6.9.15

“Altın Eller Geleneksel El Sanatları Festivali” 10.ncucu gerçekleşti.-Yılmaz Parlar

PARLAR MEDYA  
“Altın Eller Geleneksel El Sanatları Festivali” 10.ncucu gerçekleşti
10. ALTIN PARMAK 10. KEZ

“Altın Eller Geleneksel El Sanatları Festivali” 10.ncucu gerçekleşti.
Beyoğlu Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen  “Altın Eller Geleneksel Sanat Festivali"  Tepebaşı Pera bölgede Türkiye genelinden 7 bölgeden 45 farklı branşta 70 zanaatkarın katılımıyla başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi ve Kültür Kenti Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen festivale Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Okan İbiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Tülin Ersöz, Beşiktaş Akparti İlçe Başkan yardımcısı Tülin Hattat başta olmak üzere pek çok siyasi, sanat iş dünyasının ünlü isimleri ve Basın mensupları çok sayıda ziyaretci halk katıldı.
Beyoğlu Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Kenti Vakfı işbirliğiyle bu sene 10. kez düzenlenen   "Altın Eller Geleneksel El Sanatları Festivali" yaşayan kültürümüzün geleneksel el sanatlarımızın devam etmesi, gelecek nesillere aktarılması amaçlı festival her yıl olduğu gibi bu yılda yoğun ilgi gördü. Toplam 10 gün sürecek olan festival “Altın Ellerin Hatırı Var” sloganıyla açılış törende      Mehter takımı tarafından konser gerçekleştirildi.
Açılış konuşmasında Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan Taksim Meydanında bu yıl planmayı düşündüklerini ancak hazır olmayışı nedeniyle son kez Tepebaşında yaptıkları festivali Taksim’e taşınma müjdesini verdi. Sanatçılarımızın ekonomisini çökerten sanayi devrimi hayatın kaçınılmaz bir gerçeği.olduğunu söyleyen Başkan Ahmet Misbah Demircan “ Bizi biz yapan kültürel değerler hangi alanda kendisini hissettirir? Bir mimaride, iki yiyecek-içecekte, üç geleneksel el sanatlarında. Bunlar varsa kültürümüz var ve devam ediyor demektir. Bütün bunlar yaşanırken hayatın acımasızca sanayileşen çarkı içerisinde kültürümüz yok mu olacak? Elbette olmayacak ve olmamalı. Yeni bir mecra kendisine bulmalı ve oradan yürümeli. Beyoğlu tam bu noktada ruhu, felsefesi, yaşamı, kültürü, sanatı, sanatçıları bir denklem içinde barındıran bir ilçe. Beyoğlu, sinemada, mimaride, plastik sanatlarda, el sanatlarında, kültür adına ne varsa ona ev sahipliği yapmaya, yaratıcı bütün sanatlara destek vermeye devam eden bir ilçemiz.”şeklinde konuşmasıyla, oltu taşı, ney yapımı, lüle taşı, kutnu dokuma, körüklü çizme yapımı, kemençe yapımı, kıspet yapımı, kehribar, keçecilik, kalemkarlık, kalem işi, katı, iğne oyası, ikat Tesbih yapımından tulum, yemeni çarık yapımı, telkari’den, tel kırma, taş işçiliği, tahta baskı, sim sırma, sepetçilik, sedef kakmaya kadar eserlerini el emeği göz nuru ile  görücüye çıkartan sanatçıların eserlerinden ilham alınarak başka alanlara başka sektörlere aktarılacağının değerininde altını çizdi.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan  konuşmasını şu şekilde sürdürdü.“Sinemada da ödül vermek zorundayız, musikide de ödül vermek zorundayız; el sanatlarına, kitaba, sahafa da destek vermek zorundayız. Geleneksel binalarımızı restore ederek onlara da sahip çıkmak zorundayız. Genç mimarlarımız, genç tasarımcılarımız geleneksel sanatlar üzerinden oluşturduğumuz çizgiden ilham alırsa o zaman modern hayatın modern imalatlarına da ruh vereceğiz demektir. Bizim görevimiz tam da budur. Bir taraftan baktığımızda geleneksel el sanatçılarımızı Anadolu’nun dört bir tarafından toplayıp buraya getiriyoruz. Onların yaptıklarını turistlere ilgilisine sunmuş oluyoruz. Ama bununla sınırlı kalmıyoruz, buraya gelen tasarımcılar, mimarlar bu güzel motifleri alıp işlemelerle bir binanın ruhu haline getiriyor.”
Beyoğlunun Turizm bölgesinin önemli ilçesi olduğunu hatırlatarak “Beyoğlu 45 binden fazla yatak kapasitesi ve yüzde 80 doluluk oranıyla bir turizm bölgesidir. Her an Beyoğlu’nun sokaklarında 45 bin turist dolaşıyor. Gittikleri mekanda modern imalata ilişkin şeyler almaktansa, o ülkenin öz kültürünü yansıtan minik objeler almak onların da işine geliyor; onlar da bundan hoşlanıyor. Bu çarşı belki 10 gün burada kalıyor ama 10 gün boyunca turistik işletmelerin sahipleri buralara gelip ya sizden alışveriş yapıyorlar ya gelecekte alışveriş yapmak için kontak kuruyorlar. Ya da buradan bir numune alıp onu burada üretmeye gayret ediyorlar. Sonuçta kültür yayılıyor, yayılmaya devam ediyor. İşin hakkını vermek gerekirse bu sanatçılarımız iyi ki varlar. Onları alkışlıyoruz. Devam edin. İnşallah gelecek sene Taksim Meydanı’nda olacağız. Bize düşen sizin yaptığınız işleri İstanbul’un orta yerinde tanıtmak ve biz de elimizden geleni yapıyoruz.”dedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışman ve Turizm atölyesi BaşkanıTülin Ersöz etkinliğin ilk zamanlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle yapıldığını hatırlatdı.Kaybolmaya yüz tutan eserleri görmekden memnun olduğu belirtdi. Okan İbiş bakanlık olarak sanatçılara destek verdiklerini, kültürlerin yaşatılması için verilen desteği dile getirdi.

Beşiktaş Akparti İlçe Başkan yardımcısı Tülin Hattat ile standlardan dikkatimizi çeken küçük kız çocuğun basma kalıbı yapması oldu. Anadolu sigortanın sponsor olduğu Kadir Has Üniversitesinde Tokat basma ödülünü kazanan Yasemin Ertaştan oymacılık hakkında bilgileri aktardı. Yine Karagöz tiplemelerini kök boyalarla dana derisi üzerine yapan Suat Veral, Doğunun en uç köşesinden Ardahan’dan Katılan en yaşlı sanatcı Fidan Atmaca gerek kendi giysisini gerekse yaptığı bez bebek giysilerin olduğu stand ilgi odağımız oldu.
Festival, 10 gün boyunca ziyarete açık olacak.

yilmazparlar@yahoo.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme