18.5.12

PERA MÜZEDE İKSV PANEL SANAT MEKANİZMALARI-SANAT EKONOMİSİ-YILMAZ PARLAR












SANAT EKONOMİSİ
SANATA DEĞER, SANATA DESTEK DEN GEÇER
İKSV’nin kültür projeleri geliştirme kapsamında, Pera Müzesi’nde “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı bir panel düzenlendi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliğini değiştirmesiyle ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın “Tiyatroları özelleştireceğiz” sözleriyle başlayan, Başbakanlık ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Tiyatroların özelleştirilmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar sürerken, Kültür ve sanat alanına destek mekanizmaları ve yurtdışındaki kültür politikaları çerçevesinde örnek alınacak uygulamalar nedir sorusuna cevap verebilmek için Farklı Ülkelerde uygulamaları anlatan konu uzmanları panelde bir araya geldi ve Türkiye için ideal model araştırıldı.


Bilgi Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Gökçe Dervişoğlu Okandan’ın moderatörlüğünde, Amerikan Başkonsolosluğundan Sevil Sezen, Fransız Kültür Merkezinden Bérénice Goldmann, İsveç Ulusal Turne Tiyatrosundan Figen Solmaz ve Goethe Institut adına Claudia Hahn-Raabe bu ülkelerdeki devlet- sanat ilişkisini, sanatın desteklendiği ögeler, sanata ayrılan bütçe ve uygulamaları paylaşıldı. ABD’de vakıf aracılığıyla, Avrupa ülkelerinde de doğrudan desteklendiğini ortaya koydu.
Amerikan Başkonsolosluğu adına Sevil Sezen, “ABD’de hiçbir zaman bir Kültür Bakanlığı olmadı. Bu görevi 1965’te Lincoln yönetimi tarafından kurulan Milli Sanat Vakfı yürütüyor. Vakfa devletin desteği yıllık 74 milyon dolar. Eyaletlerden 50 milyon dolar, maaş vs giderler için de 30 milyon dolar ayrılıyor. ABD’deki en önemli müzeler özel işletmeler. Gelirlerini koleksiyonerlerden, fonlardan ve döner sermayeden ediniyorlar. Devlet müzeleri de özel müzelerin domine ettiği bir sistemde yer alıyor. ABD’de sanata verilen destek gelir vergisinden düşürülüyor. Vergi teşvik kanunu 1917’den beri yürürlükte”.şeklinde özet sunumunu yaptı.



Fransız Kültür Merkezi Bérénice Goldmann “Fransa’da tarihi 17. yüzyıla dayanan kültür politikaları, anayasa ile güvence altında. Sanatçılar için sosyal koruma ve herkesin kültüre erişimi bu politikaların en önemli iki unsuru.
Paris Şehir Tiyatrosu yılda 424 temsil yapıyor, 250 bin kişiye ulaşıyor. Toplam bütçesi 14 milyon avro, bunun 10.5 milyonunu Paris Belediyesi karşılıyor.
Fransa’da kültürel faaliyetlere ayrılan devlet bütçesi 4 milyar avro. Bu, toplam bütçenin yüzde 1.5’i ediyor. Yerel yönetimler de benzer meblağlar aktarıyorlar; çünkü kültürel faaliyetlerin bütçesi, merkezi ve yerel yönetim tarafından eşit olarak paylaşılıyor. Özel sektörün desteği yüzde 0.1 ile sınırlı.
Devlet, temsillerin düzensiz aralıklarla yapılmasından zararın giderilmesini ve işsiz kalan sanatçıların korunmasını sağlıyor. Bir yıl içinde 900 saat çalışan sanatçılar işsizlik ödeneğinden yararlanıyor.
Devlet 5 ulusal tiyatroyu, 39 bölgesel tiyatroyu, 69 ulusal sahneyi, 627 tiyatro topluluğunu, 19 çağdaş dans merkezi ile 258 koreografi grubunu destekliyor.
Tiyatrolar KDV’den muaf tutuluyor. Ama devlet tiyatrolara verdiği sübvansiyonlar üzerinden o vergiyi mahsup ediyor.” Bilgilerini verdi.

İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu Figen Solmaz “9.5 milyon olan İsveç nüfusunun 1.5 milyonu yabancı kökenli. Onların anadillerinde kültüre ulaşma hakkı olduğunu savunan İsveç, bu konuda devlet olarak çeşitli çalışmalar yapıyor.
Kültür kurumlarının yüzde 80 bütçesini devlet sağlıyor. Sanata destek olan özel kuruluşlara vergi indirimi uygulanmıyor. Zaten sponsorluk tercih edilmiyor.
Devlet desteği alan kurumlardan biri olan İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu’nun bütçesi 300 milyon kron. Kurum, yılda 60 prodüksiyon yapıyor. Kuruma sansür, baskı söz konusu değil. İsveç’in M.S. 1000 yılından bu yana kültür politikaları var. İfade özgürlüğü, katılımcılık, çok kültürlülük, bağımsızlık, kültür varlıklarını korumak ve kültürü ticaretin negatif etkilerinden uzak tutmak ana unsurlarından”dedi
Goethe Institut adına Claudia Hahn-Raabe “Özgür sanatın garantisi anayasanın 5. maddesi. 2010’da sanata ayrılan meblağ 9.6 milyar avroydu. Bunun yüzde 90’ı eyaletler ve yerel yönetimlerden geldi, yüzde 10’u ise federal bütçeden.
2002’de federal hükümetin sanat alanında söyleyecekleri olması için Federal Sanat Vakfı kuruldu. Bütçesi 35 milyon avro. Almanya’da kamu tarafından finanse edilen 150 tiyatro var. Satılan her biletin arkasında 95 avro devlet sübvansiyonu var.
Kamu tiyatrolarını Şehir Meclisi tarafından belirlenen bir sanat yönetmeni yönetiyor. Onun kontrolü, tiyatro uzmanı olan raportörlerin sorumluluğunda. İçeriğe hiçbir şekilde karışılmıyor.” Şeklinde konuştu.
AB’ye üye olmaya kararlı Türkiye’nin sanat ve kültür alanında yapması gerekenleri, Farklı ülkelere Ülke uygulamaların anlatıldığı panelde, sanatın ve sanatçının anayasa altında güvencesi olduğunu öğrenmiş oluyoruz.
Ayrıca desteklenen sanatın içeriğine hiçbir şekilde müdahale yapılmadığını sanatcının özgürce yaratıcılığını sergilebildiğini panelistlerce anlatılınca, Panele katılan tiyatrocular, panelin katkı ve soru kısmında söz aldılar.
Sibel Arslan Yeşilay, Engin Alkan, Bilgesu Erenus, Levent Üzümcü, Can Başak gibi tiyatro sanatcıları, tüm bu Ülkelerin tersine konu içeriğine kadar müdahale olduğunu önce temel de sanatın oturması gereken sağlam özgür ve demokratik sütunların olması gerektiğini vurguladılar. Henüz ilk aşamayı sanatda demokratikleşmeyi beceremiyen sanat yapısı olan Ülke olduğumuzu dile getirdiler. Daha sonra sözü edilen Batı ülkelerdeki her Ülkeyi kıskandıracak boyutlarda sanat bütçelerinin varlığı, bütçeden pay alma destek görmeyi konuşmamızı söylediler.




Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilisi Hakan Tanrıöver’in “Şu anda Türkiye’de tartışma konusu sanatın özgürlüğü değil, sanata desteğin ne şekilde verileceği” dedi bunun üzerine Şehir Tiyatroları’ndan İBŞT oyuncusu Levent Üzümcü, “Kültür Bakanlığı’nın temsilcisi her zamanki gibi dezenformasyon yapıp ‘özgürlük tartışma konusu değil dedi. Biz sanat kurumlarının nasıl yönetileceğini geçtik, var olup olmayacağı üzerine mücadele veriyoruz. Problem, bu ülkede sanatın var olup olmaması. Başka problem yoktur.”

Babil Toplum, Kültür, Sanat Çalışmaları ve Belgesel Sinema Derneği Başkanı Nalan Sakızlı“Yeniden üretmenin maddi ve moral olanakları elimizden alınıyor.”dedi.
Bizdeki bazı veriler özellikle devletce desteklenen tiyatrolara bakılınca; 60 tiyatro sahnesi, 275 kadar çalışma odası, 2 konferans salonu, 97 depo, 37 adet hizmet aracı var. Kültür Bakanlığı’nın 2011 bütçesi yaklaşık 131milyon TL.Özel tiyatrolara destek 2011’de 3.5 milyon TL 2010 yılı personel gideri 79 milyon TL kadar Mal ve hizmet alımı gideri yaklaşık 36 milyon Gişe geliri 5 milyon.

Sanat toplumun kültür aynasıdır. Gelir getiren sektör değildir. Keşfedilmesi gereken yeteneklerin yaşatılmasıyla, devamlı desteklenmesi gerektiğini anladığımız ve gurur duyulacak değer olarak baktığımız gün sanatdan kültürden bahsedebiliriz.

yilmazparlar@yahoo.com. .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder