21.3.18

Zeytinyağının Oskarları Gaziantep’te Sahiplerini Bulacak-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Zeytinyağının Oskarları Gaziantep’te Sahiplerini Bulacak

Zeytinyağının Oskarları Gaziantep’te Sahiplerini Bulacak

Zeytinyağının Oskarları Gaziantep’te Sahiplerini Bulacak, Türk Zeytinyağlarının Kalitesi Dünyayla Yarışıyor, Türkiye’nin En Kaliteli Zeytinyağları Gaziantep’te Açıklanacak, Zeugma Mozaiklerinin Arasında Zeytinyağı Tadımı Yapılacak


Zeytindostu Derneği’nin bu yıl 11.’sini düzenleyeceği Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nın ödül töreni 21 Nisan’da Gaziantep’te yapılacak. 31 Mart’a kadar başvuruların alınacağı yarışmada 2017-18 zeytin hasat sezonunda Türkiye’nin en kaliteli zeytinyağları kamuoyuna duyurulacak.

Zeytindostu Derneği Başkanı Murat Çetin, Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nın ilk kez Ege Bölgesi dışında bir ilde gerçekleştirileceğini belirterek, zeytinyağının kalitesine güvenen her üreticiyi yağının kalitesini tescilletmek için yarışmaya katılmaya davet etti.
Zeytinyağının Oskarlarının sahiplerini bulacağı ödül töreninin yapılacağı 21 Nisan Cumartesi günü İtalyan Zeytinyağı Tadım Uzmanı Gino Celletti tarafında Zeugma Mozaiklerinin arasında zeytinyağı tadım eğitimi verilecek.

Zeytin ve zeytinyağında kalite ve tüketim bilincini artırmak amacıyla her yıl Zeytindostu Derneği tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen yarışmada şartname gereğince, kalitesi dikkate alınarak duyusal ve kimyasal analiz sonuçlarına göre kusursuz numuneler altın, gümüş, bronz şeklinde ödüllendirilecek.  Zeytinyağının Oskarları olarak nitelenen yarışmanın değerlendirme süreci sonunda kalitesi tescillenen markalar, 21 Nisan Cumartesi günü Gaziantep’te, Tuğcan Otel’de düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

ZEUGMA’NIN BAĞRINDA ZEYTİNYAĞI TADIMI
Gaziantep’in kültürel markalarından ünlü Zeugma mozaikleri bu kez zeytinyağı tadımına evsahipliği yapacak. Zeytinyağı kalite yarışmasının öncesinde İtalyan Zeytinyağı Tadım Uzmanı Gino Gelletti tarafından Zeugma Müzesi’nde yer alan Zeugma mozaiklerinin arasında bir zeytinyağı tadım eğitimi gerçekleştirilecek.
Aynı gün zeytinyağlı yemek yarışmasının yanı sıra yine Zeugma Müzesi Konferans Salonu’nda "UNESCO Gastronomi Şehri Gaziantep'in Mutfağında Zeytin ve Zeytinyağı" konulu bir de panel düzenlenecek. Panele Nedim Atilla, Sahrap Soysal, Esat Özata,  Gino Celletti, Prof.Dr. Mücahit Taha Özkaya konuşmacı olarak katılacaklar.

NOTER HUZURUNDA KODLANACAKLAR

Temel kalite ve saflık analizleri alanlarında akredite olan Aydın Ticaret Borsası  Labaratuvarı’nda kimyasal analizleri yapılacak numuneler, kimyasal analizlerde başarılı olmaları halinde Muğla Sürekli Eğitim Merkezi’nde alanında 24 kişiden oluşan yetkin bir ekip tarafından duyusal analize tabi tutulacaklar. Numunelerin kodlanması noter huzurunda şeffaf olarak gerçekleştirilecek.
ÇETİN: REKOR KATILIM BEKLİYORUZ
Ülkemizde zeytinyağı tüketiminin arttığını ve daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını kaydeden Zeytindostu Derneği Başkanı Murat Çetin bunda üretici bölgelerin artmasının rolü olduğuna değinerek şunları söyledi;
“Derneğimizin 11’cisini düzenlediği kalite yarışması ile dünyada tanınır hale geldik. Yarışma duyurularımız İngilizce da olarak yapıldı. Zeytinyağında söz sahibi olan Yunanistan, İtalya, İspanya ve diğer Akdeniz ülkelerinden yarışmamıza ilgi gösterildiğini gördük. Rekor katılım bekliyoruz. Bu konuyu da ülkemiz adına gurur verici gelişme olarak görüyoruz. Ülkemizde her geçen gün sayıları artan butik zeytinyağı üreticileri yarışmayla kendilerini test etme imkanı buldular. Kaliteli üretim yapanların ödüllendirilirken, ödül alamayan katılımcılar ise eksik ve kusurlarının kendilerine bildirilmesiyle kaliteye yönlendiriliyorlar. 11 yıldır düzenlediğimiz kalite yarışmalarının sonuçlarına baktığımızda kalite ödülü alan markaları daha geniş bir coğrafi alana yayılmaya başladığını anlıyoruz. Zeytinyağında 41 üretici ilimizin her birinden kusursuz yağ elde edilebildiğini görmek sektörümüz adına memnuniyet verici…”
ZEYTİNYAĞI KALİTESİNDE DÜNYA İLE YARIŞIYORUZ
Son yıllarda kaliteli üretim adına yapılan etkinlikler ile eğitim çalışmalarının meyvelerini vermeye başladığını sözlerine ekleyen Çetin, ülke olarak zeytinyağı üretiminde kalite çıtasının yükseldiğini kaydetti. Bu gelişmenin kendini Türk markalarının dünya çapında pek çok yarışmadan kalite ödülleriyle dönmeleriyle belirgin hale geldiğine işaret eden Çetin, “Artık Türk zeytinyağları dünyada ödül almayı başaran markalar çıkartmaya başladı. Amacımız bu yarışmalara katılarak bir sonraki hedeflerinin dünyada ki diğer yarışmalara katılarak ülkemizi en iyi şekilde temsil etmelerini de sağlamaktır”

İLKOKUL ÖĞRENCİLERİNE ZEYTİNYAĞI TADIMI

Zeugma Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenecek panelin ve söyleşinin yanı sıra 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla, Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu tarafından ilköğretim öğrencilerine zeytin ve zeytinyağı tanıtımı ile tadımı yaptırılacak; bu iki ürünün faydaları miniklere anlatılacak. Öte yandan Zeytindostu Derneği Fotoğraf Yarışması’nda ödül alan eserlerin sergileneceği etkinliğin geliri de Mehmetçik Vakfı’na bağışlanacak.
SON BAŞVURU 31 MART

Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda son başvuru tarihi 31 Mart olarak belirlenirken, başvurular dernek merkezinden alınıyor. Yarışma ile detaylı bilgiye ve yarışma şartnamesine 0232 422 01 02 nolu telefondan ve  zeytindostu.org.tr web sitesinden ulaşmak mümkün...

yilmazparlar@yahoo.com

19.3.18

Medyada Göç ve Mülteciler Konferansı-SGDD-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Medyada Göç ve Mülteciler Konferansı-SGDD


Mültecilere Nefret mi ? Merhamet mi ?


Medyada Göç ve Mülteciler Konferansı, TC. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) işbirliğiyle 17 Mart 2018 Cumartesi günü İstanbul Conrad Otel’de gerçekleştirildi.


Suriye’deki siyasal olaylarla ülkelerindeki çıkan iç savaş üzerine ailelerini korumak adına 7 yıl önce başlayan zorunlu göç sonucunda, bugün 3 milyon 500 bin civarında mülteci ülkemizde bulunmaktadır. Türkiye topraklarına giriş yapmış sayısı en fazla olan Suriye’li mültecilere basın yayın organlarında, toplumun göçmenlere karşı empatiyle yanaşması şeklinde haberlerin önemine dikkat çekilen konferansın sonuncusunda SGDD Yönetim Kurul Başkanı Prof. Dr. Ali Gitmez, T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, SGDD Genel Koordinaötürü İbrahim Vurgun Kavak birer konuşma yaptılar.


TC. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) iş birliğiyle hazırlanan konferansda üç panel gerçekleştirildi.

Düzenlenen üç oturumun, konusu “Göç Konusunda Farkındalığın Oluşturulmasında Medyanın Rolü” Panelinde; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği

(BMMYK-UNHCR) Dış İlişkiler ve Enformasyon Müdürü ve Sözcüsü Selin Ünal Moderatörüğü üstlendi. Panelistler; Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkanı Rıza Özel, Gazeteci Marc Micallef, Reuters Haber Ajans muhabiri Murad Sezer.

“Mültecilerin Toplumsal Kabulü Sürecine Medyanın Etkisi” konulu oturumda,

Moderatör; Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Bora Özbek. Jiji Press’ten gazeteci Vehbi Baş, NTV’den gazeteci Mete Çubukçu, Al Araby TV’den Suriyeli gazeteci Adnan Aldaher oturumun panelistleriydi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu İletişim Bölümü Başkanı Sema Hotsa “Göçmenlerin Toplumsal Uyum Sürecinde Medya Nasıl Rol Alabilir?” konulu oturumun Moderatörü. Brüksel EuroAcademic EASC Başkanı Mustafa Ulusoy, panelistler ise TC. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Yard. Doç. Dr. Bora Bayraktar, NEW – TR Haber Suriyeli Gazeteci Mohammed Abdi.


SGDD Yönetim Kurul Başkanı Prof. Dr. Ali Gitmez, “Nefretmi- Merhametmi” olgusundan mültecilere yapılması gerekenleri anekdotlarıyla aktardı.


T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, Türkiye’nin  Bu güne kadar Bulgaristan, Afganistan,Irak, İran,Suriye vs. Türkiye’ye sığınan mültecilere yaptığı insani yardım için 40 milyar civarında harcama yapıldığını vurguladı. Türkiye’nin insanı yardım konusundaki duyarlışığını, geçmiş yıllardan örnek vererek Tankere bir milyon dolar para ödenemediğinden yakıt tankerin en ihtiyaç duyulan dönemde geri dönmesini,

böylesine kendimizin muhtaç olmamıza rağmen yaptığımız fedakarlılığı ve  gelişmiş ülkelerin duyarsızlığını gözler önüne serdi.

SGDD Genel Koordinaötürü İbrahim Vurgun Kavak Dünyada 22.5 milyonu mülteci konumunda ve  ülkemizde yaşayan üç milyon beşyüz binden fazlası geçici koruma altında Suriyeli vatandaşların olduğunu söyledi. 7 yılını tamamlayan en fazla mültecilerin Suriye halkından olduğunu  cinsiyet, işe erişememiş, olanları sayılarıyla veren, İbrahim Vurgun KavakÜlkemizde Suriyeli dışında, uluslararası koruma altında olan dört yüz binden fazla da Iraklı, Afgan, Somalili bulunduğunu hatırlatdı.

Türkiye’de 3 milyon 547 bin Suriyeli mülteci var. Bunlardan 228 bini kamplarda, diğerleri  Türkiye illerine dağılmış durumda.
Koordinatör Kavak “Yapılan araştırmalara göre da Türkiye vatandaşın yüzde 62,9’u Suriyelilere kendini uzak görmüş, Yüzde 20’si de yakın ve çok yakın olarak görmüş. Birlikte yaşama istemi yüzde 86 karşı çıkmış. Suriyeliler ise  yüzde 60 kadarı şayet iyi bir yönetim olursa iyi yaşamı olanağı olursa dönme fikrinde.”şeklinde bazı verileri özetledi.

Oysaki sorgulamalar; Türkiye’de mültecilere ve sığınmacılara yönelik mevzuat ve uygulamaların taraf olunan uluslararası antlaşmalara ve Anayasaya uygunluğunun incelenmesi mülteci haklarına ve Cenevre sözleşmesine aykırı uygulamalar göz önünde olmalıdır. İyileştirmeler, çözümler, yasal düzenlemeler olmalıdır.


Mültecilerin-sığınmacıların hukuki statüsü, Mültecilerin barınma şartları; mülteci kamplarının durumu ve imkânları, Mültecilerin topluma uyumu hususunda karşılaşılan karşılıklı problemler sosyal ve kültürel, Mültecilerin çalışma hakkı kapsamında işgücüne katılımı, Toplumsal güvenlik, Sığınmacıların başka ülkelere geçişleri sırasında karşılaşılan problemler, Uluslararası toplumun ve AB ülkelerinin konuya sınırlı katkısı sorunu gibi konular çerçevesinde Suriyelilerin ülkemizde çalışma, oturma ve sağlık sigortası izinlerine dair problemler, gibi temel kriterlerle sorunlarına yaklaşılmalı






yilmazparlar@yahoo.com

18.3.18

Notre-Dame de Sion -La Galerie- Kilimin Sembolleri-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Notre-Dame de Sion -La Galerie- Kilimin Sembolleri



Kilimin Sembolleri

Kilimin Sembolleri Sergisi, Notre-Dame de Sion “La Galerie” de 15 mart 2018 Perşembe günü sanatseverlerle buluştu.

Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter'in katılımıyla  gerçekleşen, 30 Haziran 2017 tarihine kadar açık olacak sergiye sanatseverler, Akademisyenler iş ve siyaset dünyasının önemli isimleri ile basın mensuplarının katıldılar.

Notre-Dame de Sion La Galerie'deki Ahmet Diler ve Marc-Antoine Gallice’in birlikte kaleme aldıkları, kitaptan esinlenen sergi açılışında Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Müdürü Yann de Lansalut’un fransızca yaptığı konuşma, Türk müdür Suzan Sevgi tarafından Türkçeye tercüme edildi. Okul Müdürü Yann de Lansalut ve Ahmet Diler kilim hakkında bilgiler paylaştılar.

Sembollerin seçmeli bazı kilimlerin koleksiyonu eşliğinde kilim motiflerindeki sembolik dili anlatmaya çalışarak sergiyi düzenlediklerini ifade etdiler. Simgelerdeki kültürel unsurlar, toplumların gündelik yaşamlarına dair endişeleri, kilimlerin toplumsal işlevleri arasındaki bağlantıya dikkat çektiler. Serginin, simgesel kimliğin doğu ve batıda dönüşüme ışık tutmakta olduğunu dile getirdiler.
  

Halkla ilişkiler müdürü ve Bireysel Danışman, Dr.Mireille Sadegeile yaptığımız söyleşide
Yeryüzünde farklı bölgelerde, farklı kültürlerde pek çok insanın ihtiyaçtan veya dekoratif olarak yaşam alanlarında her türlü dokuma ürünlerini kullanmakta olduğunu, bu dokuma ürünlerin, nesiller boyu aktarılan bir geçmişe sahip olduklarını değişen teknolojiyle üretim teknikleri değişse de motiflerdeki anlam asıl değerini koruyarak bugüne geldiğini konuştuk.

Anadolu da üretilen kilimlere gelince, Dr.Mireille Sadege’den, geleneksel yaşamın devam ettiği yerlerde, dokuyucuların, yalnız kendi kullanımları için ürettikleri dokuma türleri, çok renkli ve farklı motiflerin bir araya gelmesinden dolayı, bölgelere göre değişen desen çeşitliliklerine rastlandığı bilgileri aldık.

Dr.Mireille Sadege, Anadolu dokumalarında motif çeşitliliği, Her yörenin kendine özgü olan bir deseni ve aynı desenin farklı isimleri bulunduğunu, çevresindeki eşyalardan, bitkilerden, yaşadığı topluluğun gelenek ve göreneklerinden veya halk arasında anlatılan hikayelerden esinlenerek şekillendiğini aktardı.

Yine Halkla ilişkiler müdürü, Dr. Sadege  Motif çeşitleri hakkında ;
Doğum ve çoğalma ile ilgili motifler: koç boynuzu, bereket, eli belinde,  insan, saçbağı, , aşk ve birleşim, yıldız, küpe, bukağı, sandıklı
Hayatı simgeleyen motifler: tarak, su yolu, pıtrak, el, parmak muska ve nazarlık, göz, haç, çengel
Can korumak için kullanılan motifler: akrep, kurt ağzı, yılan, ejder, kurt izi motifi
Ölümsüzlük ve soy ile ilgili motifler: hayat ağacı,
Ölüm ile ilgili motifler: kuş motifidir. Seklinde  sınıflandırmayı paylaştı.
Üç bölümden oluşan sergi birinci bölümünde kilimlerle ilgili genel bir sunum.
İkinci bölümü modern döneme ait fotoğraf, kartpostal, reklam ve oryantalist resimleri oluşturuyor. 
Üçüncü bölümü ise kilimin toplumdaki yeni değer kazanma ve benimseme, kilimlerin Doğu’da Batı’da nasıl modern - postmodern içmekânları süsleyen bir dekor unsuruna evrildiğini içeriyor.

19 Mayıs 2018 tarihe kadar ziyarete açık sergide ayrıca 24 Mart 2018 de, Hüseyin Alantar, "Halı ve Kilimin Yorumu" başlıklı bir sunum gerçekleştirecek. 18 Nisan  2018 de   Belkıs Balpınar, "Eski Çaḡlardan 21.yüzyıla Kilim" başlıklı bir konferans verecek. Mayıs 2018 de kitabın yazarları serginin kapanışı niteliğinde birer konuşma gerçekleştirecekler.

yilmazparlar@yahoo.com