10.5.17

İstanbul’un Yükselen Yıldızı Kartal, Zirveye Oynuyor-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
İstanbul’un Yükselen Yıldızı Kartal, Zirveye Oynuyor

Kartal Belediyesi’nin Kartal’da devam eden başarılı kentsel dönüşüm hikayesini anlatmak hem de yatırımcılar için bölgenin potansiyelini ortaya koymak amacıyla düzenlediği ‘Kartal’a Yatırım Geleceğe Yatırım’ zirvesinin ikincisini düzenledi.
Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz,İstanbul’da kentsel dönüşümün en iyi örneklerinin Kartal’da gerçekleştirildiğini belirterek bu konuda övgüyü hak eden bir belediye olduklarını söyledi. Kartal’ın dönüşüm sürecinde belediye olarak üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini anlatan Altınok Öz, bu süreçte pek çok sorunla karşılaştıklarının da vurguladı. Kentsel Dönüşüm yasası olarak bilinen 6306 sayılı yasanın kentsel dönüşümün önünü büyük ölçüde açtığını kaydeden Altınok Öz, “Buna karşılık 3194 sayılı yasa ise önü açılan bu kentsel dönüşümün önünde ABS fren gibi duruyor” dedi.

Kentsel Dönüşüm konusunda yaşanan sorunlar hakkında çözüm önerilerini de sıralayan Başkan Öz, özellikle yıkım kararı verilmiş binalar için, yıkım gerçekleşmeden önce hafriyat, ruhsat ve tapu işlemlerinin gerçekleştirilmesinin önünün açılması gerektiğini, aksi halde yaşanan gecikmeler nedeniyle müteahhit firmaların hak sahiplerine çok yüksek kira bedelleri ödemek zorunda kaldığını söyledi. Kartal Belediyesi’nin bu konuda ‘ön kazı belgesi’ ile müteahhitlerin önünü açmayı hedeflediğini kaydeden Öz, konu hakkındaki teklifi kısa süre önce belediye meclisine sunduklarını açıkladı.


‘Kartal’a yabancılaşmayan projeler yapın’


Kartal’da proje geliştiren müteahhitlere, ilçeye yabancılaşmayan projeler yapma çağırısında bulunan Altınok Öz, şunları söyledi:


“Şehirde estetik yapılar oluşturulabilmesi için kurular oluşturulması şart. Binalarda kullanıma açılan çatı katlarını emsalden sayarak mutlaka yasal hale getirmeliyiz. Otoparkların hepsini mutlaka yer altına indirmeliyiz, binalar arasında yer altından otoparklar arasında bağlantı kurabilmeliyiz. Ayrıca yasal mevzuat sadece 5 bin metrekare ve üzeri park alanlarının altına otopark yapılabilmesine izin veriyor. Bunu bütün park alanlarının altına yapılmasının ne zararı var. Öte yandan otopark sertifikaları yoluyla kullanılmayan otoparkların da kullanımının önü açılmalı.


Ayrıca cami altına yapılan ticarethaneler, bu alanlardaki yoğunluğu artırdığı için bunların boşaltılması gerekiyor. Biz Kartal Belediyesi olarak ilçemizdeki cami derneklerine ve cami altlarında bulunan ticarethane sahiplerine kira sözleşmeleri dolduğu tarihten itibaren faaliyetlerine son vermeleri gerektiğini bildirdik.”


‘Yüksek bina kötüdür algısı değişmeli’


Son yıllarda kamuoyunda yüksek binalarla ilgili olumsuz bir algı yaratılmaya çalışıldığına dikkat çeken Başkan Öz, “Önemli olan yüksek ya da alçak değil, depreme dayanıklı bina yapmak. ‘Yüksek bina kötüdür’ ağlısını değiştirmemiz gerekiyor. Japonya da bir deprem ülkesi ama çok sayıda yüksek binası var” diye konuştu.


Neden Kartal?


Kartal’da yatırım yapar çok sayıda yatırıcıyı ve profesyoneli bir araya getiren ‘Kartal’a Yatırım Geleceğe Yatırım zirvesinin ‘Neden Kartal’ başlıklı panelinde, yatırımcılar, Doğuş Gurubu Ekonomi Grup Başkanı Servet Yıldırımı’ın moderatörlüğünde hem yatırımcının hem de konut alıcısının Kartal’ı nede tercih ettiğini konuştu.


İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes, şehirleri yükselten unsurun bazen tarih, bazen de ‘zorlama şeyler’ olduğunu belirterek “Örneğin Ataşehir, bir uydukentken TOKİ ve Emlak Konut GYO’nun zorlamasıyla Kartal’dan daha önce öne çıkan bir bölge oldu. Oysa ki Kartal’ın bir hikayesi var. Bugün burada günlük bir olaydan bahsediyor gibi, Kartal’ın ABD tarihinden bile eski olan tarihinden bahsediyoruz” şeklinde konuştu. Kartal’ın Kartal yapan unsurlaın başında uzun sahil şeridi, adalar ve deniz manzarası, Aydos Ormanı, yatırımcı dostu yerel yönetimi ve gelişmiş ulaşım ağı, marinaları ve finans merkezine yakınlığı olduğun ifade eden Tanes, “Kartal artık şehir içinde bir başkent haline geldi” dedi.


Maya Holding CEO’su Fuat Atalay, İstanbul’un artık bir megakent olduğunu ve birçok merkezi bulunduğunu ifade etti. Kartal’ın da bu merkezlerin en önemlilerinden biri olduğunu anlatan Atalay, Kartal’ın denizi çok geniş bir şekilde kucakladığını, bunun da ilçenin gelişim potansiyelini otaya koyduğunu belirtti. Gurup olarak İKEA mağazalarını açarken tüm dünyada müşterinin kolay girip çıkabileceği ve çevresiyle ihtiyaçlara cevap veren lokasyonları tercih ettiklerini kaydeden Atalay, Kartal’da AVM ve ofis bölümlerinden oluşan Anatolium Marmara projesinin ilk etabını Mart 2018’de devreye alacaklarını açıkladı.


‘Yükselmekten korkmayın’


Metsan Başkanı Cemalettin Satoğlu ise İstanbul’un tarihi yapısının korunması gerektiğini belirterek “Buna karşılık yüksek bina yapılmasın da diyemezsiniz” dedi. İstanbul’un nüfusunun 18 milyona ulaştığına dikkat çeken Satoğlu, Tarihi Yarımada, İstanbul Boğazı gibi korunması gereken bölgeler dışında yüksek bina yapımının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Kartal’ın etki alanının İzmit ve Adapazarı’na kadar ulaştığını anlatan Satoğlu, İstanbul’da yüksek bina yapımı için en uygun bölgelerden birinin Kartal olduğunu öne sürdü.


Kartal Bariyeri yıkıldı


AND Gayrimenkul Genel Müdürü Ali Baki Usta, Kartal’ın eski bölgesi havasını hala koruduğunu, bu yüzden genel olarak geniş ailelere, huzur isteyen yüksek yaş grubuna hitap ettiğini söyledi. Kartal’da ev alan yatırımcıların yüzde 73’ünün bölgeyi oturum için tercih ettiğini vurgulayan Usta “Zaten bir bölge oturumcuya hitap etmiyorsa, yatırımcıya da hitap etmez” dedi. 5 yıl önce AND Pastel projesine başlarken yaptıkları araştırmalar esnasında, Kartal’a Kadıköy, Ataşehir, Ümraniye ve Üsküdar’dan alıcı çekemeyeceklerinin sylendiğini, buna da ‘Kartal Bariyeri’ dendiğini anlatan Usta “Anda Pastel’den ev alanların yüzde 68’i Anadolu Yakası’ndan, bunların yüzde 62’si de bu 4 ilçeden geliyor. Bu da Kartal’ın 5 yılda gösterdiği gelişimi gözler önüne seriyor” diye konuştu.


Milliyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Şükrü Andaç’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Kartallar Yüksek Uçuyor’ başlıklı oturumuna ise Kartal’da hem en yüksek maliyetli projeleri, hem de en yüksek binaları inşa eden yatırımcılar katıldı.


‘Kartal New York gibi olacak’


DAP Holding Başkanı Ziya Yılmaz, Kartal’a en büyük yatırımı yapan firmalardan biri olduklarını, bölgede 6 milyar TL’lik proje geliştirdiklerini belirtti. Yaptıkları projelerin sanıldığının aksine komşuluk ilişkilerini destekleyen bir yapıda olduğunu anlatan Yılmaz, şunları söyledi:


“Bu binalar, sosyal tesisleri, otoparkları kafeteryaları, restoranları, çocuk oyun alanları ile insanları apartman kültüründen uzaklaştırıyor, komşuluk ilişkilerini artırıyor. Ayrıca biz yüksek bina yapıyoruz ama çok yüksek binalara karşıyım. Çünkü Türk insanı 30 – 35 kattan yüksek bina tercih etmiyor. Yine nüfus itibariyle yükselmeye mecburuz. Yükselmeye müsait bir yapıya sahip olan Kartal’da New York gibi bir yapılaşma olacağını tahmin ediyorum.”


‘Kartal’daki ilk dönüşümü biz yaptık’


Teknik Yapı Başkanı Nazmi Durbakayım ise 1984 yılında Kartal’da ilk dönüşüm projesini yapan firma olduklarını söyledi. Kartal’da çok sayıda fabrika yaptıkları gibi, çok sayıda fabrika ve konut dönüşümü projesi gerçekleştirdiklerini de vurgulayan Durbakayım, şu anda bölgede Yücel Sitesi ve Diktaş Fabrikası dönüşüm projelerine devam ettiklerini açıkladı. Kartal’da dönüşümün nispeten daha kolay olduğuna vurgu yapan Durbakayım şöyle devam etti:


“Bunda en önemli neden dönüşecek alanların fabrika olması ve bir tek malikinin bulunması. Ama söz konusu konutlar olunca kişisel hırslar öne çıkıyor ama Kartal’daki konut sahipleri bu konuda da oldukça anlayışlı. Ayrıca Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz, millet olarak paramparça ettiğimiz kentsel dönüşüm yasasını, her şeye rağmen başarıya ulaştırdı.”


DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumanka Kartal’ın yaşam kalitesi en yüksek ilçelerinden biri olduğunu söyledi. Hem konut ve ofis projeleriyle hem de karma projelerle ciddi bir değişim gösteren Kartal’ın imajının yükseldiğinin altını çizen Ali Dumankaya Şunları söyledi:


“ Kartal artık üst gelir gurubunun da tercin ettiği bir bölge haline geldi. Bölgeye yakışır yapı stokunu oluşturmak gerekiyor. Bu nedenle özellikle kentsel dönüşümü milli bir mesele olarak görmeliyiz. Biz de 5 farklı proje ile Kartal’ın yenilenmesine katkıda bulunuyoruz.


AC Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Coşkun ise Kartal’ın 50’li yıllarda bir sayfiye bölgesi iken bir sanayi kenti olarak planlandığını hatırlattı. İlçenin 60 yıl gibi kısa bir sürede yenilenme ihtiyacı gösterdiğini vurgulayan Coşkun, “O yüzden bu kez kentsel dönüşümü planlı ve doğru yapmamız gerekiyor. Bir binanın 20 – 25 yılda tekrar yenilenmesinin doğru olmadığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. Kartal’ın İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan en iyi yer ve kentin en iyi ilçesi olduğunu ifade eden Coşkun, kentsel dönüşümün yeşil ve sosyal alanlarla birlikte yapılması gerektiğini belirti

Toplantı Nişantışı'nda bulunan Lezzet Co. Döner Restaurant'dan nefis döner katılımcılara ikram edilerek son buldu. Katılımcıların çok beğenisi kazanan lezzetli döner Firma yetkilisi olarak gelen Fikret Yılmaz'dan restaurant hakkında bigi aldılar.

yilmazparlar@yahoo.com


9.5.17

James Tolkan ve DeLorean İstanbul’da-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
James Tolkan ve DeLorean İstanbul’da


James Tolkan ve DeLorean İstanbul’da



Geleceğe dönüş film serisiyle tanınan dünyaca ünlü Hollywood yıldızı James Tolkan, serinin unutulmaz arabası DeLorean ile Türkiye' ye geldi.


Profesyonel mesleği diş hekimliğinin yanı sıra televizyon programı yapımcısı, program sunucusu da olan Doğan Bircan'ın yapım şirketi Ego Medya Group'un bu yaz aylarında çekeceği yeni komedi filmi Verkaç için Türkiye'ye gelen James Tolkan dün akşam, Bircan'ın davetlisi olarak özel bir yemeğe katıldı.  yapımcı ve ünlü diş hekimi Doğan Bircan'ın davetlisi olarak İstanbul'a gelen James Tolkan, Geleceğe Dönüş serisinin efsane zaman makinası ve arabası DeLorean ile birlikteğini bozmadı ve beraber Kalbur Restaurant önünde kamerlara görüntü verdiler

3 Mayıs 2017 Çarşamba akşamı Ataşehir Kalbur Restoran'da Doğan Bircan'ın misafiri olarak Türk mutfağının lezzetlerini tatdı.
Ataşehir Kalbur Restoran'da gerçekleştirilen yemeğe basının ilgisi de oldukça yoğundu. James Tolkan, masasına konuk olan filmin diğer oyuncuları ile de sohbet etme imkanı buldu. Restoran dışında sergilenen DeLorean ilgi odağı oldu.  Ali Armutlu kendisine DeLorean arabanın maketini sundu.
Tolkan Palladium Ataşehir AVM'de düzenlenenecek imza gününe katılacak.
Geleceğe Dönüş'ün efsane arabası DeLorean ise 7 Mayıs'a kadar alışveriş merkezinde sergilenmeye devam edecek.
Neden Kalbur Restaurant sorusuna cevap ararken
23 yıllık restaurant işletmeciliği deneyimi olan Metin Akdemir’den Turizm Bakanlığı onaylı 1. Sınıf Lokanta sertifikasına sahip olduğunu öğreniyoruz.
250 kişilik kapalı, 250 kişilik açık alan kapasiteli
Huzur veren atmosfere sahip Kalbur Et Kebap'da  Hollywood yıldızı James Tolkan’ın yemekleri son derece leziz buldu.

Yemekde fazla çeşit vardı mezelerin sunumu göz alıcı güzellikteydi.  Çiğ köfte, patlıcan ezmesi, kaşık mantısı,    Ara sıcak ve soğuklar bittikten sonra erkek kuzu satır etinden hazırlanmış Adana kebap, Kars’tan getirtilen  kaz eti, kabakla hazırlanan tahinli kabak tatlısı, herkesin beğenisini kazandı.
 yilmazparlar@yahoo.com

Forum İstanbul 2017-Güçlü ekonominin planlamasını yapmalıyız-Yılmaz Parlar


PARLAR MEDYA  
Forum İstanbul 2017-Güçlü ekonominin planlamasını yapmalıyız


Güçlü ekonominin planlamasını yapmalıyız


Forum İstanbul 2017, Hotel Swiss Bosporus’da  4- 5 Mayıs tarihlerinde 16’ıncısı gerçekleştirdi. İlk oturumda panelist Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ:” Ülke olarak neler yapmamız gerektiğini biliyoruz. Güçlü ekonomiye geçişi bırakıp güçlü ekonominin planlamasını yapmalıyız.”dedi


Düzenlenen Forum İstanbul 2017’nin açılış konuşmalarını Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Forum İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi gerçekleştirdi.


Hedef 2023- Yarının Kurulması sloganıyla 2023 Yılında Türkiye'nin sadece bulunduğu coğrafyada değil, dünyada önde gelen güçlü bir devlet olma vizyonu işleyen Forum İstanbul, değerli konuşmacıları bir araya getirdi.


Türkiye Geleceğini Yeniden Tasarlıyor’ ana temasıyla, 4-5 Mayıs 2017 tarihleri arasında İstanbul Swissotel The Bosphorus’da 16.’sı düzenlenen Forum İstanbul’un açılış konuşmalarını Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Forum İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi gerçekleştirdi.


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci: “Forum İstanbul’un gelişmesini, bundan sonraki süreçte bir analiz konferansı olarak devam etmesini çok arzuluyoruz. Ekonomimizde son 15 yılda faiz giderlerinin gelirlerimize oranı %15 ten %1.9’a geriledi. Bu gerçekten övünülecek bir başarı. 2002 yılındaki ihracatımızda 35 milyar dolar şu an 143 milyar dolara ulaştık. Hedefimiz ise yıl sonunda 155 milyar dolara ulaşmak” dedi. Uzun vadede Türkiye’yi güzel günler beklediğini vurgulayan Zeybekçi, “Bir yıl içerisinde 6.5 milyon vatandaşa istihdam yarattık. 2016 büyümesinde yüzde 2.9 büyüdük ama yüzde 6 seviyesinde büyümek zorundayız. Her sene istihdam yaratmak zorundayız. 16 Nisan itibariyle artık hiçbir mazeretimizin kalmadığını söylemek isterim. Yeni şeyler söylemek zorundayız. Fasoncu olarak görülen bir ülke olarak görünün Türkiye artık bu kimlikten kurtularak geleceği kurmak adına yeni şeyler yaratmalı. Coğrafya kaderdir, bizim kaderimiz olan bu coğrafyada bundan sonraki süreçte üretmelidir. Şu anda da bilgiyi üreten ve bilgiyi tüketen üretenler olarak ayrım bulunmaktadır. Türkiye patent ve Ar-GE’si ile Türkiye’yi üreten ülkelerden biri olarak görmemiz gerekmektedir. Türkiye ihracata dayalı büyüme gerçekleştirmelidir. Biz bunu yaparken de 65. Hükümet olarak agresif ve iddialı tüm desteklerimizi verdik. Dünyanın en iddialı teşvik sistemi Türkiye’de” dedi.


TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Forum İstanbul Konferansı 16 yıl önce 2023 vizyonuna ışık tutmak için hazırlandı. Yakın coğrafyamızda, ülkemizle ilgili birçok gelişme yaşanıyor. Fakat yaşanan tüm olumsuz meselelere rağmen ekonomik alanda büyümeye devam ediyoruz. Çünkü ülkemiz her alanda gereken güç ve kararlılığa sahiptir” dedi. Ayrıca ihracat rakamlarında geçen seneye oranla bir artış olduğunu belirten Büyükekşi, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan ihracat rakamlarında ilk 4 ayda %9’a yakın bir artış görülmektedir. Önümüzdeki zaman dilimi içerisinde ihracat çalışmalarında daha da artış bekliyoruz. 2017 yılı tüm zorluklara rağmen tam anlamıyla bir atılım yılı oldu. Tüm küresel ve bölgesel durumları değerlendirerek kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” şeklinde konuştu.


Forum İstanbul Başkanı Yavuz Canevi:” 16 yılda hem ülkemizde hem de yurt dışında hedef olarak belirlediğimiz 2023 vizyonunun önünü kesecek birçok gelişme yaşandı. Suriye savaşında meydana gelen derin boyutlar, Rus savaş uçağının düşürülmesinin turizm ve ihracat sektöründe yaşattığı olumsuz tablo ve bunların üzerine yaşanan 15 Temmuz’da yaşanan talihsiz ve başarısız “kalkışma” dikkatlerimizi ekonomiye değil güvenlik ve istikrara yönlendirmiştir” dedi. Yaşanan olumsuz tabloya rağmen Türkiye’nin 2023 vizyonundan vazgeçmeye niyetinin olmadığının altını çizen Canevi sözlerine şöyle devam etti: Finans, bankacılık, ihracata dönük sektörler başta olmak üzere adeta tüm sektörlerde bir değişim ve dönüşüm rüzgarı esmekte ve küresel trendi yakalayarak verimlilik ve rekabet yarışında sadece geri kalmamak değil, bilakis bir adım önde olma arzu ve isteği belirgin şekilde ortaya çıkmıştır. Gerçekten bu konuda TİM’in İnovasyon, Ar- Ge ve yeni pazarlar konusundaki çabaları takdire değer” açıklamalarında bulundu.

‘ilk oturumda Prof. Dr. İlter Turan moderatörlüğü üstlendi.
 Al Sharq Forum Kurucu ve Başkanı Wadah Khanfar, Bosphorus Energy Club Başkanı Mehmet Öğütçü, Gazeteci Metehan Demir, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ panelistler olarak oturuma katıldılar.

