22.4.13

TÜRK AYVAZOVSKİ’Sİ MUSTAFA GÜNEN İSO GALERİDE -YILMAZ PARLAR

TÜRK AYVAZOVSKİ’Sİ MUSTAFA GÜNEN İSO GALERİDE
Rus Marinist ressam İvan Ayvazovski gibi deniz dalgalarına gönül vermiş Mustafa Günen kendine has üslup teknikleriyle yaptığı eserlerini İSO galeride sergiliyor.
Sergi kuratörlüğünü İSO Sanat danışmanı Yalçın Denizyılmaz yaptığı, daha önce New York Christe’s de resimleri sergilenen 200 yılldır görülmeyen su tekniği ile deniz dalgaları resimleriyle anılan İngiltere’nin en büyük koleksiyoncularından John Swane tarafından resimleri alınan dünyaca meşhur Ressamımız Mustafa Günen'in eserleri İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde sanatseverlere sunuldu.

Açılışta Deniz dalgaları resimlerini alışılmışın dışında dinin ayetlerinden gerçek leşen eseri Sanatcımıza sorduk. Resaam Mustafa Günen açıklaması Yunus-90, Maide-111, Ali İmran-67. Ali İmran-52, Bakara-132, Hac Suresi -78, Şura-13 surelerinden yola çıkarak yazılmasına rağmen derin bilgiler verdi.
Yapmış olduğum resimde bu konuyu nasıl aktardığımla ilgili olarak öncelikle, renkler ve görme olayından bahsedeceğim. Fizikte renkler; red (kırmızı) uzun dalga; green (yeşil) orta dalga; blue (mavi) kısa dalga olmak üzere üç ana renkteki ışıktan oluşur. Cisimlerden yansıyan bu üç renk ışığın, aynı anda, farklı miktarlarda retina tabakasındaki renge duyarlı, sinir uçlarına düşmesi sonucu çeşitli renkler görürüz. Bu üç renk, aynı anda eşit miktarda olduğunda ise Beyaz görülür. Renklerdeki bu bilimsel gerçeği, İlahi mesajı anlatmak için kullandım. Beyazı da fizik özelliğinden dolayı İlahi renk olarak kullandım.

Öncelikle bilinmezliği koyu renkte yaptım. Sağ tarafa bu kaostan çıkıp huzur ve barış boyutuna geçmenin tek güvenli kapısını yaptım. Alt tarafa da tüm vahiyleri tek kitap olarak imgeledim. Kitabın kapağını ise Kırmızı, Yeşil, Mavi renklerini doğru sıralayarak yaptım. Böylece her şeyi bilimsel bir şekilde yaratan Allah'ın kitabının bilimden ayrı olamayacağına dikkat çektim. Tam karşıya üç renkte sanal kapı yaptım. Tabii bu sanal kapıları yapanın şeytan olduğunu belirtmek için kapıların üzerine onun simgesi olan mızrağını ve uçlarını da bahsi geçen üç rengi doğru sıralayarak çizdim. Ancak kapılardaki renk sıralamasını değişmiş olarak resme aldım. Buradaki amacım, şeytanın, aklı ikna etmek için bilimden yana görünüp, nasıl insanlığın gözlerini bağladığını; onları gerçeklerden nasıl saptırdığını vurgulamaktı.
 
Resimde bu üç kapının önünde sıralanmış kapı ile aynı renkte giysilere bürünmüş insanlar var ve hepsi de sağ elleri ile bir Allah'a inandıklarını işaret ediyorlar. Ancak gözleri elbiseleri ile aynı renkte bir kuşak ile bağlı olduğu için, diğer gruptakilerin farklı bir inanca sahip olduğunu zannedip; onlar ile aynı Allah'a inandıklarını göremiyorlar. Bunların ilahi kitaptaki yansımaları ise aslında bu grupların gözlerinde bir bağ olmadığını, birbirilerinin gözünü kendi elleriyle kapattıklarını gösteriyor. Kitap, en arkadaki gözü kapatanın ise aynı renkte giysi ile insan kılığındaki şeytanlar olduğunu belirtip onların boynuzlarını da yansıtıyor. Bu gruplardan gözlerini açıp da gerçek kapıya yönelenlerin giysileri, tek dinin, tek rengi olan beyaz renk olarak yansıyor. Gözlerindeki bağ ise hangi peygamberin ümmeti olduğu anlaşılsın diye bellerinde kuşak olarak görülüyor. Kapıya yaklaşıp Allah’ın iradesine teslim olanların, kuşak renkleri de kalkıyor, giysileri de; yansımaları da beyaza dönüşüyor. Çocuklar masum oldukları için hangi renkte olurlarsa olsunlar yansımaları beyaz oluyor.
 
Akıllı bir varlık olmasından dolayı kendisine secde edilmesi emredilen insan, nasıl oluyor da bu kadar aptalca davranabiliyor; işte bu konudaki görüşlerime KAF-16-Şah damarı isimli resim ile açıklamaya başlayacağım.’
Çok ilgi gören sergi 4 Mayıs 2013 tarihine kadar sürecek.
yilmazparlar@yahoo.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder