14.5.17

kitap-lansman-can-ayadogmus-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Kitap-lansman-Can-Ayadogmus

DÜŞLE İNAN YAŞA...


Spiritüel öğretmen, Bütünsel gelişim uzmanı,  Meditasyon eğitmeni Dünyaca ünlü John of God Türkiye uygulayıcısı Can Aydoğmuş, son kitabı “Düşle inan yaşa” için 12 mayıs 2017 Cuma günü Nişantaşı, BPR Guest House’da  imza günü düzenleyerek kitabını lansmanını yaptı.

Ressam ve 16 yıllık NY markası EmreNY ‘in kurucusu, Modacı Emre Ertürk, Nişantaşı’nda Merde Güzellik Merkezi Sahibi Filiz Merde,Şalom Gazetesi Yazarı Joelle Pınto, Jinemed Health Group’ta CCO Eylül Pınar Çamlıbel , Sosyal Medya Uzmanı Yesim Saydan, Opera Sanatcısı Didem Balık başta olmak üzere, Kozmik Enerji Uzmanları ve yakın dostları, kitap severler imza gününde yazarı yalnız bırakmadılar.

Yoğun basın mensupların ilgisini ceken neşeli, enerji dolu bir atmosferde gerçekleşen lansmandaCan Aydoğmuş “Düşüncelerin, duyguların ve sözcüklerin gücünü keşfet, yaşamının efendisi ol. Hepimizin hayatımızda ne yapacağımızı bilmediğimiz zamanlar olmuştur. Mutlu olmak için gerçekleşmesini beklediklerimiz vardır. Belki de en dibi gördüğümüzü hissettiğimiz noktada bir arayışa gireriz. Siz de çıkış için bir ışık arıyorsanız, şu an elinizde doğru kitabı tutuyorsunuz. Sadece eğitimlerden değil, aynı zamanda deneyimlerden elde edilmiş, pratik, uygulayabileceğiniz, birbirinden değerli pek çok bilgiyi bu kitapta bulacaksınız.“ şeklinde kitabını özetliyor.


Kitapda Yaşamdan istediklerin mi var? Bir düşün, ya onlardan çok daha fazlasına sahip olabileceksen? Ben oldum ve oluyorum. Sen de olabilirsin, Hem de hayal edebileceğinden daha iyisine... Yalnız şunu unutma, mutluluk kişinin kendi zihni ve becerisi ile yarattığı bir başarıdır. İstediğin yaşamı yaşamak mı istiyorsun? O zaman Düşle İnan Yaşa, .gibi kısa tanıtım özetleri var.


John of God- Sifanin eli ,Evliyalar ve Yücelerle Yaşamak -Aşka Yürü, Düşle Inan Yaşa kitaplarının yazarı Can Aydoğmus yakında dördüncü kitaba imzasını atacağını söylüyor.


Evliyaların enerjisini nasıl çağırılacağı, onların enerjisinden nasıl faydalanacağını, 29 günlük evliya meditasyonu anlatan, Aşka Yürü Evliyalar ve Yücelerle Yaşamak’ Kitaba göre, “Bazı ritüelleri yerine getirip, evliyanızı davet edebiliyorsunuz ve o size yardımcı oluyor,” Şeklinde ifadesi vardı.


John of God- Sifanin eli Şifaya giden yol John Of God’ı sadece Brezilya için değil tüm dünya için bir lütuf olduğunu söyleyen, Can Aydoğmuş  benzersiz bir varlık olarak tanımlıyor. “ Ona mucize adam diyorlar. Dünyanın dört bir yanından binlerce kişi onu ziyaret ediyor. Devlet adamlarından sanatçılara, dünyanın en ünlü isimleri şifa bulmak için ona koşuyor.”diyor.


Yazar Can Aydoğmuş, 7 yaşında meditasyon yapmaya başladığını, Mistik kanalları hep açık olduğunu, Anne-babasını erken yaşta kaybetdiğini, onların öleceğini gördüğünü, hayatının büyük bir bölümü İngiltere’de geçirmiş olduğunu söylüyor.


Can Aydoğmuş, kendi ifadesiyle Dört buçuk sene feng shui eğitimi ve Aylesbury College’de sosyoloji ve psikoloji eğitimleri almış.  Organizasyonel konstelasyon, kurumsal farkındalık, master regresyon, master hipnoterapi, NLP, bilinç altı uzmanlığı, lucid rüya, derin meditasyon eğitimleri, düşünce gücü Eğitimler veriyor. Brezilyalı efsanevi Jon of God’ın Türkiye temsilcisi. Dünya çapındaki hocaları Türkiye’ye getiriyor. IACT Türkiye Başkanı oldu. Faces dergisi Yayın Koordinatörlüğünü yaptı. Hürriyet.com.tr 'de haftada üç gün köşe yazısı yazan Aydoğmuş, kurumsal şirketlere seminerler veriyor.

IACT Türkiye Başkanlığı, Faces Dergisi yayın koordinatörlüğünde bulundu.

yilmazparlar@yahoo.com

13.5.17

Katma Değer Hareketi Derneği ( KADED ) Konferansı-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Katma Değer Hareketi Derneği Konferansı


Yaratıcı ve Yenilikçi Nesilleri Nasıl Yetiştiriyor


2015 yılında kurulan Başkanlığını Begüm Özdoğularlı’nın yaptığı, Katma Değer Hareketi Derneği ( KADED ), Ülkelerin kalkınmasında önemli rol oynayan katma değerli üretiminde farkındalık yaratmak kapsamında, bir buçuk yıl süren çalışma sonucunda, Boğaziçi Üniversitesi’nde 11 Mayıs 2017 Perşembe günü, Uluslararası Katma Değer Konferansı düzenledi. Katma değeri yüksek şirketlere ödüller verildi.

Sirku Nikamaa “Finlandiya Yaratıcı ve Yenilikçi Nesilleri Nasıl Yetiştiriyor” Konulu Konuşmasında “Siyasi otorite, küçük bir ulus geliştirmek için herkesin yetenekleri ve beyin gücü toplumu gerekli olduğuna karar verdi. Eğitim Değişti ve toplumu şekillendirilip toplumun değişmesine yardımcı oldu.”açıklamalarında bulundu. John Caldwell Holt’un sözünü "Öğrenme öğretme ürün değildir. Öğrenme öğrencilerin faaliyet ürünüdür. "hatırlatdı.
Katma Değer Hareketi Derneği, makine, elektrik elektronik, bilişim, otomotiv ve tüketim malları sektörlerinde üretim yapan kuruluşlara birebir ziyaretler ile hazırladığı Türkiye Katma Değer Endeksi Raporu’nun sonuçlarını açıkladı.

Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansın paneller bölümünde; İsveç, Hollanda, Finlandiya Başkonsolosları ülkelerindeki yaratıcı ve yenilikçi projeleri anlattı.

KADED Yönetim Kurulu Üyesi Galia ARDİTİ tarafından Katma Değer Endeksi Raporu’nun sonuçları açıklandı.
KADED Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Özdoğularlı  “Bu sonuçlar üretim yapısının katma değer üretirken, dışarıya büyük miktarda katma değer aktardığını da gösteriyor. Özellikle en çok ihracat yapan otomotiv sektöründe ithal ara malı katma değeri büyük oranda düşürüyor. Başta motor olmak üzere şanzıman ve diğer parçaların yüksek oranda üretimi yapılamıyor. Otomotiv yan sanayii en fazla Ar - Ge merkezine sahip ancak ana sanayi “kısa sürede ve yüksek oranda düşük maliyetli üretim” önceliğine odaklı çalışıyor. Katma değerli üretim için yüksek teknoloji, Ar-Ge çalışmaları, konsolidasyon, farklı tasarımlar ve ürün modelleri üzerinde çalışılması gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

Dernek olarak misyonlarının hayatının her alanında yenilikçi ve 21. yüzyıl rekabetine uyumlu bireylerin sayısını artırarak ülkenin tümünde farkındalık yaratmak olduğunu söyleyen Başkanı Begüm Özdoğularlı “Dernek olarak ülkemizdeki katma değerin düşüklüğünü yakından gözlemleyen, farkındalığı yüksek bir grup olarak, sadece sanayi değil sağlık, eğitim, turizm, moda, sanat gibi diğer tüm alanlarda yapılacak katma değeri yüksek ürün ve hizmetlerin, katma değeri daha yüksek bir çalışma düzenini yaratacağına ve uluslararası rekabette daha ileriye gitmemize katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bir buçuk yılda 500 firmayla birebir görüştük. Kriterleri belirlerken kadın çalışan sayısı, yeni ürün ve inovasyona verilen önem, patentli ürün sayısı, yerli hammadde kullanımı ve iş güvenliği uygunluk konularını titizlikle inceledik.” dedi.

