Dünya Basınından Farklı Perspektifler
7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi, ittifakın 75. yılına denk gelen ve "NATO 3.0" vizyonunun tartışıldığı kritik bir buluşma oldu. Dünya basını, zirveyi ittifak içindeki derin çatlaklar, ABD-Avrupa gerilimleri ve Türkiye'nin artan stratejik ağırlığı ekseninde değerlendirdi.

Ajans ve Uluslararası Basın Analizleri
Xinhua, "Zirve Öncesi Türk Halkında NATO Şüpheciliği"
Çin resmi ajansı Xinhua, zirve öncesinde yayımladığı analizde Ankara sokaklarındaki nabzı tuttu. Haberde, Mayıs ayında yapılan bir ANK-AR anketine atıfla, katılımcıların %43,9'unun Türkiye'nin NATO üyeliğini "ne faydalı ne zararlı" bulduğu, %10,8'inin ise zararlı olduğunu düşündüğü belirtildi .
Analizde, bu şüpheciliğin temelinde yaygın anti-Amerikan duygusunun yattığına dikkat çekildi. Başkent Üniversitesi'nden Prof. Hasan Ünal, "Birçok kişi NATO'yu ABD ile eşitliyor. Bu nedenle Amerika'ya yönelik olumsuz algılar ittifaka yansıtılıyor" yorumunu yaptı . Emekli Yasemin Yavuz ise "NATO işlevini yitirdi. Ciddi bir tehditle karşılaşırsak bize yardım edeceğine inanmıyorum" diyerek sokaktaki nabzı özetledi .
People's Daily, "Zirve NATO Birlikteliğini Sınayacak"
People's Daily, zirve öncesi değerlendirmesinde savunma harcamaları ve yük paylaşımı konusundaki transatlantik gerilime odaklandı. Haberde, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma eğilimine dikkat çekilerek, "burden-sharing" kavramının yerini "burden-shifting"e (yük aktarımı) bıraktığı vurgulandı .
Carnegie Vakfı'ndan Stephen Wertheim'in "ABD'nin sözlüğünde 'yük aktarımı', 'yük paylaşımının' yerini aldı" tespiti haberde yer buldu . Ayrıca, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in 2029 yılına kadar GSYH'nin %3,5'ini savunmaya ayırma hedefi, "NATO'yu daha Avrupalı yapma" vizyonuyla ilişkilendirildi .

CGTN, "Zirve ABD-Avrupa Uçurumunu Derinleştirdi"
Zirvenin ardından yayımlanan analizde CGTN, toplantıdan "bölünmüş" bir NATO tablosu çizdi. Zirvenin ana temalarının Ukrayna'ya askeri destek, savunma işbirliği ve kolektif savunma taahhütleri olduğu belirtilirken, bu konularda uzlaşı sağlanamadığı ifade edildi .
Haberde öne çıkan ayrıntılar:
Trump'ın Grönland çıkışı,ABD Başkanı'nın Grönland'ın "ABD tarafından kontrol edilmesi" gerektiği yönündeki açıklaması, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'den "Grönland satılık değil" yanıtını aldı .
İspanya'ya ticaret tehdidi, Trump, İspanya'yı "korkunç bir ortak" olarak nitelendirerek GSYH'nin %5'ini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmediği için ticareti durdurma tehdidinde bulundu .
Ukrayna fonu, NATO, 70 milyar euroluk uzun vadeli askeri yardım çerçevesini onayladı; fonu Avrupa ülkeleri ve Kanada sağlayacak, ABD ise silah tedariki ve istihbarat desteğine odaklanacak .
TOBB Üniversitesi'nden Doç. Ali Oğuz Dirioz, "Zirve NATO içindeki gruplaşmaları ortadan kaldırmadı, aksine onları bölümlere ayırdı" değerlendirmesinde bulundu . Pekin Yabancı Çalışmalar Üniversitesi'nden Cui Hongjian ise, "NATO çerçevesinde ortaya çıkan şey, ortak savunmaya dayalı paylaşılmış bir yaklaşım değil, iki taraf arasındaki güvenlik kaygıları ve stratejik hedeflerdeki önemli farklılıklardır" yorumunu yaptı .
China Daily, "Eski Reçeteler NATO'yu İstikrarsızlaştırıcı Yapıyor"
China Daily'nin başyazısı, NATO'yu "Soğuk Savaş'ın eski reçetelerine sarılmakla" eleştirdi. Başyazıda, İtalya'nın savunma harcamalarını karşılamak için dev bir köprü projesini "savunma harcaması" olarak yeniden sınıflandırmayı planlaması, üye ülkelerin %5 hedefine ulaşmakta yaşadığı zorluklara örnek gösterildi .
Ayrıca, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin "Hint-Pasifik" ortakları olarak adlandırılan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda savunma bakanlarını zirveye davet etmesi eleştirildi. Başyazıda, bu adımın "NATO'nun Asya-Pasifik'teki güvenlik durumunu daha da karmaşık hale getireceği" ve "Japonya'nın yeniden silahlanmasına zemin hazırladığı" ifade edildi .
Öne Çıkan Temalar ve Değerlendirme
Dünya basınında Ankara Zirvesi'ni şekillendiren ana temalar şöyle özetlenebilir:
Xinhua'nın analizinde yer alan bir tespit, zirvenin özeti niteliğinde: "Zirve NATO içindeki gruplaşmaları ortadan kaldırmadı, aksine onları bölümlere ayırdı" . İttifak, 75. yılında "NATO 3.0" vizyonuyla yeni bir döneme girmeye çalışırken, üyeleri arasındaki güven bunalımı ve stratejik önceliklerdeki uçurum, Ankara'daki masanın en ağır misafiri olarak kaldı.
Dünya basınında Ankara Zirvesi'ne ilişkin okumaları derlediğimde, ortaya çarpıcı bir tablo çıkıyor: NATO 75 yaşında ama bir kimlik bunalımı yaşıyor.
Çin medyasının (Xinhua, CGTN, China Daily) zirveye ilişkin haberlerinde belirgin bir "NATO karşıtı" söylem bulunuyor. Bu beklendik bir durum; Çin, ittifakın Asya'ya açılma çabalarını doğrudan kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. Ancak asıl dikkat çekici olan, bu eleştirilerin Avrupa ve ABD basınında da benzer temalarla yankı bulması. Yani NATO'yu eleştiren yalnızca Çin değil; ittifakın kendi üyeleri de birbirini eleştiriyor.
Zirveye damga vuran en önemli gerilim hattı, ABD ile Avrupa arasındaki kopuş oldu. Trump'ın Grönland çıkışı, İspanya'ya ticaret tehdidi ve "yük aktarımı" söylemi, Washington'ın Avrupa'dan elini eteğini çekme niyetini açıkça ortaya koyuyor. Almanya'nın "NATO'yu daha Avrupalı yapma" hedefi ise bu boşluğu doldurma çabasından başka bir şey değil.
Türkiye açısından bakıldığında, Ankara zirvesi bir fırsat ve riskin aynı anda yaşandığı bir deneyim oldu. Türkiye, 2004 İstanbul Zirvesi'nden bu yana savunma sanayiinde devasa bir sıçrama yaptı. İHA/SİHA teknolojisinden milli muharebe gemilerine, insansız deniz araçlarından uzay çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede kendi kabiliyetlerini geliştirdi. Bu, Türkiye'yi NATO içinde "bağımlı değil, katkı sunan" bir konuma taşıdı.
Ancak Türk halkının %54,7'sinin NATO üyeliğini "ya faydasız ya da zararlı" görmesi, ülke içinde ittifaka yönelik ciddi bir meşruiyet sorgulaması olduğunu gösteriyor. Bu, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu zayıflatmıyor belki ama uzun vadede kamuoyu desteğinin erozyona uğradığını gösteren önemli bir veri.
NATO 3.0 vizyonu kulağa hoş geliyor ama içi dolmuyor. İttifak, Soğuk Savaş sonrası dönemde (NATO 2.0) işlevini sorgulatmıştı; şimdi ise hibrit tehditler, siber saldırılar, iklim değişikliği ve Asya'nın yükselişi karşısında yeni bir tanım arayışında. Ancak bu arayış, üyeler arasındaki güven bunalımı nedeniyle tıkanıyor.
Ankara'daki masada alınan kararlar ne olursa olsun, asıl mesele şu: NATO, üyelerini bir arada tutan ortak tehdit algısını koruyabilecek mi? Rusya tehdidi birleştirici etkisini sürdürüyor, ancak ABD-Çin rekabeti Avrupa ile ABD'yi iki farklı kampa itme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin bu denklemdeki stratejik ağırlığı ise her zamankinden daha belirleyici.
NATO hayatta ama nefes almakta zorlanıyor. Ankara Zirvesi, ittifakın geleceğine dair soru işaretlerini ortadan kaldırmadı, aksine daha görünür hale getirdi. Ve bu tabloda Türkiye'nin oynayacağı rol, önümüzdeki dönemde çok daha kritik olacak.
yilmazparlar@yahoo.com
2026 Ankara NATO Summit
World Press Highlights Divisions, Turkey's Rising Role
The NATO Summit held in Ankara on July 7-8, 2026, coincided with the alliance's 75th anniversary and centered on the "NATO 3.0" vision. Global media outlets covered the summit through the lens of deepening internal rifts, U.S.-Europe tensions, and Turkey's growing strategic weight.
Internatıonal Press And Agency Analyses
Xinhua, "Pre-Summit Poll Shows Turkish Public Skepticism Toward NATO"
China's official Xinhua news agency conducted a pulse check on the streets of Ankara ahead of the summit. Citing a May ANK-AR survey, the report noted that 43.9% of respondents viewed Turkey's NATO membership as "neither beneficial nor harmful," while 10.8% considered it outright detrimental.
The analysis traced this skepticism to widespread anti-American sentiment. Prof. Hasan Ünal from Başkent University commented, "Many people equate NATO with the U.S. Therefore, negative perceptions of America are projected onto the alliance." Retiree Yasemin Yavuz summarized the public mood: "NATO has outlived its usefulness. I don't believe they would help us if we faced a real threat."
People's Daily: "Summit Will Test NATO Unity"
In its pre-summit assessment, People's Daily focused on transatlantic tensions over defense spending and burden-sharing. The report noted that the U.S. trend of reducing its military presence in Europe has transformed "burden-sharing" into "burden-shifting."
Carnegie Endowment's Stephen Wertheim was quoted: "In Washington's vocabulary, 'burden-shifting' has replaced 'burden-sharing.'" German Chancellor Friedrich Merz's pledge to allocate 3.5% of GDP to defense by 2029 was framed as part of a broader "make NATO more European" vision.
CGTN: "Summit Deepened U.S.-Europe Rift"
In its post-summit analysis, CGTN painted a picture of a "fractured" NATO. While the main agenda items were military aid to Ukraine, defense cooperation, and collective defense commitments, the report noted that consensus remained elusive.
Key takeaways highlighted by CGTN:
Trump's Greenland gambit: The U.S. President's remark that Greenland "must be controlled by the U.S." drew a sharp retort from Danish PM Mette Frederiksen: "Greenland is not for sale."
Trade threat to Spain: Trump labeled Spain a "terrible partner" and threatened to halt trade unless Madrid meets its 5% GDP defense spending commitment.
Ukraine fund secured: NATO approved a €70 billion long-term military aid framework, funded by European members and Canada, while the U.S. focuses on arms supply and intelligence support.
Assoc. Prof. Ali Oğuz Dirioz from TOBB University stated, "The summit did not eliminate groupings within NATO; on the contrary, it divided them further." Cui Hongjian from Beijing Foreign Studies University added, "What emerged within the NATO framework is not a shared approach based on collective defense, but significant differences in security concerns and strategic objectives between the two sides."
Key Themes At A Glance
| Theme | Details |
| 5% Defense Spending Target | 2035 deadline; Spain objects, Italy seeks creative reclassification |
| U.S.-Europe Tension | Trump's Greenland claim, trade threats to Spain, "burden-s hifting" rhetoric |
| Ukraine Support | €70 billion fund; some members like Bulgaria withholding approval |
| Turkey's Strategic Role | Host nation showcasing defense industry; central to "NATO 3.0" debates |
| Indo-Pacific Pivot | Japan, South Korea, Australia, NZ invited; China expresses concern |
Having reviewed global press coverage of the Ankara Summit, a striking picture emerges: NATO is 75 years old, but suffering an identity crisis.
The Chinese media's (Xinhua, CGTN, China Daily) coverage carries a distinctly anti-NATO tone—expected given the alliance's pivot toward Asia. What is more telling, however, is that similar critiques echo in European and American press. NATO isn't just being criticized by its adversaries; its own members are turning on each other.
The defining fault line of this summit was the U.S.-Europe fracture. Trump's Greenland remarks, the trade threat to Spain, and the "burden-shifting" narrative leave little doubt: Washington is signaling a strategic retreat from Europe. Germany's push for a "more European NATO" is a direct response to fill that vacuum.
From Turkey's perspective, the Ankara summit was both an opportunity and a risk. Since the 2004 Istanbul Summit, Turkey has made a quantum leap in defense industry capabilities—from UAVs/SIHA to national warships, unmanned maritime vehicles, and space programs. This has transformed Turkey from a "dependent" member into a "contributing" partner.
However, the fact that 54.7% of Turks view NATO membership as "either useless or harmful" signals a serious legitimacy crisis at home. This doesn't weaken Turkey's position within the alliance today, but over time, dwindling public support could become a strategic liability.
The "NATO 3.0" vision sounds ambitious, but the content remains hollow. After the post-Cold War period (NATO 2.0) raised questions about the alliance's relevance, the new era is supposed to address hybrid threats, cyberattacks, climate change, and Asia's rise. Yet this search for relevance is hitting a wall of mutual distrust among members.
Whatever decisions were taken in Ankara, the fundamental question remains: Can NATO sustain a shared threat perception that keeps its members united? Russia still serves as a unifying factor, but the U.S.-China rivalry risks pulling Europe and the U.S. in opposite directions. Turkey's strategic weight in this equation has never been more consequential.
NATO is alive, but breathing with difficulty. The Ankara Summit didn't resolve the alliance's existential questions—it made them more visible. And in this fragile landscape, Turkey's role will be more critical than ever.
yilmazparlar@yahoo.com

