme niyetinde olduğunu vurguladı.


Resepsiyonda Türkmenistan kültürünü gösteren stand kadar. Özel nefis lezzetli, Türkmen Pilavı çok yoğun ilgi gördü.

Konuklar Türkmenistan kültürünü tanımış oldular.

yilmazparlar@yahoo.com