Bosphorus Energy Club Başkanı Mehmet Öğütçü:” Son 15-16 yıl içindeki kat ettiğimiz yolu düşünmek önemli olarak görüyoruz ancak asla neler olacağını önümüzdeki 10 yıl içinde asla mümkün olmamıştır. Daha önce yaptığımız enerji ile ilgili işlerde 2015-16 tahminlerini yapmaya çalıştık, gördük ki asla başaramamışımız. Gelecekte şimdiden tahmin etmekte zorlandığımız yeni büyük oyuncular ortaya çıkacaktır. Örneğin Çin’i yakından takip etmemiz gerekiyor. Türkiye Çin’in modern ipek yolu üzerindeki en önemli duraklardan biri. Türkiye ilişkileri açısından takip etmeliyiz. Dünyadaki bütün kalkınma hikayelerini izlemeli ve kendimize pay çıkarmalıyız. Türkiye’nin kendisinin izole etmesi düşünülmemelidir ve ekonomideki güvenin önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.


Gazeteci Metehan Demir, “Bugünkü konferansa bir başlık atmak gerekseydi Bakan Bey’in kullandığı artık mazeretimiz kalmadı başlığını kullanırdık. Özellikle yerleşik klişelere karşı iyi mücadele etmeliyiz. Bu klişeleri kırabilmek adına yılmadan okumamız ve takip etmemiz lazım. Türkiye’de sürdürebilir bir mutluluğun olması gerektiğinin altını çizen Demir, “Yaşanabilir 10 ülkeden biri olmalıyız. Neovatanseverlik diye bir şeyin üzerinde durmalıyız. Türkiye bunu başarabilir” dedi.


Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ:” Ülke olarak neler yapmamız gerektiğini biliyoruz. Güçlü ekonomiye geçişi bırakıp güçlü ekonominin planlamasını yapmalıyız. Önümüzdeki dönemde üç yatay teknolojiden bahsediliyor; bilgi ve iletişim teknolojileri, nano teknoloji ve biyoteknoloji. Bizim şimdiden bu teknolojileri benimsememiz ve uygulamaya geçmemiz gerekiyor” dedi.


Dünya’nın gideceği yeri ön görerek hareket etmenin önemine vurgu yapan Güldağ:” Yenilikçi atılımlar yapmamız gerekiyor. En az 3 sektörde lider pozisyonda olmamız gerekiyor. 500 şirket arasında 20 şirketimiz olmalı” diyerek sözlerini noktaladı.

Forum İstanbul 2017’nin ilk oturumunda söz alan Al Sharq Forum Kurucu ve Başkan’ı Wadah Khanfar:” Dünya olarak jeopolitik alanda çok ciddi bir belirsizlik döneminden geçiyoruz. Dünyanın yeni oyun kuralları ile birlikte güç dengesi değişti ve aslında güç azaldı. Dünyanın gittiği yeni noktada bir milliyetçilik artışı var. Milliyetçilik devam etmeyecektir ve nesiller bunu değiştirecektir. Yeni dünyada gençler politik belirleyici olurken kendilerini tehdit altında hissetmeleri durumunda geçmişe özlem duyuyorlar. Bu yüzden Trump’a LePen’e destek verdiklerini düşünüyorum” dedi.

Yeni dönemin insan olmayan aktörler tarafından belirleneceğini söyleyen Khanfar:” Yapay zekanın yükselmeye başladığı bir dönemde yaşıyoruz. Geleceğin şekillenmesi alışılagelmiş zeka ve aileden öğrendiğimiz ticaret bilgisiyle yapılmayacak. Teknoloji tüm çevremizi ve üretim yapan sektörleri değiştirecek ve onlara boyut atlatacaktır. Tüketim ve tüketici kavramı yeniden tanımlanacağı için büyük veri kavramı biz insanları da değiştirecek ve hiç beklemediğimiz bir durumla karşılaşacağız. Yeni İletişim yöntemleri ile akıllı teknolojilere odaklanmamız gerekecek ve geleneksel düşünceyi azaltmalıyız” dedi. Türkiye’nin ayrıcalıklı bir konumda olduğunu ifade eden Wadah Khanfar, şu anki durum kaotik bile olsa önemli olanın geleceği düşünmek olduğunun altını çizdi.


yilmazparlar@yahoo.com