18.9.15

VII. KÜRESEL ISINMA KURULTAYI-Sim Aslanoğlu Haberi

PARLAR MEDYA  
VII. KÜRESEL ISINMA KURULTAYI
Sim Aslanoğlu Haberi

VII. KÜRESEL ISINMA KURULTAYI

“Yaşamına Sahip Çık”

VII. Küresel Isınma Kurultayı, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından 16 Eylül 2015 Çarşamba günü İstanbul Sanayi Odası Odakule Meclis Toplantı Salonun‘nda yapıldı.


“Yaşamına Sahip Çık! – Enerjini Geleceğe Harca” sloganı ile başlayan ve tüm gün süren kurultaya gezeteciler, bilim insanları, iş insanları ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Bu yıl ilk defa kurultaya katılan lise öğrencileri ile gelecek ile bir köprü kurulmaya başlandı.


VII. Küresl Isınma Kurultayı’nın açılış konuşmalarını EGD Başkanı Celal Toprak, Şekerbank Genel Müdürü Halit Yıldız, TURSAB Yöntim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy ve İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ata Ceylan yaptı.


Tarihe not düşüyoruz…

EGD Başkanı Celal Toprak, yaptığı açılış konuşmasında, toplumsal farkındalığı arttırmak amacıyla 7 yıldır yapılan kurultaylarda 1300’e yakın konuşmacının yer aldığını, her toplantı sonunda hazırlanan kitapçıklar ile tarihe not düşüldüğünü ve bu sürede İSO’nun çevre ile ilgili ödülleri gibi farklı çalışmaların olduğunu gördüklerini belirtti. Denge bozulunca “en”lerin ortaya çıktığına ve bu “en kurak”, “en yağışlı” gibi durumların insanları çok etkilediğine vurgu yaptı.

Şekerbank Genel Müdürü Halit Yıldız 2008 yılından beri bu kurultaya katıldıklarını ve memnuniyet duyduklarını belirterek teşekkür etti. Son yıllardaki gıda tüketimi artışının nüfus artışının 2 katı olduğunu, bu bağlamda enerji tüketiminin de 3 kat arttığına vurgu yapan Yıldız, yapılacak enerji tasarrufunun önemine dikkat çekti.  Şekerbank’ın şeker pancarı çiftçilerinin desteklenmesi amacıyla kurulan bir banka olduğunu belirterek, en önemli değerlerinin sürdürülebilirlik olduğunu söyledi. Çiftçilere sağladıkları eko-krediler ile 69,000 kişiyi enerji verimliliği ile tanıştırdıklarını, 4 milyon karbon salınımını engellediklerini belirtti. Binaların ısı yalıtımı için katkılarının devam ettiğini hatırlattı.


Doğa ile barışmak zorundayız…

TURSAB Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, 19. Yüzyılın sanayi odaklı, 20. Yüzyılın insan odaklı, 21. Yüzyılın çevre odaklı olduğunu; Doğa ile kavga etmeye devam edildiği sürece kaybedeceğimizi vurgulayarak sözlerine başladı. Turizmin ana kaynağının doğa güzelliği ve kültür varlıkları olduğunu belirten Ulusoy, onları da yavaş yavaş kaybettiğimizden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Turizm faaliyetlerinin önce dağın eteklerinde başladığını, artık 800 metreye çıkıldığını söyleyen Ulusoy, “Zirveye çıkmaya az kaldı. Sonra???” diyerek çalışmalar için artık bekleyecek bir zaman kalmadığına vurgu yaptı. Ege Denizi’nde Yunanistan’daki işletmelerde arıtma tesisi olmadığını, Akdeniz’de İtalya ve İspanya hariç diğer ülkelerde arıtma tesisi olmadığına dikkat çeken Ulusoy, denizlerimizin süratle korumaya alınmasının şart olduğunu söyleyerek; Türkiye’de Ege ve Akdeniz bölgelerindeki pekçok işletmede arıtma tesislerinin bulunduğuna ve yapımların devam ettiğine; bu aşamada finans kuruluşlarının desteğinin önemli olduğuna dikkat çekti. Küresel ısınmanın artmasıyla oluşan iklim değişiklikleri sonucunda Karadeniz kıyılarının gittikçe değerlendiğini, burada doğru yerlerde yapılacak 3-4 baraj ile Türkiye’nin enerji ihtiyacına destek verileceğini belirtti. 
“Doğa ile barışmak zorundayız” diyen Ulusoy, böyle bir toplantıya bütün kurum, kuruluş ve insanların katılması gerektiğini vurguladı.

Birşeyler yapmamak gelecek nesillere yapılacak en büyük haksızlıktır…

İSO Yönetim Kurulu Üyesi Ata Ceylan, bilim insanlarının dünyanın küresel sıcaklığındaki değişmenin    2 oC yi aşmaması hedefinin artık mümkün olmadığını, 4 oC ‘yi aşmanın iklim değişikliği ile travmatik ve dönülemez sonuçlara neden olacağını rapor ettiğini belirterek başladığı konuşmasına, iklim değişikliği konusunun tüm ülkelerin ortak problemi olduğunu ve tüm ülkelerin katılımıyla çözülebileceğine dikkat çekti. Aralık ayında Paris’te yapılacak İklim Değişikliği Konferansı’nda %40 ile karbon salınımında ön sıralarda gelen ABD ve Çin’in masaya oturmasının ümit verici olduğunu, Hindistan’ın da katılmasının umulduğunu söyledi. İklim değişikliği nedeniyle 26 milyon insanın göç ettiğine değinen Ceylan, 2050 yılın kadar bu rakamın 150 milyona ulaşmasının beklendiğini belirtti. Bunun mali boyutunun da 3 trilyon dolar civarında olduğuna dikkat çekerek ekonomi ve ekolojinin birlikte dengede olması gerektiğini düşündüğünü söyledi.
İklim değişikliği ile bağlantılı olarak kuraklığın artması ve sellerin hem gıda fiyat endeksine yansıdığını hem de turizmde olumsuz sonuçlara neden olduğunu vurguladı. “Birşeyler yapmamak gelecek nesillere yapılacak en büyük haksızlıktır” diyen Ceylan, kendi atıklarından enerji üreten bir firma olarak enerji ve sera gazı politikalarında değişiklik yapılması gerektiğini düşündüklerini, iş dünyasının iklim değişikliği ile “Enerji Verimliliği” ve “Yeşil Ekonomi” araçlarını kullanarak savaşabileceğini belirtti.

1. OTURUM – İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve MEDYA

Aydınlık Gazetesi Ekonomi Müdürü Recep Erçin, Bugün Gazetesi Muhabiri Murat Gülderen, Yeni Şafak Gazetesi Ekonomi Müdürü İbrahim Acar, Çevre Gazetecesi Gürhan Savgı, Ekonomist Dergisi Muhabiri Aram Ekin Duran ve Birgün Gazetesi yazarı Özgür Gürbüz’ün konuşmacı olarak katıldığı oturumda, çevre ile ilgili haberlere gazete ve dergilerde gerektiği kadar önem verilemediği ve konunun önemi ve aciliyeti göz önüne alındığında, hakettiği kadar yer bulamadığı öz eleştiri olarak öne çıktı. 
Ekonomi ve ekolojinin birlikte yürümesi gerektiğini belirten gazeteciler, Aralık ayında Paris’te yapılacak İklim Değişikliği Konferansı’na dikkat çekerek; Türkiye’nin müzakerelerde ne yapacağını planlaması gerektiğini ve bunun için Dünya’daki değişim eğrilerinin takip edilmesi gerektiğini vurguladılar.
Hollanda’nın rüzgar enerjisi ile çalışan tren, Hindistan’ın güneş enerjisi ile çalışan hava alanı, ABD’nin güneş enerjisi ile çalışan server yaptığını, Apple’ın kendi veri merkezinin elektriğini güneş panelleri ile ürettiğini, kağıt ihtiyacı için endüstriyel ormanını yaptığını belirterek bu çalışmalara örnekler sundular.
Komuoyunu verilerle ve trajedilerle korkutmadan insanlara neler yapılabileceğinden bahsetmenin gerektiğini söyledi. “Gerçek bilimsel  çalışmalara yer verilmeli, fosil yakıt firmalarının desteklediği enstitülerinkine değil”  diyerek lobilere dikkat çektiler.
Yerkürenin şanslı bir bölgesinde olduğumuzu ve sahip olduğumuz güneş, su ve ormanların  kıymetini bilmemiz gerektiğini belirttiler. Türkiye’nin son 10 yıl içinde Çin’den sonra enerji ihtiyacı en fazla artan 2. Ülke olduğuna dikkat çeken Acar, doğayı korumamızın şart olduğuna vurgu yaptı. Basın’ın bilgi verme sorumluluğu var diyerek öz eleştiride de bulunanak, çevre kirliliği ve duyarlılık konularındaki sürekliliğin önemli olduğunu söylediler.

