#VictoryParty etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#VictoryParty etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.9.26

Ümit Özdağ’dan Ekonomide Yeni Hamle-Yılmaz Parlar

  

Zafer Ekonomisi Programı Geliyor

Zafer Partisi, ekonomi politikalarında kendi alternatif modelini kamuoyunun gündemine taşımaya hazırlanıyor.

Özdağ, “Zafer Ekonomisi Programı”nın bu ay paylaşılacağını açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, partisinin ekonomi alanındaki hazırlıklarını da kamuoyuyla paylaştı.

Özdağ, yalnızca mevcut ekonomik politikalara yönelik eleştirilerle yetinmek yerine, Zafer Partisi’nin kendi ekonomi programını kamuoyunun tartışmasına açacağını açıkladı.

“Zafer Ekonomisi Programı” Kamuoyuna Sunulacak

Özdağ’ın açıklamasına göre, “Zafer Ekonomisi Programı” adı verilen çalışma hazırlanmış durumda ve programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.

Özdağ, programın basılı hale getirildiğini belirterek, ekonomi kuruluşlarına da ulaştırılacağını ifade etti. Zafer Partisi’nin ekonomi ekibinin ilgili kuruluşları ziyaret ederek programın içeriğini anlatacağını kaydeden Özdağ, temel hedefin Türkiye’nin üretim ekonomisine geçişine yönelik parti politikalarını ortaya koymak olduğunu söyledi.

Bu açıklama, Zafer Partisi açısından ekonomik tartışmada dikkat çekici bir başlık oluştururken, partinin ekonomi politikalarını yalnızca iktidarın uygulamalarına yönelik eleştiriler üzerinden değil, kendi önerileri üzerinden de gündeme taşıma hazırlığında olduğunu gösteriyor.

Tartışmanın Merkezine “Üretim Ekonomisi”ni Koyuyor

Özdağ, basın toplantısında Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin çeşitli değerlendirmelerde de bulundu.

Özdağ’ın açıklamalarında; enflasyon hedefleri, vatandaşın satın alma gücü, işsizlik, vergiler, gelir dağılımı, tarım, eğitim ve ekonomik hedefler gibi başlıklar geniş yer aldı. Mevcut ekonomi politikalarının Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan Özdağ, ekonomik yükün vatandaş üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Ancak basın toplantısının ekonomi açısından en dikkat çekici mesajı, bu eleştirilerin ardından Zafer Partisi’nin kendi ekonomik modelini ortaya koyacağını açıklaması oldu.

Köprü ve Otoyollar İçin Özelleştirme Eleştirisi

Özdağ’ın gündeminde kamu varlıklarına ilişkin kararlar da vardı.

Resmî Gazete’de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, söz konusu uygulamaya karşı çıktı.

Özdağ, bu varlıkların uzun süreli işletme hakkının devredilmesinin kamu açısından gelecekte gelir kaybına yol açabileceğini savundu ve köprü ile otoyollardan elde edilebilecek gelirlerin kamu kaynakları açısından önemine dikkat çekti.

Bu değerlendirmeler, Zafer Partisi’nin ekonomi yaklaşımında kamu kaynakları, üretim, gelir dağılımı ve uzun vadeli ekonomik planlama başlıklarının öne çıktığına ilişkin bir çerçeve oluşturdu.

Ekonomi Programı Sahaya İnecek

“Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanmasının ardından ekonomik kuruluşlarla temas kurulacak olması da programın yalnızca yazılı bir metin olarak kalmayacağını ortaya koyuyor.

Özdağ, parti ekonomi ekibinin kuruluşları ziyaret ederek programı anlatacağını açıkladı. Böylece Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının iş dünyası ve ekonomik kuruluşlarla doğrudan paylaşılması hedefleniyor.

Bu yönüyle program, önümüzdeki dönemde Zafer Partisi’nin siyasi gündeminde önemli başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Ekonomiden Siyasete Uzanan Geniş Gündem

Özdağ’ın 10 Eylül tarihli “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda ekonomi dışında Türkiye’nin siyasi ve hukuki gündemine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Özdağ, partisinin önümüzdeki hafta Türkiye genelinde yazılı bir açıklama ve imza kampanyası başlatacağını, vatandaşların PKK’nın affı ve anayasa değişiklikleri konusundaki görüşlerinin alınacağını açıkladı. Kampanyanın ardından konunun meydanlarda ve sahada gündeme taşınacağını belirtti.

Hukuk devleti ve yargı başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’nin geleceği açısından hukuk güvenliği ve demokratik kurumların önemine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Yeni Dönemin Ekonomi Başlığı

Zafer Partisi açısından “Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanması, partinin önümüzdeki dönemde ekonomik tartışmalarda kendi çözüm önerilerini daha görünür hale getirmesi açısından yeni bir aşama olarak değerlendirilebilir.

Özdağ’ın açıklamasında öne çıkan temel unsur, eleştirinin ötesine geçerek alternatif bir ekonomi programının kamuoyunun önüne konulacak olması.

Programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması ve ardından ekonomi kuruluşlarına yönelik ziyaretlerin başlamasıyla birlikte, Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının ayrıntıları da daha geniş biçimde tartışılabilecek.

Türkiye’nin ekonomik geleceğine ilişkin siyasi tartışmanın, önümüzdeki dönemde yalnızca mevcut uygulamaların sonuçları üzerinden değil, hangi ekonomik modelin Türkiye’yi üretime, istihdama ve sürdürülebilir büyümeye taşıyacağı üzerinden şekillenmesi bekleniyor.

Zafer Partisi ise bu tartışmaya “Zafer Ekonomisi Programı” ile kendi perspektifini koymaya hazırlanıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ Unveils New Economic Initiative

“Victory Economy Program” Set to Be Unveiled

The Victory Party is preparing to bring its own alternative economic model to the public agenda as part of its efforts to develop new economic policies.

Victory Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ announced that the party’s “Victory Economy Program” will be made public this month.

While addressing current issues in Turkey, Özdağ also shared details of his party’s preparations in the field of economics.

Rather than limiting its approach to criticism of existing economic policies, Özdağ said that the Victory Party would present its own economic program for public discussion.

“Victory Economy Program” to Be Presented to the Public

According to Özdağ, the “Victory Economy Program” has already been prepared and is scheduled to be released to the public this month.

Özdağ stated that the program had been printed and would also be delivered to economic organizations. He said that the party’s economic team would visit relevant institutions to explain the program, with the main objective being to outline the party’s policies for transitioning Turkey toward a production-based economy.

The announcement creates a notable new dimension in the Victory Party’s economic agenda, indicating that the party intends to put forward its own proposals rather than focusing solely on criticism of the government’s economic policies.

“Production Economy” at the Center of the Debate

Özdağ also addressed various aspects of Turkey’s current economic situation during the press conference.

His remarks covered issues including inflation targets, citizens’ purchasing power, unemployment, taxation, income distribution, agriculture, education and economic objectives. Özdağ argued that current economic policies were insufficient to resolve Turkey’s structural problems and drew attention to the impact of the economic burden on citizens.

However, one of the most notable economic messages of the press conference was the announcement that the Victory Party would put forward its own economic model following these criticisms.

Criticism of the Privatization of Bridges and Highways

Özdağ also addressed decisions concerning public assets.

Commenting on the decision published in the Official Gazette to include two Bosphorus bridges, eight highways and four ring roads in the privatization program, Özdağ opposed the move.

He argued that transferring long-term operating rights could result in future revenue losses for the public sector and emphasized the importance of revenues generated by bridges and highways as a public resource.

These remarks point to a broader framework in the Victory Party’s economic approach, in which public resources, production, income distribution and long-term economic planning are expected to play a prominent role.

Economic Program to Reach the Field

The planned engagement with economic organizations following the release of the “Victory Economy Program” indicates that the initiative is not intended to remain merely a written document.

Özdağ said that the party’s economic team would visit relevant organizations to present and explain the program. The aim is to communicate the Victory Party’s economic policies directly to the business community and economic institutions.

In this respect, the program is expected to become one of the significant issues on the Victory Party’s political agenda in the coming period.

A Broader Agenda from Economics to Politics

Özdağ’s September 10 “Turkish Nation Press Conference” also included assessments of Turkey’s political and legal agenda in addition to economic issues.

Özdağ announced that the party would launch a nationwide written statement and signature campaign the following week to gather citizens’ views on the issue of a possible amnesty for the PKK and proposed constitutional changes. He stated that the issue would subsequently be brought to public squares and addressed through field activities.

Addressing the rule of law and judiciary, Özdağ also expressed his views on the importance of legal certainty and democratic institutions for Turkey’s future.

A New Economic Chapter

For the Victory Party, the announcement of the “Victory Economy Program” may represent a new stage in making its own economic proposals more visible in the country’s economic debate.

The central element of Özdağ’s announcement is the intention to move beyond criticism and place an alternative economic program before the public.

With the program expected to be released this month and subsequent visits to economic organizations planned, the details of the Victory Party’s economic policies are likely to become the subject of broader discussion.

Turkey’s economic debate is expected to increasingly focus not only on the results of current policies, but also on which economic model can move the country toward production, employment and sustainable growth.

The Victory Party is preparing to contribute its own perspective to this debate through its “Victory Economy Program.”

 yilmazparlar@yahoo.com

3.9.26

Ümit Özdağ,Türkiye’nin geleceği milli iradeyle belirlenmeli-Yılmaz Parlar

 

“Türkiye’nin Geleceği Siyaset Mühendisliğiyle Şekillendirilemez”

Özdağ’dan Türkiye Gündemine Sert ve Kapsamlı Mesaj, “Türkiye’nin Geleceği Siyaset Mühendisliğiyle Şekillendirilemez”

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türk Milleti Basın Toplantısı’nda ekonomi, hukuk, terör süreci, Amedspor tartışmaları, Kıbrıs, Yunanistan-İsrail hattı ve yaklaşan seçimlere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Basın toplantısının en geniş bölümlerinden biri ekonomi oldu.

Özdağ’ın basın toplantısının ana mesajı, “Türkiye’nin geleceği milli iradeyle belirlenmeli”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Türk Milleti Basın Toplantısı, tek bir gündem başlığının değil, Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye, hukuktan dış politikaya kadar karşı karşıya bulunduğunu savunduğu çok katmanlı sorunların ele alındığı kapsamlı bir siyasi değerlendirme niteliği taşıdı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği Türk Milleti Basın Toplantısı’nda Türkiye’nin iç ve dış gündemini çok başlıklı bir değerlendirmeyle ele aldı.

Ekonomiden hukuka, terörle mücadeleden siyasetin yeniden şekillendirilmesine, spordan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmelere kadar birçok başlıkta iktidara ve muhalefete yönelik eleştiriler yönelten Özdağ, Türkiye’nin geleceğinin siyasi mühendisliklerle belirlenmesine karşı uyarıda bulundu.

Özdağ’ın açıklamalarında dikkat çeken ana eksenlerden biri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, hukuk devleti ilkesi ve milli irade vurgusu oldu.

“Türkiye’nin geleceği masa başında belirlenemez”

CHP Genel Merkezi’nde il ve belediye başkanlarına yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği bir toplantıda Türkiye’nin geleceğine ilişkin “dört partili” bir siyasi yapıdan söz edildiğini öne süren Özdağ, bunun Türkiye açısından ciddi bir siyasi tartışma olduğunu savundu.

Özdağ, söz konusu değerlendirmeleri ABD ve iktidarın tercihleriyle ilişkilendirerek CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ve bağımsızlık anlayışına vurgu yapan Özdağ, Türkiye’nin siyasi geleceğinin dış etkiler veya siyasi hesaplarla şekillendirilmesine karşı çıktı.

Özdağ’dan Muharrem İnce’ye, “Siyasette asıl mesele sorumluluk”

Basın toplantısında Muharrem İnce’nin parti kurma ve siyasette harcanan para üzerinden yaptığı açıklamalara da yanıt veren Özdağ, parti kurmanın ciddi bir siyasi sorumluluk olduğunu belirtti.

Zafer Partisi’nin finansmanına ilişkin olarak ise parti hesaplarının devlet denetimine tabi olduğunu söyleyen Özdağ, partinin çalışmalarının öğrenciler, memurlar ve esnaf dahil farklı kesimlerden gelen bağışlarla sürdürüldüğünü ifade etti.

Hukuk mesajı, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz”

Özdağ’ın konuşmasının önemli başlıklarından biri de yargı bağımsızlığı oldu.

Adli yıl açılışında Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in Mustafa Kemal Atatürk’ün adalet ve bağımsız yargıya ilişkin sözünü kullanmasına dikkat çeken Özdağ, bu ifadeyi mevcut hukuk düzenine yönelik önemli bir uyarı olarak değerlendirdi.

Özdağ, Türkiye’de hukuk uygulamalarının siyasi kimliklere göre farklılaşmaması gerektiğini savunarak, yargı sisteminin bütün unsurlarının bu konu üzerinde düşünmesi gerektiğini söyledi.

Amedspor tartışması, “Gerilim alanına dönüşmemeli”

Amedspor üzerinden yaşanan tartışmalara da geniş yer veren Özdağ, takımın maçlarının spor müsabakası niteliğinden çıkarak gerilim alanlarına dönüşmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Özdağ, Zafer Partisi’nin daha önce yaptığı değerlendirmelerde taraftarların provokasyonlara karşı soğukkanlı davranması gerektiğini savunduğunu hatırlattı.

İstanbul’da bazı futbol taraftar gruplarına yönelik olduğu ileri sürülen güvenlik baskılarını da gündeme getiren Özdağ, spor alanlarının siyasi gerilimlerin çatışma zeminine dönüşmemesi gerektiğini belirtti.

“Kamu kaynakları siyasi saiklerle değil, ekonomik rasyonaliteyle kullanılmalı”

Kamu bankalarının yurt dışından sağlanan kredilerin Diyarbakır’da kullanılacağı yönündeki açıklamalarına da değinen Özdağ, kamu kaynaklarının dağıtımında ekonomik kriterlerin esas alınması gerektiğini söyledi.

“Ekonomik olarak rasyonelse Diyarbakır’daki firmaya verin; değilse ekonomik olarak rasyonel olan bölgeye yönlendirin” görüşünü dile getiren Özdağ, kamu kurumlarının görevinin siyaset yapmak değil, kendilerine emanet edilen kaynakları yasalara uygun ve kamu yararını gözeterek kullanmak olduğunu savundu.

Doğu ve Güneydoğu için dikkat çeken uyarı

Özdağ, konuşmasının bir bölümünde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski emniyet müdürü Mahmut Karaaslan’ın bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini aktaran Özdağ, devletin yanında olduğunu düşündüğü vatandaşların kendilerini baskı altında veya yalnız bırakılmış hissetmesinin ciddi bir güvenlik ve toplumsal bütünlük sorunu oluşturabileceğini ileri sürdü.

Özdağ, geçmişte yaşanan hendek sürecini hatırlatarak benzer bir tablonun ortaya çıkmaması gerektiğini savundu.

Ekonomide “yüzde 2,3” vurgusu, “Büyüme yeterli değil”

Basın toplantısının en geniş bölümlerinden biri ekonomi oldu.

2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme oranının yüzde 2,3 olarak açıklanmasını değerlendiren Özdağ, bu oranın Türkiye ekonomisinin yeterince güçlü büyümediğini gösterdiğini savundu.

Tüketim ve yatırımın yavaşladığını, sanayinin zayıfladığını ve ihracatta gerilemenin sürdüğünü öne süren Özdağ; enflasyon, işsizlik ve atıl iş gücü üzerinden hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Vergiler üzerinden iktidara eleştiri

Özdağ ayrıca yüksek vergiler ve vatandaşın satın alma gücü üzerinden hükümete yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Telefon ve otomobil alımında ürün bedeline yaklaşan veya onu aşan vergi yükleri bulunduğunu savunan Özdağ, yüksek vergilerin ekonomik büyümeye yeterince dönüşmediğini ileri sürdü.

Türkiye'nin üretim, sanayi ve tarımdan uzaklaştırıldığını savunan Özdağ, devletin borçlanma yoluyla mevcut ekonomik yapıyı sürdürmeye çalıştığını iddia etti.

“Merkez Bankası ile Hazine rakamları arasında dikkat çekici fark var”

Özdağ, enflasyon hedefleri ile Hazine'nin borçlanma maliyetleri arasında bulunduğunu söylediği farka da dikkat çekti.

Merkez Bankası'nın gelecek yıllara ilişkin enflasyon hedeflerini hatırlatan Özdağ, Hazine'nin iç borçlanma ihalelerindeki yüksek faiz oranlarını bu hedeflerle karşılaştırarak ekonomi yönetiminin kendi içinde çelişen göstergeler ortaya koyduğunu savundu.

Seçim mesajı: “Seçimlerden sonra bunlar bizim derdimiz olacak”

Yaklaşan seçimlere ilişkin de mesaj veren Özdağ, iktidarın seçim döneminde yeni ekonomik vaatlerde bulunacağını ancak bu vaatlerin finansmanının yeni borçlanma ve kamu varlıklarının kullanılması yoluyla sağlanabileceğini ileri sürdü.

Türkiye'de siyasi dengelerin değişeceğini savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin seçim sonrasında ülke yönetiminde sorumluluk üstlenmeye hazırlandığını ifade etti.

Terör süreci konusunda “Cumhuriyet’in geleceği” uyarısı

Özdağ’ın açıklamalarında en sert başlıklardan biri de PKK ile yürütüldüğünü söylediği yeni süreç oldu.

Sürecin başlangıcındaki hedeflerle bugün gelinen noktanın birbirinden farklı olduğunu savunan Özdağ, PKK'nın kendisini feshetmesi yerine Cumhuriyet'in temel yapısının tartışmaya açıldığı yönündeki değerlendirmesini dile getirdi.

Özdağ ayrıca Abdullah Öcalan'a yönelik olduğu iddia edilen yeni düzenlemeler ve anayasa değişikliği tartışmaları üzerinden hükümete yönelik ağır eleştiriler yöneltti. Ancak bu bölümde dile getirilen çeşitli senaryolar ve iddialar, Özdağ’ın kendi siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuna yansıdı.

İran, Suriye ve PJAK üzerinden bölgesel güvenlik senaryosu

Özdağ, PKK'nın silah bırakacağı yönündeki beklentilere de şüpheyle yaklaştığını belirterek örgütün silahlarını Suriye ve İran'daki yapılanmalara kaydırabileceğini öne sürdü.

İran'da yaşanabilecek olası gelişmelerin Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini savunan Özdağ, Ankara'nın bölgesel gelişmeler karşısında nasıl bir politika izleyeceğinin kritik önem taşıdığını söyledi.

Atina ve Tel Aviv'e mesaj, “Türkiye'nin güvenliği göz ardı edilmemeli”

Konuşmasının dış politika bölümünde Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğine de değinen Özdağ, Yunanistan'ın Türkiye ile olası bir askeri çatışmaya yönelik politikalar izlememesi gerektiğini savundu.

Türkiye ile Yunanistan halkları arasında düşmanlık bulunmadığını belirten Özdağ, Atina yönetimine gerilimden uzak durma çağrısında bulundu.

İsrail'in bölgesel politikalarını da eleştiren Özdağ, Tel Aviv yönetimine Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmenin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin bölgesel ağırlığına vurgu yapan Özdağ, İsrail'in bölge ülkeleriyle ilişkilerinde çatışma yerine barışçı politikaları tercih etmesi gerektiğini ifade etti.

Gökçek ve Davutoğlu soruşturmaları için “Hukuk herkese eşit uygulanmalı” mesajı

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde ise eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatıldığı belirtilen soruşturma ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldığı belirtilen soruşturma gündeme geldi.

Gökçek hakkında yürütülen soruşturmanın sonucunun görülmesi gerektiğini söyleyen Özdağ, soruşturma süreçlerinde iktidar ve muhalefet mensuplarına farklı hukuk uygulanıp uygulanmadığının önemli olduğunu belirtti.

Davutoğlu hakkında başlatıldığı belirtilen soruşturmaya ilişkin de benzer bir karşılaştırma yapan Özdağ, kendisinin geçmişte gözaltına alınma biçimiyle başka siyasetçilere yönelik uygulamalar arasında fark olup olmayacağının takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Özdağ’ın konuşmasının merkezinde

Hukuk devleti, ekonomik bağımsızlık, milli güvenlik, terörle mücadele ve Türkiye’nin siyasi geleceğinin milli irade temelinde şekillenmesi mesajı yer aldı.

Zafer Partisi lideri, açıklamaları boyunca iktidara olduğu kadar muhalefete de eleştiriler yönelterek, Türkiye'nin önündeki dönemin yalnızca bir iktidar değişikliği değil, ülkenin devlet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve milli güvenlik anlayışı açısından kritik bir eşik olduğunu savundu.

Değerlendirme

Muharrem İnce’nin polemik içeren sözleri karşısında, olgun bir siyaset lideri olan Ümit Özdağ’ın ortaya koyduğu yaklaşımın bizlere verdiği mesajdan şu sonucu çıkardık:

Elbette parti kurmak turşu kurmaya benzemez.

Parti kurmak; bir ülkenin geleceğine ilişkin fikir, program ve kadro ortaya koymak, milletin karşısına çıkıp “Ben bu ülkeyi şu anlayışla yönetmeye talibim” diyebilmektir.

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey, siyaseti küçümseyen benzetmeler değil; Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten, bedel ödemekten ve sorumluluk almaktan çekinmeyen siyasi kadrolardır.

Siyaset yapmak herkesin demokratik hakkıdır. Millet kararını sandıkta verir.

Zafer Partisi’nin ölçüsü bellidir, Türkiye’nin birliği, güvenliği, ekonomik bağımsızlığı ve Türk milletinin geleceği.

Gerisi polemiktir.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ, “Türkiye’s Future Cannot Be Shaped by Political Engineering”

“Türkiye’s Future Must Be Determined by the National Will”

Özdağ Delivers a Strong and Comprehensive Message on Türkiye’s Agenda: “Türkiye’s Future Cannot Be Shaped by Political Engineering”

Zafer Party leader Ümit Özdağ addressed Türkiye’s economy, rule of law, the terrorism process, the Amedspor controversy, Cyprus, the Greece-Israel axis and the upcoming elections during the Turkish Nation Press Conference.

The economy was one of the most extensively discussed issues at the press conference.

The Main Message of Özdağ’s Press Conference: “Türkiye’s Future Must Be Determined by the National Will”

Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed Türkiye’s domestic and foreign agenda at the “Turkish Nation Press Conference”, delivering a comprehensive assessment of developments ranging from the economy and rule of law to terrorism, political restructuring, football-related tensions, Cyprus and the Türkiye-Greece-Israel regional equation.

The central message of Özdağ’s address was that Türkiye’s future should be determined by the national will, rather than political engineering or calculations.

Özdağ argued that Türkiye is facing a critical period involving intertwined challenges in national security, the economy, the judiciary and foreign policy. He emphasized the principles of national sovereignty, the rule of law, economic independence and national security.

“Türkiye’s future cannot be decided behind closed doors”

Özdağ criticized what he described as discussions concerning the possibility of a four-party political structure in Türkiye. Referring to a meeting he said was held at the Republican People’s Party (CHP) headquarters, he argued that Türkiye’s political future should not be shaped by external influence or political calculations.

He also emphasized the founding principles of the Republic of Türkiye and Mustafa Kemal Atatürk’s understanding of independence.

Response to Muharrem İnce: “Politics is also a matter of responsibility”

Özdağ also responded to comments by Muharrem İnce concerning political party formation and campaign spending.

While stressing that establishing a political party is a serious responsibility, Özdağ said Zafer Party’s finances are subject to state oversight. He stated that the party has continued its political activities with donations from various segments of society, including students, civil servants and tradespeople.

Judicial independence at the center of Özdağ’s criticism

Another major issue raised by Özdağ was the independence of the judiciary.

Referring to remarks by Chief Justice Ömer Kerkez at the opening of the judicial year, Özdağ highlighted Atatürk’s emphasis on judicial independence and argued that the statement should be regarded as an important warning concerning the current understanding of law.

He maintained that the application of justice should not differ according to political identity and called on all elements of the judiciary to consider the issue.

Amedspor debate: “Sports must not become an arena of political tension”

Özdağ devoted considerable attention to the controversy surrounding Amedspor, expressing concern that football matches could turn into areas of political and social tension.

He recalled Zafer Party’s previous call for supporters to remain calm and avoid provocations. Özdağ also raised allegations of pressure on football fan groups in Istanbul, arguing that sporting events should not become grounds for political confrontation.

Call for rational use of public resources

Özdağ also addressed statements concerning the use of foreign-sourced loans in Diyarbakır.

He argued that public resources should be allocated according to economic rationality rather than political considerations, stressing that public institutions have a responsibility to use entrusted funds lawfully and in the public interest.

Warning over developments in eastern and southeastern Türkiye

The Zafer Party leader also discussed developments in eastern and southeastern Türkiye.

Citing assessments by Zafer Party Deputy Chairman and former police chief Mahmut Karaaslan, Özdağ argued that citizens who have historically identified themselves with the state and national institutions should not be left feeling abandoned or under pressure.

He referred to the violence of the past “trench” period and warned against the emergence of a similar environment.

Economy: Özdağ highlights 2.3% growth

Economic conditions constituted one of the most extensive sections of the press conference.

Referring to the 2.3% growth rate announced for the second quarter of 2026, Özdağ argued that the figure indicated insufficient economic growth.

He criticized what he described as slowing consumption and investment, weakening industrial activity and continuing pressure on exports, while also raising concerns over inflation, unemployment and underutilized labor.

Taxes and purchasing power

Özdağ continued his criticism of the government by focusing on high taxation and declining purchasing power.

He argued that the tax burden on products such as mobile phones and automobiles can approach or exceed the price of the products themselves, and maintained that high taxation has not translated sufficiently into economic growth.

He further argued that Türkiye has moved away from production, industry and agriculture and that the government is relying increasingly on borrowing to sustain the existing economic structure.

Inflation targets and borrowing costs

Özdağ also drew attention to what he described as a significant gap between inflation targets and government borrowing costs.

Comparing the Central Bank’s projected inflation figures with interest rates in Treasury domestic borrowing auctions, he argued that the figures point to conflicting signals within Türkiye’s economic management.

Election message: “After the elections, these will become our responsibility”

Looking ahead to the next elections, Özdağ argued that new economic promises would increasingly emerge but questioned how such promises would be financed.

He suggested that additional borrowing and the use of remaining public assets could become the means of financing election-period promises.

Özdağ stated that political balances in Türkiye would change and said Zafer Party was preparing to assume responsibility for governing the country after the elections.

Warning over the terrorism process and the future of the Republic

One of the strongest sections of Özdağ’s speech concerned what he described as a new process involving the PKK.

He argued that the objectives stated at the beginning of the process differed significantly from the current situation and claimed that, rather than the PKK dissolving itself, the fundamental structure of the Republic was now being placed under discussion.

Özdağ also criticized what he described as alleged arrangements concerning Abdullah Öcalan and constitutional change. These scenarios and claims were presented by Özdağ as his own political assessments.

Iran, Syria and PJAK: a regional security warning

Özdağ expressed skepticism about expectations that the PKK would fully disarm, arguing that the organization could potentially relocate weapons and capabilities to structures in Syria and Iran.

He warned that developments in Iran could directly affect Türkiye’s national security and stressed the importance of Ankara’s response to possible regional developments.

Message to Athens and Tel Aviv

Addressing foreign policy, Özdağ criticized defense cooperation between Greece and Israel and argued that Greece should avoid policies that could lead to military confrontation with Türkiye.

He stressed that there was no inherent hostility between the Turkish and Greek peoples and called on Athens to avoid escalating tensions.

Özdağ also criticized Israel’s regional policies, warning that a direct confrontation with Türkiye could have serious consequences. He called for regional policies based on peace rather than confrontation.

Gökçek and Davutoğlu investigations: “The law must be applied equally”

During the question-and-answer session, Özdağ was also asked about investigations reportedly launched against former Ankara Metropolitan Mayor Melih Gökçek and former Prime Minister Ahmet Davutoğlu.

Regarding Gökçek, Özdağ said the outcome of the investigation should first be seen, while questioning whether the legal process applied equally to government and opposition figures.

On the investigation reportedly launched against Davutoğlu, Özdağ similarly questioned whether the former prime minister would be treated differently from opposition figures during the judicial process.

The central message

At the heart of Prof. Dr. Ümit Özdağ’s address were the rule of law, economic independence, national security, the fight against terrorism and the principle that Türkiye’s political future must be shaped by the national will.

Throughout the press conference, the Zafer Party leader directed criticism not only at the government but also at the opposition, arguing that Türkiye is approaching a critical threshold concerning the structure of the state, economic independence and national security.

Assessment

Against Muharrem İnce’s polemical remarks, we draw the following conclusion from the approach demonstrated by Ümit Özdağ as a mature political leader:

Of course, founding a political party is not like making pickles.

Founding a political party means presenting ideas, a program and a team for the future of a country, and having the courage to stand before the people and say, “I am prepared to take responsibility for governing this country according to this vision.”

What Türkiye needs today is not political rhetoric that trivializes politics, but political cadres capable of producing solutions to Türkiye’s problems and willing to take responsibility and pay the price when necessary.

Engaging in politics is everyone’s democratic right. The people make the final decision at the ballot box.

The Zafer Party’s measure is clear: Türkiye’s unity, security, economic independence and the future of the Turkish nation.

Everything else is polemics.

yilmazparlar@yahoo.com

20.8.26

Özdağ'dan “Birleşme” Mesajı-Yılmaz Parlar

 Özdağ'dan “Birleşme” Mesajı

Türkiye'nin Geleceği İçin Yeni Arayış

Özdağ, “Türkiye'nin birliği ve Türk devletinin dirliği için fikir alışverişinde bulunacağız”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Türk Milleti” başlığıyla düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin gündemindeki kritik başlıkları değerlendirdi.

Özdağ; Suriye'deki gelişmelerden gazilerin yaşadığı sorunlara, sığınmacı politikasından terörle mücadele sürecine ve siyasi partiler arasındaki olası iş birliğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Basın toplantısının en dikkat çekici başlıklarından biri ise, Türkiye'nin içinde bulunduğu süreçte farklı siyasi isimlerin bir araya gelmesine yönelik yaptığı açıklamalar oldu.

Özdağ, yapılması planlanan toplantının; Anayasa'nın ilk dört maddesine, 42 ve 66. maddelerine, İstiklal Harbi'nin ruhuna ve Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine bağlı olduğunu düşündüğü genel başkanlarla gerçekleştirileceğini söyledi.

“Türkiye ağır bir süreçten geçiyor”

Türkiye'nin içinden geçtiği dönemin siyasi görüş ayrılıklarının ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, farklı isimlerin Türkiye'nin geleceği konusunda bir araya gelmesinin doğal olduğunu ifade etti.

Özdağ, toplantının amacının Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları değerlendirmek ve ortak bir fikir alışverişi zemini oluşturmak olduğunu belirterek, ortaya çıkabilecek sonuçların toplantının ardından kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“Türkiye'nin birliğini ve Türk devletinin dirliğini savunmak için fikir alışverişlerinde bulunacağız” diyen Özdağ, siyasette bir araya gelmesi zor görülen isimlerin dahi Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunlar konusunda ortak bir zeminde buluşabilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

“Millet birleşmeyi ve bir araya gelmeyi istiyor”

Özdağ, milliyetçi ve Atatürkçü siyasi çevrelerde uzun süredir tartışılan birlik ve iş birliği konusuna da değindi.

Müsavat Dervişoğlu ile zaman zaman telefon görüşmeleri yaptığını belirten Özdağ, siyasi meselelerin medya üzerinden değil, doğrudan görüşmeler yoluyla ele alınmasının daha doğru olduğunu ifade etti.

Zafer Partisi olarak siyasette “milletin sesine kulak vererek” hareket ettiklerini belirten Özdağ, toplumda farklı siyasi çevrelerin daha fazla bir araya gelmesi yönünde bir beklenti bulunduğunu savundu.

Özdağ, muhalefetin bölünmesinin siyasi sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde de, farklı kesimlerin ortak hareket etmesinin Türkiye'nin geleceği açısından önem taşıdığı görüşünü dile getirdi.

Basın toplantısında Türkiye'nin kritik başlıklarını gündeme taşıdı

Prof. Dr. Ümit Özdağ, basın toplantısında yalnızca siyasi iş birliği konusunu değil, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika gündemini de değerlendirdi.

Özdağ, Suriye'de yaşanan gelişmelere dikkat çekerek İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetleri ve Türkiye'nin sınır güvenliği konusunda sorular yöneltti.

Türkiye'nin güneyindeki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini savunan Özdağ, hükümetin bu konudaki politikalarını eleştirdi.

Suriyeli sığınmacıların geleceği konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Zafer Partisi'nin kuruluşundan bu yana savunduğu politikaları hatırlatarak Türkiye'deki sığınmacıların ülkelerine dönüşü konusundaki görüşlerini yineledi.

Gazilerin yaşadığı sorunları da gündeme getirdi

Özdağ'ın basın toplantısında üzerinde durduğu bir diğer konu ise gazilerin yaşadığı sorunlar oldu.

Ankara'da yaşanan gelişmeleri gündeme taşıyan Özdağ, gazilerin sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirterek hükümete yönelik eleştirilerde bulundu.

“Zafer Partisi bu mücadeleyi başından beri sürdürüyor”

Özdağ, konuşmasının bir bölümünde Zafer Partisi'nin gündemdeki bazı tartışmalı konulara ilişkin ilk günden itibaren mücadele verdiğini savundu.

Parti olarak çeşitli illerde düzenledikleri mitingler ve paneller aracılığıyla görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ettiklerini belirten Özdağ, yaşanan gelişmelerin sonuçlarını Türk milletine anlatmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Siyasette yeni bir ortak zemin mi oluşuyor?

Özdağ'ın açıklamalarında öne çıkan en önemli mesajlardan biri, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunlar karşısında farklı siyasi geleneklerden gelen isimlerin ortak bir zeminde buluşabileceği yönündeki yaklaşım oldu.

