4.7.18

Avusturya Konsolosluğu Kültür Merkezi, dans sanatcısı Mirjam Sögner performansı-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Avusturya Konsolosluğu Kültür Merkezi, dans sanatcısı Mirjam Sögner performansı

GELECEĞİN DANSI

Avusturya Konsolosluğu Kültür Merkezi, Gustav Klimt Sergisinin kapanış gününde Avusturyalı koreograf ve performans sanatçısı Mirjam Sögner’in dans gösterisini düzenledi.


Avusturya Kültür Direktörü Romana Königsbrun dans sanatcısı Mirjam Sögner ve performansı hakkındaki konuşmasını, Kültür Merkez Program Müdürü Halide Aktaş Türkçe tercümesini üstlendi.


100. ölüm yıldönümünde, Gustav Klimt’in yaşamını ve eserlerini anmak amacıyla düzenlenen ve 21 Temmuz 2018 tarihinde Ender Güzey Müzesi ARThill Bodrum’da izleyici ile buluşacak olan Gustav Klimt Sergisi kapanış gününde, Geleceğin dansı etkinliğinde Avusturya Kültür Direktörü Romana Königsbrun, Solo Çağdaş Dans Festivali kapsamında Ankara’da sergileyeceği “Dancer Of The Future” adlı gösterisini İstanbul’da gerçekleştirilecek dans, Modern Dansın öncülerinden Isadora Duncan’ı konu alan ve techno beat’ler üzerine kurulu bu gösteri ilk olarak 2017 yılında Salzburg’da sahnelendiğini söyledi.


Romana Königsbrun “Pozitif bir İsadora Duncan'ı gösteren siyah-beyaz fotoğraflar bu düet için başlangıç ​​noktasını işaret ediyor. Duncan tarafından anlatılan hareketin doğal harmonik akışını yeniden yapılandırmak yerine, “Geleceğin Dansı” manifestosunda, bu parçadaki tek görüntü parçaları queer potansiyelleri için incelenir. Gözenekli yüzeylere dönüşmüş, 2000 yılı aşkın batılı geleneği tasvir eden kadın bedeni ışıldamaya başlamıştır. Açıkça görülebilen antika hareket kelimesi ve onu gerçekleştiren çağdaş bedenler arasındaki karşıtlık gibi görünen doğal dişil hareketler kendilerini kültürel bir yapı olarak ortaya koymaktadır.”dedi


Kültür Merkez Program Müdürü Halide Aktaş’dan ; Konsept, Koreografi – performans Mirjam Sögner, Müzik - Barney Han, Işıklar - Sandra Blatterer, Kostüm - Mirjam Sögner tarafından hazırlandığı bilgileri alıyoruz.


Mirjam Sögner ile yaptığımız söyleşide mimik ve jestleri soruma; Cinsiyet ve cinsiyete bağlı olmayan yüz ifadeleri ve pozları olduğunu, Batı bedenlerimize yazılan öğrenilebilir kodlar olarak deşifre edildiği cevabı veriyor.


yilmazparlar@yahoo.com


23.6.18

Dovizdeki dalgalanma saglik sektorunu nasıl etkileyecek-Yılmaz parlar


PARLAR MEDYA  
Dövizdeki dalgalanma ve “KDV İstisnası” sağlık sektörünü nasıl etkileyecek



Dövizdeki dalgalanma ve “KDV İstisnası” sağlık sektörünü nasıl etkileyecek?


Hem Türkiye’de hem de küresel pazarda en öncelikli sektörlerden biri olan sağlık sektöründe art arda önemli gelişmeler yaşanıyor. Ekonominin bütün çarklarına etkisi olan dövizdeki dalgalanmadan negatif yönde etkilenen sağlık sektörünün 1 Haziran’da gerçekleşen KDV Kanunu’ndaki değişiklikten ise, olumu yönde etkilenmesi bekleniyor.


Döviz kurunda yaşanan dalgalanmanın sağlık sektörünü yakından ilgilendiğini belirten, Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği (SASDER) Yönetim Kurulu Başkanı Sermet Erdem, “Sağlık harcamaları ağırlıklı olarak döviz üzerine olduğundan, kurdaki artış doğrudan hastane masraflarına yansıyor. Bundan dolayı hastaneler fiyatlarında zam üzerine düşünüyorlar. Sektörde kullanılan tıbbi malzemelerin genellikle ithal oluşu ve Türkiye’de üretilen malzemelerin de ham maddelerinin ithal olması, dövizdeki artışlar ile malzeme fiyatlarını kaçınılmaz olarak artıyor” dedi.
Erdem, “Hastanelerin malzemeler için satın alımlarının yaklaşık yarısını dövizle yaptıklarını düşünürsek, artışın hasta veya ödeyicileri etkilemesi de kaçınılmaz.  Aynı zamanda malzemenin ithal edilmesinde de yaşanılan sıkıntılar, malzeme firmalarının nakit akışlarını olumsuz yönde etkiliyor. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; Sadece yılbaşından bu yana döviz kurundaki yaklaşık yüzde 20’lik artış, malzeme fiyatının da aynı oranda artmasına neden olur. Ortalama 5.000 TL satış fiyatı olan bir ameliyatta 500 TL’lik malzeme kullanılırsa, sadece 5 ayda yaşanan artış, ameliyat fiyatının da yüzde 2 oranın da artmasına sebep olur” diye konuştu.
Her ne kadar dövizdeki dalgalanmalar sağlık sektörünü olumsuz yönde etkilese de, sektörün kendi içindeki dinamizmini koruması ve iyileştirmesine yönelik gelişmelerin de olduğunu belirten SASDER Genel Sekreteri Uygar Üstün,  “3065 sayılı KDV kanununun 13. maddesine I bendi eklendi ve Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek ve tüzel kişiler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri KDV’den istisna edildi. KDV istisnasının sağlanması, ülkemizde gelişmekte olan sağlık turizmi olgusunun canlandırılması ve sağlık sektörünün reel döviz girdisinin yüksek olduğu bir sektör haline dönüştürülmesi adına atılan önemli bir adım” dedi.

Üstün, “Bu önemli gelişme ile birlikte, sağlık hizmetlerini uluslararası arenada güçlü rakiplerine karşı tutundurmaya çalışan Türk kamu ve özel hastaneleri rekabet anlamında bir nebze daha güçlenmiş oldu. Hastanelerimiz, Yüzde 8 KDV oranı ile öncesinde satmakta oldukları sağlık hizmetlerinde, yüzde 8 oranında indirim uygulama avantajına sahip olacakları için, uluslararası piyasada daha makul ücretlere hizmet sunabilecekler. Böylelikle, sağlık turizminde fiyat avantajından dolayı tercih edilen Hindistan, Tayland ve Singapur gibi ülkelerle de rekabet etme fırsatı da doğdu.” diye konuştu.

yilmazparlar@yahoo.com

22.6.18

İTO MECLİS TOPLANTISI-HAZİRAN 2018-YILMAZ PARLAR


PARLAR MEDYA  
İTO MECLİS TOPLANTISI-HAZİRAN 2018

İTO MECLİS TOPLANTISI
İstanbul Ticaret Odası Geleneksel aylık toplantısını 21 Haziran 2018 peşembe günü gerçekleştirdi.
(İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç yaptığı konuşmasında  yirmidört Haziran seçimleriyle 2023-2053-2071 yılları vizyonlarıan gideceğimizin göstergesi niteliğinde adeta müjdesi olabieleceğinin altını çizdi. dedi.



Dünya ekonomisini derinden etkileyen önemli gelişmeler var olduğunu, Amerika'nın önce AB, şimdi de Çin ve Hindistan ile başlattığı ticaret savaşlarının dengeleri sarstığını dile getirdi.  

Bunlara rağmen Türkiye’nin büyümeye devam etdiğinin altını çizerek  Arjantin’in yıllar sonra yeniden IMF ile borç pazarlığı yaptığını bildiren Avdagiç, böyle bir dönemde Türkiye’nin IMF’ye borç vermeyi teklif ederek yoluna devam ettiğini söyledi.
(İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç "Türkiye, son 16 senede önemli bir dönüşüm yaşadı. Her manada büyük kazanımlar elde etti. Söz gelimi ekonomi cephesinde, 197 milyar dolarlık milli gelirimizi 851 milyar dolara çıkardık. Biliyorsunuz 2018’in ilk çeyrek büyüme rakamı da yüzde 7,4 olarak açıklandı. Bu oranla OECD'de birinci, G 20'de 2. sıradayız. Son 9 yıldır kesintisiz şekilde büyümeye devam ediyoruz. Dünya Bankası bu başarının ardından ülkemiz için bulunduğu 2018 yılı büyüme tahminini yüzde 3,5’dan yüzde 4,5’a revize etti."şeklinde rakamlarla büyüdüğümüzü ifade etdi.  
TANAP'ın açılış törenine katıldığını bildiren Avdagiç, TANAP'ın geçtiği her yeri ihya edeceğini vurgulayarak projenin Hazar Bölgesi'nden Avrupa'ya kadar tüm bölgelerin refah ve istihdamına da katkı sağlayacağını savundu.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "TANAP gibi büyük bir uluslararası altyapı projesinin kısa sürede faaliyete geçmesinde Türkiye'nin son 16 yılda sağladığı siyasi ve ekonomik istikrarın çok önemli rolü vardır. Üstelik Türkiye bu istikrarı, FETÖ gibi bir ihanet şebekesinin kanlı darbe girişimini bertaraf ederek sağlamayı başarmıştır. Dünya ekonomisinde çalkantıların olduğu bir dönemde TANAP’ın bitirilerek faaliyete geçmesi, Türkiye’nin yatırım ve güvenlik iklimini teyit etmiştir. Türkiye, şu an dünyada yatırımcılar için en güvenli limanlardan biridir." değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, İTO'nun İmar Barışı’nda aktif görev aldığını belirterek, bu bağlamda İTO Bilgilendirme Merkezi'nde üyelerine destek vereceklerini aktardı.
Oda İç Yönergesi'nde kanun ve muamelat yönetmeliğiyle çelişebilecek hükümler bulunduğu belirten Avdagiç, söz konusu durumun giderilmesi için Yönetim Kurulu tarafından iç yönergeyle ilgili değişikliklerin hazırlanarak, en kısa zamanda İTO Meclisi'nin gündemine sunulması için hazırlık çalışmalarına başladıklarını bildirdi.
yilmazparlar@yahoo.com

Yapay Zeka’dan önce, bilinmesi gereken 10 gerçek-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Yapay Zeka’dan önce, bilinmesi gereken 10 gerçek

Yapay Zeka’dan önce, bilinmesi gereken 10 gerçek

Bireysel, kurumsal ve ulusal zekayı geliştirmeden yapay zekayı konuşmanın bir anlamı olmayacağının altını çizen Yönetim Danışmanı & Eğitmen Dr.Müh Gülay Savaş, “Böyle giderse,  yapay zekayı ve teknolojiyi üretenlerin kontrolündeki, bireylerden ve ülkelerden birisi oluruz” dedi.

OECD’nin ülkeler bazında 2014 yılında hazırladığı Bilim ve İnovasyon raporlarına değinen Dr.Müh Gülay Şavaş, şunları söyledi:
“2014 Türkiye raporuna baktığımızda; Bilim ve inovasyon’da başarılı ilk 500 üniversite sıralamasında en sondayız. Yine aynı konudaki yayın sayısında en sonlardayız. İş dünyasında Araştırma ve Geliştirmeye yapılan harcamalarda en sondayız. Patentini aldığımız araştırma sayısı olarak son sıralardayız. İnovatif girişimcilikte en sonlardayız. Tüm bunlara rağmen, teknolojiyi yakalama noktasında son yıllarda yapılan başarılı çalışmalar ve genç nüfusumuz nedeniyle ümitsiz değilim. İş hayatında ve sosyal hayatımızda, teknolojiyi insanla birleştirebilir ve önce insan diyebilirsek, eğitim ve inovasyona yatırım yaparsak ancak bu şekilde yapay zeka ve bunun etkisinde “insan 2.0’a” doğru giden yolculukta başarılı olacağımıza inanıyorum” dedi.

Yapay zekayı gündeme getirmeden önce yapılması gerekenler şunlardır:


Yapay zekayı masaya yatırmadan önce ipuçlarını sıralayan Dr.Müh Gülay Şavaş, şunları anlattı:



1-Düşünmeyi yasaklayan değil, farklı fikir ve yaratıcılığı teşvik eden politikalar oluşturmadan yapay zekayı konuşamayız.
2-Teknolojiyi de içine alan, PISA kriterleri doğrultusunda işleyen yenilikçi bir eğitim politikasını konuşmadan yapay zekayı konuşamayız.
3-Öğrenmeyi öğreten, teşvik eden, sorgulayıcı, araştırmacı bir eğitim polititası tanımlamadan yapay zekayı konuşamayız.
4-Bireysel zekayı tam kullanmadan, geliştirmeden yapay zekayı konuşamayız.
5-Şirketlerde kurumsal zekayı oluşturan entegre bir bilgi yönetim sistemi kurmadan, yapay zekayı konuşamayız.
6-Araştırma ve geliştirmeyi bilmeden, yapay zekayı konuşamayız.
7-İnovatif girişimcilerimizi desteklemeden, yapay zekayı konuşamayız.
8-Teknoloji tarafından kullanılan insanlar değil, teknolojiyi kullanan, geliştiren insan bilinci yaratmadan yapay zekayı konuşamayız.
9-Politika, din, siyaset vb tüm bileşenlerden arındırılmış bir eğitim sistemi yaratmadan, yapay zekayı konuşamayız.
10-Teknolojiyi üretmeyi ve kullanmayı öğrenmeden, yapay zekayı konuşamayız.

yilmazparlar@yahoo.com