#İstanbulEtkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#İstanbulEtkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.5.26

Czech FoodFest 2026-Yılmaz Parlar

 Gastronominin Diplomasisi İstanbul’da Buluştu

Czech FoodFest 2026, Lezzet ve Kültür Şölenine Dönüştü

Gastronomi artık yalnızca yemek kültürü değil; ülkelerin kimliğini, tarihini, yaşam tarzını ve medeniyet birikimini dünyaya anlatan en güçlü kültürel diplomasi araçlarından biri olarak kabul ediliyor.

Bir milletin mutfağı; onun hafızası, coğrafyası ve ruhudur. İşte tam da bu anlayışla düzenlenen “Czech FoodFest 2026 – Çek Cumhuriyeti Yemek Festivali”, İstanbul’da unutulmaz bir kültür ve lezzet şölenine dönüştü.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová ev sahipliğinde, 16 Mayıs 2026 tarihinde Tünel Midpoint’te gerçekleştirilen festival; diplomasi, gastronomi, müzik ve kültürü aynı sofrada buluşturdu.

İstanbul’un seçkin davetlilerinin katıldığı etkinlik, yalnızca bir yemek festivali değil; Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasındaki dostluğun ve kültürel yakınlaşmanın güçlü bir sembolü oldu.

Çek Mutfağının Asırlık Lezzet Yolculuğu

Festival boyunca Çek mutfağının geleneksel ve karakteristik tatları konuklara sunuldu. Orta Avrupa mutfak kültürünün en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Çek mutfağı; yoğun aromaları, uzun pişirme teknikleri, et ve sos dengesiyle dünya gastronomisinde özel bir yere sahip bulunuyor.

Festivalde sunulan geleneksel Çek yemeklerine ilişkin detaylı bilgiler ise Barbora Hitaj tarafından şahsıma paylaşıldı. Menüde yer alan özel tarifler, Çek mutfağının köklü gastronomi kültürü hakkında bana bilgiler sundu

Festivalde sunulan özel lezzetler arasında:

Beyaz ve kırmızı lahana eşliğinde servis edilen geleneksel ördek eti ve Çek usulü hamur köftesi

Sebzeli kremalı sos ile hazırlanan meşhur “Svíčková na smetaně”

Geleneksel gulaş çorbası

Şinitzel ve patates salatası

Tarçın ve elmalı özel Çek strudeli

büyük ilgi gördü.

Özellikle gulaş çorbası, misafirlerin en çok konuştuğu lezzetlerden biri oldu. Uzun süre ağır ateşte pişirilen et, yoğun kırmızı biber aroması ve doğal et suyuyla hazırlanan bu geleneksel tarif; Çek mutfağının karakterini adeta tek başına yansıttı.

Tatlı bölümünde sunulan elmalı strudel ise ince hamuru, elma ve tarçın dengesiyle adeta Avrupa pastacılık kültürünün zarif bir imzası gibiydi.

Bohemya’nın Dünyaca Ünlü Bira Kültürü

Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri de Çek bira kültürü oldu. Dünyanın kişi başına en fazla bira tüketen ülkelerinden biri olan Çek Cumhuriyeti, bira üretimindeki yüzlerce yıllık geleneğiyle tanınıyor.

Özellikle Bohemya bölgesinde üretilen Budvar biraları; geleneksel üretim teknikleri, yüksek malt kalitesi ve aromatik dengesiyle dünya bira kültüründe özel bir yere sahip. Festival boyunca açık ve koyu Budvar fıçı biraları büyük ilgi görürken, düzenlenen bira ustalık atölyesi de katılımcılardan tam not aldı.

Konuklar, Çek biracılığının yalnızca bir içecek kültürü değil; aynı zamanda sosyal yaşamın, dostluğun ve paylaşımın önemli bir parçası olduğunu yakından deneyimleme fırsatı buldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Zarafet ve Samimiyet Dolu Konuşma

Festivalin açılış konuşmasını yapan Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová, davetlileri sıcak ve samimi sözlerle karşıladı.

Başkonsolos Hajflerová konuşmasında, festivalin yalnızca yemek sunmak amacı taşımadığını; dostlukları güçlendiren, kültürleri yakınlaştıran özel bir buluşma olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Çek mutfağının önemli temsilcileri olan şefler Kristyna Kocánková ve Petr Král’ın Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından festivale özel gönderildiğini belirten Hajflerová, Güney Bohemya Üniversitesi’nden Dr. Václav Nebeský’nin de Çek balık kültürünü tanıtmak amacıyla etkinlikte yer aldığını ifade etti.

Festivalin gerçekleşmesine katkı sağlayan Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog ve tüm sponsorlara teşekkür eden Hajflerová’nın mütevazı ve içten tavırları geceye damga vurdu.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerovákonuşmasın sonunda  Çek Konsolosluğu ekibine ve ekip lideri René Daněk başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına özverileri, disiplinleri ve dayanıklılıkları için özel teşekkür etti.

Asalet Detaylarda Gizlidir

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise Başkonsolos Olga Hajflerová’nın sergilediği zarafet oldu.

Protokol mesafesinin arkasına saklanmayan Hajflerová, etkinlik sırasında yemek standında herkes gibi sıraya girerek yemeğini aldı ve ardından benim bulunduğum Bistro Pub masasına gelerek sohbet etti.

Verdiğim basın desteğine gösterdiği bu ince vefa davranışı, davetliler üzerinde büyük takdir topladı. Gösterişten uzak tavrı, samimiyeti ve tevazusu; gerçek asaletin makamdan değil karakterden geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

Diplomasinin sert yüzünün aksine, insan ilişkilerindeki sıcaklığı ve zarafetiyle dikkat çeken Olga Hajflerová, gece boyunca misafirlerle birebir ilgilenerek kültürel diplomasinin en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Tolga Çevik’e Sürpriz Doğum Günü

Gecenin sürprizlerinden biri de Çek Konsolosluğu Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik için hazırlanan doğum günü pastası oldu.

Festival atmosferine ayrı bir renk katan sürpriz kutlama, davetlilerin alkışları ve neşeli anları eşliğinde gerçekleşti. Samimi görüntüler, gecenin yalnızca resmi bir diplomatik etkinlik değil; aynı zamanda dostlukların güçlendiği özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

Misafirlerle kurulan  içten iletişim

Festival boyunca Çek Cumhuriyeti Ankara Elçiğinden gelen Military hava ateşe Albay Michal Barton, Çek Konsolosluğu’nun üst düzey isimlerinden Tolga Çevik, René Daněkve Jakub Dluhosch davetlilerle birebir ilgilenerek samimi sohbetleri ve sıcak yaklaşımlarıyla geceye ayrı bir değer kattı. Misafirlerle kurdukları içten iletişim, organizasyonun yalnızca diplomatik bir etkinlik değil; aynı zamanda dostluk ve kültürel paylaşım atmosferi taşıyan özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

İstanbul’da Avrupa Rüzgârı Esti

Müzik, gastronomi, kültür ve diplomasi…
Czech FoodFest 2026, tüm bu unsurları aynı sofrada buluşturmayı başardı.

Ticho de Pre Cupé Band’in performansı eşliğinde devam eden gece boyunca konuklar; Çek lezzetlerini tattı, Bohemya bira kültürünü deneyimledi ve Avrupa’nın kalbinden İstanbul’a uzanan sıcak dostluk atmosferine tanıklık etti.

Festival sonunda davetlilerin ortak görüşü ise aynıydı:

“Bu sadece bir yemek festivali değil, kültürlerin sofrada buluştuğu unutulmaz bir deneyimdi.”

yilmazparlar@yahoo.com

Czech FoodFest 2026
Gastronomy Diplomacy Meets in Istanbul

Czech FoodFest 2026 Turned Into a Feast of Flavor and Culture

Gastronomy is no longer merely a food culture; it is now recognized as one of the strongest tools of cultural diplomacy, reflecting a nation’s identity, history, lifestyle, and civilizational heritage to the world.

A nation’s cuisine is its memory, geography, and soul. Organized with precisely this understanding, “Czech FoodFest 2026 – Czech Republic Food Festival” transformed into an unforgettable celebration of culture and flavor in Istanbul.

Hosted by the Consul General of the Czech Republic in Istanbul, Olga Hajflerová, the festival took place on May 16, 2026, at Tünel Midpoint, bringing diplomacy, gastronomy, music, and culture together at the same table.

Attended by distinguished guests from Istanbul, the event was not merely a food festival; it became a powerful symbol of friendship and cultural rapprochement between Türkiye and the Czech Republic.

A Century-Old Culinary Journey of Czech Cuisine

Throughout the festival, guests experienced the traditional and distinctive flavors of Czech cuisine. Considered one of the strongest representatives of Central European culinary culture, Czech cuisine holds a unique place in world gastronomy with its rich aromas, slow-cooking techniques, and perfect harmony of meat and sauces.

Detailed information regarding the traditional Czech dishes served at the festival was personally shared with me by Barbora Hitaj. The special recipes featured on the menu provided valuable insights into the deeply rooted gastronomic culture of Czech cuisine.

Among the specialties presented at the festival were:

Traditional roasted duck served with white and red cabbage alongside Czech-style dumplings
The famous “Svíčková na smetaně,” prepared with creamy vegetable sauce
Traditional goulash soup
Schnitzel with potato salad
Special Czech apple strudel flavored with cinnamon

These dishes attracted remarkable attention from the guests.

In particular, the goulash soup became one of the most talked-about flavors of the evening. Slowly cooked over low heat, enriched with intense paprika aroma and natural broth, this traditional recipe perfectly reflected the character of Czech cuisine.

The apple strudel served in the dessert section, with its delicate pastry and balanced apple-cinnamon flavor, stood out as an elegant signature of European pastry culture.

Bohemia’s World-Famous Beer Culture

One of the most remarkable highlights of the festival was Czech beer culture. The Czech Republic, known as one of the countries with the highest beer consumption per capita in the world, is globally recognized for its centuries-old brewing tradition.

Especially Budvar beers produced in the Bohemia region hold a distinguished place in world beer culture thanks to their traditional brewing techniques, high-quality malt, and aromatic balance. Throughout the festival, both light and dark Budvar draft beers attracted great interest, while the beer masterclass received full appreciation from participants.

Guests had the opportunity to experience firsthand that Czech brewing culture is not merely about beverages, but also an essential part of social life, friendship, and sharing.

A Speech Full of Elegance and Sincerity by Consul General Olga Hajflerová

Delivering the opening speech of the festival, Consul General of the Czech Republic in Istanbul Olga Hajflerová welcomed the guests with warm and sincere remarks.

In her speech, Hajflerová emphasized that the festival was not organized solely to present food, but rather to create a special gathering that strengthens friendships and brings cultures closer together.

She stated that chefs Kristyna Kocánková and Petr Král, prominent representatives of Czech cuisine, had been specially sent by the Ministry of Foreign Affairs of the Czech Republic for the festival. She also mentioned that Dr. Václav Nebeský from the University of South Bohemia participated in the event to introduce Czech fish culture.

Hajflerová also thanked Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog, and all sponsors contributing to the festival. Her humble and sincere attitude left a remarkable impression on the evening.

At the end of her speech, Consul General Olga Hajflerová extended special thanks to the Czech Consulate team, especially team leader René Daněk, and all colleagues involved in the organization for their dedication, discipline, and resilience.

True Nobility Lies in the Details

One of the most memorable moments of the evening was the elegance displayed by Consul General Olga Hajflerová.

Without hiding behind diplomatic protocol, Hajflerová stood in line like everyone else at the food stand to receive her meal and later came to the Bistro Pub table where I was seated to have a conversation.

This graceful gesture of appreciation for the press support I provided received great admiration from the guests. Her modesty, sincerity, and humility once again proved that true nobility comes not from position, but from character.

Contrary to the often rigid face of diplomacy, Olga Hajflerová drew attention throughout the evening with her warmth and elegance in human relations, presenting one of the finest examples of cultural diplomacy.

A Surprise Birthday Celebration for Tolga Çevik

One of the evening’s pleasant surprises was the birthday cake prepared for Tolga Çevik, Political Affairs and Press Officer of the Czech Consulate.

The surprise celebration added a joyful atmosphere to the festival and was accompanied by applause and cheerful moments from the guests. These sincere scenes demonstrated that the evening was not only an official diplomatic event but also a special gathering where friendships were strengthened.

Warm Communication with the Guests

Throughout the festival, Military Air Attaché Colonel Michal Barton from the Embassy of the Czech Republic in Ankara, along with senior members of the Czech Consulate including Tolga Çevik, René Daněk, and Jakub Dluhosch, personally interacted with guests through friendly conversations and warm hospitality, adding special value to the evening.

Their sincere communication with the attendees showed that the organization was not merely a diplomatic event, but also a meaningful gathering carrying the spirit of friendship and cultural exchange.

A European Breeze in Istanbul

Music, gastronomy, culture, and diplomacy…

Czech FoodFest 2026 successfully brought all these elements together at the same table.

Throughout the evening, accompanied by the performance of Ticho de Pre Cupé Band, guests tasted Czech delicacies, experienced Bohemian beer culture, and witnessed a warm atmosphere of friendship extending from the heart of Europe to Istanbul.

At the end of the festival, the common opinion among the guests was clear:

“This was not simply a food festival, but an unforgettable experience where cultures met around the same table.”

yilmazparlar@yahoo.com

4.4.26

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

 Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da

Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı

İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek ve Moravya Rüzgârı

Çek Cumhuriyeti’nin köklü şarap kültürü, İstanbul’da düzenlenen prestijli bir lansmanla şarap tutkunlarıyla buluştu. Vinařství Volařík Mikulov firmasına ait Volarik şaraplarının tanıtımı, 3 Nisan 2026 Cuma akşamı Caddebostan’daki Catch Restaurant ev sahipliğinde ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu himayelerinde gerçekleştirildi.



Gecede, İstanbul’da ilk kez düzenlenen Czech Wine Challenge etkinliği kapsamında Çek ve Moravya şarapları davetlilere sunuldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Anlamlı Açılış Konuşması
Gecenin açılış konuşmasını Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová yaptı. Konuşma, Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik tarafından Türkçeye çevrildi.

Hajflerová konuşmasında, Çek ve Moravya şarapçılığının 9. yüzyıla uzanan köklü geçmişine vurgu yaparak, bu zengin mirası İstanbul’da tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Ayrıca davetlilere sunulan şarapların, 1794’ten bu yana üretim yapan Květná cam atölyesinde el işçiliğiyle hazırlanan özel kadehlerde servis edilmesi geceye ayrı bir zarafet kattı.



Volarik Şaraphanesi

Gelenekten Geleceğe Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Mikulov bölgesinin önemli üreticilerinden Vinařství Volařík, kökleri II. Dünya Savaşı dönemine uzanan bir aile geleneğini temsil ediyor. Markanın modern yolculuğu ise 2007 yılında, kurucu Mühendis Miroslav Volařík ile başladı.

Toplam 80 hektarlık bağ alanına sahip olan şaraphane, bunun 4,2 hektarında organik üretim gerçekleştiriyor. Özellikle beyaz şaraplarıyla öne çıkan marka; terroir (toprak karakteri) odaklı üretim anlayışıyla dikkat çekiyor.



Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko ve Purmice gibi özel bağlardan elde edilen şaraplar; aroma, denge ve karakter açısından uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş durumda.

Şaraphane; “Yılın Şarap Üreticisi”, “Şarap Kralı” ve “Valtice Şarap Pazarı Şampiyonu” gibi prestijli ödüllerle kalitesini kanıtladı.



Bağlardan Sofralara

Seçkin Üzüm Çeşitleri
Volarik’in üretiminde öne çıkan başlıca üzüm çeşitleri arasında:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner ve Pálava yer alıyor.



Bunun yanı sıra Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer ve Blaufrankisch gibi geniş bir yelpazede üretim yapılması, markanın çeşitlilikteki gücünü ortaya koyuyor.



Diplomasi ve Lezzetin Buluştuğu Gece

Gece boyunca Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, asistan Jakub Dluhosch ve Tolga Çevik’in konuklarla birebir ilgilenmesi, etkinliğe samimi ve sıcak bir atmosfer kazandırdı.

Etkinlikte toplam 11 farklı şarap tadımı gerçekleştirilirken, davetlilere diledikleri şişeyi deneyimleme imkânı sunuldu.



Radana Stahalova Volarik Şaraplarının Sırrını Anlattı

Vinařství Volařík’in Mühendisi ve İhracat Müdürü Radana Stahalova ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, markanın üretim felsefesi ve üzüm çeşitliliği hakkında çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Stahalova, Volarik şaraphanesinin temel yaklaşımının “terroir odaklı üretim” olduğunu vurgulayarak, her bağın kendine özgü karakterini şaraplara yansıtmayı hedeflediklerini belirtti. Özellikle Moravya bölgesinin mikroklima avantajlarının, üzümlerin aromatik zenginliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Stahalova, “Biz sadece şarap üretmiyoruz; her şişede toprağın hikâyesini, iklimin etkisini ve insan emeğini sunuyoruz” sözleriyle Volarik markasının ruhunu özetledi.

Kültür, Gelenek ve Lezzetin Kutlaması
Bu özel lansman, yalnızca bir şarap tanıtımı olmanın ötesine geçerek; Çek kültürü, tarih ve zanaatkârlığın modern yorumuyla İstanbul’da hayat bulduğu bir buluşma olarak hafızalara kazındı.

Gece, geçmiş ile geleceği birleştiren Çek ve Moravya şaraplarının onuruna kaldırılan kadehlerle son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

The Elegance of Czech Winemaking in Istanbul

Volarik Wines Introduced with a Grand Launch

A First in Istanbul: Czech and Moravian Breeze with Czech Wine Challenge

The rich wine culture of the Czech Republic met wine enthusiasts at a prestigious launch event held in Istanbul. Volarik wines from Vinařství Volařík Mikulov were introduced on the evening of Friday, April 3, 2026, hosted by Catch Restaurant in Caddebostan under the auspices of the Consulate General of the Czech Republic in Istanbul.

During the event, Czech and Moravian wines were presented to guests במסגרת the Czech Wine Challenge, organized for the first time in Istanbul.

A Meaningful Opening Speech by Consul General Olga Hajflerová

The opening speech of the evening was delivered by Olga Hajflerová, Consul General of the Czech Republic in Istanbul. The speech was translated into Turkish by Tolga Çevik, Head of Political Affairs and Press.

In her speech, Hajflerová emphasized the deep-rooted history of Czech and Moravian winemaking dating back to the 9th century, expressing pride in introducing this rich heritage to Istanbul.

Additionally, the wines served to guests in specially handcrafted glasses produced by the Květná glass workshop, with a history dating back to 1794, added an extra touch of elegance to the evening.

Volarik Winery
A Success Story from Tradition to the Future
Vinařství Volařík, one of the key producers of the Mikulov region, represents a family tradition rooted in the World War II era. The brand’s modern journey began in 2007 under the leadership of its founder, Engineer Miroslav Volařík.

With a total vineyard area of 80 hectares, 4.2 hectares of which are dedicated to organic production, the winery stands out particularly for its white wines and its terroir-focused production philosophy.

Wines produced from prestigious vineyards such as Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko, and Purmice have achieved significant international success in terms of aroma, balance, and character.

The winery has proven its quality with prestigious awards such as “Winemaker of the Year,” “Wine King,” and “Valtice Wine Market Champion.”

From Vineyards to Tables
Distinguished Grape Varieties

Among the primary grape varieties used in Volarik’s production are:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner, and Pálava.

In addition, the production of a wide range of varieties such as Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer, and Blaufrankisch highlights the brand’s diversity and strength.

A Night Where Diplomacy Meets Taste

Throughout the evening, Deputy Consul General Rene Danek, assistant Jakub Dluhosch, and Tolga Çevik personally engaged with guests, creating a warm and friendly atmosphere.

A total of 11 different wines were presented during the event, offering guests the opportunity to experience a wide range of flavors and choose their preferred bottles.

Radana Stahalova Reveals the Secret of Volarik Wines

In our exclusive interview with Radana Stahalova, Engineer and Export Manager of Vinařství Volařík, striking insights were shared about the brand’s production philosophy and grape diversity.

Stahalova emphasized that the core approach of the Volarik winery is “terroir-driven production,” aiming to reflect the unique character of each vineyard in every wine. She noted that the microclimate advantages of the Moravian region directly influence the aromatic richness of the grapes.

Summarizing the spirit of the brand, Stahalova stated:
“We do not just produce wine; in every bottle, we present the story of the soil, the impact of the climate, and human craftsmanship.”

A Celebration of Culture, Tradition, and Taste
This special launch went beyond being a wine introduction event, becoming a memorable gathering where Czech culture, history, and craftsmanship came to life in Istanbul through a modern interpretation.

The night concluded with glasses raised in honor of Czech and Moravian wines, symbolizing the connection between past, present, and future.

yilmazparlar@yahoo.com

8.3.26

DUTTİP Güçlü Mesajlar-Yılmaz Parlar

DUTTİP Güçlü Mesajlar

Dünya Türk Ticaret Platformu’ndan İstanbul’da Güçlü İftar Buluşması

“Kızılelma Yolunda Birlik ve Bereket” Sofrasında Türk Dünyası Mesajı

Dünya Türk Ticaret Platformu (DUTTİP) tarafından düzenlenen geleneksel “Kızılelma Yolunda Birlik ve Bereket” iftar programının ikincisi, 7 Mart 2026 Cumartesi akşamı İstanbul’da bulunan 1453 Sosyal Tesisleri'nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.



Diplomasi, siyaset, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini aynı sofrada buluşturan iftar programı, Türk dünyasında birlik, dayanışma ve ekonomik iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.



Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen organizasyon; başkonsoloslar, Türk Devletleri Teşkilatı temsilcileri, milletvekilleri, yerel yöneticiler, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, kamu görevlileri, basın mensupları ve çok sayıda iş insanını bir araya getirdi.



Protokol Yoğun İlgi Gösterdi

Programa katılan önemli isimler arasında şu isimler yer aldı:

KKTC İstanbul Konsolosu Ülkü Alemdar

Pakistan İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurrom Naeem

TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Şanlı

Yeniden Refah Partisi MKYK Üyesi Yaşar Özkan

MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı İsmail Akgöz

MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Tokat Federasyonu Başkanı Ahmet Poyraz

İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Nazım Yılmaz

TÜRKSOY İstanbul Temsilcisi Yerzhan Uaiis

AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı İ. Halil Korkmaz

KKTC Eski Ekonomi Ataşesi Cahit Kayıarslan

Dünya Dernekleri ve Akraba Toplulukları Hizmet Derneği Başkanı Metin Özkan

Program, Türk dünyasının farklı ülkelerinden temsilcilerin katılımıyla uluslararası bir buluşma niteliği kazandı.



“Türk Dünyasının Güçlenmesi Küresel Denge İçin Önemlidir”

Programın ev sahibi olan Dünya Türk Ticaret Platformu Genel Başkanı Ahmet Ortatepe, yaptığı konuşmada Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çekerek Türk dünyası arasındaki ekonomik iş birliklerinin stratejik önemini vurguladı.

Ortatepe, DUTTİP’in temel hedefinin Türk dünyası ve gönül coğrafyasıyla ekonomik entegrasyonu güçlendirmek, ticari ve kültürel bağları derinleştirmek ve Türk iş dünyasının küresel ölçekte daha etkin hale gelmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortaya koyduğu vizyonun sahada gerçekleştirilecek iş birlikleriyle daha güçlü hale geleceğini belirten Ortatepe, Türk dünyasının ortak hareket kabiliyetinin artırılmasının küresel dengeler açısından da önemli olduğunu söyledi.



KKTC’den Türk Dünyası İş İnsanlarına Yatırım Daveti

Programda konuşan KKTC İstanbul Konsolosu Ülkü Alemdar, Dünya Türk Ticaret Platformu’nun Türk dünyası arasında ekonomik ve ticari bağları güçlendiren önemli bir platform olduğunu belirtti.

Alemdar konuşmasında, Türk iş insanlarının Türkiye merkezli yatırımlarının Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere birçok ülkede ekonomik değer oluşturduğunu ifade ederek şu mesajı verdi:

KKTC’nin Türk iş insanları için önemli yatırım fırsatları sunduğunu belirten Alemdar, İstanbul Başkonsolosluğu olarak yatırım yapmak isteyen tüm girişimcilere destek vermeye hazır olduklarını vurguladı.

Enerji, altyapı, savunma sanayi, tarım, lojistik ve dijital dönüşüm gibi alanlarda Türk iş dünyasının attığı adımların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve siyasi yakınlaşmaya da katkı sunduğunu dile getirdi.

Ortadoğu’daki Gerilimler ve Mazlum Coğrafyalar Gündeme Geldi

Programda yapılan konuşmalarda küresel gelişmelere de değinildi. Özellikle Ortadoğu’da son dönemde artan gerilimler ve İran, ABD ve İsrail ekseninde yaşanan gelişmelerin dünya barışı açısından endişe verici olduğu ifade edildi.

Konuşmalarda ayrıca;

Gazze’de yaşanan insani dram, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik baskılar, Dünyanın farklı bölgelerindeki mağdur toplumlar gündeme getirilerek sivillerin korunması ve uluslararası toplumun daha etkin sorumluluk alması gerektiği vurgulandı.



8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı

Programda ayrıca yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların toplumun, ekonominin ve aile yapısının temel taşı olduğuna dikkat çekildi.

Kadınların üretimde, ticarette, girişimcilikte ve sosyal hayatta daha güçlü şekilde yer almasının sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğu ifade edilerek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlandı.

Türk Dünyası İş İnsanları Aynı Sofrada Buluştu

Yoğun katılımla gerçekleşen program, protokol konuşmalarının ardından gerçekleştirilen iftar ve networking bölümüyle sona erdi. Katılımcılar, bu tür organizasyonların Türk dünyası iş çevreleri arasındaki iş birliğini güçlendirdiğini ve yeni ekonomik fırsatlar oluşturduğunu ifade etti.

Kızılelma Yolunda Birlik ve Bereket” temasıyla düzenlenen iftar programı, Türk dünyası arasında ekonomik, kültürel ve stratejik iş birliğinin güçlenmesine önemli katkı sağlayan bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.

yilmazparlar@yahoo.com