4.8.18

Carrefoursa-Lezzet Arası -Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Carrefoursa-Lezzet Arası

Siz seçin, biz pişirelim 

Carrefoursa’dan bir yenilik. Gastronomide yeni konsept. Fransa örnek aldı.

Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki olan Carrefoursa’ nın marketleri bünyesinde Lezzet Arası restoranlarında, market reyondan seçilen, et, balık, tavuk ürünlerini hemen pişiriliyor veya paket servis yaptırılabiliyor. Böylece uygun fiyatla evde pişirmek zahmeti kalkıyor. 


Carrefoursa marketlerinde oluşturduğu yeniliği, Bayrampaşa Forum İstanbul AVM Lezzet Arası restoranda 03 Ağustos 2018 Cuma günü gerçekleştirdiği Basın Toplantısıyla paylaştı.

Manifesto Pr. İletişim Firma Medya direktörü Ozan Öcal moderatörlüğünde oluşturulan Basın Toplantısına; Carrefoursa Genel Müdürü Kutay Kartallıoğlu, Hipermarketler Satış Genel Müdür Yardımcısı Şenol Arpacı ve ünlü şef Vedat Başaran katıldı.
Ayrıca Carrefoursa Marka ve Kurumsal iletişim yöneticisi Sibel Yılmaz,  Carrefoursa Marka ve Kurumsal iletişim müdürü Melis Karatay Ebin, Carrefoursa yöneticileri, Şefler toplantıda hazır bulundular. 
Carrefoursa Genel Müdürü Kutay Kartallıoğlu, 10 milyon lira yatırımla Tepe Nautilus, Forum İstanbul, Maltepe Park, Marmara Forum, Marmara Park, Adana ve İzmir’deki hipermarketlerinde 'Lezzet Arası' restoranlarını hizmete açtıklarını, Türkiye’de bir ilke imza attıklarını, market içinde en uygun fiyatla, kaliteli ve güvenilir yemek çeşitleri sunduklarını söyledi. Kutay Kartallıoğlu, oluşturdukları ‘Lezzet Arası’ konseptiyle büyük başarı sağladıklarını, Lezzet Arası restoranlarının toplam mağaza cirosundaki payının yüzde 4’ü geçtiğini, hedeflerinin yıl sonuna kadar bu oranı yüzde 8’e taşımak olduğunu, Fransız ortaklarının konsepti beğendiğini ve örnek alarak yurtdışına taşımak istediğini ifade etdi.
Kutay Kartallıoğlu “ Önümüzdeki dönemde bir yandan kendi mağazalarımızdaki yatırımlarımıza devam ederken, bir yandan bu konsepti bütün yurt dışı Carrefour'lara ihraç eder duruma geleceğiz. Öncelikle büyük ölçekli hipermarketlere ağırlık vermekteyiz. Gelecekte hem orta ölçekli hipermarketlerde hem de süpermarketlerde bu konsepti konumlandırma çalışmasında olmaktayız.  

Mağazalardaki yenilenme süreçlerine devam edeceğiz balık reyonundan sonra, kasap-manav reyonlarında da yenilenme ve değişim süreci devam edecek.” dedi

Soruları cevaplıyan Kartallıoğlu, gıda güvenliği konusuna verdikleri önemi vurgularken öncü olmaya devam edeceklerini, kasap konusunda Türkiye'nin bir numaralı kasabı olma iddiaları olduğunu, 12-18 ay içinde hedeflerine gelebileceklerinin altını çizdi.
Manav konusunda Türkiye'nin çözmesi gereken önemli sorunları olduğu, çalışmaya devam edeceklerinin söyledi. 
Yatırım konusunda Kutay Kartallıoğlu "Müşteri varsa kar var, yoksa kar yok. Müşterinin hayatına ne kadar değer katarsak, o kadar karlılık oluyor. Biz dengeli büyümeden yanayız. Çok çok hızlı büyümelerin yol kazası ile sonuçlandığına bu sektör çok şahit oldu. Önceliğimiz dengeli büyüme aynı zamanda da mevcut mağazalarımızda müşterilerimizi 360 derece kuşatabilmek.

Yatırımlarımızda dengeliyiz, finansal açıdan bilançomuzu zorlayacak şeyleri zamana yayıyoruz, Carrefoursa'yı kontrollü, dengeli bir büyüme içinde göreceksiniz. Bizim gayrimenkullerimiz de var, bunları zaman zaman nakde çevirerek, bilançomuzu rahatlatıyoruz."şeklinde 

Carrefoursa Hipermarketler Satış Genel Müdür Yardımcısı Şenol Arpacı, Lezzet Arası’nın yer aldığı hipermarketlerdeki günlük müşteri trafiğinin yüzde 15’inin Lezzet Arası’nda yemek yediğini, hafta içi günlük ortalama 4 bin 200, hafta sonu da günlük ortalama 7 bin kişiye nezih bir ortamda, uygun fiyata, kaliteli ve güvenilir bir yeme – içme imkânı sunduklarını, müşteri trafiğini yıl sonuna kadar yüzde 20’ye taşımayı hedeflediklerini söyledi. Şenol Arpacı “İster ızgara isterse sulu yemek ortalama 15 liraya karnınızı doyurabiliyorsunuz. Çalışanların yanı sıra doğum günü kutlamaları, kadın günleri gibi keyifli buluşmaların da adresi olmaya başladık. Restoranların yer aldığı marketlerin günlük cirolarına baktığımızda Lezzet Arası’nın bu cirolardan aldığı pay yüzde 4'ü geçti. Bu payı sene sonuna kadar yüzde 8 oranına çıkarmak istiyoruz.”dedi.

Şef Vedat Başaran , "Carrefoursa’nın günlük olarak, taze taze üretilen ürünlerini ve reyonlarında yer alan zengin ürün çeşitlerini tüketicilere restoran konsepti ile sunmak fikriyle yola çıktık. 'Siz seçin, biz pişirelim' mottosuyla oluşturduğumuz Lezzet Arası’nı bir restorandan da öte daha çok tüketicilerin gün içinde alışverişe ara verip dinlenebilecekleri ve keyifle yemek yiyebilecekleri gastronomik bir yaşam alanı olarak tanımlayabiliriz.Lezzet Arası ile tüketiciler hemuygun fiyata taze, kaliteli ve mevsimine uygunürünlerin yer aldığı çorbalardan salata çeşitlerine, farklı damak tatlarına hitap edecek sulu yemeklerden zeytinyağlılara, hamur işinden tatlılara kadar çeşidi bol yiyeceklere ulaşıyor hem de marketten taze taze seçtikleri et, tavuk, balık ürünlerini profesyonel aşçılarımıza hazırlatarak hemen yiyebiliyorlar. Lezzet Arası’nda, evinizin mutfağı gibi gün boyu canınız ne çekerse sizin için hazırlayabiliyor, hem sizin hem ailenizin hem de arkadaşlarınızın keyifle bir arada olacağı lezzetli anlar yaşama imkanı sunuyoruz" dedi.

Şef Vedat Başaran’ın danışmanlığında,CarrefourSA hipermarketlerinde kurulan Lezzet Arası restoranlarında kahvaltı tabağından baget ekmek sandviçlere, yumurta çeşitlerinden börek ve kurabiyelere, öğle ve akşam yemeği kapsamında Türk mutfağından lezzetlerin yer aldığı sıcak büfe, pide ve börek çeşitleri, et – tavuk – balık çeşitlerinin yer aldığı ızgara büfesi, Lezzet Arası şeflerinin marine ettiği özel et seçenekleri ile salata ve tatlı çeşitleri yer alıyor.
yilmazparlar@yahoo.com

1.8.18

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası-Sütlüce İnşaat kazasını teknik değerlendirmesi-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası-Sütlüce İnşaat kazasını teknik değerlendirmesi

Sütlüce İnşaat kazasını teknik değerlendirmesi

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna, idari binalarında 01 Ağustos 2018 Çarşamba günü, Sütlüce İnşaat kazasının teknik değerlendirmesini Basınla Paylaştı.


24 Temmuz 2018 tarihinde Beyoğlu Sütlüce Mahallesi İmrahor Caddesi üzerinde bulunan bir inşaatın temel kazısı sırasında komşu parseldeki bina yıkılması üzerine; TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası heyet oluşturarak bölgede gözleme dayanarak yaptıkları ön teknik değerlendirme metnini basınla paylaştı.


Değerlendirme metni, sadece teknik analiz içermemekte, bütün olarak sisteme, sistemin paydaşlarına, paydaşların görev ve sorumluluklarına dönük belirleme ve sorgulamalarda bulunduğunu söyleyen Başkan Suna “Yıkılan binanın çapraz altında bulunan inşaatın temel kazısı derinleşince binanın dayanma yapısı çökmüş, oturduğu zemin boşalmış, bina birkaç saat içerisinde temel kazısı yapılan parsele doğru devrilerek yıkılmıştır. Zemindeki boşalmaya eş zamanlı olarak binanın kaydığının tespit edilmesi can kaybını önlemiş, ancak telafisi zor maddi kayıp meydana gelmiştir.”şeklinde kısaca ifade etdi.



Başkan Suna Sütlüce’de karşı karşıya kalınan bir Türkiye gerçeği olduğunun altını çizerek, “Başta İstanbul olmak üzere ülkemizdeki yapı stokunun hali içler acısıdır. Yapı stokunun mevcut durumu sır değildir. Hem bizler hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri tarafından defalarca kamuoyuyla paylaşılmıştır. Buna göre, ülkemizde yaklaşık 20 milyon yapı bulunmaktadır. Bu yapıların 13 milyonu kaçak ve ruhsatsızdır. İstanbul’da bulunan 2 milyon yapının da en az yarısının aynı şekilde kaçak ve ruhsatsız olduğu anlaşılmaktadır. Ve inşaat mühendisleri, mühendislik hizmeti almadan üretilen ruhsatsız yapıları riskli yapı olarak kabul etmekte, can güvenliği açısından tehlike arz ettiğini düşünmektedir.”dedi.


Slaylarla teknik değerlendirmenin izahatınıda veren Suna, Sütlüce’deki apartmanın yıkılmasından sonra şube tarafından yapılan açıklamada, “İstanbul’da böyle kaç binanın olduğunu” sorduklarını, İstanbul’da depreme bile gerek kalmadan yıkılacak kaç bina bulunduğunu, İstanbul, büyük trajediye adım adım yaklaşmakta olduğunu, yerel yönetimler rant yaratmak amacıyla geliştirilen kentsel dönüşüm projeleri dışında iç rahatlatacak, kaygıları giderecek adım atmadadıklarını vurguladı.


Suna “İstanbul genelinde Sütlüce’dekine benzer sayısız bina bulunmaktadır. Son bir hafta içerisinde önce Sütlüce’de bina, birkaç gün sonra Sancaktepe’de bir ilkokulun ve son olarak da 30 Temmuz’da Ümraniye’de bir inşaatın istinat duvarı yıkıldı.


Bütün bunları tesadüfle açıklamak nasıl bilimsel olmazsa, lokal olayları tartışmak, tek bir yıkımı ele alıp neden-sonuç bağlamına işaret etmek, münferiden suç-ceza ilişkisi tanımlayıp kamusal sorumluluğu yok sayma da sorunun çözülmesini mümkün olmaktan çıkarmaktadır. Çünkü sorun çok yönlüdür, iç içe geçmiş süreçleri işaret etmektedir ve bugünkü halde merkezi ve yerel yönetimler birinci dereceden sorumludur.”şeklinde çarpıcı açıklamalarda bulundu.


 Arka planında mühendislik hizmetlerinin niteliğin zayıf olduğundan kaynaklandığını eğitimin yeterli düzeyde ve deneysel olmadığını dile getiren Suna, “Mühendislik hizmetlerinde nitelik kaybı gözle görülür bir düzeydedir. Bu tespit, inşaat mühendisliği eğitim sorunları üzerine tartışmayı zorunlu kılmaktadır. İnşaat mühendisliği eğitimi sorunludur. Hemen her ilde açılan üniversitelerde bir yandan eşit eğitim verilmemekte, diğer taraftan öğrenci, öğretim üyesi, derslik, laboratuvar, fiziki altyapı, staj olanağı, araştırmalar için ayrılan kaynak, ders müfredatıyla uygulama arasındaki açı gibi temel konularda hemen bütün üniversiteleri ortaklaştıran sorunlar bulunmaktadır. Örneğin laboratuvar olanaklarından yeteri kadar yararlanamadan eğitimini tamamlayan genç bir mühendisin kaliteli hazır beton üretimi, kolon ve kiriş dayanımı, zeminin fiziksel ve mekanik özellikleri gibi temel konularda yetersizliği mesleki süreç başladığında açığa çıkmaktadır.”Acı gerçek olarak değerlendirdi.


Sonuç olarak  “Yapı üretim süreci bir bütün olarak güvenli ve sağlıklı yapılaşma hedefinden oldukça uzaktır. Zemin seçiminden zemin-yapı ilişkisine, doğru projeden projenin eksiksiz uygulanmasına, kullanılan malzemeden yapı denetim sistemine, mühendislik disiplinleri arasındaki ilişkiden uzmanlık alanlarının hakkının teslim edilmesine, mühendisin niteliğinden siyasi iktidarların ekonomik-politik tercihlerinin yapı sürecine yansımasına kadar mesleki alanımız sorunlar ve sıkıntılarla boğuşmakta, Sütlüce’deki bina ve daha nicelerinin nasıl üretildiği sorusu yanıt bulmaktadır. Dolayısıyla Sütlüce’deki binanın yıkılma nedenleri ile Ümraniye’deki istinat duvarının yıkılma nedenleri örtüşmektedir. Çünkü sorun yapı üretim ve denetim sistemdeki zaaflardan kaynaklanmaktadır.”dedi


 6 Haziran 2018 tarihinde İmar Barışı Uygulama Yönetmeliği yayınlanmasını, imar affı olarak algılandığına dikkat çeken Suna, “İmar affı nitelikli mühendislik hizmeti almadan, nitelikli bir denetim sürecine tabi tutulmadan üretilen yapıların kendilerini muhafaza etmelerine yol açacaktır.”Altını kalın çizdi.


Suna, “2 Mayıs 2018’de Yapı Ruhsatı Formu Standardı yayınlandı. Buna göre yapı ruhsatlarında bulunan mühendis imzası kaldırıldı. Bu düzenlemenin izahı açıktır: Mühendislik hizmeti almadan yapı üretimi devam edecektir.”şeklinde bu tür kazaların devamı olacağını işaretledi.





yilmazparlar@yahoo.com

30.7.18

TURKMEN DESERT RACE 2018-YILMAZ PARLAR




TURKMEN DESERT RACE 2018
Amul-Hazar 2018 Uluslararasi rallisi
Orta Asya’nın parlayan yıldızı Türkmenistan coğrafik konumu itibariyle bölgenin önemli lojistik üssü ve ulaşım merkezine dönüşmektedir. Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbanguli Berdimuhamedov’un liderliğinde ülke her alanda istikrarlı kalkınma hamleleriyle büyük hedeflere ulaşmaktadır.
Türkmenistan son yıllarda ekonomide kazandığı büyük kalkınmalar sonucunda birçok alanda özellikle spor alanında dev yatırımlara imza atmıştır. 2017 yılında Asya kıtasının önemli ve devasa spor organizasyonluğu  - Kapalı Salon ve Savaş Sanatı 5.Asya Oyunları’na ev sahipliği yapan Türkmenistan, 5 milyar dolar üzerindeki yatırımları ile bölgenin dev Olimpiyat Kompleksi’ni inşa etti.
5.Asya Oyunları ve diğer dev spor organizasyonları sonucunda Türkmenistan’ın dünya spor arenasındaki saygınlığı ve itibarı katbe kat artmıştır. Bunun sonucunda Türkmenistan dev spor organizasyonlara ev sahipliği yapabileceğini tüm dünyaya göstermiştir.
Tarihi ve Büyük İpek Yolu’nun kalbi olan Türkmenistan, bu sene Eylül ayında motor sporu alanında uluslararası bir spor yarışına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkmenistan Devlet Başkanı’nın girişimiyle Büyük İpek Yolu’nun güzergahında yer alan Amul’dan başlayarak, ülkenin batısındaki Hazar Denizi kıyısındaki Avaza turizm bölgesine kadar uzanacak Amul-Hazar 2018 Uluslararası ralli yarışı gerçekleştirilecek.
BAŞKA BİR ADIYLA  - "TURKMEN DESERT RACE"
Toplam uzunluğu bin 500 kilometre olan rallinin üst düzeyde gerçekleştirilmesi için “Africa Eco Race” ralli müsabakasının genel direktörü ve organizatörü, çifte Dünya Şampiyonu ve Paris-Dakar’ın çifte galibi olarak bilinen ünlü ralli yarışmacısı Jean-Louis Schlesser ile anlaşma sağlandı. Jean Louis Schlesser’in ekibi, Amul-Hazar 2018 rallisini tanıtmak ve daha fazla ülkeden sporcunun katılımı sağlamak için bu yarışı yeni bir proje olarak "TURKMEN DESERT RACE" olarak ta tanıtmaktadır.
Türkmenistan – Büyük İpek Yolu’nun kalbi’ yılı olarak adlandırılan 2018’in 9-15 Eylül tarihleri arasında Fransız tarafının desteğiyle organize edilecek uluslararası etkinlik için 2 gün hazırlık yapılacak. Yarişa katılacak takımlar için 9-10 Eylül tarihleri arasında Lebap vilayetinin Türkmenabat kentinde kayıt işlemleri yapılacak. Yarış 11 Eylül tarihinde resmen başlayacak.
Yarış 5 etapta devam edecek. Orta Asya’nın en sıcak çöllerinin birinden geçecek. Amul-Mary, Mary-Derveze, Derveze-Türkmen Gölü, Türkmen Gölü-Yangala, Yangala-Avaza arasında yapılacak yarışlarda SSV, SUV'ler, kamyonlar yarışacak.

ÜLKE TANITIMI İÇİN ÖNEMLİ BİR YARIŞ
Ciddi spor organizasyonluklarını düzenleme kapasitesine sahip olan Türkmenistan için bu yarış ülke tanıtımı açısından da büyük önem taşımaktadır. Amul-Hazar 2018 rallisi "Türkmenistan - Büyük İpek Yolu'nun kalbi" sloganı çerçevesinde düzenlenen eşsiz bir spor etkinliğidir. Sporcular ve takımlar, Büyük İpek Yolu'nun antik yolları boyunca devam eden yarış etapları kapsamında doğanın ve kadim tarihini eşsiz güzelliklerine tanıklık edecekler. Şu anda, bu yarışa hazırlık tüm hızıyla devam ediyor, yarış rotasını geliştirmek için çalışmalara devam ediliyor, uzun yıllara dayanan deneyime sahip uzmanlar, konuklar için kültürel etkinlikler hazırlıyor.
Yarışın rotası, Karakum Çölü, ovalar, dağlık araziler ve Hazar Denizi'nin incisi olan Avaza'nın turizm bölgesi gibi Türkmenistan'ın unutulmaz doğal manzaralarını içerecek. Yarış esnasında dinlenme zamanlarında konukları Türkmen mutfağının eşsiz ve leziz yemekleri, sanatçıların konser programları beklemektedir.
Rota boyunca Darvaza (gaz krateri, 47 yıl boyunca sönmeyen ateş), Türkmen Gölü - çölün ortasında eşsiz bir gölet, Gyzylgaya kasabasındaki kırmızı kumlar ve kayaların yanı sıra birçok eşsiz doğal manzaralara sahip park yerleri konuklarda Türkmenistan hakkında muhteşem bir izlenim bırakacak.
Böylece, yarışa katılan ekipler, Türkmenistan'ın doğusundan batısına doğru yolculuk yapacaklar. Büyük İpek Yolu'nun tarihi rotasını tekrarlayacaklar ve antik ticaret kervanları gibi efsanevi Karakum çölünün engebeli kısımlarını aşacaklar.
Karakum çölü bir projenin önemli bir parçasıdır. Karakum çölü Sahara’dan sonra ikinci önemli çöllerdne birisidir. Bu nedenle, Sahara çölünde yapılan dünyaca ünlü Dakar ralli sınıfına katılmak kapasitesine sahip olan bu proje için Karakum çölü büyük bir önem taşımaktadır.
Büyük bir önem taşıyan yarış için Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Spor ve Gençlik Politikalar Bakanlığı ve diğer devlet kuruluşları büyük bir hazırlık içerisinde bulunmaktadır. Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı kanalıyla yurtdışındaki tanıtım ve bilgilendirme toplantıları da devam ettirilmektedir.
TÜRKMENİSTAN – SPOR ÜLKESİ
Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbanguli Berdimuhamedov liderliğinde ülkede spor alanında büyük ilerlemeler kaydedildi. Ülkede spor altyapısının güçlendirilmesi için yapılan yatırımlar sonucunda spor okulları, stadyumlar, spor merkezleri, Olimpiyat Kompleksi, Avaza spor kompleksi gibi çok sayıda tesis inşa edildi.
Sportif lider kişiliğiyle ve sağlıklı yaşama büyük önem veren Türkmenistan Devlet Başkanı, bu sene Şubat ayında Amul’dan başlayıp, Hazar’a kadar devam eden “Büyük İpek Yolu” adı altında kitlesel spor müsabakalarını başlattı. Bu müsabakalar kapsamında koşu ve bisiklet yarışları başlatıldı ve halihazırda ülke genelinde devam etmektedir. Eylül ayında ise ralli yarışı gerçekleştirilecek.
yilmazparlar@yahoo.com

23.7.18

Uluslararası medya Kastamonu'da -Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Uluslararası medya Kastamonu'da


Uluslararası medya Kastamonu'da


"2018 Kastamonu Türk Dünyası Kültür Başkenti" etkinlikleri kapsamında uluslararası yabancı basın mensupları, 16-19 Temmuz günleri Kastamonu'nun tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etmek için Kastamonu'ya geldi.


Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Moldova, Tunus, Suudi Arabistan, Kuveyt, Cezayir, Bosna Hersek,  Filistin,  Kırgızistan,  Makedonya,  Hırvatistan,  Katar,  Arnavutluk  ve Lübnan'dan yabancı medya temsilcileri katıldı.


Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı tarafından 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Kastamonu'nun tanıtımına katkı sağlamak amacıyla Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünce düzenlenen geziye farklı ülkelerden pek çok  basın mensubu katıldı.


Kültür gezisine, T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Habib Kaya, Strateji Geliştirme ve Enformasyon Dairesi Başkanı Mahmut Şevket Bayram, katılarak Kastamonu’nun dolayısıyla Türkiye’nin tanıtımı için yabancı basına öz verili performanslarıyla çok fayda sağladılar.


Kastamonu Gezi Rehberinde; Anıtlar, Camii ve Külliyeler, Hanlar  ve Hamamlar, Konaklar, Kültürel ve İdari Yapılar, Milli Parklar, Türbeler bulunmaktadır

Milli parklar; Ilgaz Dağı Milli Parkı Ve Kayak Merkezi, Küre Milli Parkı,
Anıtlar; Saat Kulesi, Kastamonu Kalesi, Ev Kaya Mezarı, Atatürk Ve Şehit Şerife Bacı Anıtı.
Camii Ve Külliyeler; başda çivisiz cami olarak bilinen 7 asıra yakın ayakda kalan Mahmut Bey Camisi, Yakupağa Külliyesi, Şeyh Şaban-I Veli Hz. (Hazreti Pir) Külliyesi, Nasrullah Külliyesi (Camii-Şadırvan-Köprü-Medrese), İsmail Bey Külliyesi, Kasaba Köyü Ferhat Paşa CamiiAtabeygazi Camisi ve Türbesi, Honsalar Camii, Kubbeli Mescit, Eligüzel (İbni Neccar) Camii, Musa Fakih Camii, Rüstem Paşa Camii, Sinan Bey Camii, Topçuoğlu Camii.
Hanlar Ve Hamamlar; Kurşunlu Han (İsmailbey Hanı), Pembe Han (Balkapanı Hanı)Aşirefendi Hanı, Cem Sultan Bedesteni, Yanık Han, Frenkşah Hamamı, Vakıf Hamamı
Türbeler; Benli Sultan Türbesi, Şeyh Şaban-I Veli Hz. (Hazreti Pir) Külliyesi, Hatun Sultan Türbesi, Müfessir Alaeddin Türbesi, Yılanlı Dergahı Ve Abdül Fettah-I Veli Türbesi, İsa Dede Türbesi, Aşıklı Sultan Türbesi, Atabeygazi Camisi ve Türbesi, Karanlık Evliya Türbesi, Hepkebirler Sahabe Türbesi, Şeyh Ahmet Siyahi Hz. Türbesi, Terzi Köyü Adil Bey Türbesi, Gölköy – Şeyh Ahmed Camisi ve Türbesi şeklinde daha pek çok tarihi ve kültürel mirasa, doğa mirasına sahip Kastamonu ihmal edilen gözden kaçan en önemli turizm destinasyon şehirlerimizden biridir.



Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Kastamonu’nun tanıtımına katkı sağlamak amacıyla Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünce (BYEGM) düzenlenen geziye farklı ülkelerden çok sayıda yabancı basın mensubu katıldı.


Basın mensuplarını Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz, Valilik Toplantı Salonu'nda kabul ederek, 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Kastamonu'nun tarih ve kültür zenginliği hakkında bilgi verdi.


Vali karadeniz Kastamonu'yu ziyarete gelen medya temsilcilerinin geldikleri ülkelerin gönül coğrafyasında bulunan ülkeler olduğunu söyledi.

Vali karadeniz "900 yıldır Türk yurdu Kastamonu, Osmanlı İmparatorluğuna geçtikten sonra İstanbul Boğazı'na kadar olan bölgenin yönetim merkezi olmuştur. İçinde bulunduğumuz bina da 1902 yılında yapılmıştır ve bu geniş coğrafyanın yönetildiği valilik binasıdır" dedi.
Kastamonu'nun Kurtuluş Savaşı'nda da önemli bir görev üstlendiğini belirten Vali Karadeniz, "Bu şehir Kurtuluş Savaşı'nda işgal görmeyen birkaç vilayetten biri. Özellikle Karadeniz üzerinden getirilen cephanenin cepheye ulaştırılması için lojistik merkezi haline dönüşmüştür. Bu mühimmatların cepheye götürülüşü kağnılarla sağlanmıştır" şeklinde Kurtuluş savaşının ne zorluklarla yapıldığının tarihini kısa özetle hatırlatdı.

BYEGM Basın Yayın Dairesi Başkanı Habib Kaya, Kastamonu'yu ve Kastamonu aracılığıyla Türkiye'yi tanıtmak için bu organizasyonu yaptıklarını ifade ederek, "Gezimiz verimli geçiyor. Farklı ülkelerden gelen gazeteciler, konuklarımız oldu. Kültürümüzü tanıtmak için önemli bir fırsat oldu" dedi.


Kurşunlu Han'da yabancı basın mensuplarına Kastamonu'nun yöresel ürünlerinden oluşan yemek sunuldu


Yemeğe katılan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Türk Dünyası Kültür Başkenti ilen edilen Kastamonu'nun özelliklerini ve güzelliklerini Türk Dünyası ülkelerine tanıtma imkanı buldukları için mutlu olduğunu dile getirdi. Başkan Babaş, "Bu yüzden yabancı medya kuruluşlarımızın temsilcilerinin Kastamonu'ya gelmesinden dolayı çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Kastamonu'yu gezip gördüğünüz zaman Kastamonu'yu daha iyi tanıma, Kastamonu'nun özelliklerini daha iyi görme ve anlama imkanı bulacaksınız. Kastamonu'nun tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla harika bir il. Kastamonu, Dünyadaki güzelliklerden birisidir" ifadelerini kullandı.


Aynı gün içinde, Basın mensupları İstiklal Madalyası kazanan tek ilçe İnebolu’yu ziyaret etdi. İnebolu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy İnebolu hakkında bilgi verdikden sonra ilçe Türk ocağı kültür merkezi müzesi gezildi. İstiklal madalyası alan ilçenin denk kayıklarla Rusya’dan gelen yardım silah ve cephanenin kıyıya getirilişi ve kağnılarla muhabere alanlarına taşınışı özetledi.

İnebolu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy verdiği bilgiler “İnebolu’nun hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinmemekle beraber 2400 yıl önce Milet’liler döneminde bir kıyı İonya kolonisi olarak Boyranaltı mevkiinde kurulduğu ve  Sinop’a bağlı bir şehir olduğu tahmin edilmektedir. O zaman ki adı Abunoteichos idi. Bu isim “her yere hakim bir kale” manasına gelmekteydi. Bu isim M.S 2. Yüzyılda Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde"Ionopolis” (İyonya Kenti) olarak değiştirmiştir. Daha sonra şehrimiz  Selçuklular döneminde “İNEBOLU” ismini almıştır. İlçemiz 1753 yılında İlçe olmuştur.”kısa bir geçmişi özetledikden sonra 

 Kaymakam Atasoy “İlçemiz İstiklal Harbi sırasında silah, cephane ve mühimmatın Anadolu'ya geçirilmesi ve aktarılmasında merkez rol oynamıştır.  İnebolu'nun bu destansı mücadelesi Gazi Meclisimizin 11 Şubat 1924 tarihinde çıkardığı 66 numaralı Kanunla ilçemize Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası vermesiyle tescillenmiştir. İlçemizin şeref ve kahramanlık günü olan 9 Haziran her yıl büyük bir coşkuyla kutlanmaktadır.


Yine Ulu Önder M. Kemal Atatürk'ün İnebolu'yu onurlandırdığı, Şapka ve Kıyafet Devrimi'nin İlk Nutkunu Söylediği Ve "Bu Serpuşun İsmine Şapka Denir." dediği 25-28 Ağustos tarihleri arasındaki ilçe ziyareti; her yıl törenlerle kutlanmaktadır.”dedi.

Basın mensuplarına istiklal madalyasının heykelinin hatıra maketi hediye edildi.


yilmazparlar@yahoo.com