ArGe yatırımları ile Türkiye'nin ilk lazer çipi ve ilk lazer ışın kaynağını üreten Ermaksan  katma değer yıldızı ödülün sahibi oldu.
Asset Grup, Sonorous Ses ve Görüntü Sistemleri, Ekin Teknoloji, Autoliv Cankor Otomotiv ve Triodor Araştırma Geliştirme Yazılım ve Bilişim şirketleri ödüle değer bulunan diğer firmalar oldu.
Film endüstrisi, moda ve sanat dallarında da özel ödüller verildi.
‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinin yapım şirketi TIMS Productions ve dizinin oyuncuları Burak Özçivit ve Selma Ergeç ile üç yılda 20 filme imza atan TAFF Pictures, moda dalında Gamze Saraçoğlu, sanat dalında  ressam Süleyman Saim Tekcan katma değer ödüllere layık görüldü.

Düzenlenen program akışı Panellerdede İsveç, Hollanda İnovasyon Ateşesi Rory Nujiens, İsveç Başkonsolosu -Therese Hydeen, Hollanda Başkonsolosu – Robert Schuddeboom, Rockstart Accelerators Ülkelerindeki Yenilikçi Projeleri Anlattı

Armsan İnsan Kaynakları Müdürü Zeynep Zengi, TKYD Başkanı Ali Pandır, Arthur Steffen, Ülgen Öztürk, Buba Yönetim Kurulu Başkanı Timuçin Bilgör, Tugim Genel Sekreteri Neda Soydan, Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Yöneticisi Bülent Üner,   Artunç Kocabalkan, Tims Production Yönetim Kurulu Başkanı Timur Savcı
Ermaksan Makina Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özkayan, Ekin HQ – Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin diğer moderatör ve panelislerdi. Fikri Hakların Yönetimi ve Teknolojinin Ticarileştirilmesi,   aile şirketlerinin yatırımlarını teknolojiye uygun, yenilikçi ve yaratıcı yönetim modelleri ile nasıl ileriye götürebilecekleri gibi konular işlendi.
Özdoğularlı ile yaptığımız kısa söyleşide konuşmaların bir özeti olarak; “Türkiye’nin seçtiği sanayi kalkınma modeli emeğe dayalı hafif sanayi ve montaj ağırlıklı. Bu yaklaşım katma değerin sınırlı kalmasına neden oluyor. Son yıllarda yapılan ihracat hamlesi, ancak yüksek ithal girdi ile mümkün oldu. Düşük karlarla yapılan işler ve haksız rekabet, yüksek maliyet ve yenilikçilikten uzak bir çalışma ortamı yarattı. Sadece sanayi değil sağlık, eğitim, turizm, moda, sanat gibi diğer tüm alanlarda da yapılacak katma değeri yüksek ürün ve hizmetlerle ülkemiz hedeflerine ulaşabilir.” dedi.
“Finlandiya Yaratıcı ve Yenilikçi Nesilleri Nasıl Yetiştiriyor” Konulu sunum yapan
Sirku Nikamaa iş dünyasındaki değişimi ve eğitimdeki gelişmeler hakkında bilgiler verdi.  Finlandiya’nın bu konuda yaptıkları, sistemik olmayanları yapabilecekleriniz. Sistemik olanlardan yapamadıklarınız. Duraklar halinde izahını yaptı.

Birinci Durak İş dünyasındaki değişimini, Almanya firması Adidas’ın 3D printer ve robotları kullanmasına örnek gösterdi. Yapay zeka etkileri robot ve otomasyon sistemi, Beceri taleplerindeki Eğilimler. Bazı yasal iş, bazı tıbbi prosedürler, tıbbi teşhis, bazı tasarım çalışması, İş ve çalışma, daha fazla veri güdümlü, örnekleri verdi.


Paylaşım ekonomisi, Uzaktan çalışma, Dairesel ekonomisi Açık kaynak, Sürdürülebilirlik, Küresel ve yerel bağımlılık gibi faktörleri Her zaman. Herhangi bir yerde, Her yerde çalışır metodları sergiledi


İkinci durak olarak eğitimde gelişmeler çocuklar neler öğrenmek zorundalar,konusunu vurguladı;

Bilgi (Disiblin bilgi-Disiblinler arası bilgi-Pratik bilgiler, Bilişsel  -bilişsel metalı beceriler, sosyal ve çoşkusal beceriler, Fiziksel ve pratik beceriler-Tutum ve değerler-Yetkiler ve eyleme geçme şekinde işleyişi anlatdı.

Konu bazlı yetenekler?-Ne bilir ve know-how Davranışsal ve sosyal beceriler?  Kendine güven, enerji, azim, tutku, liderlik, işbirliği, iletişim. Düşünme ve yaratıcılık, Eleştirel düşünme, Yetenek beceri bağlantıları hayal gücü, yapmak için merak gibi olumlu sorgulamaları söyledi.


Katılım- işbirliği- etkileşim- yansıma, Problem çözme- Kendinden Yönetim-kişisel girişim ve teşebbüs-iletişim gibi özellikleri sıraladı.


Dijital Yeterlilikler- Planlama ve Organize- takım çalışması, öğrenme

Risk alan, kalıcılık, esneklik-beceriklilik çağdaş öğrenmeyi vurguladı.

 Finlandiya’nın Tarımsal- Servis sektörü geliştirme- endüstriyel-Teknolojik-Bilgi toplumu- sistematik araştırma safhalarını sıraladı; Uzun süre ayakta kalmanın, eğitimin gücüne inançlı ve Toplumda sorunlar varsa Finliler eğitimde çözüm aramak eğilimli olduklarını,  Öğrenme eşitliği ve adaleti olan sistemleri olduğunu ifade etdi.


“Beceriler, Yeterlilikler, değerler ve bilginin bütün sınıflarda, her konuda mevcut  Öğrenmede soruşturma ve soruşturma rolünü vurgular.”

Gerçek bağlamlarda eğitimi Holistik gerçek dünya olayları. Öğrencinin kendi fikirleri merkezi bulunmaktadır. Bunlar, el ve fikirler geliştirme programında almak.

Yedi yetkinlik hedefleri, alanları sıraladı; nasıl öğrenmenin düşüncesi ve öğrenme, Kültürel yetki-akıcılık ve ifadesi, kendini taşıma ve hergün beceri, çoklu müşteri mimarisi, bilgi iletişim teknolojisi, Çalışma hayatı için beceriklilik ve girişimcilik, etkin becerilere katılım sürdürebilir gelecek inşa etmek.

Fenomen dayalı öğrenme? Proje tabanlı öğrenme? Araştırmaya dayalı öğrenme? Tam öğrenme? Ayrıca öğrenci teşviklerinden örnek verdi. “Lise eğitiminin tamamlanması için okul öncesi ve temel eğitim yukarısı okul günlerinde ücretsiz yemek-Okuldan fazla 5 km yaşayan öğrenciler için ücretsiz okul taşımacılığı”
Ödüllerinden dağılımdan sonra, Toplu hatıra fotografı ve Gala yemeğiyle lonferans son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com


11.5.17

Uluslararası politik ilişkiler otomotiv sektörünü ticari açıdan nasıl etkiliyor-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Uluslararası politik ilişkiler otomotiv sektörünü ticari açıdan nasıl etkiliyor

Uluslararası politik ilişkiler otomotiv sektörünü ticari açıdan nasıl etkiliyor?
Uluslararası ilişkilerdeki bir takım olumsuzlukların ticari hayata yansımasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TAYSAD Başkanı Alper Kanca, “Siyasi ortamda yaşanan gerginlikler ticari ilişkileri elbette etkiliyor. Türk otomotiv sektörü olarak Avrupa’da ve diğer dünya ülkelerinde iş yapış biçimimize dair olumlu algımızın korunmasına gayret ediyoruz. Dış siyasette yakında gerçekleşecek ılımlı atmosfer ile sektör olarak ciddi atılımlar gerçekleştireceğimize inanıyoruz” dedi.
TAYSAD Başkanı Alper Kanca, Avangarde Hotel’de gerçekleştirilen kahvaltıda tedarik sanayicilerini yakından ilgilendiren konularda bilgi vermek amacıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi. 

Toplantının ilk bölümünde, siyasi ilişkilerin ticari hayata yansıması konuşuldu.

Başkan Alper Kanca, “Yurtdışındaki negatif algıyı değiştirme yönünde pozitif bir çaba içine girilmesi ve bu konuda hem kamu otoritelerinin hem de iş dünyasının üzerine düşeni yerine getirmesi gerek. Sektör olarak talep ve beklentilerimizi ilgili kamu otoritelerine aktararak birlikte hareket alanı yaratmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda TOBB Başkanı ile birlikte Ekonomi Bakanlığı’nı ziyaret etmeyi planlıyoruz. Yaşanabilecek siyasi ve ekonomik krizleri önlemek adına bir dizi önleme ihtiyacımız var. Birinci somut önlem, tedarik sanayine has lojistik merkezlerinin özellikle Avrupa’nın bazı ülkelerinde kurulması; ikinci önlem, Avrupa’da özel sektör tarafından da desteklenen bir algı çalışmasının yapılması; üçüncü önlem de siyasi olarak ilişkilerin olumlu yönde devam etmesi olacaktır” dedi.
“Otomotiv sektörü en parlak dönemini yaşıyor”
Otomotiv sektörünün en parlak dönemini yaşadığını söyleyen Başkan Kanca, “Otomotiv sektörü, ekonomiye yüksek katma değer sağlayan, teknolojik gelişmeleri hızlandıran ve daha birçok kazancı da beraberinde getiren bir sektör. Sektör, yapısı itibariyle ülkeler arası rekabete de oldukça uygun. Öngörülen tabloda; önümüzdeki dönemde gelişmekte olan ülkeler, pazar ve üretim dinamikleri açısından itici güç olmayı sürdürecek. Dünya genelinde üretimdeki yeni coğrafyalara kayış sürecinde Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcı sayısında da artış olacak. Geleceğe dair beklentilerin yanı sıra mevcut duruma dair veriler de beklentilerimizi haklı çıkarır nitelikte. Sektör olarak en parlak dönemlerimizden birindeyiz esasında. Tüm sektörlerde ciddi daralmalar meydana gelirken, otomotiv sektörü ihracat ve ticari ortaklıklar noktasında önemli ivme yaratıyor. Biz Türk otomotiv sanayi olarak meydanı asla terk etmeyi düşünmüyoruz. Her koşulda; -siyasi gerginlik ya da ekonomik kriz-, üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Avrupa, sürücüsüz araçlarla altyapı değişikliğine gidiyor
TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı da, toplantıda Nisan ayında katıldığı “Connected and Automated Driving Konferansı” izlenimlerini aktardı. Kısa süre öncesine kadar bilim kurgu öyküsü diye baktığımız bazı konuların, çok kısa sürede gerçek olacaklarına işaret eden Baybalı, sürücüsüz otomobillerden önce sürücüsüz kamyon ve büyük taşıtların hayatımıza gireceğini ve hızla yaygınlaşacağını söyledi. Özellikle TIR diye adlandırılan büyük taşıtlarda sürücüsüz sistemlerin Avrupa’da çok hızlı geliştiğine dikkat çeken Baybalı, Türkiye’nin bu konuda geride kalmasının yaratacağı büyük sıkıntılara şöyle dikkat çekti:
“Dünyadaki otomotiv gündemi; sürücüsüz araçların elde ettiği datanın sahiplenilmesi, birbirleriyle ve çevreyle ilgili elde ettiği datanın paylaşımı, obje tanımanın ötesinde birbirinden farklı çevresel görüntüyü tanıyabilmesi, elde ettiği datayı işlemesi ve geri çağırması süreci ekseninde şekilleniyor. Avrupa’da 29 ülke bu konuda anlaşma yaptı. Bu anlaşma ile AB üyesi ülkelerle birlikte İsviçre ve Norveç arasında otonom araçlar ile ilgili bir görüş ve uygulama birliğine varıldı. Gerekli teknolojik altyapının sağlanmasının ardından araçlar sürücüsüz olarak yola çıkarak lojistik alanında büyük bir verim artışı sağlanacak. Araçlar hem birbirleri ile hem de yol ile bağlantı kurabilecek ve bilgi aktarabilecekler. Böylece 24 saat boyunca araçlar yolda ilerleyebilecek ve ürünlerin ülkeler arası aktarım süreleri kısalacak. Bu da özellikle ticaret için büyük bir avantaj sağlayacak. Tüm bunların yanı sıra, Türkiye’nin bu anlaşma içinde yer almaması da yine Avrupa ile olan ticari ilişkinin dışına itilmemize yol açabilir. Yani yine burada AB ülkeleri ile olan politik gerginliğin etkilerini görüyoruz. Bu yatırımı yapmayan ülkeler kaybeden tarafta yer alacak. Biz de bu sisteme entegre olmak zorundayız. Üniversitelerle konuşarak, tedarik sanayi olarak bu işe müdahale etmemiz şart. Öyle ki, Türkiye olarak otonom araç anlaşması içine giremediğimiz takdirde AB ile yapılan ticaretin dışına itilmiş olacağız. Bulgaristan ve Doğu Avrupa ülkeleri otonom araçlar ile ticarete dahil olacak ama Türkiye hiçbir girişimde bulunamayarak ticarette kısıtlı kalacak. Bu sadece otomotiv yan sanayi ile ilgili bir durum değil. Bu aşamaya gelindiğinde sebze, meyve dahil hiçbir ihracat ürünü gönderilemeyecek.”
İç pazarda üretim arttı, satışlar düştü
Bir sonraki analizde, ÖTV indiriminin kaldırılması ve döviz kurlarındaki artışı yorumlayan Başkan Alper Kanca’nın konuya dair değerlendirmeleri de şöyle oldu:
“Geçen yıl ÖTV muafiyeti söz konusuydu. Bu yıl satışlarda ÖTV uygulanacak. 2017 yılının ilk üç aylık otomotiv sektörü sonuçlarına bakarsak üretimin arttığını ama iç pazarda satışların düştüğünü görüyoruz. ODD istatistiklerine göre 2017 yılı Nisan ayı Otomobil ve Hafif Ticari Araç toplam pazarı satışları 75 bin 988 adet oldu. 84 bin 887 adet olan 2016 yılı Nisan ayı otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar yüzde 10,48 oranında küçüldü.
Türkiye Otomotiv pazarında, 2017 yılı ilk dört aylık dönemde otomobil satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,12 azalarak 173 bin 961 adede geriledi. Geçen sene aynı dönemde 193 bin 539 adet satış gerçekleşmişti.
IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 2017 Nisan ayı tahminlerine göre; Türk otomotiv ihracatı için son derece önemli bir veri olan Avrupa’nın büyüme hızı ise 2017 yılında yüzde 1,7 seviyesinde olacak; 2017 yılı otomotiv sektörü toplam pazarının 850 bin – 900 bin adet aralığında olması tahmin ediliyor.”
Yılın ilk dört ayında ihracata en yüksek katkı otomotivden geldi
Başkan Kanca, toplantıda otomotiv ihracatına dair istatistiksel detayları da açıkladı:
“Yılın ilk dört ayına bakıldığında, son yıllarda sürekli olarak görüldüğü üzere otomotiv sektörü, yine ihracata en yüksek katkıyı sunan sektör oldu. Bu dönemde Türkiye 11,8 milyar dolar ihracat yaptı. Bu ihracatın yüzde 19,4’ü otomotiv sektöründen. Otomotiv sektörümüz, Ekim 2016’dan bu yana üst üste 7 aydır 2 milyar doları geçen ihracat gerçekleştiriyor. Nisan 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 12,4’lük artış ile 2,3 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan otomotiv sektörü, son dönemdeki başarılı performansını artırarak devam ettiriyor. Bunun en büyük nedeni, binek otomobildeki yüzde 61’lik ihracat artışıdır. İlk 4 aylık gerçekleşmeleri incelediğimizde ise, geçen yılın aynı döneminde 7,5 milyar dolar olan ihracatımız, yüzde 23’lük artış ile 9,3 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın içinde tedarik sanayimizin payı ise 3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti”.

yilmazparlar@yahoo.com