2. OTURUM – FİNANSTA, ÜRETİMDE, ENERJİDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Daikin Türkiye Genel Müdürü Zeki Özen, TAV İstanbul Enerji Yöneticisi ve Mekanik Enerji ve Yapım İşleri Müdürü Akın Arkat, Şile Belediye Başkanı Cn Tabakoğlu, Arçelik Sürdürülebilirlik ve Resmi İlişkiler Direktörü Fatih Özkadı ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis’in konuşmacı olarak katıldığı ikinci oturumda , AB’nin çok ciddi çalışmalar yaptığı, 2020 yılı için %20 az emisyon, %20 geri dönüştürülebilir enerji, %20 geri dönüştürüebilir enerji kullanımı hedefleri belirleyen AB’nin 2030 hedeflerini belirlediğine vurgu yapıldı.  
Daikin, klimalarında yeni bir soğutma gazı kullandıklarını ve küresel ısınmaya 1/3 oranında daha az zarar verdiklerini belirtti. Bu gaz için aldıkları bütün patentleri sosyal sorumluluk projesi gibi görerek tüm imalatçılara ücretsiz olarak kullandıracaklarını vurguladı. 
Türkiye’de deniz seviyesinin 1 metre yükselmesinin 3 milyon kişiyi etkileyebileceğine vurgu yapan Fatih Özkadı, bunun maddi karşılığının 12 milyar $ ve uyum maliyeti ile birlikte 20 milyar $ olduğunu belirtti. Arçelik’in 2012 yılından beri Karbon Salınım Rporları hazırlamaya başladığına dikkat çekerek, yaptığı çalışmalarla parallel olarak 4 ana iş stratejisinde değişiklik yaparak iklim değişikliği ile mücadeleyi ana iş stratejilerine eklemiştir. 
TAV İstanbul, 2011 yılında ISO50001 Energy Management System sertifikası ile başladığı çalışmalarına 350,000 m2 lik alanı ile 56,000,000 yolcu kapasiteli ve 40,000 kişinin çalıştığı Atatürk Havalimanı için yapılan yeni teknoloji, otomasyon destekli yatırım uygulamalarından örnekler sundu. 
Şile Belediye Başkanı, Küresel Isınma konusuna belediyelerin bakışını anlatarak çalışmalarından örnekleri paylaştı.
Küresel Isınma nedeniyle kuraklığın artması ve ürünlerin azalması sonucunda fiyat artışları ile direkt etkilerinin görüldüğü sektör gıda sektörü. Önümüzdeki yıllarda en büyük krizin gıda sektöründe olması bekleniyor.
Karadeniz havzasındaki kuraklığın buğday fiyatlarını %60 arttırdığını söyleyen Mehmet Reis, bilim adamlarının 2030 yılına kadar bugün üretilen ürünlerin %50 arttırılması gerektiği söylediğine dikkat çekti. Tarımda su israfının ve kaçakların çokluğuna dikkat çekerek, kayıp ve kaçakların önlenmesi gerektiğini belirtti.

Moderatörlüğünü Celal Toprak’ın yaptığı Forum bölümünün konuşmacıları İstnabul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Coca-Cola İçecek Kurumsal İlişkiler Direktörü Atilla Yerlikaya, Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararaı İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof Dr Harun Gümrükçü, Pronto Tour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, TURSAB Başkan Danışmanı Sinan Haliç ve TUROB Sektör Temsilcisi-Disiplin Kurulu Üyesi Sevda Yılgaz’ın katıldığı forumda sektörde yapılan uygulamalardan bahsedildi. 

Küresel Isınma’nın Rusya ve Kanada gibi kuzey ülkelerinde memnuniyetle karşılandığına dikkat çeken Harun Gümrükçü, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından Kutup Bölgeleri’nde deniz taşımacılığı ve bunun çevreye etkileri konularıyla ilgili 1 Ocak 2017’de yürülüğe girmesi beklenen Kutup Sularında Faaliyet Gösteren Gemilere Yönelik Kod diğer bir deyişle “Kutup kodu” uygulamasını Kabul etti. Rusya kuzey kutup yolu üzerinde 12 liman inşa ediyor diyerek kuzey ülkelerinin küresel ısınma arttıkça bundan fayda görmeyi beklediklerine vurgu yaptı. “Kutuplar ve derin denizler yeni yerleşim alanları olabilir” dedi.
İklim değişikliği ile ekonominin bağlantılı olduğuna dikkat çeken Doğanay Tolunay, şirketlerin 2010 yılından itibaren bu konuya ilgi göstermeye başladıklarını belirtti.  Karbon salınımını azaltmak için ahşabı hayatımıza daha çok sokmamız gerektiği vurguladı. Türkiye’nin endüstriyel orman yetiştirmek için çok uygun olmasığını sözlerine ekleyen Tolunay, bizi bekleyen sel, kuraklık, hortumlar, salgın hastalıklar, iklim değişiklikleri sonucunda turizmde meydana gelecek etkilere dikkat çekerken her sektörün gelecekte neler olacağına bakarak önlemlerini alması gerektiğine vurgu yaptı.
info@parlarmedya.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme