25.8.17

TÜROB'un Agustos 2017 toplantısı- The Marmara Hotel-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Turizmde Konaklama Kaybımız 1 Milyar Euro

TURİZMDE KONAKLAMA KAYBIMIZ 1 MİLYAR EURO

TÜROB'un geleneksel aylık toplantısında bilgileri paylaşan, TÜROB Başkanı Timur Bayındır, TÜROB iş ortağı STR Global'in doluluk oranları raporu hakkında "TÜROB olarak yaptığımız hesaplamada, 2015-2017 dönemindeki ilk yarı rakamlarına göre, sadece İstanbul'da oda gelirleri kaybı yaklaşık 1 milyar euroyu buluyor. Bu rakama yüksek sezon olarak adlandırdığımız ikinci yarı dahil değil. Onu da dahil ettiğimizde rakam katlanacaktır. Turistlerin gelmesi ve doluluk oranı meselesi dışında, asıl sorun bütçe-destinasyon imajının yarattığı strestir."dedi


TÜROB'un geleneksel aylık toplantısı The Marmara Hotel ev sahipliğinde 24 Ağustos 2017 Perşembe günü gerçekleşti. Geleneksel aylık toplantısına; Brezilya İstanbul Başkonsolosu Paulo Roberto França , CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizm Atölyesi Başkanı Tülin Ersöz ve sektör temsilcileri ziyaretci olarak katıldılar.


TÜROB Başkanı Timur Bayındır yaptığı konuşmasında aynı dönem geçen yıla kıyaslandığında daha hareketli ve olumlu geçtiğini, pazar çeşitliğinde ve gelirlerde daralma devam ettiğini, turizmde gözlerin  Kurban Bayramına çevrildiğini, kurban bayramın yüksek sezona rasladığını, yerli turistin ve Rus turistlerin artmasıyla kıyı bölgelerinde yaşanacak yoğunluğun turizmine kaktı sağlayacağını söyledi.

İstanbul otellerinin söz konusu dönemdeki yerli turizm hareketinden faydalanması mümkün gözükmemesine karşılık, Ortadoğu'dan gelen Müslüman turist sayısında artış olabileceğini, ancak sonrasında dolulukların düşeceğini, eylül-ekim-kasım ayları MICE (kongre, toplantı ve etkinlik turizmi) beklentilerin olduğu aylarda da bu segmentlerde yılın son çeyreğinin de zayıf geçeceğini belirtdi.
Timur Bayındır, son iki bayram döneminde özellikle birliğe ulaşan şikayetlerin ve isteklerin tüketicilerin booking.com için devam eden tedbir kararından ötürü rahatsızlıkların bulunduğunu dile getirdi.
Alınan kararla birlikde, özellikle Anadolu'da bulunan pazar paylarının büyük bir kısmını Booking.com'dan elde eden küçük otellerin tüm kaynaklarının bir anda kesildiğini, bu durumu fırsat olarak değerlendiren altyapı ve operasyon güçleri olmayan firmaların, piyasadaki boşluğu doldurmaya çalıştıklarını, yetersiz pazar bilgisi ve profesyonellikten uzak iş anlayışları yüzünden tüketiciyi ve işletmeleri mağdur ettiğini vurguladı.
Booking.com ile ilgili olarak Bayındır, “Booking.com ile hükümet üst düzeyde görüşmeler devam etmektedir. Türkiye yasaları çerçevesinde, en kısa zamanda bir uzlaşma sağlanması, hem vatandaş hem de oteller açısından yararlı olacağını düşünmekteyiz.”şeklinde görüş bildirdi.
TUROB Başkanı Bayındır “Kitlesel iletişim araçlarında ve tüketici tercihlerindeki değişim, sosyal medyanın etkinliği, yüksek maliyet gibi unsurlar dikkate alındığında, turizm fuarlarına olan ilgi her geçen gün daha da azalıyor. Ziyaretçi sayıları hızla düşüyor. Gelişen teknoloji ve erişim kanalları ile turizm sektöründe de evrilme yaşanmaktadır. Özellikle ihtisas fuarlarına, workshop, tanıtım gezisi ve destinasyon tanıtımı gibi etkinliklere tüketici ilgisi devam etmektedir.”dedi

 Bayındır, Çin'de 2018 yılının  “Türkiye Turizm Yılı” olarak kutlanacağı nedeniyle 2018 Yılı için  "Her yıl olduğu gibi ana pazarlarımızdaki fuarlara katılmaya devam edeceğiz. Ancak, özellikle Çin ve Asya ülkelerine yönelik aktif çalışmalara başlıyoruz. Bölgeye ilişkin çok detaylı araştırmalarımızı tamamladık. 2018 Yılı Çin'de 'Türkiye Turizm Yılı' olarak kutlanacak. Bu konuda, bakanlığımız ile temas kurduk, Ankara'da bir toplantı düzenlendi. Ama, bunun yanı sıra TÜROB olarak, Çin pazarına yönelik sosyal medya dahil çeşitli kanallarda özel projelere başlıyoruz. Bildiğiniz gibi Çin kültürel yapısı ve günlük hayatıyla alıştığımız profilin dışında. Onlara hitap edecek noktaları hedef alacağız, yakın zamanda üyelerimize bu konuda detaylı bilgi vereceğiz."bilgilerini paylaştı.

Temmuz verilerin, Temmuz 2016'ya göre, yüzde 97 artarak yüzde 72,4 olarak gerçekleştiğini, baz etkisi olarak değerlendirilebilecek bu artışla İstanbul'un, Temmuz 2017'de doluluk oranlarında en yüksek artışı yaşayan destinasyon olduğunu, ancak, bu doluluk, İstanbul'un Avrupa'daki rakiplerine göre yarı yarıya, hatta üçte iki daha düşük fiyatlarla sağlandığını dile getirdi. Bununla ilgili olarak örnek vererek “İstanbul'da, iki yıl öncesine kadar, fiyatta Paris, Londra, Barselona gibi şehirlerle yarışan beş yıldızlı otellerde ortalama 200 euroyu bulan konaklama fiyatı, bu yıl yüksek sezon olan temmuz ayında 83,2 euro olarak gerçekleşti. Güvenlik ve risk meselesinin, özellikle İstanbul'un pazar fiyatlamasında adeta bir koz olarak kullanılmaktadır. Hükümetimizin ve halkımızın iradesi ve özverisi ile güvenlik günlük hayatımızın bir meselesi olmaktan çıksa da önceden yaratılan algı maalesef belimizi büküyor. Dolayısıyla, gelirlerimizi toparlamak için biraz daha zamana ve doğru planlamalara ihtiyacımız var." dedi.
Oda fiyatları aylara dönemlere ve Avrupa otelerine göre karşılaştırmalı rakamları paylaşırken, Turizmde dijitalleşme kapsamında birliğin yakın gelecekte hayata geçireceği, doğrudan rezervasyon kapsamında çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü söyledi.  
Bayındır, İstanbul otellerin üçde birinin Beyoğlu bölgesinde olduğunu ve turizminin kalbi sayılan Beyoğlu’nun Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın turizme verdikleri desteğinden dolayı teşekkürlerini sundu ve  Beyoğlu Belediyesinin, Beyoğlu’nda turizme yönelik yürüttükleri proje ve çalışmalar hakkında bilgilendirmesi için Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ı kürsüye davet etdi.

Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, 18 yaşında turizm sektöründe çalışmaya başladığını, turizmin kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunu ve14 yıldır Beyoğlu ilçesinde belediye başkanı olarak görev yaptığını söyledi.

Demircan,  “Beyoğlu 2004 yılında 6 bin yatak kapasitesine sahipdi. Bugün, bu rakam 45 bine ulaştı. 2004 yılından 2013 yılına kadar Beyoğlu turizmde önemli bir mesafe katetdi. Yaşanan terör olayları bölge turizmini ve konaklama sektörünü zora soktu. Bu sene yeniden yükseliş süreci başladı. Bölgedeki oteller şu an için % 90 doluluk oranına yaklaştı. Beyoğlu’nun ana sürükleyici damarı turizm. Turizmde yaşanan kriz döneminden yeniden yükselişe geçmek için yol haritası oluşturmaktayız. Bu dönemde altyapı sorunlarına yönelik projeler yürütmekteyiz. Bölgede turizmin canlanması için ağırlıklı olarak turistlere yönelik 6 ay boyunca Taksim Meydanı’nda festival vs. etkinlikler düzenlemekyeyiz. Terör olayları sonrasında acenteler turistleri bölgeye yönlendirme konusunda sıkıntılar yaşadılar. Beyoğlu  dışındaki oteller dolarken, Beyoğlu otelleri boş kaldı. Çünkü bir korku oluştu bu korkuyu atlatabilmek için Taksim Meydanı’nda, gelen turistlerin ücretsiz olarak eğlenebileceği bir alan yarattık. Günlük ziyaretçi sayımız yaklaşık 50 bine ulaştı” dedi.
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Dijital teknolojilerin günümüzde giderek önem kazandığını, bu alanda proje ve çalışmalar yürüttüklerini, bir aplikasyon hazırladıklarını ve bir ay içerisinde kullanıma sokacaklarını belirtdi.“Beyoğlu’nda bizden ruhsat almış ne kadar işletme ne kadar bina varsa bunları sosyal ortama nakledecek altyapılar hazırladık. Bütün işletmelerin yazar kasalarına takacağımız küçük aparatlarla ürünlerini sosyal alanlarda satabilme imkanını vereceğiz. Bu aplikasyonu kullanan turist, “bul” butonuna bastığında bulunduğu sokağa gelecek. Bulunduğu sokakta bütün binaların içeriklerini görecek ve oradaki işletmelerin içeriklerini görecek ve bu işletmelerle iletişime geçebilecek.”dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin selamlama konuşmasında Türkiye’de turizm sektörünün sorunlarını Meclis gündemine taşıdığını ve bu konuda Meclis araştırması açılması için önerge sunduğunu söyledi. Önerge cevap bulmadığını araştırma için zaten iktidarda olmadıkları için kabul görmeyeceğinin altını çizdi.

Fazla turist ağırlayan ancak turizmden fazla gelir elde edemeyen bir turizm olduğunu vurguladı.

CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin ile yaptığımız kısa söyleşide; Didem Engin, Ülkemizin coğrafi konumu, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan kültür varlıkları ve eşsiz doğal güzellikleriyle çok önemli bir turizm potansiyeline sahip olmasına rağmen gereken katma değerli turizm geliri olmadığını, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) verilerine ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre , Dünyada artan turist sayısının Türkiye’de düştüğünü, 2023 turizm hedefin hayal olduğunu söyledi.

Sorumuz üzerine, Didem Engin, Olumsuzluklar nedeniyle turizm sektörü paydaşlarının sezona yönelik yatırım yapmaktan kaçındığını, bu durumun da sektörü ve dolayısıyla ekonomiyi daha da daralttığı gerekçesiyle, Türkiye’de turizm sektörünün ve sektörde faaliyet gösteren paydaşların yaşadığı sorunlar ve bu sorunların ülke ekonomisine olası etkilerinin araştırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilebilmesi için TBMM Başkanlığına Meclis Araştırma önergeyi sunduğunu açıkladı.

Toplantı TÜROB’a yeni üye olan turizmcilerin takdimiyle son buldu.
yilmazparlar@yahoo.com



23.8.17

İSO Meclis toplantısı-23 ağustos 2017- Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
İSO Meclis toplantısı-23 ağustos 2017- Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan

İSO Başkanı, yapay zekanın üretim ekonomisi üzerindeki olası etkisine dikkat çekti:
“Robotik teknoloji, sanayinin istihdam yaratma kapasitesini azaltabilir”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, dünya gündeminde yer alan yapay zekanın üretim ekonomisi üzerindeki risklerine dikkat çekerek “Sosyal ve siyasal kurumlarımızla olası olumsuzlukları önleyecek tedbirler düşünüyor muyuz? Robotik teknoloji gelişmeleri, gelecekte sanayi kuruluşlarının istihdam yaratma kapasitesini daha da azaltabilir” dedi.


Bahçıvan: “Türkiye’de zamanın ruhuna uygun olarak bir sanayileşme perspektifi benimsememiz ve bunu bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarıyla entegre bir halde kurgulamamız gerekiyor. Dijital devrime dayanan yeni perspektif, kalkınma stratejimizin merkezinde yer almalı.”


İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı, ““Küresel Rekabet Ve Nitelikli Üretim İçin Bilim ve Teknolojinin Işığında Yeni Bir Sanayileşme Perspektifi” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan açılış konuşmasında, özellikle dünya teknoloji devlerinden Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk ile Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg arasında yaşanan tartışmanın da etkisiyle bir süredir dünyanın gündemine yerleşen yapay zeka konusunun üretim ekonomisi üzerindeki risk unsurlarına dikkat çekti. Tüm dünyada büyük bir hızla ilerleyen teknolojik akıl ve gelişmelerin siyasal ve sosyal aklın ilerisinde koşmasının bazı riskleri de beraberinde getirdiğinin altını çizen Bahçıvan, hayallerin ötesinde teknolojilerin hayatımıza girdiğini, yıkıcı yenilik olarak ifade edilen buluşların her geçen gün başka bir sektörde oyunun kurallarını kökünden değiştirdiğini söyledi.
Bahçıvan “Biz sosyal ve siyasal kurumlarımızla bu gelişmeye gerçekten hazır mıyız? Teknolojik gelişmenin günlük yaşamda getireceği değişimleri yeterince tartışıyor muyuz? Olası olumsuz etkilerini önleyecek tedbirler üzerinde düşünüyor muyuz? Maalesef bu sorulara “evet” diye cevap vermemiz mümkün değil. Dünya nüfusu artmaya devam ederken teknolojik gelişmeler sayesinde daha az işgücüyle daha verimli üretim yapmak mümkün hale geliyor. Özellikle robotik teknoloji gelişmeleri, gelecekte sanayi kuruluşlarının istihdam yaratma kapasitesini daha da azaltabilir” dedi.

Ortak akıl, teknolojiye insan odaklı bakmalı

Silikon Vadisi gibi örneklerin çok daha az çalışanla yüksek ekonomik performansı ortaya koyduğunu dile getiren Bahçıvan “Ancak madalyonun diğer yüzüne bakacak olursak bu gelişme ciddi sosyal eşitsizliklere de neden oluyor. Elbette, olumsuz etkilerini düşünerek teknolojiye karşı çıkmak söz konusu olamaz. Ancak yaklaşan sorunları öngörerek toplumsal yaşamın diğer alanlarında tedbirler alınması gerektiği de açık bir gerçek. O halde siyasal, kurumsal ve toplumsal akıl, teknolojik akıldaki hızlı gelişmeye ayak uydurmaya çalışmalıdır. Siyasal, kurumsal ve toplumsal akıl, gelişmelere “insan odaklı” bakıp teknolojik gelişmeyi bu çerçevede izlemelidir” dedi.

Teknoloji ekonomisi, Finans ekonomisi gibi tehdit olabilir

Buna benzer kontrolsüz bir gelişmenin nasıl bir tehlike oluşturduğuna daha önce 2008 küresel finans krizi sürecinde tanık olduklarını belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan odaklı olmayan finansal gelişmeler nasıl bütün dünyada dengesiz ve sorunlu bir ekonomik yapının oluşmasına neden olduysa, önümüzdeki dönemde teknolojinin de benzer bir sorunu tetiklemesi tehlikesi bulunmaktadır. Dengesiz gelişen bir teknolojinin beklenen faydayı sağlamaması tehlikesine OECD de son zamanlarda dikkat çekiyor. OECD’nin “Verimliliğin Geleceği” başlıklı raporuna göre, son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, bu gelişmeleri ortaya koyanlar tarafından yeterince paylaşılmadığı için ekonominin bütününe fayda sağlayamıyor. Doğru kullanılmadığı takdirde “Teknoloji Ekonomisi”, aynen “Finans Ekonomisi” gibi bir balona dönüşerek yeni bir tehdit haline gelebilir.”

Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere ihtiyaç var

Türkiye’deki sanayide yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere dönüşüm ihtiyacının ise devam ettiğine dikkat çeken Bahçıvan, şu değerlendirmede bulundu: “Son İSO 500 araştırmasına göre yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun yaratılan katma değer içindeki payı 2015 yılında yüzde 3,2 iken, çok küçük bir artışla 2016 yılında yüzde 3,7 oldu. Bu veri, bu konuda henüz yeterli ilerleme sağlanamadığını bize gösteriyor. Maalesef yasal düzenlemelerin etkisini uygulamada arzu ettiğimiz derecede göremiyoruz. Küresel rekabetin anahtarı; bilgi ekonomisine dayalı olmaktan ve teknoloji üretmekten geçiyor. Türkiye olarak zamanın ruhuna uygun olarak bir sanayileşme perspektifi benimsememiz ve bunu bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarıyla entegre bir halde kurgulamamız gerekiyor. Dijital devrime dayanan yeni sanayileşme perspektifi, kalkınma stratejimizin merkezinde yer almalıdır. Teknolojide de tüketici değil, üretici konumda olmamız gerekiyor. Tarih boyunca kendi özgün teknolojisini, kendi yerli teknik kapasitesini geliştirebilen ülkeler her alanda fark yarattılar. Başkalarının geliştirdiği teknolojiye bağımlı olarak kalkınan bir ülke örneği yok.”
yilmazparlar@yahoo.com

22.8.17

Finansal Kurumlar Birliği, 2017 Yılının İlk 6 Aylık Sonuçlarını açıkladı-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Finansal Kurumlar Birliği, 2017 Yılının İlk 6 Aylık Sonuçlarını açıkladı
Finansal Kurumlar Birliği, 2017 Yılının İlk 6 Aylık Sonuçlarını açıkladı…
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri’nin
Aktif Büyüklüğü yüzde 19,5 Artışla 120 Milyar TL’yi Aştı…

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri’ni temsil eden Finansal Kurumlar Birliği (FKB), 2017 yılının ilk 6 aylık dönemi itibarıyla her üç sektöre ait konsolide verilerini açıkladı.
Buna göre üç sektörün 2017'nin ilk yarısında 2016'nın aynı dönemine kıyasla:
Aktif toplamı yüzde 19,5 artışla 120 milyar TL'ye,
İşlem hacmi yüzde 18,4 artışla 91 milyar TL’ye,
Faaliyet konusu alacakları yüzde 20,1 artışla 109 milyar TL’ye,
Öz kaynak büyüklüğü yüzde 18,1 artışla 17 milyar TL’ye,
Net kârlılığı ise yüzde 28,6 artışla 1 milyar 334 milyon TL’ye ulaştı.


Bankacılık dışı finans sektörünün aktifleri 2017’nin ilk yarısında yüzde 19,5 büyüdü...
Finansal Kurumlar Birliği’nin 2017 yılı 6 aylık konsolide verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Mehmet Cantekin: “Ülkemizde sağlanan istikrar ortamı ile birlikte ekonomide yaşanan güzel gelişmelerin meyvelerini tüm finans kesimi olarak toplamaya başladık. Bankacılık dışı finans sektörü olarak 2017’nin ilk 6 aylık dönemini başarılı bir şekilde geride bırakıyoruz. Ülkemiz ekonomisinde bankacılık dışı finans sektörünün payının artırılması, finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, alternatif finansman olanaklarının yaygınlaştırılması, temsil ettiği sektörlerin hak ve menfaatlerini koruyarak sağlıklı bir rekabet ortamı oluşturulması yönünde aktif bir rol üstlenen Birliğimiz; 4 yıllık bir sürede bankacılık dışı finans alanının güçlü bir temsilcisi konumuna geldi ve sektörlerimizin faaliyet alanlarının genişletmesine katkı sağladı. Edindiğimiz misyon gereği Türkiye’nin finans alternatiflerini çeşitlendirmek, finansta değişimin öncüsü olmak gibi hedeflerimiz var. Bankalara alternatif olmak yerine hep birlikte güçlü bir finans yapısı için bankacılık kesiminin yanında olmak, bir anlamda onların sırtındaki önemli yükü mümkün olduğunca paylaşmak istiyoruz. Bu anlayışla, finansman alanında üzerimize düşen görevi yerine getirmeyi ülkemize bir borç biliyoruz.
Yapılanma süreci devam eden İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesinin fiziki bir mekândan çok, Türkiye'yi uluslararası sermaye ve yatırımcıya, finansal teknolojilere cazip kılacak yasal zeminin oluşmasına imkân sağlayacağını düşünüyoruz. FKB’nin üzerinde önemle durduğu adres paylaşım sisteminin bankacılık dışı finansa açılması, vergi ve zorunlu karşılıklar gibi aracılık maliyetlerinin düşürülmesi ve Kredi Garanti Fonu’ndan bankacılık dışı finansal kuruluşların yararlanması konularının tartışıldığı bu dönemde; reel kesim ve KOBİ’lerimiz için finansmana erişimi kolaylaştıran ve alternatifleri çoğaltan bu gibi düzenlemelerin, İFM çalışmalarının da itici motivasyonuyla, kısa sürede sonuçlandırılacağına inancımızı koruyoruz” dedi.
Mehmet Cantekin FKB çatısı altında temsil edilen üç sektörün finansal performansına ilişkin olarak da şu bilgileri paylaştı: “Finansal Kiralama sektörümüzün alacakları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,1 artarak 47 milyar TL seviyesini aştı.  Diğer yandan sektörün aktif büyüklüğü son verilerle birlikte yüzde 23,6 oranında, öz kaynakları ise yüzde 13,2 oranında büyüdü.
Faktoring sektörüne baktığımızda; 2017’nin 6 aylık performansında işlem hacmi 69,2 milyar TL; alacakları ise 33 milyar TL seviyesini aştı. Sektörün aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,3’lük artışla 35 milyar TL; öz kaynakları ise yüzde 11,7 büyüme ile 5,3 milyar TL olarak gerçekleşti. 61 faktoring şirketi ile faaliyet gösteren sektör, her geçen gün genişleyen ve bugün sayıları 100 bini aşan müşterilerine hizmet veriyor.

Finansman sektörüne geldiğimizde ise, 2017 yılı ilk 6 ay verilerini yine geçen yılın aynı dönemine göre karşılaştırdığımızda; sektörün büyüme ivmesinin devam ettiğini görüyoruz.  Sektörün işlem hacmi 2017 ilk yarısında yüzde 16,1 oranında büyüyerek, 11 milyar TL’yi aştı. Aktif büyüklüğü 13,6’lık artışla 33 milyar TL; alacak büyüklüğü ise 13,9’luk artışla 28,8 milyar TL seviyesine erişti.

2017 yılı ilk 6 ayı itibarıyla; Finansal Kurumlar Birliği olarak temsil ettiğimiz bankacılık dışı finans kesiminin toplam finans sektörü içindeki payı; aktif büyüklüğüne göre %3,9, alacaklara göre %5,4 ve öz kaynaklara göre de %5’e erişmiş durumda. Yine toplam işlem hacmimizin GSMH içindeki payı da yaklaşık %7,1’ler seviyesinde.”

Cantekin sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm bu veriler ışığında Birliğimizin genel performansını değerlendirecek olursak; öncelikle her üç sektörümüzün de başta KOBİ’lerimiz olmak üzere reel ekonomimize sundukları katkıyı ülkemizin büyüme hedefleri doğrultusunda her geçen gün artırdıklarının altını özellikle çizmek isterim. 2016 yılında yaşadığımız olumsuz gelişmelere rağmen; ekonomimizin istikrarı, yabancı yatırımcının Türkiye’ye duyduğu güven ile birlikte bankacılık ve bankacılık dışı finans sistemimizin güçlü bir şekilde ayakta durduğunu görüyoruz ve bizler Türkiye’yi ekonomik olarak ileri seviyeye ulaştırmada da kararlıyız.  Ancak şunun da altını çizmek istiyorum; Ülkemizdeki bankacılık dışı finans sektörünün ekonomideki payının artırılması, güçlendirilerek derinleştirilmesi ve KOBİ’lere gereken desteğin verilebilmesi, bizlerin yurt içi ve yurt dışı kaynaklara rekabet ve fırsat eşitliği içerisinde ulaşabilmemiz ile mümkündür. Bu sebeple; bugüne kadar yapılan düzenlemeler yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından çok önemli olmakla birlikte, özellikle rekabet koşullarının iyileştirilmesi yönünde atılabilecek yeni adımlarla, yatırım ortamının iyileştirilmesine daha da fazla katkı sunulabileceğine inanıyorum.”
yilmazparlar@yahoo.com

21.8.17

İstanbul Kite Festival’inin Şampiyonları Belli Oldu-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
İstanbul Kite Festival’inin Şampiyonları Belli Oldu


Dünyaca ünlü Kiteboard sporculara ödül yağmuru

Avrupa Kiteboard Şampiyonası, Maximum Kiteboard Turkish Open ve İstanbul Boğazı yarışlarının bir arada gerçekleşdiği  ‘İstanbul Kiteboard Festivali sona erdi. Şampiyonları Belli Oldu.
Şampiyonanın yine gözdesi, Türkiye Şampiyonası Foil Kadınlar; 1.Bilge Öztürk, 2.Vanessa Cinyol , 3.Belda Öztürk , Türkiye Şampiyonası Slalom Kadınlar 1.Bilge Öztürk, 2.Kelly Schouten, 3.Peri Mina Yormaz olurken Şampiyonanın yine gözdesi, çifte birincilikle, Akyaka’da Kite Mercedes adıyla kiteboard eğitim okulu olan,  Milli sporcu Bilge Öztürk oldu.

Maximum Kart ana partnerliğinde,  Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde, Oli Spor Kulübü ve Playmaker Sports - Entertainment tarafından organize edilen ve Beşiktaş Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşen spor, müzik ve yaşam stili festivali, 12-20 Ağustos tarihlerinde Kilyos Tırmata Beach’te gerçekleşti. Düzenlenen  Yarışlarda ünlü sporcular şampiyonluk için kıyasıya mücadele etdiler.


Şampiyonlar ödüllerini, İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü Burak Sezercan, Türkiye Yelken Federasyonu Yetkilisi Ali Doğaner, Inter By MNG Kargo Direktörü Özgür Kut, MNG Kargo Türkiye Satış Müdürü Ömer Yalçın ve Playmaker Ajans Başkanı Kerem Mutlu’nun elinden aldı

Formula Kite Master Erkekler ; 1.James Johnson – Danimarka, 2. Benjamin Petit – Fransa, 3.Ejder Ginyol – Türkiye

Formula Kite Master Kadınlar; 1. Daniela Moroz – Amerika, 2.Alexia Fancelli- Fransa, 3.Elena Kalinina – Rusya

Avrupa Kiteboard Şampiyonası Erkekler; 1.Nico Parlier - Fransa ,2.Axel Mazella – Fransa , 3.Oliver Bridge- İngiltere
Avrupa Kiteboard Şampiyonası Kadınlar; 1.Alexia Fancelli – Fransa, 2.Elena Kalinina- Rusya , 3.Anais Mai Desjardin – Fransa
Türkiye Şampiyonası Slalom Kadınlar; 1.Bilge Öztürk, 2.Kelly Schouten, 3.Peri Mina Yormaz
Türkiye Şampiyonası Slalom Gençler; 1.Mert Küçükler, 2.Sarp Bulut, 3.Berkay İlker
Türkiye Şampiyonası Slalom Erkekler; 1.Ejder Ginyol, 2.Armağan Ersolak , 3.Gökhan Karaköse
Türkiye Şampiyonası Slalom Master Erkekler; 1.Ejder Ginyol, 2.Gökhan Karaköse, 3.Akgün Atasagun
Türkiye Şampiyonası Foil Erkekler; 1.Ejder Ginyol ,2.Armağan Ersolak , 3.Enç Özen
Türkiye Şampiyonası Foil Kadınlar;1.Bilge Öztürk, 2.Vanessa Cinyol ,3.Belda Öztürk

Slalom Tube Kite Özel Ödülü: Caner Öztürkler

Efsane Sporcu: Taner Aykut
Gelecek Vadeden Sporcu: Derin Atakan
G-Schock En Dayanıklı Sporcu: Armağan Ersolak


yilmazparlar@yahoo.com