Yapılacak toplantının ardından nasıl bir siyasi veya fikrî zeminin ortaya çıkacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak Özdağ'ın açıklamaları, özellikle milliyetçi, Atatürkçü ve yurtsever çevrelerde uzun süredir tartışılan “birlikte hareket etme” konusunu yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye'nin güvenliği, milli bütünlüğü, Cumhuriyet'in temel ilkeleri ve ülkenin geleceği konusunda ortak hassasiyet taşıyan farklı siyasi isimlerin yapacağı görüşmenin ardından ortaya çıkacak değerlendirmeler, önümüzdeki günlerde siyasetin dikkatle izleyeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Zafer Partisi Tokat İl Başkanlığına Dr. Pınar Telli Celtemen Atandı

Basın toplantısının sonunda önemli bir atamayı da kamuoyuyla paylaşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Operatör Doktor Pınar Telli Celtemen'in Zafer Partisi Tokat İl Başkanlığı görevine atandığını açıkladı.

Özdağ, Tokat siyasetinde önemli bir gelişme yaşandığını belirterek, yeni dönemde Zafer Partisi'nin Tokat'taki çalışmalarının daha etkili bir şekilde sürdürüleceğini ifade etti.

yilmazparlar@yahoo.com

Özdağ Sends a Message of Cooperation

A New Search for Unity for Türkiye’s Future

Özdağ, “We will exchange ideas to defend Türkiye’s unity and the strength of the Turkish state”

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Chairman of the Victory Party (Zafer Partisi), addressed a wide range of issues on Türkiye’s agenda during a press conference titled “Turkish Nation.” From developments in Syria and the situation of veterans to the future of Syrian refugees and possible political cooperation, Özdağ outlined his party’s views on several major issues facing the country.

One of the most notable parts of his statement concerned efforts to bring together political figures who share a commitment to Türkiye’s constitutional principles and national unity.

“Türkiye is Going Through a Difficult Period”

Özdağ said that a planned meeting would bring together party leaders whom he believes share a firm commitment to the first four articles of the Constitution, as well as Articles 42 and 66, the spirit of the Turkish War of Independence and the founding philosophy of the Republic.

According to Özdağ, the purpose of the meeting is to exchange views and assess the challenges currently facing Türkiye.

“We will exchange ideas to defend Türkiye’s unity and the strength of the Turkish state,” Özdağ said, adding that political figures who may not normally be expected to stand together should still be able to find common ground when the country faces serious challenges.

“The Nation Wants Unity and Cooperation”

Özdağ also addressed ongoing discussions about possible cooperation among nationalist and Kemalist political circles.

He stated that he has maintained occasional telephone conversations with İYİ Party Chairman Müsavat Dervişoğlu and said he believes that political issues should be discussed directly rather than through the media.

According to Özdağ, the Victory Party believes in listening to public opinion, and he argued that there is a growing expectation among voters for political movements with shared principles to come together.

He also criticized efforts that, in his view, contribute to divisions within the opposition and emphasized the importance of dialogue and cooperation.

Syria and National Security

During his press conference, Özdağ also focused on developments in Syria, raising concerns about Israel’s military operations in the region and their possible implications for Türkiye’s national security.

He argued that developments along Türkiye’s southern border should be closely monitored and criticized the government’s approach to regional security issues.

The Debate Over Syrian Refugees

Özdağ reiterated the Victory Party’s long-standing position on the future of Syrian refugees living in Türkiye.

He stated that his party has advocated for the return of Syrian refugees to their homeland since its establishment and renewed his criticism of government policies concerning their long-term integration into Turkish society.

Veterans’ Issues Also on the Agenda

Another issue raised by Özdağ was the situation of veterans.

Referring to recent developments involving veterans in Ankara, he argued that their problems should be addressed and called attention to the difficulties they have faced.

“The Victory Party Has Maintained Its Position from the Beginning”

Özdağ also said that the Victory Party has consistently opposed what it describes as policies that could affect Türkiye’s national unity and constitutional structure.

He pointed to rallies, public meetings and panels organized by the party across different provinces, saying that the Victory Party would continue to explain its position to the Turkish public.

Is a New Common Political Ground Emerging?

Perhaps the most significant message from Özdağ’s press conference was his emphasis on the possibility of creating a common platform among political figures from different backgrounds.

It remains unclear what kind of political or intellectual framework may emerge from the planned meeting. However, Özdağ’s remarks have once again brought the debate over unity, cooperation and common political ground to the forefront.

As Türkiye continues to face major debates over national security, the constitutional order, social cohesion and the country’s future, the upcoming meeting between political leaders may become an important development to watch in the coming period.

yilmazparlar@yahoo.com

Dr. Pınar Telli Celtemen Appointed as Victory Party's Tokat Provincial Chair

At the end of the press conference, Victory Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ also announced an important new appointment. Dr. Pınar Telli Celtemen, a specialist physician, has been appointed as the Tokat Provincial Chair of the Victory Party.

Özdağ described the appointment as an important development for politics in Tokat and said he expects the Victory Party's activities and presence in the province to become increasingly effective in the coming period.

yilmazparlar@yahoo.com